ALİM UNUTMUŞ, KALEM UNUTMAMIŞ

ÖRNEK ÇALIŞMA:


“Uygarlık ateşin bulunmasıyla başlar denir ama benim uygarlık ve kültür anlayışıma göre; gerçek başlangıç, yazının bulunmasıdır. Ömrün geçiciliğini kavrayan insanlığın, kendi yaratı gücünü ispatlamaya kalkışması, geçen zamana hâkim olmak istemesi ve bedenen ölse de manen yaşama düşüncesiyle yazı icat etmesi, sanıldığından da önemli bir olaydır.


İnsan aklı ve hayal gücü tükenmez bir hazinedir. Bilginin dahi sanatçılar, tanrısal bir ilham ve şahsi çalışmalarıyla bu hazineyi gereğince kullanmasını bilirler. Bugünkü uygarlık ve kültürün parlak bir seviyeye ulaşması hep onların çalışması sayesindedir. Ama nasıl bir çalışma? Acaba bir buluşu, bir gerçeği, t parlak düşünceyi yazıyla ifade etme olanağı olmasaydı, insanI böylesine ileri gidebilir miydi? Şüphesiz, hayır... İfade ve ifade kayıt, yani; yazma veya bir eser meydana getirme, sürekli bilinme ve manen ölümsüzlük demektir. Ne kadar kuvvetli dâhiyane olursa olsun, yalnız hafızaya hapsedilen düşünce veya fikir sonunda sönmeye, unutulmaya mahkûmdur. Ama yazılı anlatım, bir eser, doğuşundaki tazelik, güzellik, canlılık ve pırıltıyla daima karşımızdadır. İnsanlar ölür, düşünceler zaman hafızadan silinir ama, eser ölmez.”