AT BULUNUR, MEYDAN BULUNMAZ; MEYDAN BULUNUR, AT BULUNMAZ

Ana fikir: Birbirini tamamlayan şeyleri bir araya getirmek her zaman mümkün değildir.
 

ÖRNEK ÇALIŞMA:

“Doğumdan ölüme kadar ömrümüz, daimi bir çaba ve çırpınma içinde geçer. Genel zaafımız, sürekli olarak bir şey istemek ihtiyaç duymak ve arzuladığımız şeylerin tümüne kavuşamamaktır. Bütün çırpınmalarımıza rağmen, ihtiyaçlarımız hiçbir zaman bitmez. Bir isteğimizi yerine getirdiğimiz anda bir başkasının telaşına kapılırız; sonra yine bir koşuşmadır başlar.


Galiba insanın kaderi hep çabalamak ve bir şeylerin peşinde koşmak. Bu, ona bir bakıma zevk de verir, eziyet de... Geçenlerde, her zaman alışveriş ettiğim bir kırtasiyeciye, ihtiyaçlarımın hiç bitmediğinden şikayet etmiştim. O da bana şu sözü söylemişti: “İhtiyaçlar ancak ölümle biter:” Bu söz bana çok anlamlı geldi, üzerinde uzun uzun düşündüm. Belki de yaşamak denen şey, hep bir şeylere ihtiyaç duymaktır. Bir düzen kuramadığımızdan, eksikliklerden, iki yakamızın bir araya gelmeyişinden yakınmadan önce, Poliyana gibi kendi kendimize bir felsefe yaratır sak, sızlanmalarımızın yerini belki de tükenmez bir mücadele gücü alır.

 

Yaşamak mademki hep değişik şeylere ihtiyaç duymaktır, o halde ihtiyaç duyduğumuz nispette yaşıyoruz demektir. Ne dersiniz?”