DUVARI NEM, İNSANI GAM YIKAR

Açıklamamızın amacı; gereksiz üzüntülerin, tasaların insanı bir gün mahvedeceğini yansıtmak olmalıdır. Düşünce düzenini şöyle kurabilirsiniz:


1 - Duvar ve nem, zarar ilişkisi yönünden incelenir;

2 - Gamın ne olduğu açıklanır;

3 - İnsan ve gam, zarar ilişkisi yönünden incelenir.

4 - Mutlu olmak için umutlu olmanın gerekliliği üzerinde durulur.

5 - Fikir ve görüşler derlenerek sonuca varılır.


ÖRNEK ÇALIŞMA:


Kolay kolay yıkılmaz etkisi bırakan kalın, güçlü duvarlar vardır; devamlı rutubet ve nem sinsi sinsi içine işledi mi artık o duvar yıkılmaya ve çökmeye mahkumdur. Gam denilen gereksiz tasa ve üzüntüyü de, sinsi sinsi insan vücudunu mahvetme niteliğiyle neme benzetebiliriz. Gerçekten, karamsarlıkların tümü demek olan gam, insan ruhuna bir kere yerleşti mi, yavaş ya yaş kök salmaya ve bedeni hakimiyeti altına almaya başlar. Devamlı üzüntü ve ruhi mutsuzluk insan sağlığını mahveder; onarılamaz moral çöküntüleri yaratır. Böyle bir ruh, birçok bedensel hastalığın temelini oluşturur. Bu durumda insan yaşama gücünü kaybeder, hayattan yavaş yavaş uzaklaşır. Ve sonunda, sinsi sinsi, içten içe yıpranan, çürüyen bir vücut halinde hayatiyetini kaybeder.

 
Bu dünyada her şey geçicidir. Bütün karamsarlıklar yersizdir. Kara günlerin ve sıkıntıların sonu aydınlıktır. Olaylar karşısında hiçbir zaman ümitsizliğe, karamsarlığa, bunalıma düşmemeli ruhumuzu bir karamsarlık ve üzüntü çölü haline getirmemeliyiz. Ümidini Kaybetmeyen insanlar mutluluğa hak kazanırlar.