LYS - 3 TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DENEME SINAVI VE CEVAP ANAHTARI - 5

1. Romanımıza bakarsak ele alınan kişiler, bıçak kesi­miyle bir dönemden ayrılmış, geçmişi olmayan kişi­lerdir. Bir kesitin insanlarıdır adeta. Kendisini yapan geçmişle hiçbir bağlantı yoktur davranışlarında. Her şeyden önce sosyolojik gerçeklere aykırıdır bu durum. Çünkü insan ne tek başına bir varlık ne de tarihsiz bir yaratıktır.


Bu parçada özellikle aşağıdakilerden hangisi eleş­tirilmektedir?


A.Romanımızın tarihsel gerçeklere eğilmeyişi

B. Romanlardaki kişilerin tek başına ele alınışı

C.Romanların teknik açıdan kusurlu oluşu

D.  Roman kişilerinin tek boyutlu tanıtılışı

E. Roman kişilerinin psikolojik özelliklerinin yansıtılmayışı www.diledebiyat.net


2.Bizim gelenek ve göreneklerimiz, Batının bu alanda beslendiği kaynaklarından çok daha zengin, özgün ve özdendir. Dilimizin kendisi bir töreler anıtıdır. Türkçenin deyimleri, özdeyişleri, atasözleri, söz ve teker­lemeleri öyle çok ve çeşitli, öyle derin anlamlı, öyle çarpıcı ve etkin, öylesine gerçek bir insan ve doğa bilgisine dayalı, öyle şiirsel bir canlılık gücüne sahiptir ki, yalnız dilimizi bu açıdan incelemekle bir ahlâk ha­zinesi çıkarabiliriz ortaya.


Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarı­lamazwww.diledebiyat.net


A.Dilimizin söz varlığı ve anlam inceliği yeterince incelenememiştir.

B.Türkçede kullanılan sözler, zengin bir ahlâk hazi­nesi oluşturur.

C.Gelenek ve göreneklerimiz Batı'nın kaynakların­dan daha zengindir.

D.  Dilimizdeki sözler geniş bir insan ve doğa bilgisine dayalıdır.

E. Türkçedeki söz kalıplarının özgün bir anlatımı ve derin anlamları vardır.


3.Her şeye, herkese en insafsız köşeden bakmayı huy edinmiş öykücü, şimdiye kadar bize, kendi koşulla­rının dört duvarı içinde kıskıvrak kalmış insanları ta­nıtmıştı. Bunlar uysallığın kurbanı kimselerdi. Hatta öykücünün kendisi bile idealist insana inanmamakla, nerdeyse uysallığa katlanmış gibiydi. Ama son öyküsü yeni bir hava getiriyor. Öykü kişileri duvarlar arasından çıkmış, yerleşik aksamalara baş kaldırır olmuşlar.


Parçada sözü edilen öykücünün hangi yönüne değinilmemiştir?


A.Alışılmışı değiştirecek insanın varlığına inanmadı­ğına

B. Bulundukları konumu değiştirmek istemeyen in­sanları anlattığına

C.Son öyküsündeki kişilerin toplumsal aksamalara baş kaldırdığına

D. Zamanla öykü kişilerinde değişmeler olduğuna

E.  Öykülerindeki kişileri canlı bir biçimde tanıttığına www.diledebiyat.net


4. Tanzimat'tan bu yana Batı kopyacılığı ile uğraştık. Zorluklardan kurtuluş yolunu bulduğumuz ileri sürüle­mez. Dünya fikir ve sanat aleminde olup bitenlerden hiçbir toplum habersiz yaşayamaz. Mesele yabancı kültürle yetinmemek, onları kendi gerçeklerine doğru değiştirip aşmaktır. Sadece kopyacılıkla kalmak, bil­memek kadar korkutucudur.


Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?


A.Yabancı kültürlerin değerlendirilmesi gerektiğine

B.Dünyadaki fikir ve sanat olaylarına seyirci kalına­mayacağına

C.Toplumsal sorunların kendi kültürel kaynaklarımı­za yönelerek çözülebileceğine

D. Yabancı kültürleri, olduğu gibi almanın doğru ol­madığına

E.Batı'ya yönelişin sorunların çözümüne yetmediğine www.edebiyol.com


5. Türkçe, anlatım olanakları, anlatım gücü yönünden sayısız güzelliklere inceliklere sahiptir. Bu güzellikle­ri, incelikleri tanıyan, bunların tadına varan yazar, en kapsamlı, en soyut düşünceleri bile diri, canlı bir bi­çimde anlatabilir. Sözü uzatmadan, dolandırmalara başvurmadan, çarpıtıp dağıtmadan yapabilir bunu. Çünkü Türkçenin sözcüklerinde, cümle kalıplarında başka dillere oranla nice üstünlükler vardır.


Yukarıdaki paragrafta üzerinde özellikle durulan, aşağıdakilerden hangisidir?


A.Türkçenin tadına varan yazarların güçlü eserler vereceği

B.Türkçenin doğrudan anlatıma en uygun dil olduğu www.edebiyol.com

C.Türkçenin kimi yönleriyle diğer dillerden üstünlüğü

D.Türkçenin sözcük hazinesinin genişliği

E.Türkçenin anlatım imkânları bakımından zenginliği


6. Aşağıda verilen dizelerin hangisindeki ana duygu ötekilerden farklıdır? 


A.      İnsan nasıl ölebilirwww.edebiyol.com

       Yaşamak bu kadar güzelken

B.       Her mihnet kabulüm

     Yeter ki gün eksilmesin penceremden

C.       Deli eder insanı bu dünya

       Bu gece, bu yıldızlar, bu koku

D.      Ah yeniden başlamak hayata

       Çocukluğa, aşka ve sanata

E.        Uyudun uyanamadın olacak

       Kim bilir nerede, nasıl, kaç yaşında


7. www.edebiyol.com

Ey güzel, işte o gün sana en son hediye

Gönderdiğim bu şiiri oku da yavaş yavaş

Ağla, ben bu şairi pek çok ağlattım diye

Ruhumu sevindirsin o bir iki damla yaş


Bu dörtlükle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?


A)      Çileli bir aşkı dile getirmektedir.

B)       Uyak düzeni "abab" biçimindedir.

C)      Didaktik bir şiirden alınmıştır.

D)     Redif yoktur.

E)       Tunç uyak vardır.


8.Edebiyatçı, sözcükleri dilin genel kullanımındaki an­lamlarından uzaklaştırır, dış dünyadan aldığı gerçek­liği kendi iç dünyası, birikimi, duygu ve düşünceleriyle yeniden oluşturur. www.edebiyol.com


Bu parçada edebiyatçıların oluşturdukları metinle­rin hangi özelliği vurgulanmıştır?


A.Amacının öğretmek değil, sezdirmek olduğu

B.Kurmaca olduğu

C.Her okuyanın ondan farklı anlam çıkarabildiği

D.Dönemin sosyal yaşantısından izler taşıdığı

E.Nesnelliğin ön planda olduğu


9. Aşağıdakilerin hangisinde dört ögesi de bulunan bir benzetme vardır?

www.edebiyol.com

A.      Yeni doldu gemimizin arması

       Bizim gemi martı gibi pek oynak

B.       Başında ak tülbenti, yüzünde nur

       Gözyaşı yanaklarında yağmur

C.       Bu defa da başlar duygulardan bir yağmur

       Kimselerin görmediği dünyam üzerine

D.      Erciyes'te kar, çıkarılmayan bir gelinlik

       Erciyes'te kar, bazen olur Kayseri'ye fıkralık

E.        Yine böyle kucaktaydı altın başlı çocuklar

       Yine bütün sevgiler bu çocuklar üstünde


10. www.edebiyol.com

Zafer diyordu da başka bir şey demiyordu 

Yüzünün bütün çizgileriyle bu kahraman

Hissetmişti zaferin kokusunu kırat bile

Yerinde duramıyordu

Mağrurdu diğer atlara karşı

Bir Mustafa Kemal taşıdığında üstünde

Dünyalara bedel

www.diledebiyat.net

Bu dizelerde aşağıdaki şiir türlerinden hangisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?

A) Didaktik şiir                B) Epik şiir

C) Dramatik şiir               D) Pastoral şiir

                    E) Satirik şiir


11. "Divan şiiri tekdüze bir şiirdir." diyenler yanılıyor. Coş­kulu, lirik bir şiirin ....; hakarete varan bir yerginin ....; öğretici, bazen dönemin sosyal yapısını yansıtan bir şiirin ise .... ait olduğu kolaylıkla anlaşılabilir. 

www.edebiyol.com

Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangileri sırasıyla getirilmelidir? 


 A) Fuzûlî'ye, Nedim'e, Nefî'ye        

B) Nedim'e, Şeyh Galip'e, Nâbî'ye        

C) Fuzûlî'ye, Nefî'ye, Nâbî'ye        

D) Bâkî'ye, Nedim'e, Nefî'ye       

E) Şeyh Galip'e, Bâkî'ye, Fuzûlî'ye 


12. Dürüst, sağduyulu, insancıl bir devlet adamı olarak tanınan şair, Farsçanın yazın alanında büyük bir et­kinliğe sahip olduğu dönemde Türkçenin güzelliğini, üstünlüğünü kanıtlamaya çalıştı. Bu doğrultuda Muhakemetü'l Lugateyn (İki Dilin Karşılaştırılması) adlı yapıtını yazdı. Bu yapıtta Türkçenin Farsçadan üstün bir dil olduğunu kanıtladı. Divanları ve mesnevileriyle yalnızca Çağatay Türkçesiyle yazan şairleri değil; bü­tün Türk şairlerini etkiledi; onlar için büyük bir moral kaynağı oldu.

www.edebiyol.com

Bu parçada sözü edilen Türk şairi, aşağıdakiler­den hangisidir?


A) Ali Şir Nevaî             B) Fuzûlî

C) Bakî                           D) Yusuf Has Hacip

               E) Kaşgarlı Mahmut


13. Divan geleneğinden kopup yeni bir edebiyata yönel­menin Türk sanatçıları için ne kadar zor olduğunun önemli bir örneğiydi. Düşüncede bazen geçmiş ede­biyattan bazen yeni bir çizgiden yana oldu. Ancak uy­gulamada eski çizgiye bağlı kaldı. Divan edebiyatının geleneksel biçimleriyle yazdığı şiirleri, halk dilinde yinelenen özdeyişler hâline geldi. Günlük yaşamla, inançlarla, toplumsal sorunlarla ilgili Terkib-i Bent ve Terci-i Bent'i Tanzimat'tan günümüze en çok sevilen ürünler arasında yer aldı. "Zafernâme" adlı yapıtı da edebiyat tarihimizin en önemli yergilerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Bu parçada sözü edilen şair, aşağıdakilerden han­gisidir? www.edebiyol.com


A) Namık Kemal

B)Abdülhak Hamit

C)  Şinasi

D) Ziya Paşa www.diledebiyat.net

E) Recaizade Mahmut Ekrem


14. İstanbul'un kenar semtlerini, küçük insanların serüven­lerini, insan sevgisini anlattı. Türk edebiyatında olaya ağırlık veren, hep şaşırtıcı bir sonla biten hikâye anla­yışını yok sayıp bir anı öne çıkaran, karakter çözüm­lemelerine yönelen Çehov tarzı hikâyeciliğe yöneldi. Konusunu Burgaz adasından ve çevresinden alan, de­nizi, balıkları, kuşları, balıkçıları anlatan Son Kuşlar, Mahalle Kahvesi, Havuz Başı gibi hikâyeleriyle ünlen­di. Günlük yaşamı gibi anlatımının da dağınık olması eleştiri konusu oldu; ancak bu, onun Türk hikâyeciliğin- deki konumunu sarsmadı.

www.edebiyol.com

Bu parçada sözü edilen öykü yazarı, aşağıdakiler­den hangisidir?


A) Sabahattin Ali

B)Memduh Şevket Esendal

C)  Hüseyin Rahmi Gürpınar

D) Refik Halit Karay

E) Sait Faik Abasıyanık


15. Halk şiiri geleneğinden geniş ölçüde beslenen şair, bir hece şairiyse de "Beş Hececiler"den biri değildir. Sivas'ta öğretmenlik yaparken "Halk Ozanları Bay­ramı" adı altında bir etkinlik düzenledi; yörenin ünlü ozanı Aşık Veysel'in tanınmasını sağladı. Şiirlerinde, Halk ozanları gibi deyimlerden yararlandı, "Adana Destanı", "Fırat Ağlıyor" gibi, yurt güzellemeleri yazdı. Herkesin anlayabileceği bir dille doğa sevgisini dile ge­tirdi. öbür yandan "Nerdesin?" gibi şiirleriyle Fransız şiirinin etkilerini taşıyan şiirler de yazdı. Böylece Halk şiiriyle Batı şiiri arasında orta bir yol oluşturdu.

www.diledebiyat.net

Bu parçada sözü edilen şair, aşağıdakilerden han­gisidir?

www.edebiyol.com

A)  Ahmet Kutsi Tecer

B)   Cahit Külebi

C)  Cahit Sıtkı Tarancı

D) Kemalettin Kamu

E)   Faruk Nafiz Çamlıbel


16. "Dostlar Beni Hatırlasın" deyip şiirini kendisinden son­raki kuşaklara bırakan ozan, Anadolu insanının du­yarlılığını herkesin tadına varabileceği yalın bir dille işledi. "Ben gidersem sazım sen kal dünyada / Gizli sırlarımı aşikâr etme" dediyse de onun kimseden sak­ladığı bir şeyi yoktu. Ustası Yunus gibi, insanlar arasın­da kini, kavgayı kaldırmaya çalışma dışında bir amaç edinmemişti. Dış dünyaya kapanıp onun iç dünyasına açılan gözleri, o dünyada neyi gördüyse diline ve sazı­nın tellerine aktardı.

www.edebiyol.com

Bu parçada sözü edilen halk ozanı, aşağıdakiler­den hangisidir?


A) Karacaoğlan B) Dadaloğlu C) Köroğlu

D) Seyranî                     E) Âşık Veysel


17. Edebî eserler hem devrinin kabullerini yansıtır, hem de müşterek şuuraltının, müşterek çağdaş şuurun öz kabullerini savunur. Şiir gibi çok bireysel görünümlü edebiyat eserleri de dahil olmak üzere nesrin kuca­ğında büyüyen bütün edebiyat eserleri, geçmiş, geçmekte olan ve gelecek zaman ölçüsüne ait kabulleri gözlerimizin önüne sererler.

www.diledebiyat.net

Bu parçada anlatılanları tam olarak karışlayan kav­ram aşağıdakilerden hangisidir?


A) Gelenek      B) Zihniyet      C) Tema

             D) Kurmaca      E) İmge


18. Ziya Gökalp'ın çağrısı üzerine bir araya gelen genç şa­irler, aruzu bırakıp hece ölçüsünü kullanmaya başladı­lar. Ancak çok geçmeden memleket edebiyatı denilen klişeleşmiş bir çizgiye kaydılar. Şiiri basitleştirdikleri gerekçesiyle eleştirildiler. Kendilerinden sonra gelen şiir gruplarınca şiir çizgisi bakımından örnek alınmaya­cak şairler olarak görüldüler.


Aşağıdakilerden hangisi, bu parçada sözü edilen gruptan sonra gelen şiir gruplarından biri değil­dir?

www.diledebiyat.net

A) Yedi Meşaleciler          B) Garipçiler

C) Hisarcılar                    D) Fecr-i Aticiler

                  E) ikinci Yeniler


19. Önce karalar kirlendi, sonra deniz: İstanbul'da Haliç, İzmir'de Körfez, Çanakkale'de Boğaz ... Bu köşede kaç kez yazdım bilmiyorum. Biz köşe yazarları neden­se kimseye söz dinletemiyoruz. Çevre kirliliği soru­nuna devletin ceza yağdırmasıyla çözüm bulunmaz. Bence sorun (iş adamı veya sıradan insan) bireylerin bilinçlendirilmesiyle çözülür. Çevre kirliliğinin zararları alkolün, sigaranın zararlarının anlatıldığı gibi anlatılmalı. Bunların önüne geçildi mi ki çevre kirliliğinin önüne geçilsin, diyeceksiniz. Ne diyelim? Siz de haklısınız.

www.diledebiyat.net

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki yazı türlerin­den hangisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?


A) Makale       B) Fıkra           C) Deneme

              D) Anı                E) Günlük


20. (I) Türkler İslamiyet'ten önce iki tür yazı kullanmışlar­dır. (II) Bunlardan birincisi Göktürk yazısı, ikincisi Uy­gur yazısıdır. (III) Uygur yazısıyla yazılan en önemli yapıtlar 8. yüzyıla ait Orhun Yazıtları'dır. (IV) Bu yazıt­ların en önemli özelliği yazarlarının belli olmasıdır. (V) Orhun Yazıtları, Bilge Tonyukuk ile Yollug Tigin tarafın­dan yazılmıştır.


Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisin­de bir bilgi yanlışı vardır?


A) I.     B) II.     C) III.      D) IV.      E)V.


21.       

Ölüm gelir, çiçekler ölülerin tabutlarına

Çelenk olmak için büyür

Anaların gözyaşları bekler göz çukurlarında

Zamanı gelince akmak için

www.diledebiyat.net

Bu dizelerde aşağıdaki açıklamalardan hangisine uygun bir söz sanatı vardır?


A) Bir olguyu gerçek nedeninden başka bir nedene bağlama

B)İnsan dışındaki varlıklara konuşma özelliği verme

C)Bir anlam inceliği yaratmak için bildiğini bilmezlik­ten gelme

D)Bir düşünceyi dile getirmek için geçmişteki bir ola­ya değinme

E) Söylenmek isteneni en az sözcükle anlatma


22.       

Behey ala gözlü dilber

Senin gönlün seyrandadır

Ben ağlarım sen gülersin

İman senin nerendedir

www.diledebiyat.net

Bu dörtlük aşağıdaki hangi nazım biçiminden alın­mış olabilir?


A) Şarkı           B) Destan        C) İlahi

           D) Hikmet         E) Varsağı


23. (I) Atebetü'l Hakayık, 12. yüzyılda Edip Ahmet tara­fından yazılan bir yapıttır. (II) Doğu Türkçesi denen Hakaniye lehçesiyle yazılan yapıt, didaktik şiirlerden oluşmaktadır. (III) Şair, bu şiirlerde okuyucuya din ve ahlâk kurallarına uymayı öğütlemektedir. (IV) Kimi şi­irler beyitler biçiminde, kimileri dörtlükler biçimindedir. (V) Yapıtta en dikkat çekici yön, aruzun yaygınlaştığı bir dönemde bütün şiirlerin hece ölçüsüyle yazılmış olmasıdır.

www.diledebiyat.net

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?


A) I.     B) II.      C) III.      D) IV.      E) V.


24. Divan şiirinin en önemli şairlerindendir, istanbul Türkçesini şiirde başarıyla kullanan şair, şiirlerinde biçim güzelliğine, söz oyunlarına önem verdi; aruz ölçüsünü titizce kullanarak bu ölçünün Türkçeye uygun hâle gel­mesini sağladı. İstanbul Türkçesinin şiir için ne kadar çok olanağa sahip olduğunu kanıtladı. Bir din adamı olmasına rağmen dini konuları işlemedi, büyük divan şairleri gibi mesnevi yazmadı. Kasideleri ve gazelleri divan şiirinin en güzel örnekleridir; ancak onu büyük üne kavuşturan, Kanuni'nin ölümü üzerine yazdığı ün­lü mersiyedir.

www.diledebiyat.net

Bu parçada sözü edilen divan şairi, aşağıdakiler­den hangisidir?


A) Fuzûlî         B) Bâkî        C) Şeyh Galip

              D) Nedim          E) Nefî


25. Tanzimat’ın birinci dönemiyle ikinci dönemini karşılaş­tıran aşağıdaki yargılardan hangisi doğru değildir?

www.diledebiyat.net

A)  Birinci dönemin toplum için sanat kuramı, ikinci dö­nemde yerini sanat için sanat kuramına bırakmıştır.

B)Birinci dönemin ustaları klasisizm ve romantizmin etkisindeyken, ikinci dönemin ustaları realizmin et- kesinde kalmışlardır.

C)  Birinci dönemde eski nazım biçimlerinin içeriğinde değişiklik yapılmışken, ikinci dönemde şiirde önem­li biçimsel değişiklikler yapılmıştır.

D) Birinci dönemin "hak, adalet, özgürlük" gibi kavram­ları, ikinci dönemde yerini bireysel duygu ve sorun­lara bırakmıştır.

E)Birinci dönemde dil, yabancı sözcük ve tamlama­larla yüklüyken, ikinci dönemde bir ölçüde sadeleş­miştir.


26. Yazınımızda "halk için roman" geleneğinin başlatıcısıdır. Üretken bir kaleme sahip olan yazar, adeta ayaküs­tü yazmış; anlatımının sanatsal bir nitelik kazanması için gerekli çabayı göstermemiştir. "Hikâye, yalnızca duygulanmak veya zevk almak için okunmaz." anlayı­şı doğrultusunda sık sık olay akışını kesip araya uzun öğüt veya bilgilendirme bölümleri koyması en çok eleştirilen yönüdür. Ancak yazın tarihçileri, onun top­lumu okumaya alıştırma ve Batı’nın değerlerini toplu­ma anlatma yönleriyle önemli bir yazın ustası olduğu konusunda görüş birliğindedir. Hasan Mellah, Letaif-i Rivayât, Hüseyin Fellah yapıtlarından bazılarıdır.

www.diledebiyat.net

Bu parçada sözü edilen yazar, aşağıdakilerden hangisidir?


A)  Ahmet Mithat Efendi

B)Hüseyin Rahmi Gürpınar

C)  Nabizade Nazım

D) Halit Ziya Uşaklıgil

E)Sami Paşazade Sezai


27. Servet-i Fünun edebiyatının en önemli ismidir. Aruzu Türkçeye başarıyla uyguladı. Nazım dilini nesir diline yaklaştırdı. İlk şiirlerinde aile ve çocuk sevgisini, gün­lük olayları, doğa ve aşk temalarını işledi. 1901'den sonra ise vatan sevgisini ve toplumsal problemleri ko­nu aldı. Sosyal sorunların çözüm yolunun Batılılaşma olduğunu açık açık belirtti. Bu yönüyle Mustafa Kemal ve diğer Batılılaşma yanlısı askerlerle aydınlar üzerin­de etkili oldu. Rübab-ı Şikeste, Haluk'un Defteri, Şermin yapıtlarından bazılarıdır.

www.diledebiyat.net

Bu parçada sözü edilen şair, aşağıdakilerden han­gisidir?


A)  Recaizade Mahmut Ekrem

B)   Abdülhak Hamit Tarhan

C)  Cenap Şahabettin

D) Tevfik Fikret

E)Ziya Gökalp


28. Fecr-i Atî ustaları ve onlardan bir kuşak öncesi sanat­çılar ağır bir dille yazarken o, sade bir dile yöneldi. "İstanbul'un günlük konuşma dili, yazı dili olmalıdır." önerisinden hareketle herkesin anlayabileceği hikâ­yeler yazdı Maupassant tarzı denen ve bir olayı öne çıkaran hikâyeleri elden ele dolaştı, Okuyucu o hikâye­lerde bazen kendi yaşamından bir parça, bazen ulusa, duygularını okşayan bir kahramanlık olayı, bazen bir güldürü öğesi buldu ve onları bir halk hikâyesi kadar benimsedi.

www.diledebiyat.net

Bu parçada sözü edilen yazar, aşağıdakilerden hangisidir?


A)  Ahmet Mithat Efendi

B)   Şemsettin Sami

C)  Ömer Seyfettin

D) Sait Faik Abasıyanık

E) Memduh Şevket Esendal



29. Sanat, gerçeğin kopyası olamaz. Şair, her şeyi rüyadaymış gibi görmeli. Diğer bir deyişle sanat yapıtında her şey sis perdesi altında olmalı. "Bu durumda oku­yucu gerçeğe nasıl ulaşacak?" denilecektir. Bu soru, şiiri okuyucuyu gerçeğe götürme aracı olarak görmek­ten kaynaklanıyor. Oysa şiir, bir şeyler öğrenmek için değil, bir müzik yapıtı gibi dinlenmek için yazılır. Şiir, avlanılan bir ördek değil; sesi dinlenilen bir bülbüldür.

www.diledebiyat.net

Bu düşünceleri dile getiren şair, aşağıdaki akımlar­dan hangisinin etkisinde kalmıştır? 


A) Realizm B) Natüralizm C) Sembolizm 

           D) Parnasizm E) Sürrealizm


30. Çocuk edebiyatı alanında eser veren yazar ve şairlerin çocuğa özgü duyarlığı yakalaması ve bunu incelikli bir dille ifade etmesi son derece önemlidir. Bunu çağdaş çocuk edebiyatında ustalıkla yapan isimlerin başında ……..     gelir. O, çocuğa özgü duyarlığı ve söyleyişiyle Türk çocuk edebiyatında farklı bir tarzın temsilcisidir. Şair ilk önemli eseri "Çocuk ve Allah'ta çocukluk cennetine sığınır.

www.diledebiyat.net

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki isimler­den hangisi getirilmelidir?


A) Mustafa Ruhi Şirin

B)Cahit Zarifoğlu

C)Ülkü Tamer

D) Fazıl Hüsnü Dağlarca

E) Tarık Dursun K. 


31.

Billur bir aynadan geçiyor gibi 

Gözlerin, sessizliği içiyor gibi


Aşağıdakilerden hangisi, uyak türü bakımından bu dizelerle özdeştir?

www.diledebiyat.net

A) Sonra daha derin bir sessizlik işte

     Gün sanki sönecek bir üfleyişte

B) Evimden uzakta, annemden uzak               

     Bir vefa ararım kalbe dolacak        

C) Çiçekler çevremizde renk renk görünür

     Üstümüzde bulutlar seyrek görünür        

D) Şaşırdım, kaldım nasıl atsam adım

     Bulutlar, sisler içinde bunaldım        

E) Her şafak onunla uyanır, güler               

     Gümüş aydınlıkta serviler, güller


32. Toroslardaki Avşar Türklerindendir. Türkmen boyla­rının yerleşik yaşama geçirilmesine karşı çıkan şair, Halk ozanları arasında "Kavganın Şairi" olarak tanın­mıştır. Kendisine özgü içli, özlü bir söyleyişi vardır. He­men hemen her şiirinde yiğitçe bir sesleniş öne çıkar. Semaileri, varsağıları ve destanları ünlüdür. Ancak halk, onu daha çok türküleriyle bilmiş; onun türkülerini seslendirerek kendi acı, sıkıntı ve karşı koyuşunu du­yurmaya çalışmıştır.


Bu parçada sözü edilen halk ozanı, aşağıdakiler­den hangisidir?

www.diledebiyat.net

A) Köroğlu                       B) Karacaoğlan

C) Seyrani                         D) Dadaloğlu

             E) Kayıkçı Kul Mustafa


33. Divan şairleri arasında "mahallileşme" denilen "yerel­leşme" akımının etkisiyle kendi ulusunun kaynakları­na yönelen Nedim'in Türk yazınına kazandırdığı bir nazım biçimidir. Dörtlük sayısı sınırlıdır, konusu aşktır ve dilediğince yaşama arzusudur. Dili diğer nazım biçimlerine göre sadedir. En önemli özelliği bestelen­mek için yazılmasıdır. Bunun için söylenişinde ahenk ve coşku vardır.

www.diledebiyat.net

Bu parçada sözü edilen nazım biçimi, aşağıdakiler­den hangisidir?


A) Gazel          B) Şarkı           C) Murabba

            D) Rubai            E) Tuyuğ


34. Divan şiiriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

www.diledebiyat.net

A)  Şiirlerin belli bir adı yoktur; şiirler nazım biçimi ve şairiyle anılmıştır.

B)Sanat için sanat anlayışı benimsenmiş; konu birey­sel, dil ağırdır.

C)Bütün güzelliğine değil, parça güzelliğine önem ve­rilmiştir.

D) Nazım birimi beyittir; dörtlük nazım birimi hiç kulla­nılmamıştır.

E) Göz için uyak anlayışı vardır; genellikle zengin ve tam uyak kullanılmıştır.


35. Edebî eserin içeriğinde sanatkârdan beklenen, üzerin­de durulan duygu, hayal, tutku ve düşüncenin bireysel olması veya bireyselleştirilebilmesidir. Yani yazar/şai­rin kendine has kimlik, kişilik, karakter ve huyunun, içeriği oluşturan duygu, hayal, tutku ve düşünceye damgasını vurabilmesi; orijinal hâle dönüştürebilmesi- dir. Aksi takdirde "herkesin duyduğu, düşündüğü, gör­düğü ve yaşadığını "herkes" gibi ifadeye kalkışmak, sıradanlıktan öteye geçemeyecektir. Unutulmamalıdır ki, bütün sanatlar gibi, edebiyat da bireysel bir duyma ve duyurma faaliyetidir. Kısacası bireysel duyuş ve dü­şünüş, muhtevada vazgeçilemez bir gerekliliktir. 

www.diledebiyat.net

Bu parçada edebiyat eserlerinin hangi özelliği vur­gulanmaktadır?


A)  Kurmaca oluşu

B)Bir bütün oluşu

C)Temel konusunun insan olması

D) Özgün ve bireysel oluşu

E)Yoruma açık oluşu


36. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışlığı vardır?

www.diledebiyat.net

A)  Anonim halk edebiyatı, söyleyicileri belli olmayan ürünlerden oluşur.

B) Tekke edebiyatını Âşık edebiyatından ayıran en önemli özellik, Tekke şairlerinin dinsel konulan iş­lemeleridir.

C)Fecr-i Ati topluluğu yazın sanatını ulusallaştırma isteğiyle halk edebiyatı ürünlerini önemsemiştir.

D) Beş Hececiler, Âşık şairlere özenerek onlar gibi he­ce ölçüsüyle şiir yazdılar.

E) II. Yeni şiiri kapalı anlatımı ve içeriğinin soyut olu­şuyla halk şiirine değil, divan şiirine yakındır.


37.Milli Mücadele'yi konu alan roman, Peyami'nin hatıra defterinden oluşmaktadır. Peyami'yle Ayşe'nin kişili­ğinde "Kurtuluş Savaşı"nı işlemekte, okumuş Türkle­rin Kurtuluş Savaşı'na katkısını anlatmaktadır. Yazar, bu yapıtta yeni roman çizgisi doğrultusunda ulusal de­ğerleri öne çıkarırken Ayşe'nin kişiliğinde kadını öne çıkarma çabasını da sürdürmektedir. Ayşe, romanda onun Türk kadını için örnek olarak gördüğü bir kişi ola­rak kadınlığından uzaklaşmadan ulusal değerler için mücadele eden aydın biri olarak öne çıkmaktadır.


Bu parçada sözü edilen roman ve yazarı, aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

www.diledebiyat.net

A)  Yaban - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

B)   Ateşten Gömlek - Halide Edip Adıvar

C)  Çalıkuşu - Reşat Nuri Güntekin

D) Küçük Ağa - Tarık Buğra

E)Yorgun Savaşçı - Kemal Tahir


38. Onun için "ölüm şairi" diyenler, doğru bir nitelendirme­de bulunmamışlardır. Çünkü o, ölüm öğesini kullana­rak insanlara yaşam sevgisi aşılatmak istemiştir. "Otuz Beş Yaş" şiiri bunun en güçlü kanıtıdır. Bu şiir, ölümü işliyorsa da insanlara doya doya yaşamayı öğütlemek­tedir. Mallarme, Verlaine, Baudlaire gibi sembolistlerin etkisinde kalan şair, çoğu zaman biçime, özellikle uya­ğa, önem vererek okuyucuyla iletişim kurmaya çalış­mış; onun ölüm korkusuyla yaşamın güzelliklerinden el çekmesi durumunu "Nasıl olsa öleceğiz, o hâlde ya­şamın bütün güzelliklerinden yararlanalım." düşünce­si doğrultusunda düzeltmeye çalışmıştır. Düşten Gü­zel, Ömrümde Sükût, Ziya'ya Mektuplar yapıtlarından bazılarıdır.

www.diledebiyat.net

Bu parçada sözü edilen şair, aşağıdakilerden han­gisidir?


A)  Cahit Sıtkı Tarancı

B)   Ahmet Hamdi Tanpınar

C)  Ahmet Muhip Dıranas

D) Ahmet Kutsi Tecer

E)Ahmet Haşim


39. (I) Orhan Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rıfat'ın öncülük ettiği Garip şiiri, geleneğe karşı çıkış şiiridir. (II) Bu şa­irler, onlardan önce Türk şiirinde hep var olan ölçü ve uyağı gereksiz gördüler. (III) Onlara göre ölçü, uyak gibi biçimsel sınırlamalar, şairin bilinçaltındaki duy­gularını dilediği gibi aktarmasına engeldir. (IV) Şiirde sanatlı söyleyişe karşı çıktılar. (V) Dili önemsediler ve şiirin ancak ses değeri olan, üstün sözcüklerle yazıla­bileceğini iddia ettiler.

www.diledebiyat.net

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisin­de bir bilgi yanlışı vardır?


A) I.     B) II.     C) III.      D) IV.      E)V.


40. Sanat hayatının ilk devresindeki tasvirci gerçekçi tavır, bir süre sonra yerini daha fazla gözlemci bir gerçek­çiliğe bırakır. "Susuz Yaz" adlı kitabına aldığı uzun öyküleri bu yolda yazılmış eserlerdir. Kitaptaki öykü­lerin çoğu avukatlık günlerinde elinden geçen dava dosyalarından çıkarılmıştır. Suç ve ceza mekanizmasındaki aksaklığı, törelerin rolünü, toprak insanlarının içgüdüye dayalı vahşi tabiatlarını anlattığı bu öyküler­de zaman zaman cinsellik de ön plana çıkar. Olayın daha çok önemsendiği bazı öykülerinde ise yapının derinlikten yoksun kaldığı ve şematik bir kuruluğa saplanıldığı söylenebilir. Diğer öykü kitapları şu adları taşı­maktadır. "Ay Büyürken Uyuyamam, Kente inen Kaplanlar, Dila Hanım, Revizyonist, Yakubun Koyunları, Aylı Bıçak."


Bu parçada sözü edilen Cumhuriyet Dönemi yaza­rı aşağıdakilerden hangisidir?

www.diledebiyat.net

A) Tarık Buğra               B) Behçet Necatigil

C) Cahit Külebi              D) Tarık Dursun K.

                   E) Necati Cumalı


41. Fransız şairlerinden Valery'nin, şiirde dili her şeyin üstünde tutan görüşünden ve divan şiirinin biçimci yapısından bir hayli etkilenmişlerdir. Sanatın bir form sorunu olduğuna inanan bu kuşak için önemli olan iyi ve güzel şiir yazmaktır. Bu anlayışla kendilerine özgü özel bir imge düzeni oluştururlar. Özgünlüğünü ve ya­ratıcılığını kendi içerisinde barındıran bu imgeler, dilin mantığına uygun ve anlam alanını genişleterek ona yeni olanaklar sunan bir yapıya sahiptir. Çok rahat ya­zan bu şairlerde dilde saflaşma düşüncesi en başat öğedir. Bu düşünce, kendisini rahat söyleyiş şeklinde gösterir. Şiirsel söylemin zirvesine ulaşmak düşünce­siyle dilin yücelişi birlikte yürür.

www.diledebiyat.net

Aşağıdakilerden hangisi, yukarıda özellikleri veri­len ve "Öz Şiir Anlayışına Bağlı Kalanlar" olarak ad­landırılan şairlerden biri değildir?


A) Ahmet Hamdi Tanpınar

B)Cemal Süreya

C)Ahmet Muhip Dıranas

D) Behçet Necatigil

E) Fazıl Hüsnü Dağlarca


42. Halk edebiyatı şairleriyle ilgili aşağıdaki yargılar­dan hangisi yanlıştır?

www.diledebiyat.net

A) Yunus Emre, mesnevi sahibiyse de şiirlerinin ço­ğunu heceyle ve dörtlükler biçiminde yazdığından halk şairi sayılmıştır.

B)Karacaoğlan, Anadolu'nun değişik yöreleriyle ilgili kahramanlık hikâyelerini şiirleştiren bir destan şai­ridir.

C)Köroğlu, Anadolu'da hem bir şair hem bir destan kahramanı olarak tanınmıştır.

D) Dadaloğlu, Güney Anadolu'da yaşamış, varsağıla­rı ve koşmalarıyla adını duyurmuş bir şairdir.

E) Seyranî, Emrah, Gevheri gibi halk şairleri divan şi­irinden etkilenerek aruzla da şiir söylemişlerdir.


43.Konusunu İstanbul dışından alan ilk romanımızdır. Yazar, realist-natüralist bir çizgide, Antalya'nın Kaş ilçesinin bir köyünde geçen olayları anlatmaktadır. Dil, yöre halkının konuştuğu dildir. Konu, daha sonra çok gelişecek olan töre romanlarına kaynak olacak nitelik­tedir. Yapıt, bu yönleriyle gerçek bir köy romanıdır.

www.diledebiyat.net

Bu parçada sözü edilen roman ve onun yazarı, aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?


A) intibah - Namık Kemal

B)Mai ve Siyah - Halit Ziya Uşaklıgil

C)Karabibik - Nabizâde Nazım

D) Araba Sevdası - Recaizâde Mahmut Ekrem

E) Sergüzeşt - Sami Paşazâde Sezai


44. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?

www.diledebiyat.net

A) Sözlü dönem Türk edebiyatı ürünleriyle Âşık ede­biyatı ürünleri arasında biçim ve içerik bakımından benzerlik vardır.

B)Divan edebiyatı değişmez kurallara sahip olmasıy­la Batı'daki klasik edebiyata yaklaşmaktadır.

C)Tanzimat edebiyatı ilk dönemde, divan geleneğin­den içerik bakımından kopmuştur.

D) Servet-i Fünun yazarları, divan geleneğiyle bütün bağlarını koparıp açık bir dil kullanarak yazınımızı geliştirdiler.

E) Cumhuriyet Döneminde yazın sanatı, anlatımı ve içeriğiyle büyük kitlelere açılmıştır.


45. Ahmet Mithat'ın çizgisinde olan yazar, romanlarında İstanbul halkının törelerini, batıl inanışlarını, modern­leşme karşısındaki şaşkınlığını güldürü ağırlıklı an­lattı. Karagöz, orta oyunu, meddah gibi geleneksel oyunlarımızdan yararlanarak kahramanlarını kendi şi­veleriyle konuşturdu. Halka seslenen bir yazar olarak, açık, süssüz bir dil kullanmaya çalıştı. Gulyabani, Şık, Şıpsevdi, Hakka Sığındık yapıtlarından bazılarıdır.

www.diledebiyat.net

Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?


A) Hüseyin Rahmi Gürpınar        

B) Halide Edip Adıvar        

C) Yakup Kadri Karaosmanoğlu        

D) Reşat Nuri Güntekin        

E) Hüseyin Cahit Yalçın


46. Bence ....... bir divan şairi olmaktan çok, bir Tanzimat şa­iriydi. Onun öncüleri Fuzûlî, Bâkî değil, Namık Kemal ve Ziya Paşa'dır. Çünkü şiirleri biçim bakımından Di­van şiirine benzese de içerik bakımından o şiirden ay­rılmakta; Tanzimat şairlerinin şiirine yaklaşmaktadır. Hiçbir divan şairi "Mohaç Türküsü" gibi bir şiir yazma­mıştır.


Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

www.diledebiyat.net

A)Yahya Kemal Beyatlı

B)Mehmet Akif Ersoy

C)Tevfik Fikret

D)Ziya Osman Saba

E)Cemal Süreya


47. Havaya Çizilen Dünya, Çakırın Destanı, Çocuk ve Al­lah, Çanakkale Destanı gibi yapıtlarında farklı konula­rı, farklı biçimlerde anlatan şair, epik şiirlerinin çok ilgi görmesiyle bir destan şairi olarak tanındı. Yapıtlarının dili sadedir; ancak felsefi içerikli dizelerinde kapalı bir anlatıma yöneldiği, zaman zaman sembollerden yarar­landığı görülmektedir. Bu özellik, onun şiirini olumsuz etkilememiş; şiirinin kültürlü okuyucularca da okunma­sını sağlamıştır.


Bu parçada sözü edilen şair, aşağıdakilerden han­gisidir?

www.diledebiyat.net

A)Mehmet Akif Ersoy

B)Faruk Nafiz Çamlıbel

C)Ziya Gökalp

D)Cahit Külebi

E)Fazıl Hüsnü Dağlarca


48.       

Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda

Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam

Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda

Sunamın başka köye gelin gittiği akşam


Bu dörtlükle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

www.diledebiyat.net

A) Çapraz uyak düzenine örnektir.

B)Tam uyak vardır.

C)  Anlatım açıktır.

D) Pastoral şiire özgü nitelikler vardır.

E) Redif vardır.


49.Boudlaire, Valery, Mallarme gibi şairlerin etkisinde kalan şair, şiirlerinde aşk, ölüm ve fizik ötesini işledi. Romanlarında ise kişilerin iç dünyasına yöneldi. Di­ğer yazarlar köy konusunu işlerken o, şehir ortamının bunalım içindeki insanını ele aidi. "Beş Şehir" adlı ya­pıtında deneme yazmadaki yeteneğini ortaya koydu. Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Mahur Beste ya­pıtlarından bazılarıdır.


Bu parçada sözü edilen sanatçı, aşağıdakilerden hangisidir?

www.diledebiyat.net

A) Ahmet Hâmdi Tanpınar

B)Behçet Necatigil

C)  Kemal Tahir

D) Falih Rıfkı Atay

E) Yaşar Kemal


50. Yazı yaşamına şiir, makale gibi türlerle başlayan ya­zar, sonraları deneme ve eleştiriye yöneldi. Denemele­rinde Türkçenin özleşmesi gerektiğini dile getirdi. Bu düşüncesini ödünsüz uyguladı; neredeyse yabancı hiçbir sözcüğü kullanmadı. Eleştirilerinde ise yeniden yana oldu; geçmişe ait her şeye karşı çıktı. Günlerin Getirdiği, Karalama Defteri, Sözden Söze yapıtların­dan bazılarıdır.

www.diledebiyat.net

Bu parçada sözü edilen yazar, aşağıdakilerden hangisidir?


A) Falih Rıfkı Atay

B)Nurullah Ataç

C)  Peyami Safa

D) Sait Faik Abasıyanık

E) Sabahattin Eyüboğlu


51. Bana göre Abdülhak Şinasi Hisar, romancı olmaktan çok bir denemecidir. Hem de iyi bir denemeci. "Fahim Bey ve Biz"de ihtiyarlık, saatler; "Çamlıca'daki Eniştemiz"de dinin toplum üzerindeki etkisi, yemekler üzerine yazdıkları, bu yapıtlar içinde ayrı bir değer ta­şıyor. Bu özelliği yanında sanatı "soylulaştırmak" gibi garip düşünceleri de yok değil. Bir yazısında: "Benim beğendiğim edebiyatın, fikirlerin şiirle ifadesi okluğu­na inanmaya başlıyorum." diyor.


Parçada Abdülhak Şinasi Hisar'ın hangi yönüne değinilmemiştir?

www.diledebiyat.net

A)  Sanatı soylulaştırmaya çalıştığına

B)    Şiirin, düşüncelerin anlatımına diğer türlerden uy­gun olduğunu düşündüğüne

C)  Eserlerinde değişik konulan işlediğine

D) Roman yazarından ziyade denemeci özelliği taşı­dığına

E) Şiirlerinin, romanlarından başarılı olduğuna


52. Şiirin öğelerini, ilkelerini saptamak, kendi ilkelerinin dışındaki bütün öbür araçları atmak, şiiri şiir olarak düşünmek gerekiyor. Şimdiye değin anlamın bir yönü biliniyordu: Akla bağlılık. Oysa şiirin en yüce öğesi aklı allak bullak etmesi, onu yıkmasıdır. Şiirin değeri oku­yucunun çağrışım gücüne bağlı olmalıdır.


Parçada şiir anlayışı verilen edebiyat topluluğu aşağıdakilerden hangisidir?

www.diledebiyat.net

A)  Birinci Yeniler

B) İkinci Yeniler

C)  Toplumsal Gerçekçiler

D) Yedi Meşaleciler

E) Maviciler


53. Orhan Pamuk'un …….. romanı, Osmanlı padişahı III. Murat döneminde dokuz gün süreyle karlı bir hava­da İstanbul'da yaşananları anlatır. Saray hattatları ve nakkaşları padişahın emriyle hazırlanan bir kitap için gizlice Frenk etkisi taşıyan resimler yaparlar. Kitabın başlıca kahramanları, sanatçıları evinde barındıran evin kızı Şeküre ve ona âşık olan teyze oğlu Kara’dır. Bu romanın bir özelliği de kitabın her karakterinin ken­di dilinden konuşması, ölülerin ve cansız nesnelerin dile gelerek kitabın öyküsünü kendi bakış açılarından anlatmalarıdır.


Parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangi­si getirilmelidir?

www.diledebiyat.net

A) Yeni Yüz

B)Kara Kitap

C)Masumiyet Müzesi

D) Benim Adım Kırmızı

E) Beyaz Kale


54. Cumhuriyet Dönemi Tiyatrosuyla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

www.diledebiyat.net

A) Turan Oflazoğlu, Sağırlar Sövüşmesi adlı oyunun­da devlet kurumlarıyla halk arasındaki kopukluğu anlatmıştır.

B)Orhan Kemal, 72. Koğuş oyununda bir cezaevi koğuşundan hareket ederek, insanları suça itenin toplum düzeni olduğu düşüncesini ortaya koymaya çalışır.

C)Necati Cumalı, Susuz Yaz oyununda ağa ile köylü arasındaki su sorununu ortaya koyup, bu sorunu köylünün yararına çözümlemeye çalışanların hap­se bile girebileceklerini işlemiştir.

D) Necip Fazıl Kısakürek, Bir Adam Yaratmak adlı oyununda insanın iç dünyasını, inanış, bunalım ve sıkıntılarını anlatmıştır.

E) Recep Bilginer, Ben Devletim adlı oyununda, yö­neticilerle kurulan ilişkilerde, vatandaşın hakkını çiğnetmeden haksızlıkla savaşması gerektiğini iş­lemiştir.


55. Garip Akımı ve ikinci Yeni şiirine karşı çıktı. Maviciler adıyla tanınan toplumcu gerçekçi şiir akımını başlattı. Şiire yeni bir ses düzeni, taşkın, coşkulu bir anlatım ve kendisine özgü bir duyarlılık getirdi. Sisler Bulva­rı, Yağmur Kaçağı, Ben Sana Mecburum şiir kitap­larındaki şiirleriyle genç şair kuşağını etkiledi. Yasak Sevişmek, Elde Var Hüzün kitaplarındaki şiirlerinde divan şiiri ve şarkılardan da yararlandı.

www.diledebiyat.net

Parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden han­gisidir?        


A) İlhan Berk       

B) Cemal Süreya        

C) Atilla ilhan        

D) Rasim Özdenören        

E) Sezai Karakoç


56.       

İşte gidiyorum çeşmi siyahım

Önümüze dağlar sıralansa da

Sermayem derdimdir servetim ahım

Karardıkça bahtım karalansa da


Âşık Mahsunî Şerifin yukarıdaki şiiriyle ilgili aşa­ğıdakilerden hangisi söylenemez?

www.diledebiyat.net

A) İmgelere başvurulmuştur.

B)Sarma uyak kullanılmıştır.

C)Hece ölçüsüyle söylenmiştir.

D) Halk şiiri geleneğinden yararlanılmıştır.

E)Ahengi sağlayan öğelerden yararlanılmıştır.