BİRBİRİYLE KARIŞTIRILAN SÖZCÜKLERİN KULLANIMINDAN KAYNAKLANAN ANLATIM BOZUKLUKLARI
Bu tür yanlışlar sesçe birbirine yakın sözcüklerin karıştırılmasından doğmaktadır. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim. 
 
 Bu iki sözcüğü birbirine karıştırıyoruz. Oysa aralarında küçük de olsa bir ayrıntı vardır.
    ayrıntı (=teferruat, detay). Bu cümlede ayrım (=fark) sözcüğü kullanılmalıdır.
 
  Mahalleler birbirine yaklaşık olarak kurulmuştu.
    "yakın" sözcüğü kullanılmalıdır.
 
 Almanya'dan öğretim durumumu gösteren bir belge istiyorlar.
    Öğretim  (=öğretme)  eylemidir.  Bu  cümlede  öğrenim  (=öğrenme)  eylemi olmalıdır.
 
 Onların azımsadığı genç edebiyatçılar çok başarılı oldu.
    "küçümsediği" sözcüğü kullanılmalıdır.
 
  Başkanın konuşması bütün ülkede olumlu tepkiler yarattı.
    tepki (=bir  olaya, bir güce karşı geri tepme). Bu cümlede "etki" sözcüğü kullanılmalıdır.
 
 Çekimserliği yüzünden hiç hakkını arayamaz.
    "çekingenliği" sözcüğü kullanılmalıdır.
 
  Çocuğun bütün vücudunu büyük büyük yaralar kapsamıştı.
    kapsamak (=içine almak). Bu cümlede "kaplamıştı" sözcüğü kullanılmalıdır.

Birbiriyle karıştırılan sözcüklerin bazıları da şunlardır: 

mahsur: kuşatılmış                                                                   mahzur: engel
mütehassıs: uzman                                                                  mütehassis : duygulu
mütevazı: alçak gönüllü                                                         mütevâzî: paralel
porte: bir işin genişlik ve önem derecesi                          portre: İnsan resmi
rekâbet: binme                                                                            rekabet: rakiplik
yönetmenlik : "yönetmen"lik mesleği                   yönetmelik : tüzük
vâris: mirasçı                                                                               varis: toplardamar genişlemesi

ANLATIM BOZUKLUKLARI