BATI EDEBİYATININ TEMEL BİLGİLERİ

1. Batı edebiyatlarının temelini Yunan ve Latin edebiyatları oluşturur. 

2.      Eski Yunan şiiri, Homeros’un “İlyada” ve “ Odysseia” adlı iki büyük destanıyla başlar. 

3.       İlyada; Troya Savaşı’nın destanıdır. 

4.     Köylülerin duygu ve düşüncelerini, insanların günlük işlerini ilk kez dile getiren Hesiodos (M.Ö.8. yüzyıl), Didaktik şiir tarzının da kurucusudur. Hesiodos “Tanrıların Yaratılışı” adlı yapıtında, dünyanın ve tanrıların ortaya çıkışı konusunu işlemiştir. “İşler ve Günler” adlı yapıtında yurttaşlarını eğitmeye, onları adaletli kılmaya çalışmış, köylü yaşamını ve insanların günlük işlerini anlatmıştır. 

5.  Midilli’de yaşamış eski Yunanlı kadın şair Sappho (M.Ö.6. Yüzyıl); şiirlerinde insanoğlunun bir başka evrensel yönünü, aşk duygusunu işlemiştir. Dünya edebiyatında lirik şiirin öncüsü sayılır. 

6. Aisopos (Ezop) (M.Ö.6.Yüzyıl), “fabl” türünün kurucusu sayılmaktadır. Ünlü Fransız fabl şairi La Faontaine, Aisopos’tan çok etkilenmiştir. 

7.  Aiskhylos (M.Ö.5.Yüzyıl), ilk büyük tragedya şairidir. 

8. Aristophanes (M.Ö.4.Yüzyıl), ilk büyük komedya şairidir. Eserleri:Atlılar, Kurbağalar, Eşekarılar, Kuşlar, Barış, Bulutlar, Kadınlar Meclisi, Lisistrata.

9.    Heredotos (M.Ö.4.Yüzyıl) Yunan tarihçisidir. “Tarih türünün kurucusu” sayılmakla birlikte “Tarih” adlı yapıtı mitolojik ve masalcı unsurlar içerir. 

10. Eflatun (Platon) (M.Ö.4.Yüzyıl), eski Yunan filozoflarının en önemlilerinden olup Sokrates’in öğrencisidir, ilerde kendisi de Aristo’yu yetiştirecektir. Eflatun idealizmin kurucusu ve ilk büyük sistemci düşünür olup gençlik yıllarında tümüyle Sokrates’in etkisindedir. Eserleri:Devlet, Kanunlar, Ziyafet, Sokrates’in Savunması. 

11. Dante (1265-1321) (Hümanizm), Ortaçağ’dan Rönasans’a giden yolun açıcılarındandır. İtalyancayı yazı dili haline getirerek “İtalyan edebiyatının kurucusu”olmuştur. Dante, Aristo düşüncesine bağlı bir sanatçıdır. 

12. Dante’nin İlahi Komedya adlı eseri, sürgün döneminin ürünüdür. Eser öbür dünyada Dante’nin yaptığı yedi günlük seyahati anlatır. Cennet, cehennem ve Araf’tan bahseder. İlahi Komedya alegorik bir yapıya sahiptir. 

13.   Ariosto (1474-1533) (Hümanizm): Rönasans devri edebiyatının en önemli sanatçılarından biri olan Ariosto, destan türünde başarı göstermiştir. Ariosto’nun Rönansans’a , Hümanizma’ya büyük katkısı olan kendisine de ölümsüzlük sağlayan yapıtı Çılgın Orlando adını taşır. Bu destanda Hristiyanlarla Müslümanlar arasındaki savaşlar anlatılır. 

14.   Tasso (1544-1595): Rönasans devrinde, destan türünün en başarılı sanatçılarındandır. En önemli eseri, I.Haçlı Seferi’nde Kudüs’ün alınışını anlatan “Kurtarılmış Kudüs” adlı yapay destanıdır. 

15.   Montaigne deneme türünün kurucusu ve ilk büyük ustasıdır. 

16.   Corneille’in kahramanları tutkularını yenmeyi bilen, iradeli kişilerdir. O, insanları “ oldukları” gibi değil, olmaları gerektiği gibi anlatmıştır. En önemli tragedyaları şunlardır: Le Cid, Horace, Cinna 

17.    Racine (1639-1699), Fransız edebiyatının ünlü trajedi yazarlarındandır. Eserlerinde ihtiraslarına esir olan insanın zaaflarını ortaya koymuştur. Racine’in kahramanları tutkularına yenik düşen kişilerden oluşur. Eserleri: Beyazıt, Andromaque, Athaile, Britannicus, Esther, İphigenie. 

18.   Moliere (1622-1673), çok ünlü bir komedya yazarıdır. Komedyalarında, güldürürken düşündürmeyi amaçlamış, eserlerini gülünç gelenekler ve karakterler üzerine kurmuştur. Eserleri: Gülünç Kibarlar, Kocalar Mektebi, Kadınlar Mektebi, Zoraki Evlilik, Adamcıl, Tartuffe, Zoraki Tabip, Cimri, Kibarlık Budalası, Scapin’in Dolapları, Hastalık Hastası, Bilgiç Kadınlar… 

19.   Fabl hayvanları konuşturarak hayvanlar arasında geçen olayları araç olarak kullanıp insanların kusurlarını anlatan manzum öykücüklerdir. 

20.  La Bruyere (1645-1696), “Portre” (insanları fiziksel, ruhsal yönleriyle anlatan yazı) türünde çok başarılı olmuştur. En önemli eseri, “Karakterler” adını taşır. Zamanının hemen hemen bütün tiplerini birkaç satır, birkaç sayfa içerisinde portreler halinde anlatmıştır. 

21.   J.J Rousseau (1712-1778) (Romantizm Öncü), Romantizm akımına yol açanlar arasındadır. Romantik sözcüğünü ilk kez o kullanmıştır. 
Eserleri: Bilimler ve sanatlar üzerine Söylev, Toplum Sözleşmesi, Emile (çocuk gelişimi), İtiraflar (anı) 

22.  Victor Hugo (1802-1885), “Cromwell” adlı dramının önsözünde, romantizmin kurallarını belirtmiştir. Eserleri: Roman:Sefiller, Notre Dame de Paris Oyun: Cromwell, Hernai, Kral Eğleniyor, Lucrece Borgia, Ruy Blas Sefiller: Jan Valjean adlı bir köylünün, ondokuzuncu asrın ilk otuz senesindeki maceralarını anlatır. 

23.  Honore de Balzac (1799-1850): Realist romanın kurucusudur. Yapıtlarının tümünü “İnsanlık Komedyası” diye adlandırmıştır. 

24.  Vadideki Zambak: Balzac bu romanında Felix ve Kantes Henriette’in imkansız aşkını anlatır. 

25.  Stendhal (1783-1842) Eserleri: Kırmızı ve Siyah, Parma Manastırı 

26.  Gustave Flaubert (1821-1880): Realizm’in kurucusu ve en büyük temsilcisidir. Eserleri: Madam Bovary, Salambo, 

27.   Emile Zola, Natüralizm akımının kurucusudur. Deneysel roman anlayışının öncüsüdür. Eserlerinde, kişileri soyaçekim, içgüdülerin ve sosyal koşulların etkisine bağlı olarak anlatmıştır. 
Eserleri: Nana, Germinal, Meyhane, Gerçek, Toprak, Deneysel Roman 

28.  Goncourt Kardeşler (Natüralizm), Eserlerini ayrı ayrı değil birlikte yazmaya karar verirler. Goncourt Kardeşler, natüralizmin, Emile Zola’dan sonraki en önemli temsilcileridir. 

29.  Baudelaire (Sembolizm), sembolizmin öncü şairlerindendir. Yazdığı bütün şiirlerini topladığı “Kötülük Çiçkeleri” adlı kitabı büyük bir yankı uyandırmıştır. 

30.  William Shakespeare, ünlü İngiliz oyun yazarıdır. Komedi ve trajediler kaleme alır.  Eserleri: Romeo ve Juliet, Jul Sezar, Hamlet, Othello, Kral Lear, Macbeht(Trajedi) 

31.   Bacon, İngiliz devlet adamı ve filozofudur. Bacon’ın felsefesinin merkezinde bilim vardır. 

32.  İtalyan sanatçılarından olan Dante, Petrarca, Boccacio üçlüsü öncü hümanistlerden olmuştur. 

33.  Hümanizm eski Yunan ve Latin dillerini, eserlerini inceleme akımı olarak ortaya çıkmıştır. 

34.  Rönesans, 16. yy’de Avrupa’ da, Ortaçağdan sonra Hümanizmin etkisiyle oluşan bilim ve sanat hareketidir. Rönesans’a “Aydınlanma Çağı” da denir. Rönesans İtalya da doğmuş, oradan öteki Avrupa ülkelerine yayılmıştır. 

35.  Fransızca da “yeniden doğuş” anlamına gelen “Rönesans”ın amacı insanlığa mutluluk getirmektir. İnanç ve ahlakta özgürlük, dinin baskısına karşı koyma, birerin kararlarına saygı düşüncesi Rönesans’ la başlar. Rönesans, doğaya ve insana dönüştür. 

36.  Aristo’nun “Çılgın Orlando”, Tasso’nun “Kurtarılmış Kudüs” adlı destanları Rönesans döneminin İtalya’daki en önemli yapıtlarıdır. 

37.   Shakespeare, “Romeo ve Jüliet” , “Hamlet”, “Macbeht”, “Othello”, “Kral Lear”, trajediler; “Venedik Taciri”, “Yanlışlıklar Komedyası”, “Windsorl’lu Şen Kadınlar” komedyalarıyla ününe ün katmıştır 

38.  Thomas More, İngilinz Rönesansının en önemli temsilcilerindendir. “Utapia” adlı yapıtıyla kötülüğün, bencilliğin insanların birbirlerini severek yaşadığı bir dünyanın özlemini dile getirir. Bilimsel düşünüş ve yöntemin babası “Denelemeler” Adlı yapıtıyla Francis Bacon, “kaybolmuş Cennet” adlı destanıyla John Milton da İngiliz Rönesansçılarındandır. 

39.  Edebiyatta Rönesans’ın getirdiği yeniliklerin, Yeni çağ’ın ilk edebiyat akımı olan “Klasisizm”in başlamasında çok büyük etkisi olmuştur. 

Klasisizm (Kuralcılık): 

40.  Klasisizm, 17. yy da Fransa’ da ortaya çıkmış bir edebiyat akımıdır. Eski Yunan ve Roma sanatını temel alan tarihsel yaklaşım ve estetik tutumudur. “Hümanizm” kaynaklı Rönesans hareketi Fransa da klasisizme dönüşmüştür. Bu akım, “1660 Ekolü” olarak da adlandırılmıştır. 

41.   Klasisizm temel öğeleri soyluluk, akılcılık, uyum, açıklık, sınırlılık, evrensellik, idealizm, denge, ölçülülük, güzellik, görkemliliktir. 

42.  Descartes’in gerçeğin ve doğrunun ancak “akıl” yoluyla bulunabileceğini savunan Rasyonalizm (akılcılık) görüşü klasisizm akımının düşünsel temelini oluşturur. 

43.  Klasisizmin kurucusu olarak kabul edilen Boileau, “Şiir Sanatı” adlı eserinde “ Aklı seviniz, yapıtlarınız değerini akıldan alsın.” Sözüyle bu akımın felsefesini ortaya koymuştur. 

44.  “Akıl” ve “Sağduyu” önemsenmiştir. “Akıl” yoluyla gerçeğin ve insan doğasının (yaratılışın) incelenmesine önem verilmiştir. Duygu ve hayal dışlanmıştır. 

45.  Eski yunan ve Latin edebiyatları örnek alınmıştır, bu edebiyatların sanatçıları gibi yazmak amaçlanmıştır. 

46.  Klasisizimde sanatçı olayları anlatırken kendini gizlemiştir. 

47.   Eserler ulusal bir dille yazılmıştır. Ancak bu dil halkın konuşma dili değil, soylu tabakanın konuşma dilidir. 

48.  Aynı konu, birçok sanatçı tarafından defalarca işlenmiş. 

49.  “Sanat sanat için” ilkesine uyulmuş. 

50.  Klasisizmin ana türü tiyatrodur. Özellikle tiyatronun trajedi türü önemsenmiştir. 

51.   Akla ve doğallığa önem verdiğinden tiyatroda üç birlik kuralına uyulur. 

52.  Dünya edebiyatında klasisizmin temsilcileri 
Descartes:Fransa

Boileau:Fransa
Pascal:Fransa
LaFontaine:Fransa 
Racine:Fransa 
Corneille : Fransa 
Moliere: Fransa 
Madame de La Fayette : Fransa 
Fenelon :Fransa 
La Bruyere:Fransa 
Bossuet : Fransa 

53.  Türk Edebiyatında Klasisizmin Temsilcileri: 
Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa klasisizmin edebiyatımızdaki temsilcileri olarak sayılabilir. 


Romantizm (Coşumculuk): 

54.  Romantizm klasisizme tepki olarak doğmuştur. 

55.  Romantizmin ilkeleri, ilk kez Victor Hugo’nun “Cromwell” adlı dramının önsözünde açıklanmıştır. Romantizmin klasisizme üstünlüğü ise aynı yazarın “Hernai” dramının sahnelenmesiyle kanıtlanmış; romantizm bir edebiyat akımı olarak başarıya ulaşmıştır. 

56.  Romantizmde duygu, hayal ve coşku önem kazanır. 

57.   Romantizmde seçilen kahramanlar tek yönlüdür; ya çok iyi ya da çok kötüdür. Romanlarda iyi kötü çalışması vardır. 

58. Romantik sanatçılar, eserlerinde kişiliklerini gizlemezler. 

59.  Romantizmde olayların anlatımında rastlantılara oldukça fazla yer vermiştir. 

60.  Dünya Edebiyatında Romantizmin Temsilcileri 
Victor Hugo: Fransa

Montesquieu : Fransa 
J.J. Rousseau : Fransa 
Voltaire : Fransa 
Alfred de Musset : Fransa 
Lamartine: Fransa 
Chateaubriand : Fransa 
A. Dumas Pere : Fransa 
Schiller :Alman 
W. Goethe : Almanya 
Puşkin : Rusya 
Realizm ( Gerçekçilik) 

61.   19. yüzyılın ikinci yarısında romantizmin aşırı duygusallığına tepki olarak ortaya çıkmış bir sanat akımıdır. “Yaşamı ve doğayı olduğu gibi aktarmak” çabasındadır. 

62.  Pozitivizmin edebiyata uygulanması realizmi doğurmuştur. 

63.  Sanatçı, bir ahlakçı gibi değil, belgeye ve gözleme önem veren bir bilim adamı gibi davranarak yapıtlarını oluşturmalıdır. 

64.  Realizm Pozitivizm’in bir koşulu olarak gözleme büyük değer vermiştir. 

65.  Bu akım Gustave Flaubert’in “Mademe Bovary” romanını yayımlaması ile kesin biçimini almıştır. Bu roman ilk büyük realist roman sayılır. Gustave Flaubert, realist akımın kuramcısı sayılmaktadır.

66. 
Olay ve kişileri klasikler, “olması gerektiği gibi”;romantikler, “kendi istedikleri gibi”; realistler “olduğu gibi” anlatırlar.

67. Eserlerine kendi duygu, düşünce ve yorumlarını katmazlar.

68.  Realist yöntemle yazılan şiir akımına “Parnasizm” adı verilmiştir.

69.  Dünya Edebiyatında Realizmin Temsilcileri:
Stendhal : Fransa 

Jack London : Amerika 
Tolstoy : Rusya 
Balzac : Fransa 
Dostyevski:Rusya 
Turgenyev : Rusya 
Çehov: Rusya 
Gogol: Rusya
Gorki: Rusya 
Gustave Flaubert :Fransa 
CharlesDickens:İngiltere 
Daniel Defoe: İngiltere 
Ernest Hemingway : Amerika
John Steinbeck:Amerika 
Mark Twain: Amerika

70.  Naturalizmin kurucusu olarak Emile Zola bilinir

71. Naturalizm, doğayı anlatırken deney yöntemine başvurması nedeniyle realizmden ayrılır. Realistlerin gözlem ve anketçiliğine, naturalistler “deney” ilkesini eklemişler, edebiyatı bilimin bir uygulama alanı olarak görmüşlerdir.


72. Realizm, pozitivist felsefe doğrultusunda oluşturulmuştur; natüralizm “Determinizm” (gerekircilik) doğrultusunda oluşturulmuştur. Determinizm kısaca “Doğa olaylarında aynı nedenler, aynı koşullar altında aynı sonuçları verir.” Biçiminde özetlenebilir.

73. Natüralizm, H.Taine’in Determinizm, C.Bernard’ın deneysel uygulama , Darwin’in evrim ve soyaçekim düşüncesinden yararlanılarak oluşturulmuş bir edebiyat akımıdır.

74. Natüralizmde ana ilke şudur: “Sanat, doğanın bir kopyası olmalıdır.”

Natüralizmin Özellikleri

75. Kendilerini bilim adamı, toplumu laboratuar, insanı da deneme, inceleme aracı olarak ele almışlardır.

76. Realistlerin, “sanat için sanat” anlayışlarına karşın natüralistler, “toplum için sanat” anlayışına sahiptirler.

77. Natüralizm, herhangi bir akıma tepki olarak doğmamış, kendisinden önceki akımın ileri bir aşaması olarak ortaya çıkmıştır.

78. Dünya Edebiyatında Natüralizmin Temsilcileri

Emile Zola: Fransa

Alphonse Daudet : Fransa

Guy de Maupassant :Fransa

Goncourt Kardeşler:  Fransa

Henrik İbsen: Norveç

79. Türk Edebiyatında Natüralizmin Temsilcileri: Nabizade Nazım, Hüseyin Rahmi Gürpınar

80. Edebiyatımızda natüralizm akımına en yakın eserleri veren sanatçı Hüseyin Rahmi Gürpınar’dır. Ancak Gürpınar, eserlerinde sosyal eleştiriye yer vermesi yönünden natüralistlerden ayrılır.

81.Panarsizm, bir anlamda realizmle natüralizmin şiirdeki sentezinden oluşmuştur. Parnasizmin temelinde “Sanat sanat içindir.” anlayışı vardır.

82. Gautier, Parnasizmin kurucusudur.

83. Panarsizm, Türk edebiyatına Servet-i Fünun döneminde girer. Bu akımın en belirgin etkileri Tevfik Fikret’te görülür. Kimi yönleriyle Yahya Kemal de bu akımdan izler taşır. Panarsizmi Türk edebiyatında tanıtan ve temsil eden ilk sanatçı Cenap Şahabettin’dir.

84. Sembolizm,  19. yüzyılın sonlarında Fransa’da parnasizm akımına tepki olarak ortaya çıkmıştır.

Sembolizmin Özellikleri

85. Sembolist şairlere göre “gerçek” olduğu gibi anlatılamaz; çünkü duyularımız bize dış dünyayı olduğu gibi değil, değiştirerek ulaştırırlar. İnsanlar bu yüzden dış dünyayı izlenimlerine göre anlatırlar.

86. Sembolistler, şiirde müzik unsuruna önem verirler, hatta müziği şiirin amacı haline getirirler.

87. Şiir, düşüncelere değil, duygulara seslenmelidir; çünkü şiir bir şey anlatmak için yazılmaz.

88. Şiirde anlam kapalılığı olmalıdır, buna göre şiirden herkes kendine göre bir yorum çıkarmalıdır.

89. Gerçeklerden kaçma, hayale sığınma, çirkinlikleri hayal yardımıyla güzelleştirme, bunlara bağlı olarak ortaya çıkan karamsarlık, sembolizmin en belirgin özelliklerindendir.

90. Sembolist şairlere göre iyi şiir, “herkesçe değişik yorumlanabilen şiir”dir.

91. Sembolizmin müjdecisi, bu akımın ortaya çıkışından önce ölen Fransız Charles Baudelaire’dir. Akımın kuramını Mallarme ortaya koymuş, akımla ilgili ilk bildirgeyi ise Jean Moreas yayımlamıştır.

92. Dünya Edebiyatında Sembolizmin Temsilcileri

Charles Baudelaire -   Fransa

Arthur Rimbaud -   Fransa

Stephane Mallarme   -   Fransa

Paul Valery    -  Fransa

Paul Verlaine  -   Fransa

Edgar Allen Poe  -   Amerika

93. Türk Edebiyatında Sembolizmin ilk uygulayıcısı Cenap Şehabettin’dir. Ancak bu akımın en başarılı örneklerini Ahmet Haşim vermiştir.

94. Empresyonist sanatçılar dış dünyayı olduğu gibi değil de algıladıkları biçimde anlatmayı amaçlamışlar, öznelliği benimsemişlerdir.

Empresyonizmin Temsilcileri

Arthur Rimbaud  - Fransa

Paul Verlaine   -      Fransa

Marie Rilke     -       Fransa

95. 20.yüzyılın başında empresyonizme tepki olarak doğan ekspresyonizm (Dışavurumculuk), insanın iç dünyasındaki  duyguları anlatmaya önem veren bir akımdır. Ekspresyonizm önce resim alanında ortaya çıkmış, daha sonra edebiyata yansımıştır.

96. Ekspresyonizm, sanayi çağının anlamsızlaştırdığı yaşama karşı “Ruhun İsyanı”dır. Ekspresyoist sanatçılar öznel gerçekçiliğe ve iç gözleme büyük önem vermişlerdir.

97. Dünya Edebiyatında Ekspresyonizmin Temsilcileri:

O’Neil  -  Amerika

T.S Eliot  -   Amerika

Franz Kafka   - Avusturya

98. Kübizm 20.yüzyılın başında empresyonizme tepki olarak doğan önceleri resim ve heykel sanatlarında etkili olan, daha sonra edebiyata yansıyan bir akımdır.

99. Kübizm, dış dünyadaki nesnelerin yalnız görünen değil, görünmeyen taraflarını  da göstermeye, anlatmaya çalışan bir akımdır. İyi bir sanatçı, insanın hem dış görünüşünü hem düşündüklerini eserine yansıtabilmelidir.

Dünya Edebiyatında Kübizmin Temsilcileri

Picasso  -  İspanya

Apollinaire   - İtalya, Fransa

100. Fütürizm (Gelecekçilik), modern yaşantının verdiği heycanlardan doğan bir edebiyat akımıdır, Yenileşmenin tüm olanaklarına açılan bir yönelmedir.

101. Fütürizmin öncüsü İtalyan şair, romancı, oyun yazarı ve yayın yönetmeni Filipo Tommaso Marinetti’dir.

102. Fütürizm, bir bakıma makineye olan hayranlığın türküsünü söyler.

103. Fütürist şairler geçmişe ait tüm değerleri yıkmak istemişler; geleneksel olan her şeye karşı çıkmışlardır.

104. Dünya Edebiyatındaki Fütürizmin Temsilcileri

Marinetti     İtalya

Mayakovski     Rusya

105. Türk Edebiyatında Fütürizmin Temsilcisi: Nazım Hikmet

106. 1916’da Romen asıllı İtalyan şair Tristan Tzara tarafından ortaya atılan dadizm (kuralsızlık) edebiyat ve sanatta her türlü geleneğe, kurala karşı çıkan; “kuralsızlığı kural edinen” bir akımdır.

107. Tristan Tzara’nın, Meydan Larousse’dan rastgele seçtiği bir sözcükten (Dada/tahta at) adını alan bu akım 1922’de yerini sürrealizme (gerçeküstücülüğe) bıraktı.

108. Dadaizmin kurucusu ve öncüsü olan T.Tzara, bu akımı şöyle tanımlar: “Kağıt parçaları üzerine sözcükler yazın, bunları bir şapkanın içine atıp karıştırın, sonra teker teker çekip  bir kağıdın üzerine sıralayın;işte Dadaizm…”

109. Sürrealizm (Gerçeküstücülük), 20.yüzyılın başlarında Andre Breton tarafından Freud’un görüşlerine dayanılarak açılan bir sanat akımıdır. Bir anlamda bilinçaltının, bilinç alanına olan egemenliğini savunmuşlardır.

110. Dünya Edebiyatında Sürrealizmin Temsilcileri

Andre Breton, Paul Aluard, Louis Aragon

111. Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk), II.Dünya Savaşı yıllarında Fransız romancısı Jean Paul Sartre tarafından edebiyata uygulanmış ve yaygınlaşmıştır.

112. Egzistansiyalizmin temeli, Descartes’in “Düşünüyorum öyleyse varım.” görüşüne dayanır.

Egzistansiyalizmin Temsilcileri:  Jean Paul Sartre, Albert Camus, Simone de Beauvoir, Andre Gide

 113. Bacon, İngiliz devlet adamı ve filozofudur. Bacon’ın felsefesinin merkezinde bilim vardır. Denemeler adlı eseridir.

114. Lord Byron, İngiliz edebiyatının en önemli romantik şairlerindendir. Romantik şairler içinde, Avrupa yazını ve sanatına damgasını en uzun süreyle vuran şair, Byron olmuştur. En önemli eseri “Don Juan” adlı şiiridir.

115. Daniel Defoe , Modern İngiliz romanın başlatıcısı sayılır. Daha çok serüven ağırlıklı roman yazar.   Eserleri: Robinson Crusoe, Kaptan Singleton’un Hayat’ı ,Veba Yılı

116. Charles Dickens, Realist akımın öncülerinden sayılan İngiliz romancıdır. Dickens romanlarındaki kişileri kendi çevresinden seçer. İşlediği konularda mizah ve acıdan aynı anda yararlanır.                  Eserleri: Oliver Twist, David Copperfield, Bir Noel Şarkısı, İki şehrin hikayesi, Antikacı Dükkanı.

117. Jonathan Swift, İngiliz edebiyatının büyük hiciv ustasıdır. Eserleri: Güliver’in Seyahatleri

118. Don Kişot (Cervantes): Romanın başkahramanı olan Don Kişot’un asıl adı Alonso’dur. Zihninde devamlı okuduğu şövalye hikayelerini canlandıran Don Kişot bu hikayelere kendini kaptırır ve şövalyeliğin yeniden canlandırılması gerektiğini düşünür. Olaylar Don Kişot ile Sacha Panza’nın maceralarıyla devam eder.

119. Goethe eserleri:  Genç Werther’in Acıları (roman), Faust (tiyatro)

120. Faust: Wolfgang Von Goethe’nin şiirsel bir oyunudur. Oyunun başkahramanı Faust; felsefeyi, tıbbı, doğa bilimlerini teolojiyi araştırmış; gençlik ve olgunluk çağını yeryüzünün sırlarını çözmek için tüketmiştir. Faust’un bu arayışı Şeytan’ı rahatsız etmektedir; çünkü pek çok insanı dünyasal hazlarla uçuruma düşürmesine karşın yeryüzündeki Faust adındaki doktor, akıl ve bilgisiyle kendisine direnmektedir.

121. Friedrich Schiller (1759-1805): Alman edebiyatının en büyük şairlerindendir. Goethe’den sonra Almanların en büyük lirik, romantik şairi sayılır. Sanatta güzellik ve ahlakı, faydayı bağdaştırmak amacıyla eserler ortaya koymuştur. Eserleri: Wilhelm Tell, Haydutlar, Don Carlos

122. Gogol (1809-1952): Rus romancı ve oyun yazarıdır. Gogol, Rus edebiyatında romantizmin bilinen kurallarını bırakıp konularını günlük yaşamın içinden seçmiştir. Eserlerinde insan davranışlarını gerçekçi bir şekilde anlatmıştır. Üslubunda mizah unsuru ağır basar.

Eserleri: Ölü Canlar, Bir Evlenme, Kumarcılar, Mayıs Gecesi, Müfettiş

123: Ölü Canlar:Bitmemiş bir romandır. Çiçikov aracılığıyla Gogol, 19. Yüzyıl ortalarındaki Rus toplumunun çürüyen yanlarını ortaya koymaktadır. Çiçikov, Rusya’nın birçok kentini gezerek ölmüş; ama adları nüfus kütüğünden silinmemiş kölelerin adını kullanarak hileli yoldan zengin olma hayalleri kuran bir karakterdir.

124. Turgenyev (1818-1883): Rus edebiyatı yazarlarından olan Turgenyev, realist akımın temsilcilerindendir. Gerçekçi  Rus romanının öncülerinden biri olarak kabul edilir.

Eserleri: Babalar ve Oğulları, Rudin, Bir Asilzade Yuvası, İlk Aşk, Bahar Seli, Arefe, Duman

125. Dostoyevski (1822-1881): Eserleri:  Yeraltından Notlar, Suç ve Ceza, Ölüler Evinden Anılar, İnsancıklar, Kumarbaz, Budala, Karamazov Kardeşler

126: Suç ve Ceza: Fakir ve kendi halinde yaşamı olan Raskolnikov adlı bir üniversite öğrencisinin hayat savaşındaki çırpınışlarını dile getirir. İşlediği korkunç bir cinayetle iç hesaplaşması ve uykusuz geceleri beyninde yankılanmaya başlar Raskolnikov’un.

127. Tolstoy (1828-1910): Eserleri: Kazaklar, Savaş ve Barış, Anna Karenina, İvan İlyiç’in Ölümü, Diriliş, Hacı Murat

128. Savaş ve Barış: Romanda beş soylu ailenin hikayesi arka planda ise Rus sosyal hayatı ve Napolyon ordularının savaşı anlatılır.Tolstoy, savaş ve barışı yaşamış insanların, farklı iki sınır içindeki psikolojik hallerinin keskin ve gerçekçi görüntüsünün yanında; soylularla, köylüleri, subaylarla askerleri, şehir hayatıyla kırsal hayatı, Rus Çar’ı ile Fransız İmparatoru’nu gerçekçi savaş betimlemeleriyle dev bir panaromada, karşıtlıklar senfonisi içinde okuyucuya aktarır.

129. Anton Çahov (1860-1904): Çehov, durum öykücülüğünün kurucusu sayılır Eserleri: Martı, Üç Kız Kardeş, Vanya Dayı, Vişne Bahçesi (Tiyatro)

130. Edgar Allan Poe (1809-1849): Amerikan edebiyatının önemli şair ve yazarlarındandır. Edgar Allan Poe, şiirin yanı sıra polisiye türünde önemli eserlere imza atmıştır. Eserleri: Şiir: Kuzgun, Anabel Lee

131. Mark Twain (1835-1910):Amerikan edebiyatının önemli yazarlarındandır. Eserleri: Tom Sawyer’in  Maceraları, Missisipi’de Hayat, Huckleberry Finn’in Maceraları, Bir Cinayet Bir Sır ve Bir Evlilik, Çalınan Taç

132:Jack London (1876-1916): Amerikan edebiyatının dünyaca ünlü yazarlarındandır. Jack London’ın  hayatı yoksulluk içinde geçmiştir. Jack London, hikaye ve romanlarında tabiat-insan ilişkisini toplumun sorunlarını dile getirmiştir. Eserleri: Vahşetin Çağrısı, Güneş Çocuğu, Deniz Kurdu, Beyaz Diş, Büyük Serüven, Demir Ökçe

133. Ernest Hemingway (1898-1961): Amerikan edebiyatının  önemli yazarlarındandır. Yazar, önce Pulitzer ödülüne, sonra Nobel ödülüne layık görülür. Eserleri: Silahlara Veda, Çanlar Kimin İçin Çalıyor, İhtiyar Adam ve Deniz

134. Çanlar Kimin İçin Çalıyor: Roman İspanya iç savaşı sırasında faşistlerle çarpışan bir Amerikalıyı anlatmaktadır. Öğretim üyesi olan Robert, savaş sırasında ordu tarafından bir köprüyü uçurmakla görevlendirilmiştir. Bu görevde ona Cumhuriyetçi bir çetenin üyeleri yardım eder.Robert Maria adlı faşistler tarafından saldırıya uğramış bir kızla tanışır ve ona aşık olur.Robert çete üyeleriyle beraber köprüyü uçurur.

135. John Steinbeck (1902-1968): Amerikan edebiyatının önemli yazarlarındandır. John Steinbeck eserlerinin konusunu çoğunlukla gerçek yaşamdan alır. Özellikle ikinci Dünya Savaşı’nı doğurduğu acı sonuçlarıyla ele alır.

Eserleri: Fareler ve İnsanlar, Gazap Üzümleri, Sardalya Sokağı

Fareler ve İnsanlar: John Steinbeck bu romanında hayallerini gerçekleştiremeyen iki dostu anlatır. George ve Lennie çiftliklerde işçilik yapmakta olan iki arkadaştır.

136. Franz Kafka (1883-1917) Eserleri: Dava, Şato, Yitik, Amerika

Dava: Romanın kahramanı Joseph K. , bankada çalışmakta olan bir memurdur. Sıradan bir yaşantısı varken bir sabah tutuklanır ve hayatı değişir. Suçunun ne olduğunu bilmemektedir. Ayrıca davası da sırlarla doludur. Davasını yürüten yargıcı hiçbir zaman görmez. Roman Joseph K.’nın kendisini temize çıkarmak yada en azından suçlandığı durumun ne olduğunu öğrenmek için harcadığı çabalarla ilgilidir.Romanın sonunda Joseph K. sebebi bilinmeyen bir şekilde ölmektedir.