9. Sınıf Dil ve Anlatım Dersi: Boğumlama ve Boğumlama Kusurları

Boğumlama ve Boğumlama Kusurları

 

Boğumlama; seslerden oluşan hecelere gerekli ses değerlerini vererek bazı sesleri ve heceleri atlamadan değiştirmeden doğru, güzel ve iyi anlaşılabilecek bir' şekilde söylemektir'. Bunların yanlış kullanılması ses kusurlarını meydana getirir. Boğumlama kusurları şunlardır:

 

Boğumlama gecikmesi:

Kişinin, sesleri yaşının gerektirdiği dil olgunluğu içinde artiküle edememe durumuna boğumlama gecikmesi denir'.

 

Ağır boğumlama:

Bu tip boğumlama bozukluğu olanlar', heceleri gereğinden fazla uzatarak konuşurlar. Uzatma çoğunlukla bir' kelimenin bütün hecelerinde ve cümlenin de bütün kelimelerinde görülür. Dil ve konuşma bozukluğu tüllerinden en az rastlanan ağır' boğumlama, genellikle alışkanlık ve kötü örnek faktörlerine bağlıdır'. Meydana sözcüğünün ikinci hecesindeki "a" harfinin uzatılması (meydaana) örnek olarak verilebilir'.

 

Kekemelik

Damaktan gelen seslerle başlayan kelimelerin ilk sesini tekrar ede ede ve güçlükle söylemektir'. Söz söylerken birden bire duraklama, çoğunlukla buna katılan yüz buruşturması ve gerilme hareketiyle hecelerin tekrarlanmasından ibarettir.

 

Tutukluk

Söz söylerken bir hece üzerinde takılıp birkaç defa tekrarlanarak söylenir. Bu kusur, düşüncede kararsızlık, herhangi bir heyecan, sıkılganlık veya bir sinir bozukluğundan kaynaklanabilir.

 

Ekleme

Kelime sonunda genellikle okunmayan bir' ünsüzü bir sonraki kelimenin başındaki ünlüye ekleyerek okuma.

 

Atlama

Hece atlayarak konuşmadır'.

"Kilitlemek" sözcüğünü "kitlemek", "dakika" sözcüğünü "dakka" şeklinde söylemek gibi.

 

Gığılama

"R" ünsüzünün, küçük dilin titremesiyle boğazda meydana gelmesidir.

 

Islıklama

"S" ünsüzünün şiddetini abartmaktan ileri gelir. Dil üst dişlerin iç tarafına dayanıp hava dişlerin arasından sızarsa bu yanlış ortaya çıkar.

 

Gevşeklik

Bir boğumlama tembelliğinden ileri gelir. Bu bozukluğun önüne geçmek için dişler arasına bir kurşun kalemi sıkıştırıp heceleri söylerken onların iyice anlaşılmasına çalışılır. Dişler arasından kalem çekildiği zaman, boğumlama daha açık olarak anlaşılan bir' biçim alıp dil, yanaklar' ve dudaklar görevlerini yapmaya başlarlar.

 

Değiştirme

Bir ünsüzün yerine başka bir ünsüzü söyleme alışkanlığı olup birçok çeşidi vardır. Sert ünsüzlerle olanına sık rastlanır: " j " yerine "z" söylemek, "ş" yerine "s" söylemek, "c" yerine "j" söylemek, "s" yerine "ş" söylemek gibi.

 

"şarj" yerine "şarz", "paşam" yerine "paşam", "kucak" yerine "kujak", "sana"yerine "şana" söylenmesi bu kusura örnek gösterilebilir'.

 

Diğer ünsüzleri ilgilendiren değişmeler şunlardır: "R"yerine "l", "merhem"yerine "melhem", "birader" yerine "bilader" söylemek gibi.

 

Yutma

Genellikle içinde "h" ünsüzü bulunan kelimelerde sık görülür. "Ayhan"yerine "ayan" söylenmesi bu kusura örnek gösterilebilir.

Aynı Sesin veya Çıkış Yeri Bakımından Birbirine Yakın Seslerin Tekrarının Telaffuzu Etkilemesi

 

İnsan gırtlağının aynı veya yakın kaynaklarından çıkan seslerin bir sözcükte veya yakın sözcüklerde kullanılması telaffuz kusuruna neden olur.

 

Tekerlemeleri oluşturan ses değerlerine bakıldığında gırtlağın aynı ya da yakın yerinden çıkan seslerin çoğunlukta olduğu görülür. Bu nedenle tekerlemeleri telaffuz etmek hep zor olmuştur.