İSTİARE (İĞRETİLEME/EĞRETİLEME) SANATININ ÖZELLİKLERİ, ÖRNEKLERİ
Sözcük anlamı: Ödünç, iğreti alma.

Terim anlamı: Bir sözcüğün anlamını geçici olarak başka bir sözcük hakkında kullanma.

Bir şeyi gerçek anlamının dışında bazı bakımlardan benzerlik kurulan başka bir şeyin ismiyle belirtmektir. İstiarede söz, kendi gerçek anlamının dışında kullanılır ve benzetme amacı güdülür. İstiare sanatı, benzetilen ile kendisine benzetilen unsurlarından sadece birinin belirtilmesiyle yapılır ve ikiye ayrılır:

Açık İğretileme (Açık İstiare)

Kendisine benzetilen unsuruyla yapılan iğretileme.

Örnek:

Aceb ne bezmde şeb-zindedâr-ı sohbet idin
Henüz nergis-i mestinde bûy-ı hâb kokar.
                                               Nedim

(Acaba hangi dost meclisinde sabaha kadar sohbet ettin. Nergis[e benzeyen mahmur, sarhoş gözün]den hâlâ uyku kokusu geliyor )

Burada "nergis" ile "göz" kastedilmiştir. Benzetilen "göz" söylenmemiş kendisine benzetilen unsur olan "nergis" doğrudan göz anlamında kullanılmıştır. Beyitte geçen "kokar" kelimesiyle de nergisin asıl anlamı arasında ilişki vardır.
Kapalı İğretileme (Kapalı İstiare)

Sadece benzetilen unsuruyla yapılan iğretileme.

Örnek :

Eşcâr-ı bâğ hırka-i tecrîde girdiler
Bâd-ı hazân çemende el aldı çenârdan
                                               Bâkî

(Bahçenin ağaçları tecrit hırkasına girdiler, tüm varlıklardan sıyrıldılar. Sonbahar rüzgârı, çimenlikte, bahçede çınardan el aldı.)

Burada sonbaharda yapraklarını döken ağaçlar, dünya varlıklarından sıyrılan mutasavvıflara benzetilmiş. Benzetilen unsur olan ağaç belirtilmiş, ancak kendisine benzetilen unsur olan mutasavvıf söylenmemiştir.

EDEBÎ SANATLAR