Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Kelimeler Sözlüğü |F|
faal aktif, canlı, cevval
faale işçi
faaliyet etkinlik, hareket, icraat, yürürlük
faaliyetler ameliyat
faça çehre, giysi, surat, yüz
façalı gösterişli
facia afet, fecaat
facialı feci
fahir övünç
fahişe kahpe, orospu
fahişehane kerhane
fahişelik fuhuş
fahri gönüllü
faik üstün, yüksek
faikiyet yükseklik
fail günahkâr, mukassır, özne
faiz nema, ürem
faizci tefeci
fak kapan, tuzak
fakat ama, ancak, lakin
fakir fukara, kembağal, kimsesiz, yoksul, zavallı
fakirce yoksul
fakirlik zaruret
faksimile tıpkıbasım
faktör unsur
fakül benek
fakülte medrese
falan festekiz falan filan
falanca falan
falsolu YANLIŞ
familya aile, eş, fasile, karı
fan pervane, vantilatör, yelletke
fanatik bağnaz
fani ölümlü
fâni ölümlü
fantom hayalet
far düzgün
faraş hakendaz, turfanda
faraza tutalım ki
fare sıçan
farfara aceleci, boşboğaz, çerenci
fariğ rahat
fariza görev
farımak eskimek, ihtiyarlamak, kocamak, usanmak, vazgeçmek, yaşlanmak, yıpranmak, yorulmak
fark ayrım, üstelik
fark etmek anlamak, ayırmak, değişmek, duymak, görmek, seçmek, sezmek
farklandırma temyiz
farklanma temayüz
farklı başka, değişik
fars güldürü
Farsça Acemce
farz etmek bilmek, düşünmek, sanmak, saymak, tutmak
fasikül cüz
fasile familya
fasit bozuk, kötü
fasıl bölüm, devre, dönem, kısım
fasıla ara, aralık, kesinti
fasılasız durmadan
fasletmek ayırmak, bölmek, çözmek
fason kesim
fatalite kader, yazgı
fatiha dua
faul cerime
fay kırık
fayans çini
fayda çıkar, kâr, yarar
faydalı hayır
faydasız nafile, yararsız
fayrap etmek açmak, çıkarmak
faz safha
fazilet erdem
faziletli yüksek
fazla artık, çok, lüks, ziyade
fazladan caba
fazlalaşmak artmak, çoğalmak
fazlalık artı, bolluk
fecaat facia, musibet
feci acıklı, facialı, musibetli
fecir tan
feda etmek harcamak, kıymak, satmak
fedakârlık özveri
fedakârlık etmek vazgeçmek
fehamet değer
fehmetmek anlamak, kavramak
fehva anlam, deyim, kavram, terim
fek ayırma, bozma
felah kurtuluş, selamet
felaket ateş, bela
felç damla, ifliç, nüzul, sekte
felek âlem, baht, dünya, gök, gökyüzü, sema, şans, talih
fellah çiftçi
felsefe hikmet
fen bilgi, bilim, hile
fena çok, kötü, pis, şer
fena olmak bozulmak, fenalaşmak
fenalık şer
fener askı
fenomen olay
fenomenal olağanüstü
fent düzen, hile
fer aydınlık, güç, ışık, kuvvet, nüfuz
feragat elçekme, imtina
ferah bol, geniş, hafif, sevinç, sevinçlilik
ferahi bolluk
ferahlamak serinlemek
ferahlanmak rahatlamak
feraset sezgi, zekâ
ferda yarın
ferdası ertesi
ferde top
ferdî kişisel
ferih neşeli
ferişte melek
ferman buyruk, emir
ferment maya
fermuar çapraz
fersiz donuk
fert birey
feryat çığlık
ferz vezir
fesat bozukluk, hile, kargaşalık, kundak
feshetmek bozmak, kaldırmak, lağvetmek
fesholunmak dağılmak
fesih bozma
festival şenlik
fetha üstün
fethetmek açmak, almak, girmek
fetiş put
feveran kaynama
feveran etmek köpürmek, parlamak, sinirlenmek
fevk üst, yukarı
fevkalade olağanüstü
fevkettabii tabiatüstü
fevri hırslı
fevrî yarım yamalak
fevt olmak ölmek, yitmek
fevvare fıskiye
feyezan bereket
feyiz bereket, mutluluk
feyizli verimli
feza gök, uzay
fezleke hülasa, özet
fidyeinecat fidye
figan çığlık
figan etmek inlemek
fihrist dizin, içindekiler
fiil amel, davranış, eylem, hareket, iş
fiilen gerçekten, hakikaten
fikir düşünce, görüş, kuruntu, rey
fikir söylemek değerlendirmek
fikirler efkâr
fikirleşmek tasarlamak
fikirli akıllı
fikren zihnen
fikrinden taşınmak caymak
fikrisabit saplantı
fiktif itibari
fil dişi fil sümüğü
fil sümüğü fil dişi
filan falan
filan falan falan filan
file
filhakika doğrusu, gerçekten, hakikaten
filinta güzel, yakışıklı
filiz sürgün
film yanka
filo bit
filoloji dil bilimi
filtre süzgeç
filvaki gerçekten, vakıa
finans mal, para
finansal mali
fingir fingir oynak
fino esrar
firar kaçış
firar etmek kaçmak
firari kaçak
fire eksik, noksan
firez ekin
fiş çengel, makbuz
fiske çırtma
fiskos pıçapıç
fit ödeşme, razılaşma
fitne kargaşa, kundak
fitnekârlık etmek kışkırtmak
fitnelemek gammazlamak, yermek
fiyaka caka, çalım, edabazlık, gösteriş, lokalık
fiyasko iflas, muvaffakiyetsizlik
fiyat eder, hediye, paha, yükselmek
fiyatlanmak pahalılaşmak
fiyatlı pahalı
fizik hikmet
fıkıh islam hukuku
fıkır fıkır oynak
fıkra latife
fıldır çabuk
fınkırmak sümkürmek
fır piç
fırdolayı çepeçevre
fırfıra fırıldak, topaç
fırıldak dolap, düzen, fırfıra, fırlangıç, foya, hile
fırıldakçılık dolandırıcılık
fırlama piç
fırlamak atılmak
fırlangıç fırıldak, topaç
fırlatmak atmak, savurmak
fırsat vesile
fırtık sümük
fırtına sıkıntı
fırtınalı karışık
fısırtı fısıltı
fıskiye fevvare, fışkırık
fışkırık fıskiye, ıslık
fışkırma feveran
fıslamak fısıldamak
fıtrat hilkat, yaradılış
fıtraten yaradılıştan
fıttırmak çıldırmak, delirmek
flama alev
flaş gözde, ünlü
flört etmek çıkmak, kırıştırmak, konuşmak
folk halk
folklor halk bilimi
fon görüntü, kaynak
fondöten düzgün
fonetik ses bilgisi
fonksiyon işlev
fonoloji ses bilimi
fora etmek açmak, çıkarmak, çözmek
form biçim, şekil
forma biçim, şekil
format biçim, boyut
formel şeklî
formül yöntem
fors saygınlık
forslu güçlü
fos boş, çürük, kof
fosforlu gösterişli, parlak
fosilleşmek gerilemek
foto ışık
fotoğraf kılık, resim, suret, yaçın
foya fırıldak, hile, kelek
fraksiyon hizip
frape meşrubat
frekans tezlik
fren eğleç
frigorifik soğutucu
frijider buzdolabı
fücceten ansızın
fuhuş fahişelik
fukara derviş, fakir, kembağal, yoksul, zavallı
fukaralık güçsüzlük
fürumaye soysuz
füsun büyü
fut ayak
futa peştamal
fütur usanç
füze roket
fuzuli gereksiz, yersiz
füzyon birleşme