Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Kelimeler Sözlüğü |H|
ha evet
hab uyku
habaset alçaklık
haber bilgi, havadis, salık, sorak, yenilik, yüklem
haber vermek salık vermek
haberci muhbir, müzevir
habercilik ihbar, jurnal
haberdar muttali
haberdarlık ihtar, ikaz, uyarı
haberdarlık etmek uyarmak
haberi olmak bilmek
haberler istihbarat
haberleşme iletişim, muhabere
haberli agâh, haberdar
habip sevgili
habitat yurt
haç put
haça çatal
hacet idrar, lüzum
hacet yeri tuvalet
hacısı hocası hepsi, herkes
haczetmek girev götürmek
had derece, kota, sınır, terim, uç
hadden artık aşırı
haddinden fazla aşırı
hadi haydi
hadise olay, vaka, vukuat
hafakan sıkıntı
hafi gizli, saklı
hafif ferah, kolay, rahat, uçuk, yavaş, yumuşak, yüngül
hafif yollu hafifmeşrep
hafiflemek azalmak, rahatlamak
hafifletmek azaltmak
hafiflik rahatlık
hafıza bellek, hatır, yaddaş
hafızlamak ezberlemek
hafriyat kazı
hahiş rica
hahiş etmek yakarmak
hail engel
hain alçak
hainlik hıyanet, ihanet
haiz sahip
haiz olmak taşımak
hak adalet, doğru, doğruluk, gerçek, hukuk, kazanç, kazı, pay
hâk toprak
hak yolu doğruluk
hakan kağan
hakaret taşlama
hakendaz faraş
hakeş cetvel
hakeza böyle
hakikat asıl, doğru, esas, gerçek, gerçekten
hakikaten doğrudan, fiilen, gerçekten, nitekim, sahiden
hakikatli vefakâr
hakiki gerçek
hakim idare eden, söz geçiren, yargıç
hâkim baskın, egemen
hâkim yargıç
hâkim olmak hükmetmek
hâkimiyet hüküm
hakir değersiz, keyfiyetsiz
hakkaniyet doğruluk
hakketmek kazmak
hakkında baresinde, için, karşı
haklamak bozmak, kırmak, yenmek
haklar hukuk
haklı doğru, yerinde
haksız nahak
haksızlık mağduriyet
hal ben, benek
hal durum
hal puan
hâl davranış, dert
hâl durum, güç, güç kuvvet, hatır, kuvvet
hâl sıkıntı, takat, tavır, tutum, vaziyet
hal hareket gidiş
hâl tercümesi öz geçmiş
hala bibi
hala teyze
hâlâ henüz, şimdiye kadar
halas kurtuluş
halas etmek kurtarmak
halas olma iflah
halas olmak kurtulmak
halaskâr velinimet
halayık cariye
halbuki oysa
hâlbuki oysa
hale ağıl
halel bozma, bozukluk
haleldar bozuk, bozulmuş
haleldar etmek bozmak, sarsmak
haleldar olmak bozulmak, sarsılmak
halen şimdi, şimdice
hâlen hâlâ
hâlet durum
haletiruhiye ahvaliruhiye
hali boş, ıssız, tenha
haliç koy, körfez
halife hükümdar
halifelik hilafet
halis arı, saf
halis muhlis öz
halisane samimi
halk ahali, el, kamu
halk bilimi folklor
halk etmek yaratmak
halk oylaması halk oyu, referandum
halk oyu halk oylaması, referandum
halk ozanı âşık
halka kangal
halkiyat folklor, halk bilimi
hâllenmek değişmek
halletmek çözmek
hallolmak sonuçlanmak
hallolmuş mahlul
hâlsiz bitkin
halt etmek kabahat etmek, sefihlemek
halta tasma
halvet kuytu
ham kaba, kabak, olmamış, tor
ham madde ham mal
ham mal ham madde
hamakat ahmaklık
hamam banyo, sıcak
hamaset cesaret, kahramanlık
hamasi kahramanlık
hamaylı muska
hamdetmek şükretmek
hamel koç
hamhalat çorak, kuru
hami velinimet
hamil destek
hamil olmak taşımak
hamile gebe
hamiş not
hamı topyekûn, tüm
hamle adım, atak, hücum
hamletmek yormak
hamule yük
hamur asıl, maya, öz
han karvansaray
hanay avlu, hol, sofa
hançer kama
hançere gırtlak
handan neşeli, şen
handikap engel
hane basamak, ev, göz, konut
hanedan sülale
hanek konuşma, söz
hangar çardak, talvar
hangi ne
hanım avrat, bayan, eş, hanımefendi, hatun, hayat yoldaşı, kadın
hanımanne kaynana
hanımefendi hanım
hantal abullabut, iri, kaba, kocaman
hanuman ocak
hap etmek yemek, yutmak
hapaz avuç
hapis cezaevi, hapishane, mahpus
hapishane cezaevi, hapis, içeri, kafes, mahpus, tekke
hapsetmek alıkoymak, engellemek, kapamak, sınırlamak, tutuklamak
hapşırık aksırık
hapşırma aksırık
hapşırmak aksırmak
har kızgın, sıcak
harabat meyhane
harabati dağınık, derbeder
harabe enkaz
harabelik enkaz
haram yasak
harami eşkıya, haydut, hırsız, kuldur, yolkesen
haramzade piç
harap bitkin, laçka, perişan, viran, yorgun
hararet coşkunluk, ısı
hararetlenmek canlanmak
hararetli canlı, koyu
haraza gürültü, kavga, öfke, sinir
harbe harbi
harbi askerî, doğru, mert, temiz
harbi deste müfreze
harbiden gerçekten
harbilik doğruluk
harç katışık, mahlul, masraf
harcama gider, sarfiyat
harcamak dökmek, ezmek, geçmek, kullanmak, sarf etmek, tüketmek, vermek, yemek
harcanmak gitmek
harçenk yengeç
harcırah yolluk
harek sedye
hareket akım, davranış, deprem, devinim, eylem, faaliyet, fiil, tutum, yürürlük
hareket etmek davranmak, deprenmek, oynamak, yapmak, yürümek
hareket tarzı tutum
hareketli aktif, atak, canlı, faal, kıvrak, oynak
hareketsiz durgun, ölü, tek
hareketsizlik sükûnet
harem eş, karı
harfler hurufat
hariç dış, dışarı, müstesna
haricî yabancı
haricî işler dış işleri, hariciye
hariciye dış işleri, haricî işler
haridar müşteri
hariflemek bunamak
harika mükemmel, tam
harikulade olağanüstü
harimiismet ocak
harir ipek
haris aç, açgözlü
harislik hırs
harıldamak çalışmak, yanmak
harın hain, huysuz, obur
harlak çağlayan
harlamak alevlenmek
harman etmek harmanlamak
harmandalı sarhoş
harmanlamak karıştırmak
harmoni ahenk, düzen, uyum
harp savaş
hars ekin, kültür
has mahsus, özgü, saf
hasar sur, zarar, ziyan
haşarı nadinç
haşat bitkin, bozuk, kötü, yorgun
haşat olmak yorulmak
hasbelkader tesadüfen
hasbihal söyleşi
hasbihâl sohbet
hasbihâl söyleşi
hasep nitelik
haşere böcek
haset günü
haset etmek kıskanmak
hasetçi kıskanç
hasetlenmek kıskanmak
haşin sert, zahimli
hasis bayağı, cimri, değersiz, eli sıkı, pinti
haşiv doldurma
hasiyet etki, haslet, hassa, huy, mizaç, yaradılış
hasıl olmak türemek
hasılat gelir, kazanç, ürün
hasılı hülasa
hasım düşman, rakip
hasımlık düşmanlık
hasır otu saz
haşırdamak hışıldamak
haşlamak azarlamak, dalamak
haşlanmak kaynamak
haslet hasiyet, huy, tabiat
haşmetli görkemli
hasret özlem
hasretini çekmek özlemek
hasretmek vermek
hassa hasiyet, özellik
hassas alıngan, duyarlı, duygulu
hassaten bilhassa, özellikle
hasse duyu
hasta parasız, pestil, rahatsız, züğürt
hasta bakıcı tıp bacısı, tıp kardeşi
hasta etmek tutmak, vurmak
hasta olmak hastalanmak
hastalanmak hasta olmak
hastalanmış hasta
hastalık dert, illet, tutku
hastalıklı çürük, marazi, yarım
hasut kıskanç
haşyet korku
hat biçim, çizgi, sınır, yazı, yol
hat çekmek çizmek
hata galat, günah, kusur, suç, yanılgı, YANLIŞ, yanlış, zühul
hatalı YANLIŞ
hatar risk
hatim bitirme
hatime son, sonuç
hatip natık
hatır akıl, durum, gönül, hafıza, hâl, kalp, keyif, sevgi, yâd, yâddaş, zihin
hatıra anı, hediye, yadigâr, yazıt
hatırı sayılır oldukça çok
hatırlamak anmak, bilmek, bulmak, çıkarmak, dönmek
hatırlamamak unutmak
hatırlatmak deşmek, okşamak, söylemek
hatırlı saygın
hatta bile, dahi, velev
hattıhareket davranış, tutum
hatun bayan, eş, hanım, kadın, zevce
hatun kişi kadın
hav pamuk
hava ahvalruhiye, âlem, beste, cazibe, çevre, durum, eda, esinti, esir, gökyüzü, keyif, muhit, ortam, tarz
hava gazı metan gazı
hava meydanı havalimanı
hava taşı gök taşı
hava tebdili hava değişimi
havadan boş, değersiz
havadar dayı, torpil, velinimet
havadis haber
havai boş, değersiz, uçarı
havalanmak kalkmak
havale etmek devretmek, göndermek, ısmarlamak, yollamak
havalename havale
havali yöre
havalı havadar
havan topu havan
havandeste havaneli
havaneli havandeste
havari yardımcı
havayi bedava, beleş
havi olmak içermek, ihata etmek, kapsamak
havil korku
havlamak ürümek
havlanmak kabarmak
havlu silgi
havsala leğen
havuç kök, yerkökü
havyar kürü
havza bölge, mıntıka, tekne
hay küy şamata, vaveyla
hayâ utanç, utanma
haya etmek utanmak
hayal düş, görüntü, rüya, serap
hayal etmek düşlemek
hayal gücü muhayyile
hayalci hayalperest
hayalet gölge, görüntü
hayali muhayyel
hayâlı sıkılgan, utangaç
hayallemek hayal etmek
hayat avlu, can, meslek, ömür, varlık, yaşam, yaşantı, yazgı
hayat arkadaşı
hayat dolu canlı, neşeli
hayat hikâyesi öz geçmiş
hayat kadını fahişe, orospu, sürtük
hayat tarzı yaşantı
hayat yoldaşı hanım, karı, zevç
hayati önemli
hayatileşme tahakkuk
hayatiyetli canlı
hayatta olmak yaşamak
haydamak defetmek, kovmak
haydavcı sürücü, şoför, yöndemci
haydut harami, kuldur, şaki
haydutlar eşkıya
haydutluk soygunculuk
hayıf haksızlık
hayır iyi
hayırlı güzel, hayır, iyi
hayırsız asi
haykırış feryat
haykırma nara
haykırmak çağırmak, seslenmek
haylaz çapkın, hınzır, nadinç, yaramaz
hayli birçok, çok, epey
haymana tembel
hayret etmek şaşmak
haysiyet değer, itibar, onur, saygınlık
hayta başıboş, haylaz, serseri
hayvan döngül
haz ezgi, lezzet, zevk
haz almak hazzetmek
hazan sonbahar
hazandide solgun
hazar barış
hazfetmek çıkarmak, gidermek, kaldırmak, silmek
hazin acıklı, dokunaklı
hazine kaynak
hazım sindirim
hazır amade, tayyar
hazır olmak yetişmek
hazır para nakit
hazırlamak dizmek, kotarmak, kurmak, sağlamak, tayyarlamak
hazırlanmak davranmak, yetişmek
hazırlanmış mücehhez
hazırlık tedarik, tedbir
hazırlıklı mücehhez
hazmetmek dayanmak, katlanmak, sabretmek
hazne depo, hazine
hazzetmek haz almak, hoşlanmak, lezzet almak
he evet
heba etmek mahvetmek
hedef amaç, erek, garaz, gaye, maksat, uğur
hediye armağan, fiyat, hatıra
hekim doktor, sagan, tabip
hekim hakkı vizite
hela ayakyolu, tuvalet
helak olmak ölmek, yok olmak
hele alelhusus, özellikle
helikopter dikuçar
helke kova
hemasır çağdaş
hemayar denk, eşit
hemen çabucak, derhal, sadece, yalnız
hemencecik çabucak
hemencek çabucak
hemfikir kafadar
hemişe daima, hep, vızır vızır
hemişelik daimî
hempa arkadaş
hemreylik dayanışma
hemşire bacı, kız kardeş, simil, tıp bacısı
hemsohbet muhatap
hengâm vakit, zaman
hengâme gürültü, kavga, patırtı
henüz daha, hâlâ, yeni
hep cemi, cümle, daima, hemişe, hepsi, kamu, mecmu
hepsi hep, tüm
hepten tamamıyla
her daim daima
her hâlde diyesin, sağlam
hercümerç etmek karıştırmak
herhangi rastgele
herif adam
herke kova
herkes âlem, cümle, dünya, kâinat, millet
herze abuk sabuk, anlamsız
hesap durum, tahmin, tutum
hesap etmek düşünmek, hesaplamak, tartmak, tasarlamak
hesap günü kıyamet
hesap pusulası hesap
hesapçı tutumlu
hesaplamak zamanlamak
hesaplanmış hesaplı
hesaplı düşünülmüş, hesaplanmış, ölçülü, tedbirli, tutumlu, ucuz
hesaplıca hesaplı
hesapsız müsrif, savruk
heves arzu, eğilim, istek, keyif, merak, şevk
heves etmek yatmak, yeltenmek
heveskâr amatör, hevesli
hevesli aç, heveskâr, istekli, tutku
heybetli büyük, ulu
heyecan sinyali alarm
heyecanlanmak alevlenmek, coşmak, kaynamak
heyelan uçkun
heyet kurul
heykelci heykeltıraş
hezel alay, mizah, şaka
hezen dal, değnek, sopa
hezeyan sayıklama, sersemleme
hezeyan etmek saçmalamak
hezimet darmadağın olma, tarumar olma, yenilgi
hezimete uğratmak çommak, ezmek, sindirmek, yenmek
hibe bağış, bağışlama
hibe etmek bağışlamak
hibrit melez
hiç tek
hicap perde, utanç, utanma
hiçbir tek
hiciv taşlama, yergi
hicret göç
hicviye yergi
hiddet gazap, hışım, öfke
hiddet etmek kızmak, öfkelenmek
hiddetlendirmek kızdırmak
hiddetlenmek kızmak, öfkelenmek
hiddetli kızgın
hijyen temiz
hijyenik temiz
hikaye kıssa
hikaye öykü
hikâye olay
hikâye öykü
hikâye etmek söylemek
hikâyecik fıkra
hikâyeler kısas
hikmet felsefe
hilaf aykırı, karşıt, ters, yalan
hilat kaftan
hile al, dek, dolap, dolma, dümen, düzen, entrika, fesat, fırıldak, foya, kapan, külah, mekir, nakış, olta, oyun, şaibe, tertip
hileci cambaz, hilekâr, madrabaz, oyunbaz, oyuncu, soytarı
hilekâr cambaz
hilekârlık dolandırıcılık
hilesiz harbi
hilkat fıtrat, yaradılış
hilkaten yaradılıştan
himaye etmek esirgemek, gözetmek, kayırmak, kollamak, korumak
himayecilik iltimas
himayecilik etmek kayırmak
himmet emek, gayret, yardım
himmet etmek kayırmak
hin kurnaz, zaman, zamane
hindi aptal, şaşkın
Hindistan cevizi hint kozu
hinoğlu kurnaz
hint kozu Hindistan cevizi
his duygu, duyu, kalp, sezgi
hisar duvar
hislenmek duygulanmak
hisli duygulu
hisse pay, tutam
hissedar ortak, paycı
hissedilen mahsus
hissetmek anlamak, duymak, paykamak, sezmek, taşımak, tatmak, yaşamak
hissî duygusal
hissiselim sağduyu
hitabe söylev
hitam son
hitap müracaat
hitap etmek seslenmek
hiza cerge, sıra
hizip deste, grup, kısım, tayfa
hizmet görev, ihtimam, iş, özen
hizmet etmek çalışmak
hizmetçi uşak
hizmetkâr uşak
hizmetkârlık uşaklık
hıfzetmek bellemek, ezberlemek, saklamak
hımbıl tembel, uyuşuk
hınç ateş, gazap, hırs, kin
hıncahınç dopdolu
hınzır domuz, gaddar, haylaz, yaramaz
hır kavga
hırçın aksi, sert, ters
hırdavatçı işportacı
hırgür çekişme, dalaşma, kavga
hırıltı kavga
hırlamak mırıldamak
hırpalamak dövmek, tepelemek
hırpani derbeder, süfli
hırs ateş, harislik, hınç, öfke, tamah
hırsız harami, oğru
hırsız anahtarı maymuncuk
hırsızlamak çalmak
hırsızlık etmek çalmak, çırpmak
hırslandırmak kızdırmak
hırslanmak öfkelenmek
hırslı açgözlü, fevri, kızgın
hırt ahmak, budala, sersem
hırtapoz aptal, sersem, şaşkın
hırtlık ahmaklık
hışıldamak haşırdamak
hısım akraba, kohum
hışım gazap, hiddet, öfke
hışımlı kızgın, sinirli
hışır aptal, sersem
hıyanet ihanet, suistimal
hıyanetlik hıyanet
hıyar budala, salatalık
hız çaba, gayret, güç, hüküm, sürat, şiddet, takat, yol
hızla çabucak
hızlanmak süratlenmek
hızlı çabuk, çapkın, hovarda, seri, sıkı, süratli, uçarı
hızlı hızlı çabucak
hızlılık sürat
hızma küpe
hoca ahunt, molla, muallim, öğretmen
hodbin bencil
hodkâm bencil
hodpesentlik sükse
hödük korkak, ürkek
hol sofa
homurdanmak mırıldanmak
homurtu mırıltı
hop dayan
hoparlör sesucaltan
hoplamak hoppanmak
hoppa hafif, havai
hoppadak hemen
hoppanmak hoplamak
hor aşağı, değersiz
hörgüç çıkıntı, güven
horlamak horuldamak
hortum burağan
hoş güzel, körpe, leziz, maskara, matrak, şirin, yumuşak
hoş bulduk hoş gördük
hoş gördük hoş bulduk
hoş söz iltifat
hoşaflık güçsüzlük
hoşbaht kutlu, mutlu
hoşgörü dözüm, müsamaha, tolerans
hoşgörülü geniş, müsamahakâr
hoşgörüsüz katı
hoşlanır olmak ısınmak
hoşlanma haz, teveccüh
hoşlanmak hazzetmek, sevmek
hoşlanmamak buruşmak, yermek
hoşluk letafet
hoşnutluk yaşa
hoşur bayağı, değersiz, dolgun, kaba, şişman
hovarda avratbaz, çapkın
hoyrat lakayıt, selikasız
hoyratça kaba
höyük kurgan, tepe
hububat tahıl
hüccet etmek bahse girmek
hücum atak, hamle, saldırı, taarruz
hücum etmek atılmak, çatmak, saldırmak, sarmak, yürümek
hüdahafız Allah’a ısmarladık, eyvallah
hudayinabit kendiliğinden
hudut serhat, sınır, son, uç
hükmetme tahakküm
hükmetmek çiğnemek
hukuk hak
hukuki mühlet müruruzaman
hüküm etki, hız, karar, önem, şiddet, yargı
hükümdar halife, padişah
hükümdarlık taht
hükûmet iktidar
hükûmet merkezi başkent
hükümlü mahkûm
hükümran egemen
hülasa hasılı, öz, özet
hülasa etmek özetlemek
hulliyat takı
hulul gelme
hulul etmek girmek
huluskâr dalkavuk, içten, şakşakçı
huluskârlık içtenlik
hülya hayal, kuruntu
hümanist insancıl
hümayun kutlu, mutlu
humbara kumbara
hummalı sıkı, yoğun
hun kan
hüner marifet
hunhar kasap
hür azat, bağımsız, erkin, özgür, serazat, serbest
hurdahaş paramparça
hurdahaş etmek parçalamak
hurdalamak bozdurmak
huriş katık
hürmet saygı
hürmet etmek saymak
hürmetkâr hürmetli
hürmetli muhterem, sayın
hürmetsiz müptezel
hürriyet azatlık
huruç çıkış, göç
hüsran zarar, ziyan
huşsuz unutkan
husumet adavet, düşmanlık
husus konu, madde, özellik, yön
hususen özellikle
hususi özel
hususile özellikle
hususiyet evsaf, özellik
hususiyle bilhassa
hususuyla özellikle
husye torba
hüveyda aşikâr
hüviyet kimlik, şahsiyet
huy damar, doğa, hasiyet, haslet, mizaç, seciye, tabiat, tıynet, yaradılış
huylanmak işkillenmek, kuşkulanmak, pirelenmek, şeklenmek, şüphelenmek
huysuz aksi, çakal, geçimsiz, suratsız, şirret, ters, yaman, yolagitmez
hüzün gam, kasvet, keder, sıkıntı
hüzünlü hazin
huzur dinçlik, karşı, kat, keyif, makam, ön, rahat, rahatlık, sükûnet, yamaç, yan
huzurevi kocalar evi
huzurlu rahat
huzursuz bozuk, gergin, karmakarışık, rahatsız, tedirgin