Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Kelimeler Sözlüğü |K|
kaba abullabut, çirkin, ham, hantal, kabak, kalas, kötü, köylü, nadan, yoğun, yoz
kaba but kıç
kaba et kıç
kabadayı dayı, efe, koçu, yürekli
kabadayılık caka
kabahat kusur, suç, töhmet
kabahat etmek halt etmek
kabahatli suçlu
kabak bilgisiz, dazlak, evvel, ham, kaba
kabak kafalı aptal, budala, dazlak
kabak kemane kabak
kabakki sabık
kabaklık bilgisizlik
kabala toptan
kaban tepe
kabar nasır
kabarcık tümsek, uçuk
kabare meyhane
kabarık engebe, şiş
kabarıklık tümsek
kabarma gelgit
kabarmak başkaldırmak, böbürlenmek, büyümek, kalkmak, şişmek
kabartı kabarcık
kabartmak atmak
kabız makbuz
kabızlık kabız
kabil benzer, cins, gibi, mümkün, olabilir, tür, türlü
kabile boy
kabilinden gibi
kabiliyet dirayet, kapasite, yetenek
kabine hela, hükûmet
kabir mezar
kabul etmek almak, beğenmek, demek, gelmek, saymak
kabul olmak kaydolmak
kabul töreni resepsiyon
kabul yeri resepsiyon
kabullenememek yutkunmak
kabullenmek benimsemek
kaburga eğe, eğe (kemik)
kaburgasız dalkavuk, yılışık
kabus karabasan
kâbus karabasan
kabza sap
kaç birçok, ne kadar, niçe
kaçak firari
kaçar ne kadar, niçe niçe
kaçık deli, divane
kaçıncı niçenci
kaçıngan çekingen
kaçınma imtina
kaçınmak çekinmek, gocunmak, kaçmak
kaçıntı kaçak, sızıntı
kaçırmak aşırmak, çalmak, delirmek, kaldırmak
kaçış firar
kaçma firar
kaçmak benzemek, girmek, kaçınmak, kırmak, koşmak, sıvışmak, tüymek, yok olmak
kadağan memnu, yasak
kadağan etmek menetmek, yasaklamak
kadar değin, dek, derece, gibi
kadeh cam
kadem adım, ayak, uğur
kademe aşama, basamak, derece, pille
kademhane tuvalet
kader baht, devran, kısmet, talih, tecelli, yazgı
kadın avrat, bayan, dişi, hanım, hatun, karı
kadın berberi kuaför
kadın paltarı entari
kadıncıl zampara
kadife muhmel
kadifeleşmek yumuşamak
kadim eski, ezelî
kadimî sürekli
kadir değer, güçlü, itibar, kıymet, kudretli
kadit iskelet
kadran ölçek
kafa baş, bellek, karın, kelle, saksı, zekâ, zihin, zihniyet
kafa dengi kafadar
kafa içi kafatası
kafadar hemfikir, meslektaş
kafadaş kafadar
kafası küflü gerici
kafatası kelle
kafes hapishane
kafeterya aşhane
kâffesi hepsi
kâfi bes, yeter
kafiye uyak
kâgir taş bina
kağan hakan
kâğıt pusula, tezkere
kâğıt torba kese kâğıdı
kağnı arabası kağnı
kağşamak ihtiyarlamak, oynamak, zayıflamak
kâh bazen
kâhı marul
kahır sıkıntı
kâhinlik kehanet
kahpe dönek, fahişe
kahpecik oynak
kahraman er, yiğit
kahramanlık hamasi
kahretmek ezmek
kahve parası bahşiş
kahvedan cezve
kahvedanlık cezve
kahvehane kahve
kahverengi kahveyi
kahveyi kahverengi
kaide düstur, kalça, kural, taban
kail olmak inanmak
kaime buyruk, ferman
kâinat dünya, evren, herkes
kak pestil
kaka çirkin
kakavan bilgisiz, budala
kakımak darılmak, kızmak, öfkelenmek, paylamak
kakınç öfke
kakırdak kıkırdak
kakırdamak kurumak, ölmek
kakırdık kıkırdak
kakmak itmek, vurmak
kaknem çirkin, huysuz, kuru, sıska
kâkül perçem
kal laf, lakırtı, söz
kala kalmış
kalaba kalabalık
kalabalık izdiham, kargaşa, ordu
kalas kaba, kereste, tir
kalay küfür
kalaycı sahtekâr
kalaycılık sahtekârlık
kalaylamak sövmek
kalben içten, yürekten
kalbi kırık üzgün
kalburüstü değerli, güzel, seçme
kalça kaide
kaldığında kala
kaldırıcı kriko
kaldırım seki
kaldırma tahammül
kaldırmak almak, aşırmak, atamak, çalmak, çekmek, feshetmek, katlanmak, lağvetmek, saklamak, sıyırmak, taşımak, tayin etmek, toplamak, yakışmak
kalem çeşit, tür, yazar
kalem açacağı kalemtıraş
kalem efendisi kâtip
kalem erbabı yazar
kalemtıraş kalemyonan
kalemyonan kalemtıraş
kalensöve yüksük
kalıcı sürekli, temelli
kalıç orak
kalık eksik, kalmış, noksan
kalımlı kalıcı, ölümsüz
kalımsız ölümlü
kalın başlık, dolgun, kesif, yoğun
kalın kafalı aptal, budala
kalıntı bulaşık, harabe, işaret, iz, tortu
kalıp biçim, durum, patron
kalıplı düzgün
kalıplı kıyafetli gösterişli
kalıt miras
kalıtım irsiyet, soya çekim, veraset
kalıtımsal irsî
kalite keyfiyet, nitelik
kalkınmak ilerlemek, inkişaf etmek
kalkışma isyan
kalkışmak başlamak, girişmek, yeltenmek
kalkmak başlamak, davranmak, girişmek, havalanmak, kabarmak, taşınmak, uçmak, yeltenmek
kallavi kocaman
kalleş inamsız, itibarsız
kalmak durmak, geçmek, konaklamak, konmak, oturmak, tutmak, yaşamak, yetinmek
kalmamak tükenmek
kalmış kala
kalorifer radyatör
kalorimetre ısıölçer
kalp duygu, gönül, hatır, his, sadır, sahte, sevgi, tembel, yürek
kalpak külah, papak
kalpsiz acımasız, merhametsiz
kaltaban şarlatan, yalancı
kam şaman
kâm dilek, mutluluk
kâm tat, zevk
kama hançer, takoz
kambur çıkıntı, dert, sıkıntı
kambur zambur kambur
kamelya japongülü
kamer ay
kamera sınalga
kameriye çardak
kamet boy, endam
kamga yonga
kamış kargı, saz
kâmil ağırbaşlı, mükemmel, olgun
kâmilen toptan
kamp düşerge
kampana çan
kampanacı düzenbaz, hilekâr, sahtekâr
kamplaşmak bölünmek
kamu bütün, halk, hep, içtimaiyet
kamu oyu içtimai rey
kamufle etmek gizlemek
kamuoyu efkârıumumiye
kamus sözlük
kamyon yük makinası
kamyonet pikap
kan soy
kan basıncı tansiyon
kanaat düşünce, inanç, kanı
kanaat etmek yetinmek
kanaatçil tutumlu
kanaatlendirici tatminkâr
kanaatlenme iktifa, tatmin
kanal arna, hat
kanalizasyon lağım, şebeke
kanamak depreşmek
kanara mezbaha
kanat kol, taraf, yan
kanayaklı çaresiz, kadın, yoksul, zavallı
kanca karmak
kancık dönek
kandal pranga
kandela mum
kandırıcı güzel
kandırma ikna
kandırmak aldatmak, ayarlamak
kanepe divan
kangal halka
kanı akıl, düşünce, inanç, kanaat
kanık tokgözlü
kanıklanmak yetinmek
kanıklık kanaat
kanıksamak alışmak, usanmak
kanış kanaat, kanı
kanıt delil, iz
kanıtlama ispat
kanıtlamak ispat etmek, ispatlamak
kani olmak inanmak, kanmak, yetinmek
kankırmızı üstün, yaman
kankızıl becerikli
kanlı katil
kanma kanaat
kanmak aldanmak, doymak, kani olmak, yetinmek, yutmak
kanmış kani
kantar kapan
kantarlamak sınamak
kantite nicelik
kanun yasa
kanun dışı yasa dışı
kanun maddesi bent, fıkra
kanuncu kanuni
kanuni yasal
kanunlar seçim
kanunsuz yasa dışı
kanunuesasi anayasa
kânunuevvel aralık
kânunusani ocak
kanunvericilik yasama
kaos kargaşa
kap cilt, kapak, örtü, yüz
kapak kap
kapalı bağlı, gizli, içe dönük, müphem, örtülü, saklı, zımni
kapama metres
kapamak hapsetmek, örtmek
kapan düzen, hile, kantar, tele
kapanca düzen, hile
kapanmak kesilmek
kapasite imkânlılık, kabiliyet, yetenek
kapatılmak kesilmek
kapatma metres, yama
kapatmak feshetmek, kapamak, kilitlemek, mühürlemek
kapçık kovan
kapela şapka
kapı zengi tokmak
kapılanma intisap
kapılmak düşmek
kapışmak kapmak
kapik köpek
kapital sermaye
kapkaççı alelade, üstünkörü
kapkaranlık zifiri
kaplam kapsam, şümul
kaplama istila, şümul
kaplamak almak, basmak, bastırmak, bürümek, dolmak, kuşatmak, örtmek, sarmak, tutmak, yürümek, yüzlemek
kaplan pars, pelenk
kaplaştırmak paketlemek
kaplıca ılıca
kaplumbağa tosbağa
kapmak geçmek, kıstırmak, koparmak, tutmak
kapsam boyut, ihata, şümul
kapsama şümul
kapsamak havi olmak, ihata etmek, ihtiva etmek, şamil olmak
kaptan efe
kaput bozuk, kötü
kapüşon başlık
kâr fayda, iş, kazanç, menfaat, meyve, ticaret, yarar
kar uçkunu çığ
kara esmer, iftira, kötü, leke, siyah, toprak
kara baht kara yazı
kara düzen karışık
kara pazar karaborsa
kara tahta levha, tahta, yazı tahtası
kara talih kara yazı
kara yer mezar
kara yüzlü günahkâr, suçlu
karabasan kabus, kâbus
karabaş rahip
karabat penguen
karaborsa kara pazar
karabulut sıkıntı
karaca esmer
karacı piyade asker
karacılık iftira, isnat
karadinmez içe dönük
karagül astragan
karahumma tifo
karakabak somurtkan
karakaçan eşek
karakarga kuzgun
karakol kol
karakolcu bekçi
karakoncolos hayalet, umacı
karakorku blöf
karakter ıra, mizaç, seciye, tabiat
karakterize etmek nitelemek
karakul karagül
karakulak haberci
karakutu sırdaş
karalama müsvedde
karaltı karartı, leke
karamak karalamak, kötülemek, lekelemek, yermek
karamal büyükbaş (hayvan)
karamsar kötümser, meyus
karanlık çirkin, karışık, sıkıntı, üzüntü, zifiri, zulmet
karar hüküm, rey, tartı, yargı
karar tutma istikrar
kararlama tahminen, tahminî, takribî
kararlaştırılmış muayyen
kararlaştırma tayin
kararlaştırmak kesmek, tayin etmek
kararlayarak kararlama
kararlı azimli, ölçülü
kararlılık istikrar
kararsız çekimser, değişken, karmakarışık, mütereddit, oynak
kararsız olmak bocalamak
kararsızlık tereddüt
karartı karaltı
karartmak yakmak
karasakız zift
karasinek cibin
karavaş kul
kardeş birader, küçük bacı, küçük kardeş
kardeş oğlu yeğen
kardeşlik beraberlik, birlik
kare murabba
kargaşa anarşi, fitne, kalabalık, mahşer
kargaşalık fesat, ihtilal
kargı kamış
kargıma lanet, telin
kargımak lanetlemek
kargış beddua, telin
kargışlı melun
kârgir kâgir
karı aile, avrat, bayan, eş, familya, harem, hayat yoldaşı, ihtiyar, kadın, yaşlı, zevce
karık ark
karıkmak bocalamak
karılmak karışmak
karımak ihtiyarlamak, kocamak, yaşlanmak
karın akıl, göbek, gönül, iç, kafa, mide, rahim, yürek
karındaş kardeş
karınmak çiftleşmek
karısı köylü kılıbık
karışık bozuk, bulaşık, çapraşık, dağınık, girift, jülide, karanlık, karma, katışık, kompleks, melez, muğlak, pis
karışıklık fesat, fitne, ihtilal, keşmekeş
karışma dahil, müdahale
karışmak akmak, bakmak, dolanmak, engellemek, ilişmek, katılmak, müdahale etmek
karıştırmak araştırmak, deşelemek, deşmek, dokunmak, harmanlamak, incelemek, karmak, katmak, kurcalamak, oynamak
karikatür taslak
karine belirti
karma karışık, katışık, yığma
karmak çengel, kanca, karıştırmak, olta
karmakarış karmakarışık
karmakarışık karmaşık, perişan
karmaşa kompleks
karmaşık karmakarışık, kompleks, mürekkep
karmaşıklık kompleks
karnabahar güllü kelem
karnabit karnabahar
karnaval şenlik
karnaval maskesi maskara
karşı alın, hakkında, huzur, için, karşıt, kat, muhalif, mukabil, nazır, ön, zıt
karşı durma direniş
karşı durmak direnmek, göğüslemek
karşılama istikbal, mukabele
karşılamak durdurmak, gitmek, önlemek
karşılaşdırmak kıyaslamak
karşılaşmak buluşmak, çatmak, görmek, rastlamak, rastlaşmak
karşılaştırma kıyas, mukayese
karşılaştırmak kıyaslamak, mukayese etmek, salıştırmak
karşılık cevap, ivaz, mukabele, ödenek, tahsisat, taviz, yanıt
karşılık olmak değmek, karşılamak
karşılıklı çapraz, zikzak
karşılıksız bedava, fahri
karşın rağmen
karşıt aksi, aykırı, karşı, zıt
karşıtlık tezat, zıddiyet
kart bayat, kartpostal, köhne
kartalmak yaşlanmak
kartbasan üçkâğıtçı
karton mukavva
kartpostal kart
kartvizit kart
karvansaray han
karye köy
kas adale
kasa sandık
kasaba belde, bucak
kasap hunhar
kasaphane mezbaha
kasavet kaygı, sıkıntı, tasa, üzüntü
kasavet etmek kaygılanmak
kâse çanak, piyale
kasem ant, yemin
kasılma kuruluş
kasınç kramp
kasıntı dikbaş, gurur, kurum, tekebbürlü
kasır köşk
kasıt amaç, istek, komplo, maksat
kaskatı acımasız
kasmak kısaltmak
kasten kasti, mahsus, taammüden
kasti kasten
kastor kunduz
kasvet gam, hüzün, keder
kaş set, uçurum
kaşalot aptal, budala
kaşe damga, mühür
kaşelemek mühürlemek
kâşı çini
kaşık düşmanı eş, kadın
kaşımak araştırmak, incelemek
kaşındırmak ısırmak, yemek
kaşınma uyuz
kâşif keşfeden
kaşkariko dolap, düzen, oyun, yalan
kaşkaval aptal, sersem
kaşkol atkı
kaşmer maskara, soytarı
kat bitirme, daire, defa, gömlek, huzur, karşı, kez, makam, mertebe, mevki, ön, tabaka, yamaç, yan
kat sayı emsal
katakulli düzen, oyun, tuzak
katalog fihrist, yayınevi
katar şimendifer, tren
katarakt perde
kategori grup
kategorik açık, kesin, kesinlikle
katetmek bölmek, kesmek
katı acımasız, berk
katı koyu, merhametsiz, misli, muhkem, pek, sert, sıkı
katı tıkız, zalim
katık ayran, edviyat, huriş, yoğurt
katıksız doğal, saf, tabii, tam, yavan
katılaşmak sertleşmek
katılım iştirak
katılımcı delege
katılma iltihak, iştirak
katılmak akmak, benimsemek, binmek, gelmek, girmek, karışmak, kavuşmak, uğunmak, üstelemek
katılmış ek
katışık harç, karışık, karma, melez
katışıksız arı, halis, has, saf, som
katışmak katılmak
kati kesin
kati somut
katil cani
katileşmek kesinleşmek
katiyen asla, kesinlikle
katiyetle kesinlikle
katkı yardım
katkısız saf, tam
katlama katmer, yufka
katlamak bükmek
katlanma devrim, tahammül
katlanmak çekmek, dözmek, götürmek, hazmetmek, kaldırmak, taşımak, yutmak
katletmek öldürmek
katliam kırgın
katma ilhak
katmak beslemek, karıştırmak, koymak, salmak, ulamak, vermek
katman kat, tabaka
katmer katlama
katmerleşmek artmak, çoğalmak
katmerli aşırı
katnav seyrüsefer, trafik
katolunmak kesilmek
katran zift
katre damla
kaval düdük, tef
kavara gürültü, patırtı, yel
kavat pezevenk
kavga cenk, hengâme, hırgür, hırıltı, savaş
kavga etmek çatışmak
kavgalı dargın
kavi dayanıklı, güçlü
kavil anlaşma, söz, sözleşme
kavilleşmek anlaşmak
kavim millet
kavkı kabuk
kavlıç fıtık
kavlükarar söz, sözleşme
kavram mazmun, mefhum
kavrama intikal
kavramak derk etmek, görmek, ihata etmek, okumak, tutmak
kavrayış ihata, ufuk, zihin
kavruk yanık
kavrulmuş kebap
kavşak ağız
kavun yemiş
kavun içi sarımtıl
kavurmak mahvetmek, yakmak, yok etmek
kavuşmak birleşmek, buluşmak, katılmak, ulaşmak, varmak
kavuştak nakarat
kavuşturmak dolamak
kavuşum içtima
kavzamak kavramak, korumak
kay etmek kusmak
kayaç kaya
kayağan kaypak
kayar pay
kayarlamak küfretmek, sövmek
kayarto melun
kaybedilmiş yitik
kaybetme yenilgi
kaybetmek yitirmek
kaybolma kayıp
kaybolmak yitirmek, yitmek
kaycı makas
kaydetmek söylemek, yazmak
kaydiyat sabıka
kaydolmak kabul olmak
kaygan kaypak, sürüşken, yalçın
kaygı dert, düşünce, efkâr, endişe, gaile, gam, merak, tasa, üzüntü
kaygılanmak düşünmek, meraklanmak
kaygılı meraklı
kayık sandal
kayın kayın ağacı
kayın ağacı kayın
kayınbaba kaynata
kayınbirader kayın
kayınpeder kaynata
kayınvalide kaynana
kayıp yitik
kayıplar zayiat
kayırıcı adam, arka, dayı, torpil
kayırma himmet, iltimas, koltuk
kayırmak gözetmek, himaye etmek, himayecilik etmek, kohumbazlık etmek
kayırtmak kesmek, makaslamak
kayısı erik
kayıt araç, eşya, not, şart, yiyecek
kayıtmak dönmek, geri dönmek
kayıtsız lakayıt
kaymak inmek, kurtulmak, sürüşmek
kaymakamlık ilçe
kaymış kaçık
kaynak asıl, bulak, göz, hazine, kaynama, kök, memba, menşe, pınar
kaynakça kaynaklar, kitabiyat
kaynaklar kaynakça
kaynama feveran, galeyan, kaynak
kaynamak artmak, coşmak, çoğalmak, iyileşmek, yoğunlaşmak
kaynar kaynak, pınar
kaynarca kaynak
kaynaşmak birleşmek, hareket etmek
kaynatmak konuşmak
kaypak dönek, itibarsız, kaygan
kayra ihsan, lütuf
kayran alan
kaytaban başıboş
kaytak dalkavuk, kuytu, yağcı
kaytarmak geri vermek, işten kaçmak
kayyum vasi
kaz budala
kaza ilçe, yargı
kazaen kazara
kazalı tehlikeli
kazamat cezaevi
kazanç çıkar, ekmek, hak, hasılat, kâr, para, yarar
kazançlı iyi
kazandırmak vermek
kazanılmak gelmek
kazanma isabet
kazanmak almak, çıkmak, galip gelmek, yenmek
kazanmış nail
kazara bilmeden, gözlenilmeden, rastgele, tesadüfen, yanlışlıkla
kazı hak
kazık direk, sopa
kazıklamak oymak
kazıl sicim
kazıma kürtaj
kazımak çıkarmak, temizlemek, yok etmek
kazma külünk
kazmak deşmek, oymak
kazulet kocaman
kebap yanık
kebir büyük, ulu, yaşlı
keçe çadır
keçi yolu patika
keder acı, bulut, dert, elem, gaile, hüzün, kasvet, sıkıntı, tasa, üzüntü, zehir
kederli acıklı
kedi göcen, pişik
kefalet zaminlik
kefaret diyet
kefenci zorba
kefil zamin
kefillik kefalet
keher doru
kehle bit
keke kekeme, pepe
kekeç kekeme
kekeme keke, peltek
kelam söz
kele boğa, tosun
kelek aptal, foya
kelem lahana
kelep çile, demet
kelepçe bilezik, el kandalı
kelepin ucu ip ucu
keleş cesur, çirkin, kel, kötü, yiğit
kelime lafız, lügat, söz, sözcük
kelimesi kelimesine tıpkı
kelimesiz sessiz
kelle baş, kafa, kafatası
kellesinden olmak ölmek
keloğlan hindi
kem eksik, noksan
keman yay
kembağal fakir, fukara, sefil, yoksul, züğürt
kement urgan
kemik mızrap, sümük
kemikli sıska
kemiksiz açık, kesin
kemirmek yemek
kemiyet nicelik
kemre gübre, tezek
kenar ağız, bucak, ibik, kıyı, taşra, yaka, yan
kenar etmek azletmek
kendi öz, özü, zat
kendi hâlinde sessiz
kendi kendine kendiliğinden
kendilik benlik
kendince için
kendir kenevir
kenef berbat, pis, tuvalet
kenetlemek bentlemek, bitiştirmek, kilitlemek
kenevir çetene, kendir
keniz cariye
kent köy, şehir
kentçi köylü
kentli köylü
kentlileşmiş medeni
kepaze değersiz, gülünç, rezil, utanmaz
kepazelik rezalet
kepenek pervane
kepenk pencere kapağı
kepez dağ
kepmek çökmek, yıkılmak
ker kudret, kuvvet, sadasız, sağır
kere defa, kez, sefer, yol
kerem asalet, lütuf
kerenti tırpan
kereste kalas
kerhane fahişehane
kerhen gönülsüz
kerih iğrenç
kerim asil, cömert, soylu
keriz aptal, çirkef, kumar, pislik
kerki keser
kermen hisar, kale
kerpiç tuğla
kerte basamak, derece, radde
kertik çentik
kertikli çentik
kertme çentik
kesafet çokluk
kesbetmek elde etmek, kazanmak
kese kestirme
kese kâğıdı kâğıt torba
kesek tezek
kesenek aidat
keser kerki
kesif kalın, sık, yoğun
kesik kısa
kesiksiz devamlı, sürekli, süreli
kesilme kat
kesilmek benzemek, dinmek, dönmek, durmak, ekşimek
kesilmeme devam
kesim anlaşma, bölge, bölüm, endam, kesit, kısım, parça, pazarlık
kesimevi mezbaha
kesin kati, kesinlikle, mutlak
kesinkes kesinlikle
kesinleşmek katileşmek
kesinlik katiyet
kesinlikle katiyen, kesin, keskinlikle, muhakkak, mutlak, mutlaka, nasıl, pekâlâ
kesinti fasıla, tutma, tutulma
kesintisiz durmadan, tam
kesir küsur
kesit kesim
keski tırnak
keskin acı, kırıcı, kuvvetli, sert, zampara
keskinlikle kesinlikle
kesme kat, kesin, lokum
kesmek ayırmak, azaltmak, biçmek, bölmek, dayandırmak, doğramak, durdurmak, gidermek, kararlaştırmak, kırpmak, kötülemek, parçalamak, susmak, yontmak
kesret çokluk
kestane şabalıt
kestirim tahmin
kestirme kese
kestirmece tahminî, yaklaşık
kestirmek sezmek
keş aptal, ayyaş, esrarkeş
keşfeden kâşif
keşfetmek bulmak
keşif tahmin
keşik nöbet, sıra
keşikçi bekçi
keşiş rahip
keşke bari
keşki keşke
keşşaf izci
ket engel
ketenpere dolandırıcılık
ketmen çapa
ketmenlemek çapalamak
kevgir sarkaç, süzgeç
keyfi özbaşına
keyfiyet durum, kalite, nitelik, sıfat
keyfiyetsiz derme çatma, hakir
keyif afiyet, esrar, hatır, hava, heves, huzur, istek, rahat, sağlık, zevk
keyifli neşeli
keyifsiz durgun, rahatsız
kez defa, el, kat, kere, nöbet, öğün, sefer, su, yol
kıç ayak, bacak, dip, küfe
kıçkırmak ekşimek
kıfıllamak kilitlemek
kıkırdak kıkırdak
kıkırdamak ölmek
kıl kuyruk çelimsiz, zayıf, züğürt
kıl payı neredeyse
kılavuz mürşit, öncü, rehber
kılavuz gemisi kılavuz
kılavuz kaptan kılavuz
kılavuzluk delalet
kılbaz dalkavuk
kılçıklı çapraşık, karışık
kılga makine
kılgılı kullanışlı, uygulamalı
kılgısal uygulamalı
kılıbık avratağız
kılıç tığ
kılıf gömlek
kılık eşkâl
kılıklamak oyalamak
kılıklı güzel, temiz
kılıksız süfli
kılkapan kehribar
kılkoparan kehribar
kılmak etmek, yapmak
kılsız kelek
kılükal dedikodu, söylenti
kımıldamak debelenmek, deprenmek, kımıldanmak, kıpırdamak, oynamak, sallanmak
kımıldamayan sakin
kımıldanmak deprenmek, kımıldamak
kımıldatma tahrik
kımıldayan oynak
kınamak ayıplamak
kınnap sicim
kıpır kıpır hamarat
kıpırdak canlı
kıpırdamak kımıldamak
kıpırdanmak kıpırdamak
kıpkızıl aşırı, koyu
kıpmak kırpmak
kıpramak kıpırdamak
kır beyaz, çal
kır sahra
kır yazı
kır sakız olmak sırnaşmak
kır vermek kırıtmak
kıraat okuma
kıraat etmek okumak
kıraathane kahve
kırağı jale
kırak kıyı
kıran afet, bayır, çevre, kenar, kıyı, tepe, uç
kırat değer, düzey, nitelik, seviye
kıray asi, delikanlı, genç
kırba matara
kırcı dolu
kırçıllanmak ağarmak
kırgavul sülün
kırgın incik, incimiş, katliam
kırıcı acı, ağır, keskin
kırıcı olmak sertleşmek
kırık kırıntı, melez, üzgün
kırık dökük çürük, değersiz, eski
kırıklamak ufalamak
kırılan alıngan
kırılmak alınmak, azalmak, darılmak, gücenmek, içerlemek, incimek, incinmek, sınmak, yatışmak
kırım katliam
kırınmak oynamak
kırıntı kırık
kırışmak öldürmek, paylaşmak, yok etmek
kırıştırmak oynaşmak
kırıtma cilve, işve
kırıtmak gamze etmek, kır vermek, naz etmek
kırkmak kırpmak
kırma melez
kırmak delmek, haklamak, incitmek, kaçmak, sındırmak, uzaklaşmak, yaralamak, yok etmek
kırmızı al, kızıl
kırmızılaşmak kızarmak
kırnak cariye, çevik, güzel, titiz
kırpıntı kesinti
kırpma makas
kırpmak kesmek, kırkmak
kırtasiyecilik bürokrasi
kısa kesik
kısaboy bodur
kısaca hülasa, kısa
kısacası hasılı, velhasıl
kısaltarak kısa
kısaltım taksir
kısaltma taksir
kısaltmak almak, budamak, kasmak, özetlemek
kısık ağır
kısım bölüm, fasıl, hizip, kesim, kol
kısır çorak, yararsız, yoz
kısıtlamak mahdutlaştırmak, sınırlamak
kısıtlanmış kısıtlı
kısıtlı mahdut
kıskançlık haset
kıskançlık etmek kıskanmak
kıskanmak imrenmek
kıskı kama, takoz
kıskıvrak berk, muhkem
kısma kısıntı, taksir
kısmak azaltmak, büzmek, ezmek
kısmet kader, nasip, şans, talih
kısmık cimri
kıssa hikaye, veciz
kıssalar kısas
kıstak dil
kıstas miyar, ölçüt
kıstırmak kapmak
kışır kabuk
kışkırtma tahrik
kışkırtmak fitnekârlık etmek, körüklemek, tahrik etmek
kıta parça, tane
kıtal savaş
kıtır yalan
kıtipiyoz bayağı, değersiz, kötü
kıtlamak incitmek, ısırmak
kıtlık kesat
kıvanç güvenç, iftihar, övünç, sevinç
kıvançla memnuniyetle
kıvançlanmak övünmek
kıvançlı memnun, mutlu
kıvanma iftihar
kıvcı mühendis
kıvılcım alev
kıvırcık cingelek
kıvırcık koyun kıvırcık
kıvırcık marul kıvırcık
kıvırmak burmak, bükmek, sapmak
kıvracık hamarat
kıvrak aceleci, canlı, güzel, şık, yakışıklı
kıvrantı sıkıntı
kıvrılmak dönmek, katlanmak, kırılmak, sapmak
kıvrım ayrım, büklüm, dönemeç, lüle
kıvrıntı dönemeç, kıvrım
kıya cinayet
kıyacı cani
kıyafet giyim, giysi
kıyak gaddar, mükemmel, zalim
kıyam etmek ayaklanmak, başkaldırmak
kıyamet afet
kıyamet günü kıyamet
kıyas karşılaştırma, mukayese
kıyasıya korkunç, müthiş
kıyasla nazaran
kıyaslama mukayese
kıyaslamak karşılaştırmak, mukayese etmek, salıştırmak
kıygı haksızlık, zulüm
kıygın mağdur
kıygınlık mağduriyet
kıyı kenar, kırak, sahil, yaka
kıyıcı gaddar
kıyık çuvaldız
kıyın zulüm
kıymak zulmetmek
kıymet değer, kadir, not, paha
kıymetiharbiye değer, önem
kıymetlendirmek değerlendirmek
kıymetli değerli
kıymetsiz değersiz
kıymettar değerli
kıytırık basit, bayağı, değersiz
kız kardeş bacı, hemşire, simil
kızamık kızılca
kızanak domates
kızarmış kebap
kızdırma ateş
kızdırmak ısıtmak
kızgın bozuk, hırslı, sert
kızgınlık gazap, hiddet, hırs, hışım, öfke
kızıl al, altın, kırmızı, kızılca
kızılca kızamık, kızıl
kızılgül gül
kızılkuş doğan
kızıllık düzgün, pudra
kızışık kızgın
kızışmak artmak, hızlanmak
kızıştırmak körüklemek, pompalamak
kızmak asabileşmek, gazaplanmak, hiddetlenmek, öfkelenmek, sinirlenmek
kızoğlan bakire
kızoğlankız bakire
ki kim
kibar değerli, efendi, seçkin, soylu, zengin
kibarlaşmak incelmek
kibarlık incelik
kibir benlik, böbür, burun, gurur
kibirlenme tekebbür
kibrit alışkan, kükürt
kibritçi cimri
kifayet iktidar, liyakat
kifayet etmek elvermek, yetmek
kifayetlenme iktifa
kifayetlenmek yetinmek
kifayetli yeterli
kifayetsiz yetersiz
kik futa
kile ölçek
kiler ambar
kilim sergi
kilitlemek kenetlemek, kıfıllamak
kilitsiz küreksiz açık
kiliz saz
kilo geli
kilogram kilo
kilolu ağır, şişman
kilometre çağrım
kim ki
kimesne kimse
kimi bazen, bazı, bazısı, birtakım, kimisi
kimisi bazısı, kimi
kimlik çehre, etiket, hüviyet, şahsi vesika, üzeri
kimlik belgesi kimlik
kimlik kartı kimlik
kimse sima
kimsesiz fakir, gariban, garip, öksüz
kin garaz, hınç
kinaye ima
kinci kindar
kindar kinli
kindik göbek
kinli kindar
kip dayanıklı, kalıp, örnek, sağlam
kir çirk, leke, pasak, pislik
kir şaibe
kira icare
kiralamak icareye vermek
kirlenmek batmak
kirletmek batırmak, becermek, lekelemek, pislemek
kirli bulaşık, murdar, pasaklı, pis
kirli kartopu kuyruklu yıldız
kirlilik pislik
kirmen
kirşan pudra
kişi can, er, erkek, eş, insan, isim, koca, nefer, nüfus, şahıs, şahsiyet, zat
kişiler zevat
kişileştirme teşhis
kişilik benlik, şahsiyet
kişioğlu insan, insanoğlu
kişisel şahsi
kişiselleştirmek bağlamak
kişizade soylu
kişmiri çekici, esmer
kit macun
kitabe yazıt
kitabevi kütüphane
kitabiyat kaynakça
kitap eser, yapıt
kitapça broşür
kitapçık risale
kitaplık kütüphane
kitapsız zalim
kitle kütle, yığın
klakson korna
klan boy
klas sınıf
klasik alışılmış
klasman küme, tasnif
klik hizip
klon kopya
koca adam, ağa, bey, büyük, efendi, er, erkek, eş, geniş, ihtiyar, iri, kişi, kocaman, moruk, pir, ulu, yaşlı, yüksek, zevç
kocabaş büyükbaş
kocabaşı muhtar
kocakarı anne
kocalar evi huzurevi
kocalmak kocamak, yaşlanmak
kocamak ihtiyarlamak, yaşlanmak
kocaman büyük, hantal, iri, koca
kocaoğlan ayı
koçak cömert, yürekli
koçaklama savaş
koçan özek
koçmak kucaklamak
koçu kabadayı
kod harf
kodak aile, odbaşı
kodaman büyük
kodes cezaevi
kof içi boş, mazmunsuz
kofa saz
kofluk ahmaklık, bilgisizlik, güçsüzlük
koğuş kovuk
kohum akraba, hısım
kohumbazlık iltimas
kohumbazlık etmek kayırmak
koklamak kokmak
koklaşmak kokuşmak
kokmak koklamak, kokuşmak
kokmuş değersiz, miskin, tembel
kokoroz mısır
kokoz züğürt
kokteyl karışım
koku belirti, işaret, ıtır
koku alma organı burun
kokuşma tefessüh
kokuşmak kokmak
kol bölüm, branş, dal, destek, dizi, düzen, grup, kanat, karakol, kısım, şube, tutacak
kolay asan, basit, hafif
kolayca kolay
kolaylık kolay
kolaylıkla çabucak, rahat
kolcu muhafız
kolektif ortaklaşa
kolera veba
kollamak gözetmek, gözlemek, himaye etmek, korumak
kollayan muhafız
kolon sütun
koloni sömürge
kolpo dalavere
koltuk destek, makam, sandalye
koltuklamak pohpohlamak
kolye boyunbağı
kom çiftlik
kombinasyon tertip
kombine toplu
kombinezon gömlek
komedi güldürü
komedya komedi
komik gülünç, mezeli
komisyoncu simsar
kompetan uzman
komple dolu, mükemmel, tam, tamamen
kompleks karışık, karmaşık, mürekkep
komplike karmaşık
komplo düzen, kasıt, suikast, tertip, tuzak
kompozit karma
kompozitör bestekâr
komprime hap
kompüter bilgisayar
komşu bitişik
komut emir
komut vermek emir vermek
komutan bey
komünikasyon alaka, iletişim, rabıta, ünsiyet
komünist kızıl
komütatör anahtar
konak menzil, merhale, misafir
konakçı konak, mihmanhane, otel
konaklamak dincelmek, gecelemek, inmek, kalmak
konar göçer göçeri
kondisyon durum, şart
kondu gecekondu
kondüktör beletçi
konferans konuşma
konferansçı hatip
konfirme etmek onaylamak
konfor rahatlık
kongre kurultay
konkre somut
konkur yarış, yarışma
konmak kalmak, konulmak, koyulmak, salınmak
konsantre yoğun
konsantre olmak yoğunlaşmak
konsept düzen, görüş, kavram, tarz
konservatör tutucu
konsey kurul, şura
konson ünsüz
konsonant ünsüz
konstitüsyon anayasa
konstrüksiyon yapı
konsulto konsültasyon
kont derebeyi
kontak bağlantı, ilgi, temas
kontak lens lens
kontekst çevre
kontra aksi, karşı, karşıt
kontrast karşıt, tezat
kontrat bağlaşma, mukavele, sözleşme
kontrol denetçi, denetim, muayene, nezaret, yoklama
kontrol etmek denetlemek, ölçmek
kontrolcü denetçi
kontrolör denetçi, kontrol
konu bahis, husus, iş, laf, mevzu, sayfa, sermaye
konu olmak geçmek
konuk mesken, misafir
konuk olmak konmak
konukçu mihmandar
konukevi misafirhane
konuksever misafirperver
konulmak konmak
konum durum, vaziyet, yer
konusunda dair
konuş konum
konuşamayan dilsiz
konuşkan danışkan
konuşma görüşme, konferans, laf, musahabe, müzakere, nutuk, sanat, sohbet
konuşmacı hatip
konuşmak bahsetmek, danışmak
konuşmama sükût
konut ev, hane, ikametgâh, menzil, mesken, yurt
konvansiyon anlaşma
konvoy kafile
koordinasyon alakalandırılma, alakalandırma
koparmak almak, kapmak
kopça çapraz
kopmak çıkmak, kurtulmak
kopuk serseri
kopya nüsha, suret, yüz
kor dert, sıkıntı, üzüntü
koridor aralık, dehliz, gezinti
korkak ödlek
korkakça korkak
korkmadan pervasız
korkmak utanmak, ürpermek, yılmak
korkmama yürek
korku çekinmek, endişe, tehlike, vahşet
korkulmak korkmak
korkulu ağır, kritik, netameli, tehlikeli, vahim
korkunç güçlü, müthiş
korkusuz pervasız, yürekli
korkusuzluk yürek
korkutan korkulu
korluk mangal
korna sinyal
korna çalmak sinyal vermek
korner köşe
korse lastik
korte flört
kortej alay, maiyet
korteks kabuk
koru meşecik
korucu meşebeyi
koruma himaye, muhafaza, müdafaa
korumacılık himayecilik
korumak bakmak, beklemek, esirgemek, gözetmek, gözlemek, himaye etmek, kollamak, müdafaa etmek, sakınmak, saklamak, savunmak
korunan mahfuz
koruncak mahfaza
korunmak sakınmak, sığınmak
korunmuş mahfuz
korunum muhafaza
koruyan hafız
koruyucu hami, kalkan, muhafız
koruyuculuk himaye
koskoca muazzam
koskocaman büyük, geniş, muazzam
kostak kabadayı, kibar, yakışıklı, yiğit, yürekli, zarif
koşa çift, eş, ikiz
koşam avuç
koşma ek
koşmak eklemek, izlemek, kaçmak, kovalamak, yüğürmek
koşturmak çabalamak, uğraşmak
koşu koşun
koşuk koşma, şiir, türkü
koşul şart
koşullar şerait
koşulma iltihak
koşum takımı koşum
koşun koşu, ordu, saf, yarış
koşuntu tayfa
koşuşturmak koşmak
koşut paralel
kota had, norma
kotarmak boşaltmak, hazırlamak
kotlamak şifrelemek
kotlet pirzola
kotur uyuz
kov gıybet
kovalamak izlemek, koşmak, kovmak, takip etmek
kovan arı peteği, arı teknesi, yayık
kovcu gammaz
kovculuklar tezvirat
kovlamak gammazlamak, kötülemek
kovmak atmak, defetmek, gözetmek, kovalamak, savmak, sepetlemek, süpürmek
kovuk koğuş, oyuk
kovuşturma istintak, takibat, takip
kovuşturmak takip etmek
kovuşturulma takip
koyak vadi
koygun acıklı, dokunaklı
koymak almak, atmak, ayırmak, bırakmak, çekmek, dokunmak, eklemek, etkilemek, katmak, salmak, terk etmek, vazetmek, vurmak, yakınmak
koyu derin, katı, tok, yoğun
koyulaşmak koyulmak
koyulaştırma teksif
koyulmak başlamak, çıkmak, girişmek, konmak
koyun kucak
koyun bakışlı budala, şaşkın
koyun dede aptal
koyuntu keder, sıkıntı, üzüntü
koyuverme mola
koyuvermek koymak, salmak
koz ceviz
koza barama, kozalak
kozak kozalak
kozalak koza, şiş
kozgalan isyan, başkaldırı
kozmos evren
köçek rakkas, rakkase
köhne çağ dışı, kart
köhneleşmek küflenmek
kök asıl, cins, dip, esas, havuç, kaynak, köken, nesep, sap, şişman, temel, üs
kök salmış oturmuş
kökelen semiz
kökelmek şişmanlamak
köken asıl, kök, menşe, soy
kökeninden esasen
kökenli asıllı
kökertmek köklemek
köklemek ayarlamak
köklenme ayar
kökler usul
kökleşme teessüs
kökleşmek oturmak
köklü kökten
kökten temelden
kökten sürme soylu
kökünü kesme imha
köle bende, esir, kul
kölelik esaret
kömek muzaheret, torpil, yardım
kömek etmek desteklemek
kömekçi yamak
kömüş manda
köndelen yanlama
köpek it
köpürme feveran
köpürmek sinirlenmek
köpyak ehram, piramit
kör âmâ, görme engelli, kötü
kör körane gözü kapalı
kör sıçan köstebek
körlemeden bilmeden
körlük frengi
körpe genç, güzel, hoş
körüklemek kışkırtmak, pompalamak, tahrik etmek
kösele gön
kösele suratlı utanmaz
kösnü şehvet
kösnümek kızmak
köstek bukağı, cidar, engel
kösteklemek bukağılamak, engellemek
köşe bucak, çene, ibik, künç
köşe yazısı fıkra
köşk kulübe
kötek baston, dayak, sopa
kötü acı, aşağı, aşırı, berbat, çok, döküntü, duman, fena, ibret, kaba, kaput, kara, kör, melun, nadan, nahoş, pis, sıfır, şer, tehlikeli, yaman, yaş
kötüleme gıybet, jurnal
kötülemek gammazlamak, kesmek, pislemek, yamanlamak
kötülük şer
kötümser bedbin, bozuk, karamsar, pesimist
kötürüm oturak
köy kent
köy muhtarı muhtar
köy yeri köy
köydeş köylü
köylü kaba, kentçi, kentli
köylük yer köy
kredi borç, güven, itibar, para, saygınlık
kredili güvenilir, itibarlı
kredisiz itibarsız
kristal billur
kriter ölçüt
kritik ciddi, eleştiri, korkulu, nazik
kritik etmek araştırmak, eleştirmek, incelemek
kriz buhran, bunalım
kubat kaba
kucak iç, koyun, ocak, ortam
kucaklamak kuşatmak, sarılmak, sarmak
kuda dünür
kudret güç, iktidar, ker, yetenek
kudret hamamı ılıca
kudretli güçlü, kadir, üstün
kudretten yaradılıştan
kudurganlık azgınlık
kudurmak öfkelenmek
kuduruk saldırgan
kuduz olmak kudurmak
kûhi ıssız
kukla gelin
kul bende, köle
kulaklı kazan
kuldur çapulcu, eşkıya, harami, haydut, şaki
kuldur destesi çete, şebeke
kuldurbaşı elebaşı
kullanılır olmak yaramak, yerleşmek
kullanılmamak ölmek
kullanılmamış sıfır
kullanımda olmak geçmek
kullanıvermek kullanmak
kullanmak almak, değerlendirmek, dökmek, giymek, harcamak, içmek, istismar etmek, işletmek, sarf etmek, sömürmek, takmak, tutmak, yönetmek
kulluk karakol
kullukçu uşak
kulp bahane
kuluduk çılgın, deli
kulumak bozulmak, çıldırmak, delirmek
kulübe köşk
kulüp pakt
kuma eş, günü, ortak
kumanda etmek yönetmek
kumandan komutan
kumanya azık
kumar oyun
kumarbaz üçkâğıtçı
kumarcı kumarbaz
kumarhane dükkân
kumbara gülle
kumbaşı kumsal
kumkuma çömlek
kumlu kumsal
kumluk çöl, kumsal
kumpas düzen, hile
kumpir patates
kumsal plaj, sahil
kundak dipçik, fesat, fitne
kundaklamak aldatmak
kupa yürek
kupür kesik
kur düzey
kurada cılız
kural kaide, nizam
kural dışı müstesna
kuram nazariye
kuramsal nazari
kurander cereyan
kuraştırma kurgu
kurbağa adam dalgıç
kurcalamak deşmek, eşelemek, karıştırmak
kurgan höyük
kurgu anahtar, çatı, kuraştırma, montaj, spekülasyon
kurma inşa
kurmak düşünmek, hazırlamak, sağlamak, tasarlamak, yapmak
kurnaz açıkgöz, cambaz, çakal, kurt, uyanık
kurs çörek
kursak boğaz
kurşun gülle, mermi
kurşunlamak güllelemek, vurmak
kurt canavar, kurnaz
kurtarıcı halaskâr
kurtarmak bitmek, halas etmek, idare etmek, tüketmek
kurtluca meşecik
kurtulma firar
kurtulmak boşanmak, geçiştirmek, halas olmak, kaymak, kopmak
kurtulmalık fidye
kurtuluş halas, selamet
kuru çelimsiz, çıplak, iskelet, sıska, zayıf
kurul heyet, konsey
kurulaşmak yozlaşmak
kurulma teşekkül
kurulmak böbürlenmek, yerleşmek
kurulu oturmuş
kuruluş bünye, idare, kurum, müessese, tesis, teşkilat, üretim, yapı
kuruluşlar bütünü kompleks
kurum cemiyyet, çalım, gösteriş, gurur, is, kasıntı, kuruluş, müessese, tekebbür
kurumak sertleşmek, zayıflamak
kurumlu mağrur
kurun çağ
kuruntu evham, fikir, kuşku, şüphe, vehim, vesvese
kurup takma montaj
kurusıkı blöf, korku
kurutmak yok etmek
kuruyasıca kötü
kuskunsuz derbeder, perişan
kusmak boşaltmak, reddetmek
kusur arıza, ayıp, hata, kabahat, noksan, özür, pürüz, şaibe
kusurlar taksirat
kusurlu eksik, yarım yamalak
kusursuz düzgün, harika, mükemmel, tam
kuş beyinli aptal
kuşak göbek, jenerasyon, nesil
kuşanmak takmak
kuşatan sapan
kuşatma abluka, ihata, muhasara
kuşatmak çevirmek, ihata etmek, kaplamak, kucaklamak, muhasara etmek, sarmak
kuşku endişe, evham, kuruntu, narahatlık, şüphe
kuşkulanmak huylanmak, pirelenmek, şüphelenmek
kuşkusuz elbette, malum, şüphesiz, zahir
kut bereket, mutluluk
kutlama tebrik
kutlamak kutlulamak, tebrik etmek
kutlu hoşbaht, mübarek
kutlulamak kutlamak
kutsal mukaddes, mübarek
kutsallaştırmak kutsamak
kutsama takdis
kutsi kutsal
kutsuz kötü, zavallı
Kutup Yıldızı Demir Kazık
kutur çap
kuvertür örtü
kuvve düşünce, niyet
kuvvet bilek, cebir, fer, güç, hâl, ker, mecal, nüfuz, şiddet, takat, zor
kuvvetlendirme takviye
kuvvetleştirme tekit
kuvvetli demir, güçlü, keskin, saygın, üstelik, üstün
kuvvetlice kuvvetli
kuvvetsizlik güçsüzlük
kuyan tavşan
kuyruklu akrep
kuytu halvet, siper, tenha
kuyu anası öcü, umacı
kuyumcu zerger
kuzey şimal, yıldız
kuzguni kara
kuzuluk ağıl
küçe sokak
küçük bayağı, değersiz, enik, ıvır zıvır, ufak
küçük abdest idrar
küçük bacı kardeş
küçük çay dere
küçük dil dilcek
küçük kardeş kardeş
küçülmek daralmak, ufalmak
küçümencik küçücük, küçük
küçümseme alay
küf pas
küf atmak küflenmek
küfe kıç
küflenmek küf atmak
küflü köhne
küfretmek okumak, sıvamak, sövmek
küfür kalay, sövüş
küfürbaz sövüşçül
kükremek aslan, bağırmak, deniz, şahlanmak, taşmak
kükürt kibrit
kül bütün, tüm
kül etmek kavurmak, yakmak
kül rengi gri
külah hile, kalpak, oyun, papak
küldöken eş, kadın
külfet sıkıntı
külhanbeyi başıboş, kabadayı, serseri
külhani kabadayı, serseri
küllenmek unutulmak, yadırgamak
külliyen tamamen, tamamıyla
külliyet bolluk, çokluk
küllük tabla
külot don
kült din
külte demet, külçe
kültür ekin, irfan, medeniyet, tarım
kültürel medeni
kültürfizik jimnastik
kültürlü aydın
kültürsüz ilkel
külünk çapa, kazma
külüstür eski
kümbet kubbe
küme grup, kütle, öbek, takım, tomar, topa, yığın
kümelemek yığmak
kümelenmek topalaşmak, yığılmak
kümes in
künç köşe
künde düzen, hile, köstek, oyun, tuzak
künh kök, öz
küp sarhoş
küp şeker kesme şeker
küpe sırga
küplü ayyaş
küre dünya, yeryüzü
küre kuşağı kuşak
kürecik bilye
küreken damat, enişte, güvey
kürevi toparlak
kürk gocuk
kürsü bölüm, sandalye
kürtaj uşak saldırma, uşak salma
kürtün palan
kürü havyar
küs dargın
küseğen çıtkırıldım
küskün dargın
küsmek darılmak
küsmüş küs
küstahça küstah
küşade açık
küşat açma
küşayiş açıklık
küşüm kaygı, kuşku
küşümlenmek kaygılanmak, kuşkulanmak
kütle cemaat, küme, yığın
kütük demir kütük