Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Kelimeler Sözlüğü |L|
lacerem elbette
laçın laçın
laçka harap
laçkalaşmak bozulmak
laf bahis, dedikodu, konu, konuşma, lakırtı, mevzu, söz
laf anlamaz kaba
laf cambazlığı demagoji
lafazan geveze
lafçı geveze
lafız kelime, söz
laflamak konuşmak
lağ alay
lağa koymak eğlenmek
lagar çelimsiz, zayıf
lağım kanalizasyon
lağım döşemi kanalizasyon
lağlağıcı şaklaban
lağvetmek feshetmek, ilga, kaldırmak
lahana kelem
lahana sarması sarma
lahika ek
lahut kutsal
lahza an, göz kırpımı
lahzada çabucak
lain melun
lakap müstear
lakayıt hoyrat, ihmalkâr, vurdum duymaz
lakayıtlık ihmal
lakin ama, fakat
lakırdı söz
lakırtı dedikodu, ıvır zıvır, laf, söz
lakırtı ebesi geveze
lakırtı etmek konuşmak
lakırtı kavafı geveze
lakırtıcı geveze, konuşkan
lakonik veciz
lal dilsiz
lala daye
lale gelincik
lalettayin gelişigüzel, rastgele, sıradan
lalüebkem dilsiz
lama deve
lamba çıra
lamba karpuzu karpuz
lambacık ampul
lanet beddua
lanet etmek lanetlemek
lanetleme telin
lanetli melun
lanse etmek meşhur etmek, tariflemek
larp ansızın
larpadak ansızın
laşe leş
laso kement
lastik korse
latif leziz
latifçe hoş, latif
latife fıkra, şaka
latilokum lokum
lavabo ayakyolu, hela, musluk, tuvalet, yüznumara
lavta ebe
layemut ölümsüz
layiha proje, tasarı
layık müstahak, şayan
layık bilmek tenezzül etmek
layık görmek tenezzül etmek
lazım geçişsiz, gerek, gerekli, lüzumlu
lazım olmak gerekmek
lazıme gerekçe
lazımlık ördek
lazut mısır
leçek başörtüsü
legal yasal
leğen havsala
lehim yapmak lehimlemek
lehimlemek lehim yapmak
lehtar taraftar
leke kara, karaltı, kir, pis, şaibe
lekelenmek kirlenmek
lekeli humma tifüs
lektör okutman
lenger çapa
lengimek tavsamak
lengitmek savsaklamak
lengüistik dil bilimi
lenk mıymıntı
lens mercek
lento boyunduruk
leopar böbür, pars
lep dudak, kenar
lepirci izci
lerze titreme
leşker asker, ordu
letafet incelik, letafet, yumuşaklık
levber çapa
levent uzun
levha kara tahta, resim
leylaç üçkâğıtçı
leyli yatılı
leziz güzel, hoş, latif, zevkli
lezzet haz, tat, zevk
lezzet almak hazzetmek
lezzetli leziz
libas giysi
lider önder, reis, şef
liet şarkı
lif tel
lig küme
likidasyon tasfiye
likit nakit, sıvı
limanlamak sakinleşmek, yatışmak
lime parça
lime lime cırık cındır, parça parça
limit sınır, son had
limonluk merdiven
linet ishal
linolyum muşamba
lira teklik
liralık lira
lisan dil
lisaniyat dil bilimi
lisans ali tahsil
lisans belgesi diploma, şahadetname
lise idadi
liste cetvel, siyahe
literatür edebiyat, kaynak
liva sancak
liyakat kifayet, uygunluk
loda demet, küme, yığın
lodos güney
lodosluk güney
lojik mantık, mantıklı
lojman devlet evi
loka çalım, gurur
lokal yerel
lokalanmak böbürlenmek, övünmek
lokalize etmek sınırlamak
lokalık fiyaka
lokanta aşçı, aşhane, restoran
lokma yemek
lokma tatlısı lokma
lot tutam
lügat kelime, söz, sözcük, sözlük
lüks aşırı, fazla, gösteriş, gösterişli, şatafat
lüle kıvrım, namlu
lünet gözlük
lup büyüteç
lütfetmek bağışlamak, söylemek, vermek
lütfeylemek lütfetmek
lütuf ihsan, nimet, yardım
lütufkâr kibar
lüzuci yapışkan
lüzum gerek, hacet, icap
lüzumlu gerek, gerekli, lazım
lüzumsuz gereksiz