Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Kelimeler Sözlüğü |P|
pabuç ayakkabı
paçarız çapraz
paçavra cındır, çaput, eski
paçoz fahişe
padişah hükümdar, sultan
pafta leke
paha değer, eder, fiyat, kıymet
pahal ağır, aksi, hantal, ters
pahalanmak pahalılaşmak
pahalılanmak pahalanmak
pahalılaşmak pahalanmak
pak temiz, veli
paket bağlama
paket etmek paketlemek
paketlemek kaplaştırmak, yakalamak, yığıp bağlamak
pakt anlaşma, antlaşma
palamut sivri
palan semer
palas kolay, rahat
palas pandıras telesik
palavra balon, yalan danışma
palazlanmak büyümek, gelişmek, varlanmak
palazlaşmak büyümek, gelişmek
palet tırtıl
paltar elbise, giyecek, giysi
palyaço oyunbaz, telhek
palyatif geçici
pancar pancar
pandül sarkaç
pansuman sargı, sarık
panter pars
pantolon şalvar
panzehir tiryak
papağan dudukuşu
papak kalpak, külah
papatya çobanyastığı
papaz peder
para kazanç, kredi, nakit, pul, vakıf, varlık
para cüzdanı çarık
paradigma dizi, örnek
paradoks çelişki
parafin beyaz
paragraf fıkra
paralamak parçalamak
paralanmak didinmek
paralel enlem
paralıca zengin
parametre değişken
paramparça hurdahaş, parça parça
paramparça olmak kırılmak
parantez ayraç
parasal mali
parasız bedava, hasta, yoksul
paravan örtü, perde
paravana paravan
parça devam, kesim, kıta, tane
parça parça lime lime, paramparça
parça pürçük az
parçacık kırıntı
parçalama bölme
parçalamak bölmek, kesmek, paralamak, sındırmak
parçalanmak didinmek, sınmak
parçalanmamış bütün
parçalanmış yırtık
pardon affedin, bağışlayın
pare adet, kısım, parça, tane
parıldamak gelişmek, ışıldamak, parlamak, yanmak, yükselmek
parıltı nur, şaşaa, şimşek
parıltılı ışıl ışıl
parke parke taşı
parke taşı seki taşı
parlaklık cila, fer, şaşaa
parlama feveran
parlamak parıldamak, şahlanmak, şıkırdamak, yanmak
parlamaz olmak sönmek
parlamenter milletvekili
parlayan ışıldak, parlak
parmaklamak dürtmek
pars kaplan, leopar, pelenk
parsellemek paylaşmak
partal yalan
parti kazanç, kısım, vurgun
partner eş, ortak
pas küf
pasaj parça
pasak kir
pasaklı kirli
pasif çekingen, durgun, edilgen, tepkisiz
paslı üzgün
paspas ayaksilen, silecek
pasta rulo
paşa ağırbaşlı, uslu
pat yassı
patadak ansızın
patak dayak, kötek
pataklamak döyeçlemek
patavatsızlık gaf
patetik dokunaklı
patırtı gürültü, hengâme, şamata
patika çığır
patlak yırtık
patlamak yeşermek
patlatılmak atılmak
patolojik bozulmuş
patron kalıp
patronaj yönetim
pattadak ansızın
pay hak, hisse, üleş
pay etmek bölüşmek, paylaşmak, üleşmek
payan nihayet, son, sonuç
payanda dayak, destek
payansız sonsuz
paycı hissedar
paydaş hissedar
paydaşlık iştirak
paydos teneffüs
paye aşama, derece, rütbe
payitaht başkent, başşehir
payiz güz, sonbahar
payizbülbülü saka
payizde güzün
payize kalmak ikmale kalmak
paykamak anlamak, bilmek, düşünmek, hissetmek, sezmek, ukmak
paylamak acılamak, azarlamak, darılmak, tanlamak
paylaşmak benimsemek, kırışmak, onaylamak, üleşmek
pazar alışveriş, piyasa
pazarlık kesim
pazarlık etmek kırışmak
peçe giz, nikap, sır
peçelemek gizlemek
peçete peşkir
peder ata, baba, papaz
pehpehlemek pohpohlamak
pejmürde dağınık, perişan, yırtık
pek çok, dayanıklı, katı, sağlam, sert
pek iyi âlâ
pekâlâ elbette, kesinlikle, peki
peki evet, pekâlâ, tamam, yakşı
pekişmek artmak, çoğalmak, katılaşmak, sertleşmek
pekiştirme şiddetlendirme, takviye
pekiştirmek beslemek, sertleşmek
pekitme tekit
pekiyi âlâ
pekleşmek katılaşmak, sertleşmek
peklik direnç, kabız
pekmen milyon
pelenk kaplan, pars
pelit palamut
peltek kekeme, pepe
pelteleşmek yumuşamak
pembe gül renkli
pena mızrap
pencere cam
pencere kapağı kepenk
pençe el
pençeli güçlü
penguen karabat
pens pense
pepe keke, peltek
pepeme pepe
perakende dağınık, perişan
perçem kâkül, yele
perdahlamak küfretmek, sövmek
perde hicap, paravan, zar
perdelemek gizlemek
perdesiz utanmaz
perese derece, durum
perestiş etmek sevmek
perhiz diyet
periferi çevre, kıyı
perişan berbat, dağınık, harap, karmakarışık, pejmürde, perakende, zavallı
perişan etmek haklamak, kahretmek, yemek
perişanlık karanlık
periton kavram
periyodik devrî, süreli
periyot devir, dönem
perşembe cuma akşamı
pert zarar
pertavsız büyüteç
peruk suni saç
perukar berber
perva korku
pervane kepenek
pervasız cüretli, korkusuz
pervaz çerçeve
pervaz etmek uçmak
pes teslim
pesimist kötümser
pespaye alçak, aşağılık, bayağı, soysuz
pespayelik alçaklık
pestenkerani saçma
pestil hasta, kak
peş arka, art
peşin önce, önceden
peşin fikir ön yargı
peşin hüküm ön yargı
peşin yargı ön yargı
peşinen önceden
peşkeş çekmek peşkeş etmek
peşkeş etmek peşkeş çekmek
peşkir peçete
peştamal futa
petek radyatör
peyda açık, belli
peyda etmek çıkarmak
peyda olmak belirmek, çıkmak, oluşmak, sadır olmak
peydah olmak peyda olmak
peydahlanmak oluşmak
peyderpey dalbadal
peygamber elçi
peyk uydu
peylemek ısmarlamak, sağlamak, temin etmek
peyvent aşı
pıçapıç fiskos
pınar bulak, çeşme, kaynak, memba
pırasa sebze nevi
pırıldamak ışıldamak
pırıltılı parlak
pırpırı hovarda, uçarı
pırtı eşya
pırtlak patlak
pıtrak sık
pike yapmak şığımak
piknik seyir
pilaki ahmak, aptal
pille kademe
pilleken basamak
pimpirik bozuk, harap, virane
pimpiriklenmek kuşkulanmak
pineklemek tembellik etmek
pinhan gizli, saklı
pinpon yaşlı
pinti cimri, hasis
pintilik etmek kısmak
pipet kamış
pir ihtiyar, koca
piramit ehram, köpyak
pirelenmek huylanmak, işkillenmek, kuşkulanmak, şüphelenmek
pirinç düğü
pis çirkli, fena, karışık, kirli, kötü, leke, murdar
pisi pisine boşuna
pisik göcen, kedi
pislemek kötülemek, yermek
pislenmek kirlenmek
pisletmek pislemek
pislik kir
pist meydanca
pişdar öncü
pişe zanaat
pişeğen pişkin
pişek pişkin
pişik göcen, kedi
pişirmek yakmak
pişkin girgin, olgun, sırtık, utanmaz
pişmanlık nedamet
piştahta tezgâh
piyade yaya, yayan
piyade asker karacı
piyale kâse
piyasa ortalık, pazar
piyasa etmek dolaşmak
piyata yassı
piyes oyun, temaşa
piyon piyade
plaçkacı çapulcu
plaj çimerlik, kumsal
plak plaka
plaka plak
plan çekim, düşünce, maksat, niyet, tasavvur
planet gezegen
planlı hesaplı, ölçülü
plasman yatırım
platform ortam
plato yayla
platonik eflatuni
plebisit halk oylaması
plüralist çoğulcu
polat çelik
polis sakçı, zabıta
politik siyasal, siyasi
politika siyaset, yöntem
politikacı siyasi
pompalamak körüklemek
ponzalamak ovmak, temizlemek
popo kıç
popülarite tutulma
popülasyon nüfus, varlık
porsumak pörsümek
portbagaj bagaj
porte değer, önem
posa tortu
post makam
posta defa, kez, kol, sefer, takım, vardiya
poşet torba
pot gaf, hata
potansiyel farkı gerilim
poyra göbek
poz çalım, kurum
pozisyon durum, konum
pozitif artı, olumlu
pöçük kuyruk
pörsümemiş diri
pörsümüş porsuk
pranga kandal
pratik kullanışlı, tatbikî, teamül, uygulamalı
prediksiyon kehanet
prensip ilke
pres baskı, cendere, mengene
prestij saygınlık
prezervatif kaput
prim mükâfat
primat maymun
primitif ilkel
print baskı
problem mesele, sıkıntı, sorun
prodüktör üretici, yapımcı
profesyonel hevesli, meraklı
program bağdarlama
programcı yapımcı
proje layiha
projektör ışıldak
proleter emekçi
prosedür işlem, yöntem
proses süreç
prostela önlük
protesto gıcırtı
protesto etmek itiraz etmek, reddetmek
protez takma
prova sınama, yoklama
provoke etmek kışkırtmak
puan benek, hal, nokta
pudra kirşan
pul para
pulsuz bedava, beleş, züğürt
punt fırsat
pupa kıç
pusarık puslu, serap
pusat araç
puslu dumanlı
pusmak sinmek
pusula kâğıt, tezkere
put haç
putrel bağlama
pünez raptiye
pürçek zülüf
pürneşe neşeli
pürüz engel, kusur
pürüzlü karışık
püskül saçak
püskürtmek sıkmak
püskürtü lav
püsür tembel