Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Kelimeler Sözlüğü |S-Ş|
saadet mutluluk
saadetli mutlu
saat sayaç, vakit, zaman
sabah sabahleyin, seher, yarın
sabah akşam daima, devamlı, sürekli
sabah sabah sabahleyin
sabah vakti sabahleyin
sabahın hayır günaydın
sabahleyin sabah
sabık eski, evvelki, kabakki
sabıka kaydiyat
sabırsız aceleci
sabit oturaklı, tutarlı
sabit fikir saplantı
sabitleme tespit
sabitlemek tespit etmek
sabitlik istikrar
sabote etmek baltalamak
sabretmek dayanmak, hazmetmek
sabreylemek sabretmek
sabuklanma hezeyan
sacayak sacayağı
saçak püskül
saçalamak saçmak, serpmek
saçan naşir
saçıntı döküntü
saçma neşir
saçma sapan abuk sabuk
saçmak dökmek, neşretmek, savurmak, serpmek
saçmalama hezeyan
saçmalamak zırvalamak
sadakat bağlılık
sadakatli sadık
sadakatsizlik ihanet
sadasız ker
sade ancak, düz, sadece, yalın, yalnız
sadece bir, hemen, sade, yalnız
sadet mevzu
sadık bağlı, doğru, gerçek
sadır başkan, göğüs, kalp, sadrazam, sine, yürek
sadır olmak peyda olmak
sadme çarpışma, sarsıntı, tokuşma, vurma
sadrazam başvezir, sadır
saf arı, aydınlık, dizi, doğal, grup, halis, has, koşun, masum, öz, sıra, som, tabii
safderun saf
safdil saf
safha merhale, mertebe
safi duru, sadece, temiz, yalnız
safiha ince, levha
safiyet saflık
saflık safiyet
safra öd
saftirik acemi, budala, saf
sagan doktor, hekim, tabip
sagu ağıt
sağ esen, sağlam
sağ olmak yaşamak
sağ salim sağ selamet
sağ selamet salimen
sağalmak iyileşmek
sağaltım tedavi
sağaltma tedavi
sağılan sağmal
sağımlı sağmal
sağınmak darıkmak, özlemek
sağır ker
sağlam berk, ciddi, dayanıklı, dek, dinç, gürbüz, güvenilir, metin, muhakkak, muhkem, oturaklı, pek, üstelik, zinde
sağlamak bulmak, çıkarmak, elde etmek, getirmek, hazırlamak, kurmak, temin etmek, uydurmak
sağlamlaştırılmış muhkem
sağlamlaştırma takviye, tekit
sağlamlaştırmak berkitmek, perçinlemek
sağlamlık metanet
sağlanılmak gelmek
sağlanmak çıkmak
sağlığını bozmak dokunmak
sağlık afiyet, keyif, mizaç, sıhhat, tost
sağlık muayenesi muayene
sağlıklı dimdik, doğru, esen, gerçek, güvenilir, iyi, sağlam
sağlıksız yarım
sağtöre ahlak
saha alan, arsa, meydan, yakut
sahabet etmek kayırmak, korumak
sahan sapılca
sahi gerçekten
sahici gerçek
sahiden gerçekten, hakikaten
sahife sayfa
sahih doğru, gerçek
sahil kıyı, kumsal, yaka, yalı
sahip ehil, haiz, malik
sahip olmak kazanmak, sağlamak, yapmak
sahiplenmek gözetmek, korumak
sahiplik el, mülkiyet
sahipsiz kimsesiz
sahn avlu
sahne görüntü, oyun
sahne olmak görmek
sahnelemek temaşaya koymak
sahra çöl, kır
sahte düzmece, kalp, uydurma, yapmacık
sahteci sahtekâr
sahtecilik sahtekârlık
sahtekârlık yolsuzluk
sahur obaştanlık
saik sebep
saika sebep, yıldırım
sair başka, diğer, öteki
sait sesli, ünlü
sak sap, uyanık
saka payizbülbülü
sakaf çatı, dam
sakamet bozukluk
sakametli bozuk, kötü
sakar nakolay
sakat çürük, eksik, sakat, şikest, yarım
sakatat içalat
sakatlamak bozmak
sakatlık hata, kusur, yanlış
sakçı polis
sakın çekin
sakın zinhar
sakınca mahzur, mehzur, zerer
sakıncasız emin
sakınım ihtiyat, tedbir
sakınımlı tedbirli
sakınma ihtiyat, imtina
sakınmadan pervasız
sakınmak esirgemek, gözetmek, ihtiyat etmek, korumak
sakıntı ihtiyat
sakır sakır sürekli
sakırga kene
sakıt düşük
sakız çiklet
sakil ağır, çirkin, kaba
sakim bozuk, eksik, yanlış
sakin durgun, sessiz, sütliman
sakin olmak oturmak
sakince sakin
sakinlemek sakinleşmek
sakinleşmek durulmak, rahatlamak, yatışmak
sakinlik durgunluk, sükûnet
sakit müsterih, sessiz, sütliman
sakitleşmek yatışmak
saklama muhafaza
saklamak alıkoymak, ayırmak, bırakmak, esirgemek, gizletmek, kaldırmak, korumak, örtmek, tutmak
saklanmak sinmek
saklanmış mahfuz
saklayan hafız
saklayarak gizli
saklı gizli, kapalı, mahfuz, örtülü
saklık teyakkuz
saksı baş, kafa
sal tabut
salacak teneşir
salahiyet yetki
salak ahmak, aptal, dingil
salameleyküm merhaba
salaş tufeyli
salat namaz
salatalık hıyar
salavat parmağı işaret parmağı
saldırgan mütecaviz, tecavüzkâr
saldırı atak, hücum, taarruz, tecavüz
saldırıcı mütecaviz, saldırgan, tecavüzkâr
saldırış atak, hamle
saldırmak atılmak, hücum etmek, salmak, sarmak, yürümek
salgılamak yapmak
salgın istila, müstevli
salı çarşamba akşamı
salık haber, tavsiye
salık vermek haber vermek
salıncak yellencek
salınım raks
salınmak konmak
salıştırmak karşılaştırmak, kıyaslamak, mukayese etmek
salıvermek terk etmek
salim esen, sağlam, sakin
salimen sağ selamet
salip haç
salkımak pörsümek
salkın serin
sallakhane mezbaha
sallamak sarsmak, savsaklamak, savurmak, yellemek
sallandırmak asmak
sallanmak ırgalanmak, kımıldamak, sarkmak, titremek
salmak bırakmak, dökmek, katmak, koymak, saldırmak
salmalık otlak
salon dükkân, mağaza
saloz salak
salpa tembel
salt arı, mutlak, tek, yalnız
saltanatlı görkemli, gösterişli
saltçılık mutlakiyet
saltık mutlak
salyangoz ilbiz
samankapan kehribar
samimi candan, halisane, içli dışlı, içten, senli benli
samimilik içtenlik, samimiyet
samimiyet içtenlik
samit sessiz, ünsüz
samut suskun
san mertebe, şan, şöhret, unvan, ün
sanal farazi, tahminî
sanarak diye
sanat konuşma, zanaat
sanatçı sanatkâr
sanatkâr ehil, mahir, usta, zanaatkâr
sanatkârca sanatkârane
sanayi endüstri
sancak bayrak, toplu iğne
sancı sıkıntı
sancımak ağrımak, burulmak, tutmak
sançmak batmak, saplamak
sandal kayık
sandalet sandal
sandalye iskemle, koltuk, kürsü, makam, mevki
sandık kasa
sandıkça mahfaza
sanduka makbere, serdabe
sanem put
sanı zan
sanık günahkâr, taksirkâr
sanılmak gelmek
sanıvermek sanmak
sanki güya, sözde
sanlı maruf, ünlü
sanmak bellemek, bilmek, ummak, zannetmek
santimantal duygulu, hassas
santimantalite içtenlik
santralci santral
sap erkek, kabza, kök, saplak
sapa ücra
sapan kuşatan
sapılca sahan
saplak sap
saplamak çakmak, sançmak, sokmak
saplanmak batmak, girmek, sançmak
saplantı fikrisabit, sabit fikir
sapmak dönmek, kıvırmak
saptama tespit
saptamak tespit etmek
saptırma spekülasyon
sarahat açıklık, aydınlık
saraka alay, istihza
saraka etmek eğlenmek
sarakacı müstehzi
sarf etmek dökmek, harcamak, kullanmak, tüketmek
sarfınazar etmek vazgeçmek
sarfiyat masraf
sargaç korse
sargı bağ, pansuman
sargın içten, yürekten
sarhoş dumanlı, küp, mest
sarhoş olmak olmak
sarı solgun, soluk
sarıerik kayısı
sarık pansuman
sarıkız esrar, inek
sarıklı hoca
sarılaşmak sararmak
sarılmak benimsemek, girişmek, kucaklamak, yapışmak
sarımtıl kavun içi
sari geçici
sâri bulaşıcı
sâri geçici
sarih açık, aydın
sarkaç kevgir, rakkas
sarkıntı sataşma
sarkıntı olmak sataşmak
sarkıntılık sataşma, tecavüz
sarkıntılık etmek sataşmak
sarkıtmak bırakmak, salmak
sarkmak sallanmak, uğramak
sarma dolma, istila
sarmak almak, boğmak, bürümek, çekmek, çevirmek, dolamak, hücum etmek, ihata etmek, kaplamak, kucaklamak, kuşatmak, örtmek, saldırmak, tutmak
sarman iri
sarp dik, güç, yalçın
sarpın silo
sarraf kuyumcu
sarrafiye baş
sarsak enayi
sarsalamak sarsmak
sarsılmak deprenmek, ırgalanmak, irkilmek
sarsıntı deprem, titreme
sarsmak sallamak, silkelemek, silkmek
sasıma tefessüh
sasımak kokuşmak
sataşkan mütecaviz, saldırgan
sataşma sarkıntılık
sataşmak bulaşmak, dokunmak, yapışmak
saten atlas
sathi üstünkörü
satıh üzeri, yüz, yüzey
satılmak geçmek, gitmek
satır arası ima
satış bey
satir yergi
satkınlık etmek gammazlamak
satma bey
satmak taslamak, vermek
satranç şahmat
satrap vali
sav atasözü, dava, haber, iddia, söz, tez
sav söz slogan
sava haber, muştu
savacı haberci
savak aptal, salak
savan örtü
savaş cenk, harp, kavga, muharebe, mücadele, sefer
savaşçı cengâver
savaşım mücadele
savaşma muharebe
savaşmak çarpışmak, uğraşmak, vuruşmak
savlet hamle
savmak defetmek, kovmak, savuşturmak
savran merdiven
savruk dağınık, dikkatsiz
savrukluk dikkatsizlik
savrulmak dağılmak
savsak ihmalkâr
savsaklama ihmal
savsaklamak ertelemek, lengitmek, sallamak, uğunmak
savsaklanmak sallanmak
savsama ihmal
savsamak savsaklamak, sermek
savunma müdafaa
savunmak korumak, müdafaa etmek
savunu savunma
savurgan bedharç
savurganlık israf
savurmak saçmak, sallamak
savuşmak ekmek, iyileşmek, kaçmak
savuşturmak defetmek, geçiştirmek, savmak
say emek
sayaç saat
saydam şeffaf
saye gölge, yardım
sayfa konu, sahife
sayfalama mizanpaj
saygı çekinmek, hürmet, ihtiram
saygıdeğer muhterem
saygılı hürmetli
saygın itibarlı, kuvvetli, muteber
saygınlık değerli, haysiyet, itibar, kredi
saygısız hürmetsiz
saygıyla nazikâne
sayha çığlık
sayı adet, nüsha
sayıklama hezeyan
sayılan saygın
sayılı mahdut, önemli
sayılma ad
sayım bilimi istatistik
sayımlama istatistik
sayın hürmetli, muhterem
sayışma takas
saykallamak cilalamak
saylamak seçmek
saylav mebus, milletvekili
sayma ad, telakki
saymaca itibari
saymak bilmek, demek, gitmek, hürmet etmek, önemsemek, sıralamak, tanımak, tutmak
sayman muhasip
saymanlık muhasebe
sayrı hasta
sayrıl marazi
sayrılık tutku
saz bağlama, çalgı, kamış
saz şairi ozan
sazak bataklık
se üç
seans oturum
sebebiyle yüz
sebep illet, menşe, münasebet, neden, saik, vesile
sebze nevi pırasa
sebzevat sebze
sebzevatçı manav
seci nesir kafiyesi
seciye evsaf, huy, karakter, yaradılış
seçenek şık, tutum, yöntem
seçici seçmen
seçilmek sivrilmek
seçilmiş güzide, seçme
seçimlik ihtiyari
seçki güldeste
seçkin güzide, kibar, mutena, seçme, üstün
seçkinleşme temayüz
seçme güzide, ihtiyar, kalburüstü, seçkin, teşhis
seçmek ayırmak, bulmak, görmek, tanımak
seçmen seçici
seda ses
sedef hastalığı sedef
sedir divan, taht
sedye harek
sefa eğlence, neşe, zevk
sefahat eğlence
sefer defa, kere, kez, savaş, yol
sefer etmek gezmek
sefih budala, uçarı
sefihlemek halt etmek
sefil alçak, kembağal, yoksul
sefillik alçaklık
sefine gemi
sefir büyükelçi, elçi
sefirikebir büyükelçi
seğrimek seğirmek
seher sabah
sehim hisse, pay
sehiv yanılgı, YANLIŞ
sehpa darağacı
sehven yanlışlıkla
sekans dizi
seki kaldırım, set, teras
seki taşı parke taşı
sekil seki
sekmen basamak, tabure
seks cinsiyet
seksiyon bölüm, oturum
seksüel cinsel
sekte bozukluk, duruş, felç
sektör bölüm, dal, kesim, kol
sel baskın, yığın
selam merhaba
selamat kalın Allah’a ısmarladık
selamet esen, kurtuluş
selamünkavlen felç
selbetmek kapmak
selek cömert
seleksiyon seçme
selemci tefeci
selen bilgi, haber, ses
selikalı derli toplu
selikasız hoyrat
selim doğru, dürüst
selvi servi
sem zehir
sema gök, gökyüzü
semavi ulvi
sembol bayrak, remiz, simge
seme ahmak, sersem
semer palan
semere meyve, ürün, verim, yemiş
semereli verimli
semih cömert
semirmek şişmanlamak
semirtmek beslemek
semiz kökelen, şişman
semizlemek semirmek
sempatik sevimli
semptom belirti
semt cihet, taraf, veçhe, yaka, yan, yön
sen deme meğer
sena övgü
sendikacılık kazanç
sendrom belirti, sıkıntı
sene yıl
senet belge, evrak, vesika
senetli belgesel
senger siper
senli benli samimi
sentaks söz dizimi
sentetik yapay
sepetlemek kovmak
sepici tabak
sepilemek uygulamak
sepmek serpmek
ser baş, başkan, kafa, reis
serap hayal, ılgım
serazat azat, hür
serbest erkin, hür, muaf, özgür
serbestlik azatlık
serdabe sanduka
serdengeçti fedai
serdetmek meydana koymak
sere sele
sere serpe serbest
seremoni tören
serencam akıbet
seretan yengeç
sergen raf, vitrin
sergerde elebaşı
sergi kilim
sergileme teşhir
sergilemek nümayiş ettirmek, sergiye koymak
sergiye koymak sergilemek
sergüzeşt macera
serhat hudut, sınır
seri dizi, süratli
serian çabucak
serin salkın
serin kanlı soğukkanlı
serinkanlı soğukkanlı
serinleşmek serinlemek
serkeşlik etmek başkaldırmak
serlevha başlık
sermaye kapital, konu, servet, varlık
sermek yazmak
sermest sarhoş
serpilmek büyümek, gelişmek
serpiştirmek serpmek
serpmek dökmek, ekmek, saçmak, sepmek, vermek
serpuş başlık
sersefil üzgün, yoksul
sersem dümbelek, şaşkın
sersemleme hezeyan
serseri avare, aylak
sert berk, demir, dik, haşin, hırçın, katı, keskin, kızgın, pek, sıkı, ters
sertelmek sertleşmek
sertlenmek sertleşmek
sertleşmek katılaşmak, kurumak
sertlik husumet, şiddet
serüven macera
serüvenci maceraperest
servet sermaye
servet sahibi varlıklı, zengin
servi ağacı servi
serzeniş etmek yakınmak
ses oy, rey, seda, tavış, ün, yaygara
ses etmek seslenmek
ses seda alamet, belirti, haber, iz
ses soluk gürültü, patırtı
ses vermek oy vermek, rey vermek
sese koymak oylamak
seslem hece
seslemek çağırmak
seslendirmek kaydetmek
seslenme hitap, nida
seslenmek çağırmak, çığırmak, haykırmak
sesli sait, ünlü
sesli harf ünlü
sessiz durgun, sakin, sakit, samit, suskun, tek, ünsüz, yumuşak
sessiz harf ünsüz
sessizlik sükûnet, sükût
sesucaltan hoparlör
set bent, grup, kaş, seki, takım
setretmek gizlemek
sevap DOĞRU
sevatsız ümmi
sevda aşk, istek
sevdalı âşık, vurgun
sevecen mihriban, müşfik
sevecenlik şefkat
sevgi bağlılık, hatır, kalp, muhabbet
sevgili dava, dost, yâr, yavuklu
sevi aşk
sevilmeyen itici
sevim sevgi
sevimli babacan, can, maskara, munis, şad, şirin, yavuklu
sevimsiz itici
sevinç bayram, ferah, kıvanç, mutluluk, neşe, şenlik, şevk
sevinçli mesut, neşeli, şen
sevinçlilik ferah
sevinme memnuniyet
sevir boğa
sevişmezlik zıddiyet
seviye düzen, düzey
sevk etmek göndermek, götürmek, itmek, sürüklemek
sevme teveccüh
sevmek hoşlanmak, okşamak
seyahat gezi
seyir gidiş, piknik, temaşa
seyirci temaşacı
seyirtmek koşmak
seyran gezinti
seyran etmek gezinmek, gezmek
seyrek nadir, nadiren
seyretme temaşa
seyretmek bakmak, eğlenmek, görmek, izlemek
seyrüsefer katnav, trafik
seyyah gezgin
seyyar gezgin
seyyare gezegen
sezgi feraset, his
sezi sezgi
sezinlemek sezmek
seziş feraset
sezme his, irfan, keşif
sezmek anlamak, çıkarmak, duymak, görmek, hissetmek
sezon mevsim
sıcacık içten, samimi, sevimli
sıcak hamam
sıcakkanlı sevimli
sıcaklık alev, hararet
sıcaklıkölçer derece, termometre
sıçan fare
sıçandişi antika
sıçmak bozmak
sıdk doğruluk
sıfat bet, keyfiyet
sıfır kötü, yeni
sıfıra inmek yok olmak
sığa kapasite
sığınma iltica
sığınmacı mülteci
sığınmak barınmak
sığmak girmek
sıhhat doğruluk, sağlık
sıhhatli esen, sağlam
sıhhi imdat ilk yardım
sık kesif
sıkaç mandal
sıkı cimri, dar, katı, sert, tıkız, yoğun
sıkı denetim sansür
sıkıca sıkı
sıkılamak zorlamak
sıkılgan utangaç
sıkılma hicap
sıkılmak bunalmak, utanmak
sıkılmaz utanmaz, yüzsüz
sıkınmak zorlamak
sıkıntı cefa, çile, düşünce, ezgi, eziyet, fırtına, gaile, hâl, hüzün, kahır, kambur, karanlık, keder, kor, külfet, mesele, mihnet, problem, rahat, sancı, sorun, usanç, zaruret, zehir, zor
sıkıntılar teessürat
sıkıntılı bozuk, dar, dumanlı, kara
sıkıntısız ak, hafif
sıkışık yoğun
sıkışmak daralmak
sıkıştırma tazyik
sıkıştırmak kısmak, kıstırmak, tıkmak, zorlamak
sıklaştırma teksif
sıklet sıkıntı, yük
sıklık kesafet
sıkmak üzmek, zorlamak
sıla vatan
sımak bozmak, kırmak, yenmek
sınaat zanaat
sınalga kamera
sınalgı televizyon
sınama deneme, eleştiri, prova, tecrübe
sınamak denemek, tecrübe etmek
sınav imtihan
sındı makas
sındırmak kırmak, parçalamak
sıngın çekingen
sıngın ürkek, üzgün
sınıf dershane, derslik
sınıflama tasnif
sınık kırık
sınır çizgi, had, hat, hudut, limit, nokta
sınır serhat, son, uç
sınırlamak belirlemek, hapsetmek, kısıtlamak, mahdutlaştırmak
sınırlandırmak sınırlamak
sınırlanmak kalmak
sınırlanmış bağlı, kısıtlı, mahdut, münhasır
sınırlı bağlı, dar
sınırlı münhasır
sınırsız sonsuz
sınmak arızalanmak, bozulmak, kırılmak
sır giz, peçe
sıra aralık, dizi, düzen, gün, hiza, nöbet, rabıta, saf, silsile
sırada tam
sıradan adi, alelade, bayağı
sıralama tanzim, tertip
sıralamak saymak
sırat yol
sırça cam
sırdaş mahrem
sırga küpe
sırgavıl anten
sırıklamak çalmak
sırılsıklam sırsıklam
sırlar esrar
sırnaşmak ekşimek, kır sakız olmak
sırsıklam sırılsıklam
sırt dal
sırtarmak sırıtmak
sırtçı hamal
sırtık pişkin
sıska cılız, çelimsiz, kuru
sıskalaşmak kurumak
sıtma titreme
sıvalamak sıvamak
sıvamak küfretmek, okşamak, sıvalamak, sıvazlamak
sıvaşmak sıvışmak
sıvazlamak okşamak, sıvamak
sıvı mayi
sıvık vıcık vıcık
sıvışmak bulaşmak, kaçmak, sızmak
sıyanet etmek korumak
sıygı hacim
sıyırma çekmece
sıyırmak düşürmek, kaldırmak
sıyrılmak boşanmak, çıkmak, kurtulmak
sızanak sivilce
sızgıt kavurma
sızıldanmak sızlanmak
sızıltı şikâyet
sızırmak süzmek
sızlamak vızıldamak, yakınmak
sızlanma şikâyet, vızıltı, yaygara
sızlanmak ağlamak, sızıldanmak, vızıldamak, yakınmak
sızmak çıkmak, sıvışmak
sicilli müseccel
sidik çiş, idrar
sifilis frengi
siftinlik adi, bayağı, berbat
sigar puro
sihir büyü, efsun
sihirlemek büyülemek
siktirici adi, aşağılık, bayağı
silecek paspas
silgeç silecek
silgi bozan, havlu, öçürge
silgiç silecek
sili arı, temiz
sililik iffet
silkelemek dövmek, etkilemek, sarsmak
silkelenmek silkinmek
silkmek sarsmak
silme iptal, tamamen
silmek yok etmek
silsile sıra
silüet gölge, karaltı
sim gümüş, işaret
sima insan, kimse, yüz
simge bayrak, remiz, rumuz, sembol
simgeleme temsil
simil bacı, hemşire, kız kardeş
simsar tellal
sin kabir, mezar, yaş
sincap değin
sindirim hazım
sindirmek çommak, ezmek, hazmetmek, sındırmak
sine bağır, göğüs, gönül, iç, sadır, yürek
sinek cibin
sinerji güç
singin sıkılgan, utangaç
sinir asap
sinir öfke
sinirlemek hazmetmek
sinirlendirmek germek, kızdırmak
sinirlenmek asabileşmek, kızmak, köpürmek, öfkelenmek
sinirli asabi
sinirli gergin
sinirsel asabi
sinirsiz sakin
sinmek suspus olmak
sinonim eş anlamlı
sinyal korna
sinyal vermek korna çalmak
sipariş etmek ısmarlamak
siper kuytu, senger, yağmur
siperlik siper
sirayet etmek bulaşmak, dağılmak, geçmek
sirkeleşmek ekşimek
sirküler genelge, tamim
sisli bulanık
sistem cümle, düzen, tertibat, yol, yöntem
site kent, şehir
sivil çıplak, mülki
sivil polis sivil
sivilce sızanak
sivilize uygar
sivri aşırı, palamut
sivrileşmek sivrilmek
sivrilme temayüz
sivrilmek seçilmek, yükselmek
siyah kara
siyahe bordro, liste
siyahi zenci
siyahlaşmak kararmak
siyahlık karartı
siyasa politika
siyasal siyasi
siyaset politika
siyasetçi siyasi
siyasi siyasal
skala gam
skandal rezalet
ski kayak
skolastik eski
skor sayı, sonuç
slayt saydam
slogan şiar
smaç küt
snop züppe
sobelemek yakalamak
sodyum klorür tuz
sofa gezinti, hol
sofi mutasavvıf
sofistike karmaşık, yapmacık
sofra desterhan
soğuk dargın, itici, şekerrenk
soğukkanlı serin kanlı, serinkanlı
soğukkanlılık itidal
soğuklaşmak soğumak
soğurmak emmek
soğutkan soğutucu
soğutmaç soğutucu
soğutucu buzdolabı
sohbet konuşma, söyleşi
sohbet etmek konuşmak
sokak küçe
sokmak saplamak, tıkmak, zehirlemek
sokulmak girmek, vurmak, yaklaşmak, yanaşmak
sokum lokma
sokur köstebek
soldurmak almak
solgun sarı
solgunlaşmak matlaşmak
solmak atmak, ölmek
solmamış diri
solmuş solgun, soluk
soluk nefes, sarı, tarz, uçuk
soluklanmak dinlenmek
solumak nefes almak
solungaç galsame
solunum teneffüs
som saf
somurmak emmek
somurtkan abus, karakabak, suratsız
somurtmak ekşimek
somut açık, aydın, kati, müşahhas
son akıbet, geri, hudut, nihai, nihayet, olanca, ölüm, sınır, uç
son had limit
son kânun ocak
son teşrin kasım
sona ermek geçmek
sonbahar güz, payiz
sonbaharda güzün
sonra bilahare, ileri
sonradan bilahare
sonraları bilahare
sonrasız sonsuz
sonraya saklamak ertelemek
sonsuz çok, ebedi, ebedî, tükenmez
sonuç akıbet, geri, meyve, netice, öz, özet
sonuçlanmak bitmek, neticelenmek
sonuçlu müessir
sonuçsuz hava, kısır
sonuncu nihai
sopa dayak, değnek, kazık, kötek
sopalamak dövmek
sorak haber
sorgu istintak
sorgulama dindirme, istintak
sormaca anket
sormak araştırmak
sorti çıkış
soru sual
sorum sorumluluk
sorumak emmek
sorumlu mesul
sorumluluk boyun, günah, mesuliyet
sorun dava, dert, iş, mesele, problem, sıkıntı
soruşturma anket, tahkikat
soruşturmak araştırmak
sorutkan somurtkan
sorutmak beklemek
sosyal içtimai, toplumsal
sosyete cemiyet, topluluk, toplum, zadegân
soy asıl, cins, çeşit, damar, ev, evlat, ırk, kan, köken, ocak, sülale, tür
soy ağacı şecere
soy sop döl
soya çekim kalıtım
soygun vurgun, yağma
soygunculuk yağma
soygunçu şaki
soylu asil, asıllı, kibar, necip
soylular zadegân
soyluluk asalet
soymak çıkarmak, garet etmek, vurmak, yüzmek
soysuz alçak, asılsız, nesilsiz, pespaye
soysuzlaşmak bozulmak, yozlaşmak
soytarı maskara, telhek
soyut mücerret
sökel hasta, malul
sökmek ayırmak, çıkartmak, götürmek
sökülmek harcamak
sölpümek pörsümek
sömestir yarıyıl
sömestre yarıyıl
sömürge müstemleke
sömürgecilik müstemlekecilik
sömürme istismar
sömürmek istismar etmek, kullanmak
sönmek geçmek, tükenmek, yitmek, yok olmak
sönük durgun, zayıf
söve çerçeve
sövgü küfür
sövme kalay, küfür
sövmek çıkışmak, küfretmek, okumak, yermek
sövüş küfür
sövüşçül küfürbaz
söykemek dayamak, yaslamak
söylem ifade, telaffuz, tez
söyleme kelam
söylemek atmak, ayıtmak, beyan etmek, buyurmak, çekmek, çıkarmak, dökmek, kaydetmek, lütfetmek, yazmak
söylence efsane
söylenegelmiş menkul
söyleniş telaffuz
söylenmek azarlamak, çıkışmak, eleştirmek, sızlanmak, yakınmak
söylenti rivayet, söz
söyleşi hasbihal, musahabe, sohbet
söylev nutuk
söyleyiş ifade, telaffuz
söz alay, güfte, kelam, kelime, laf, lafız, lakırdı, lakırtı, lügat, nazire, nutuk, söylenti, sözcük
söz başı ön söz
söz geçiren hakim
söz gelimi mesela, meselen, söz gelişi
söz gelişi mesela, örneğin, söz gelimi, temsil
söz misali söz gelişi
söz temsili söz gelişi
sözcü vekil
sözcük kelime, lügat, söz
sözde güya, sanki
söze bakan uslu, uysal
sözleşme anlaşma, kontrat, mukavele
sözlü namzet, yavuklu
sözlük lügat
sözünü etmek ilişmek, temas etmek
sözünübilmez patavatsız
spekülasyon kurgu, vurgun
spermatozoit tohum
spesiyal özel
spesiyalist uzman
spesiyalite özellik
spontane kendiliğinden
spot peşin
stabil dayanıklı, düz, kararlı, oturmuş, sağlam
stabilizasyon istikrar
star yıldız
statü heykel, tüzük
step bozkır
steril kısır
stil tarz
stratejik önemli
strüktür yapı
su ab, deniz, kez
su sığırı manda
su taşkını sel
sual soru
sual etmek sormak
sualtı kayık denizaltı
subay bekâr, zabit
sucu saka
suç cürüm, hata, kabahat
suçlama itham, töhmet
suçlar taksirat
suçsuz masum
sudager iş adamı
sudan ucuz bedava
sufi mutasavvıf
sugötürmez kesin
suhulet yumuşaklık
suiistifade suistimal
suikast komplo
suistimal hıyanet, suiistifade
suizan kuşku
sukut etmek düşmek
sulamak suvarmak
sulanmış ıslak
sularında yakınlığında
sulh barış
sulh olmak uzlaşmak
sulp döl, katı, nesil, omurga
sultan padişah
sultanlık saltanat
sulu bulaşık, vıcık vıcık
sulu zırtlak limon
sulugözlü gözü sulu
sumsuk yumruk
sundurma hangar, hayat
sundurmak vermek
suni takma, yapay, yapma, yapmacık
suni saç peruk
sunma arz, ikram, takdim
sunmak arz etmek, çıkarmak, göndermek, takdim etmek, tutmak, yollamak
sunturlu görkemli, gösterişli, yaman
sunu arz, takdim
sunulan maruz
sunum lokma, parça
sunuş maruzat, ön söz
sur hasar, talih, uğur
surat yüz
suratsız aksi, çirkin, huysuz, somurtkan
suret biçim, çehre, görünüş, kopya, nüsha, resim, tarz, yol, yüz
sureta yalandan
susak aptal, salak
susama hararet
susamak özlemek
susamış teşne
susku sükût
suskun sessiz
susma sükût
susmak kesmek
susmuş sakit
suspus olmak sinmek
susturmak bastırmak, gidermek
susuzluk hararet
sutaş su
suvarmak sulamak
sübvanse etmek desteklemek
süfli adi, alçak, aşağı, aşağılık, bayağı
süje konu, özne
sükkân dümen
sükse başarı, hodpesentlik
sükûn durgunluk, sükûnet
sükûnet durgunluk, huzur, rahat, sükûn
sükûnetli durgun, sakin
sükûti suskun
sülale aile, ev, hanedan, soy, tohum
sülf kükürt
sülün kırgavul
sümbül başak
sümkürmek fınkırmak
sümük fırtık, kemik
sümüklü böcek ilbiz
sünepe uyuşuk
sünnet olmak kesilmek
süprüntü çer çöp, zirzibil
süpürmek çalmak, kovmak, tüketmek
sürat hız, tempo
süratle çabucak
süratlenmek hızlanmak
süratli seri, tez
sürçmek yanılmak
sürdürmek kalmak, olmak
sürdürümcü abone
süre müddet
süre aşımı müruruzaman, zaman aşımı
sürekli daima, daimi, daimî, devamlı, durmadan, kalıcı, temelli
süreli devrî, periyodik
sürgit ilelebet
sürgü dayak, sürme
sürgün filiz, ishal
sürme devam, is, sürgü, sürme
sürmek bitmek, çekmek, çıkmak, dökmek, gitmek, salmak, serpmek, sevk etmek, vurmak, yaşamak, yeşermek
sürtünmek sürünmek
sürtüşme uyuşmazlık
sürur sevinç
sürücü çoban, şoför
sürücü belgesi ehliyet
sürücülük vesikası ehliyet
sürüklemek getirmek, itmek, sevk etmek, sürümek
sürüklenmek kapılmak
sürüm revaç
sürümek sürüklemek
sürümü olmak geçmek
sürüşken kaygan
sürüşmek kaymak
sürveyan gözetmen
süs bezek, ziynet
süsen susam
süsleme tezhip
süslemek bezemek
süslenmek bezenmek, donanmak
süsler tezyinat
süssüz basit, çıplak, düz, sade, yalın
süst uyuşuk
süt kuzusu bebek, yavru
sütliman durgun, sakin, sakit
sütlü sağmal
sütnine daye
sütre örtü, perde
sütsüz kart
sütun dergi, direk
süzek süzgeç
süzgeç kevgir
süzme saf
süzmek taramak
süzük zayıf
süzülmek akmak, arıklamak, zayıflamak
şabalıt kestane
şad neşeli, sevimli
şadlık tören
şafak tan
şahadet parmağı işaret parmağı
şahadetname lisans belgesi
şahane mükemmel
şahıs birey, kişi, zat, zevat
şahika doruk, zirve
şahit tanık
şahlanmak coşmak, ışıldamak, kükremek, parlamak
şahmat satranç
şahsen bizzat
şahsi kişisel, özel
şahsi iş dosya
şahsi vesika kimlik
şahsiyet benlik, hüviyet, kişi, kişilik
şaibe ayıp, güman, hile, kir, kusur, leke, şüphe
şair ozan
şak yarma
şaka latife
şaka etmek ilişmek
şakadan mahsus
şakımak ötmek
şaki haydut, kuldur, soygunçu
şakirt çırak, öğrenci
şakkadak ansızın
şakketmek parçalamak, yarmak
şaklaban dalkavuk, lağlağıcı
şakramak şakımak
şakşakçı yaltak
şakuli dikey, düşey
şalban tomruk
şallak çıplak
şalter anahtar, gişe
şalvar pantolon
şam mum
şamar şapalak
şamata gürültü, hay küy, patırtı
şamdanlık şamdan
şamil olmak kapsamak
şan gösteriş, san, şöhret, ün
şanından olmak yaraşmak
şanlı büyük, tanınmış, ulu, ünlü, yüce
şans baht, güman, ihtimal, kısmet, talih, uğur, yıldız
şansız ünsüz
şanson melodi, şarkı
şantiye dikinti meydanı
şapadanak ansızın
şapalak şamar, tokat
şapalaklamak tokatlamak
şappadak ansızın
şapşal aptal
şarampol çala çukur
şarap çakır
şarj etmek yüklemek
şark doğu
şarkı ezgi, melodi
şarki doğu
şarkiyat şarkşinaslık
şarkşinas müsteşrik
şarkşinaslık şarkiyat
şart kayıt, koşul
şart şurt kural
şartlar şerait
şaşaa parıltı
şaşaalı görkemli, gösterişli
şaşalamak mat kalmak, şaşmak
şaşırma hayret
şaşırmak sapıtmak, şaşalamak, şaşmak, tanlamak
şaşırtan şaşırtıcı
şaşırtıcı mucize
şaşırtmak çarpmak, şaşmak
şaşkın budala, hindi, sersem
şaşma taaccüp
şaşmak bocalamak, şaşalamak, tanlamak
şataf çalım, süs
şatafat lüks, tumturak
şatafatlı görkemli, lüks
şatır neşeli, şen
şavalak aptal, budala, sersem
şavk ışık
şavkımak parlamak
şavullamak araştırmak
şayan değer, layık, uygun
şayeste uygun
şayet eğer
şaz müstesna
şeb gece
şebeke ağ, kanalizasyon, kuldur destesi
şebnem çiy
şeci yiğit, yürekli
şef lider, önder
şefaat affetme, bağışlama
şeffaf berrak, saydam
şefik müşfik, sevecen
şefkatli müşfik, sevecen
şehadet parmağı işaret parmağı
şehadetname diploma
şehbender konsolos
şehir belde, kent, memleket
şehirci kentçi
şehirli kentli
şehremaneti belediye
şehriyâr hükümdar, padişah
şek şüphe
şekavet soygunculuk
şeker hastalığı şeker
şekerleme mürgüleme, uyuklama
şekerli tatlı
şekerrenk soğuk
şekersiz sade
şekil biçim, tarz, tutum, yol
şekilci ek
şeklen zahiren
şeklenmek huylanmak
şekva şikâyet
şekva etmek sızlanmak
şekvacı olmak yakınmak
şelale çağlayan
şem mum
şemail huy, karakter
şembe cumartesi
şems güneş
şemsiye çetir
şen neşeli
şenaat alçaklık
şenelmek büyümek, keyiflenmek, serpilmek
şenlik bayram, cümbüş, neşe, sevinç, şölen
şer fena, kötü
şerait vasat
şerare kıvılcım
şeref onur, ün
şereflendirme teşrif
şerh açma, ayırma, yorum
şerha dilim, parça, yara
şeriat islam hukuku
şerif kutsal, soylu, temiz
şerik ortak
şeriklik şirk
şeş altı
şetaret neşe, sevinç, şenlik
şev bayır, meyilli
şevk heves, istek, neşe, sevinç
şevket heybet
şevkli tutku
şey madde, nesne, zat
şeytan iblis
şeytanca şeytani
şeytanlık hile
şığımak pike yapmak
şık kıvrak, seçenek, uygun, yerinde
şıkırdamak aydınlanmak, parlamak
şıltak mızıkçı
şımarık erköyün
şımarmak erköyünleşmek
şırakkadak ansızın
şırınga iğne
şiar düstur, slogan, ülkü
şiddet hız, hüküm, kuvvet
şiddetlendirme pekiştirme
şiddetlendirmek körüklemek, pompalamak
şiddetlenmek hızlanmak, yükselmek
şiddetli acı, aşırı, güzel, kızgın, korkunç, kuvvetli, yüksek
şifrelemek kotlamak
şiir manzume, nazım
şikâr av
şikâyet yaygara
şikayet etmek yakınmak
şikâyet etmek sızlanmak
şikâyet etmek yakınmak
şikest malul, sakat
şikeste kederli, kırgın, kırık
şilte döşekçe
şimal kuzey
şimdi demin, halen
şimdice halen
şimdiki güncel
şimdilerde bugünlerde
şimdiye kadar hâlâ
şimendifer katar, tren
şimşek parıltı
şimşek taşı gök taşı
şimşekli sinirli
şimşirlik kafes
şiniklemek ölçmek
şipşak çabucak
şirin aziz, hoş, melahatli, sevimli, tatlı
şirk şeriklik
şirniyat tatlı
şirret edepsiz, geçimsiz, huysuz
şiş kabarık, kozalak, ur
şişe cam
şişik kabarık, şiş
şişinmek kabarmak
şişirme haber uydurma
şişirmek abartmak
şişkin kabarık, şiş
şişkinlik tümsek
şişko dolgun, şişman, toplu
şişlik şiş
şişman kök, semiz, şişko, tulum, yoğun
şişmanca tıknaz
şişmanlamak gelişmek, kökelmek, semirmek, toplanmak
şişmek kabarmak, utanmak
şişmiş şiş
şita kış
şive eda, naz
şizoit bozuk
şoför haydavcı, sürücü, yöndemci
şok şaşırtıcı
şopar küstah, şımarık, yaramaz
şorolop yalan
şov gösteri
şöhret ad, san, şan, ün
şöhretli tanınmış, ünlü
şöhretsiz ünsüz
şölen şenlik, ziyafet
şömine buhari, ocak
şömiz gömlek
şu denli çok, fazla
şua ışın
şualamak ışınlamak
şube büro, dal, kol
şuh dişi
şule alev
şuluk mızıkçı
şunca çok, epey
şura konsey
şûra meclis
şut darbe
şuur bilinç
şuuraltı tahteşşuur
şükran minnetdarlık
şükretmek hamdetmek
şükreylemek şükretmek
şümul kaplama, kapsam
şüphe kuruntu, kuşku, şaibe, şek
şüphe etmek kuşkulanmak
şüphelenmek huylanmak, işkillenmek, kuşkulanmak, pirelenmek
şüpheli çirkin
şüphesiz elbette, muhakkak, zahir
şürekâ taraftar
şvester hemşire, kız kardeş