Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Kelimeler Sözlüğü |U-Ü|
uca yüce
ucuz adi, bozuk, erzan, hesaplı
ucuzlamak ucuzlaşmak
ucuzlaşmak ucuzlamak
ucuzlaştırma indirim, tenzilat
ağız, had, hudut, ibik, sınır, son
uçak tayyare
uçarı bozgun, havai, sefih
uçarılık sefahat
uçkun heyelan
uçlanmak vermek
uçmak belirmek, cennet, kalkmak
uçmuş uçuk
uçuk hafif, kabarcık, soluk
uçurmak koparmak, savurmak
uçurum kaş, yar
uçuş pervaz
ufacık küçücük
ufacık tefecik çelimsiz
ufak küçük
ufak tefek küçük, zayıf
ufaklık bit
ufalanmak dağılmak
ufalmak küçülmek
ufki yatay
ufuk çevre, görüş, ihata
ufunet cerahat, irin
uğramak düşmek, sarkmak, tutmak, yaklaşmak
uğraş cenk, iş, meslek, meşguliyet, mücadele
uğraşı meşgale
uğraşma müsademe, savaş
uğraşmak bakmak, didişmek, savaşmak
uğraştırma işgal
uğratmak çıkmak, düşürmek, kovmak, salmak, savmak
uğru hırsız
uğrulamak çalmak
uğruna için
uğunmak katılmak, savsaklamak
uğur amaç, gaye, hedef, sur, şans, talih, yol
uğurlu kutlu, mübarek
uğursuz kara, meşum, musibet, şom
uhde görev, sorumluluk
ukde düğüm, yumru
ukmak anlamak, düşünmek, paykamak
ukubet ceza
ulak haberci
ulam nicelik, nitelik
ulama bağlama, ek, ilave, katkı
ulamak birleştirmek, eklemek, ilave etmek, katmak
ulaşım alaka, rabıta, temas
ulaşma idrak
ulaşmak aksetmek, bulmak, çatmak, dayamak, dayanmak, değmek, elde etmek, erişmek, gelmek, girmek, gitmek, göndermek, inmek, kavuşmak, mazhar olmak, tutmak, uzanmak, varmak, vasıl olmak, yansımak, yetişmek, yetmek
ulaşmış nail
ulaştırmak iletmek
ulu koca, yüce
ululamak ağırlamak
ulular kibar
ululuk heybet
ulus millet
ulusal milli
ulusalcı milliyetçi
ulusallık milliyet
ulusçu milliyetçi
uluslararası beynelmilel, enternasyonal, milletlerarası
ulvi semavi, yüce
umacı öcü
umar çare
umde ilke
umma ümit
ummak beklemek, demek, sanmak
umman okyanus
umu arzu, istek, umut
umulmayan şaşmak
umulur muhtemel
umum ahali, bütün, halk, herkes, kamu, tüm
umumen genellikle
umumi genel, topyekûn
umumiyetle genellikle
umursamak meraklanmak
umursamamak savsaklamak
umursamaz lakayıt
umut düş, rüya, ümit
umut etmek ummak
umutsuzluk ümitsizlik
unsur faktör, ilke, öğe, uzuv
unutkan huşsuz
unutmak bağışlamak, bırakmak, çıkmak
unutulmak küllenmek
unvan adres, san
ur dert, şiş, tümör, yenitüreme
uran endüstri, sanayi
uray belediye
urba giysi
urgan kement
uruk soy, sülale
us akıl
usa vurma muhakeme
usanç sıkıntı, üzüntü
usanmak bezmek, bıkmak, kanıksamak, yılmak
uskur pervane
uslanmak durulmak, düzelmek, ıslah olmak
uslu akıllı, edepli, itaatli, paşa, söze bakan, tek, yüzüyola, zeki
usta becerikli, cambaz, ehil, erbap, mahir, sanatkâr, üstat
ustalık ehliyet, iş, maharet, marifet
ustalıklı usturuplu
usturuplu dakik, dürüst, münasip, uygun
usul metot, tarz, yol, yöntem
usulsüzlük yolsuzluk
uşak çocuk, hizmetçi, hizmetkâr, kullukçu, nöker, tayfa
uşak bahçesi anaokulu
uşak saldırma düşük, kürtaj
uşak salma kürtaj
uşaklık rahim
utanç hicap
utangaç mahcup, sıkılgan, tor
utangaçlık mahcubiyet
utangan utangaç
utanma hicap, yüz
utanmak çekinmek, ekşimek, haya etmek, korkmak, sıkılmak, şişmek
utanmaz arsız, kepaze, pişkin, yüzsüz
utkulu muzaffer
utmak yenmek
uyak kafiye
uyandırma ikaz
uyandırmak kaldırmak, uyarmak
uyanık açıkgöz, agâh, ayık, kurnaz, tetik
uyanıklık dikkat, teyakkuz
uyanmak belirmek, depreşmek
uyarı haberdarlık, ihtar, ikaz, tembih
uyarım tembih
uyarlamak aktarmak
uyarlanmak alınmak
uyarlık uygunluk
uyarma ihtar, ikaz, irşat, tembih
uyarmak dürtmek, haberdarlık etmek
uyartı ihtar, uyarı
uydu peyk
uydurma asılsız, blöf, derme çatma, sahte, uyduruk, uydurulmuş, yalan
uydurmaca düzmece, sahte
uydurmak becermek, bulmak, elde etmek, sağlamak
uyduruk uydurma
uydurulmuş uydurma
uygar çağdaş, medeni, medenî
uygarlık medeniyet
uygulama infaz
uygulamak tatbik etmek, vurmak, yapmak
uygulamalar icraat
uygulamalı tatbikî, tecrübi
uygulanan geçerli
uygulanmaz olmak kalkmak
uygun elverişli, iyi, makul, munis, mutabık, muvafık, münasip, müsait, şayan, şık, tatminkâr, usturuplu, yarar, yaraşıklı, yerinde
uygun olmak bağdaşmak, sığmak, yakışmak, yaklaşmak
uygunluk liyakat, mutabakat, uyum
uygunsuz ekşi, münasebetsiz, yersiz
uyku düş, gaflet
uykulu mahmur
uykuluk dalak
uylaşmak anlaşmak, uzlaşmak
uyma intibak, riayet, takip
uymak bağdaşmak, dinlemek, gelmek, yaraşmak
uymayan uygunsuz
uymaz aykırı
uyruk tabiiyet, tebaa, vatandaş
uyrukluk tabiiyet
uysal itaatli, munis, söze bakan, yumuşak, yüzüyola
uyuklama şekerleme
uyuklamak dalmak, mürgülemek
uyum ahenk, düzen, geçim, intibak, mutabakat, uygunluk
uyumak dalmak, yatmak
uyumamış uyanık
uyumsuz dağınık, eğreti
uyuntu miskin, tembel, uyuşuk
uyuşma anlaşma, ittifak
uyuşmak yola gitmek
uyuşmazlık ihtilaf, zıddiyet
uyuşmuş uyuşuk
uyuşturucu maden
uyuşuk süst, tembel
uyutmak aldatmak
uyuz gicişme, kaşınma, kotur
uyuzlu uyuz
uz becerikli, güzel, iyi, mahir
uzak ırak
uzaklanmak nazlanmak
uzaklaşmak kırmak
uzaklaştırmak ayırmak, azletmek, çıkarmak, kovmak, kurtarmak, sökmek
uzaklık açıklık, mesafe
uzaktan şahsen
uzam vüsat
uzamak inmek
uzanım boyut, nitelik, ölçü, özellik
uzanmak gitmek, ulaşmak, yetişmek
uzantı uzatılmış
uzatılmış uzantı
uzatmak atmak, dayamak, germek, göndermek, oyalamak, uzatmak, vermek
uzay feza, gök, mekân
uzay gemisi mekik
uzay taşı gök taşı
uzlaşma ahenk, mutabakat
uzlaşmak bağdaşmak, barışmak, geçinmek
uzlaştırıcı ara bulucu
uzlaştırma telif
uzluk ehliyet
uzman mahir, mütehassıs
uzmanlaşma ihtisas
uzmanlık ihtisas, marifet
uzun dişli açgözlü, hırslı, tamahkâr
uzun etek şapşal
uzun hayvan yılan
uzun kulaklı eşek
uzunluk boy
uzunluk dairesi boylam
uzuv aza, organ, unsur, üye
ücra sapa
ücret müzd
üç buçuk değersiz, üstünkörü
üçayak sacayağı
üçbucak üçgen
üçgen üçbucak
üçkâğıt dolap, düzen, hile
üçkağıtçı dolandırıcı
üçkâğıtçı kartbasan, kumarbaz, leylaç
üçkâğıtçılık dolandırıcılık
üflemek üfürmek
üfürmek esmek, üflemek
üfürükçülük etmek okumak
üleş pay
üleşmek ayırmak, bölünmek, bölüşmek, paylaşmak
üleştirme tevzi
üleştirmeler tevziat
ülfet görüşme, tanışma
ülgüç jilet
ülke devlet, diyar, el, iklim, il, memleket, mülk, toprak, yer
ülkü dava, ideal, mefkûre, şiar
ülküsel ideal
ülser yara
ümit umut
ümit etmek beklemek, ummak
ümitsizlik yeis
ümmi sevatsız
ümran bayındırlık
ümranlı bayındır
ümük boğaz, gırtlak
ün ad, nam, san, ses, şan, şeref, şöhret, tavış
ünalga diktafon
ünalgı radyo
ünite birim
üniversal evrensel
ünlem nida
ünlemek seslenmek
ünlü meşhur, sait, sesli, şöhretli, tanınmış
ünsiyet iletişim, komünikasyon
ünsüz samit, sessiz
ürem faiz, nema
üremek artmak, çoğalmak, türemek, yetişmek
üretici müstahsil
üretim istihsal, kuruluş
üretme çoğaltma
üretmek çıkarmak, yapmak
ürkek çekingen
ürkekçe ürkek
ürkmek çekinmek, irkilmek, yılmak
ürküntü vahşet
ürpermek korkmak
ürperti esme, titreme
ürümek havlamak
ürün eser, hasılat, mahsul, meyve, semere
üryan çıplak
üs asıl, esas, kök, temel
üslup hava, tarz
üst arka, beden, giyecek, giysi, öte, vücut, yan, yüzey
üst dikili üstyapı
üst üste sıkışık
üstat ehil, usta
üsteleme tekit
üstelemek depreşmek, direnmek, katılmak, zorlamak
üstelik bile, caba, fark, güçlü, kuvvetli, sağlam
üstenme taahhüt
üstlenme taahhüt
üstlenmek taşımak
üstler erkân
üstlük aba
üstün faik, kudretli, kuvvetli, seçkin
üstüne dair
üstüne düşmek durmak
üstüne götürmek gocunmak
üstünkörü eğreti, gelişigüzel, sathi, yalandan, yarım yamalak, yüngül
üstünlük galebe
üstyapı üst dikili
üşenen erincek
üşengeç erincek, tembel
üşengen üşengeç
üşenmek erinmek, tembellik etmek, yüksünmek
üşmek üşüşmek
üşüntü etmek üşüşmek
üşüşmek birikmek, toplanmak, yığışmak
ütmek yenmek
ütülmek kaybetmek
üvendire gönder, mıh, mıhça
üye aza, uzuv
üzere gibi, neredeyse
üzeri beden, boyun, giysi, kimlik, satıh, varlık, vücut, yüz, yüzey
üzerine dair, hakkında
üzgü cefa, eziyet
üzgün bitkin, kırık, mahzun, meyus
üzmek incitmek, sıkmak, yormak
üzücü acı, acıklı, fena
üzülme teessür
üzülmek hayıflanmak, kaygılanmak, kıvranmak, meraklanmak
üzülmüş müteessir, üzgün
üzünç üzüntü
üzüntü acı, dert, elem, ezgi, gaile, gam, karanlık, kaygı, keder, kor, tasa, teessür, usanç, yara, yeis
üzüntüler teessürat
üzüntülü kederli, müteessir, yanık, yaralı