HIZIR

Rivayetlere göre âb-ı hayâtı içerek ölmezlik sırrına erişen, peygamber veya veli ol­duğu tartışmalı olan kutsal bir kişi. Araştırmacıların ortak fikrine göre, Batıda ve Doğuda ortaya çıkan Hızır-İskender kıssaların, evrensel-mitolojik yanları bulun­maktadır. Hızır, şahıs, kavram ve sembolik bir unsur olarak Divan şiirinde çok de­ğişik benzetmeye konu olmuştur. Hz. Musa ile olan yolculuğu, bu yolculuk aka­binde ayrılışları, İskender'le olan âb-ı hayatı arama maceraları, âb-ı hayâtı İsken­der'in içememesi fakat Hızır'ın içmesi, Hızır kelimesinin yeşil anlamına gelmesi, kı­yamete kadar yaşayacak olması, denizde darda kalanlara yardım ettiği inancı vesileleriyle pek çok değişik suretle Divan şiirinde söz konusu edilmiştir. Hızır ile bir­likte anıldığında âb-ı hayâta göndermede bulunulur. Hızır kelimesi en çok sevgili­nin, dudakları, ağzı, hat (ayva tüyleri) için kullanılan bir benzetme unsuru olurdu. Hızır kelimesinin yeşillik anlamından yola çıkan şâirlerimiz, bu benzerliği çok de­ğişik münasebetlerle söz konusu ederlerdi. Hattın Hızır olması durumunda, sevgi­linin dudakları veya ağız suyu yahut sözleri âb-ı hayât, saçları zülumât, yanaklar (su ilgisiyle) deryâ olurdu.

Âb-ı hayât u Hızr sözün çoğ işitmişiz

Sun la'lini ki çeşme-i hayvânımız gerek

                                                              (Şeyhî)