İSKENDER

Eski kültürümüzün hemen hemen bütün alanlarına girmiş, tarihî-efsânevî bir şah­siyet olan İskender; İslâm tarihindeki -Kur'anda da kıssası anlatılan, peygamber olup olmadığı hususunda ihtilaflar olan- Zü'l-Karneyn, Yunan (Makedon) tarihin­de ismi zikredilen Büyük İskender (Alexander The Great) ve bunların karıştırılmasıyla meydana gelmiş olan âb-ı hayatı arayan İskender olmak üzere üç farklı kim­likle karşımıza çıkmaktadır. Meşhur hikâyeye göre İskender'le Hızır âb-ı hayat'ı aramak üzere zulumat ülkesine girerler. Uzun ve meşakkatli bir yolculuğun sonun­da Hızır, âb-ı hayatı bularak kayıplara karışır. İskender, âb-ı hayât'ı kaybettiğini an­layınca derin üzüntülere düşer ve bu üzüntünün akabinde de ölür.

İskender'le birlikte zikri geçen efsanevî unsurlardan biri de âyine-i İsken­der'dir. İskender, Mısır'ı fethinden sonra, İskenderiye limanına büyük bir ayna yaptırmıştı. Bu aynadan bakıldığında çok uzak mesafeler görülürmüş. İskender, Divan şiirinde en çok kullanılan şahıslardandır. Büyük bir cihangir, yenilmez bir kahraman, dünyayı dolaşan bir hükümdâr olması, Hızır'la beraber âb-ı hayâtı ara­ması ve fakat bulamadan geri dönmesi, deniz üzerine çok büyük bir ayna yaptır­ması, Yecüc Mecüc kavminin zulümlerini engellemek için bir set inşa etmesi, Dâ­râ ile yıllarca süren savaşları vs. özellikleriyle şâirlerin adından bahsettikleri en önemli şahıslardan biri olmuştur. İskender'in (Kur'an'da Zülkarneyn'in) Ye'cûc- Me'cûc için bir set yaptırması kıssası, şairlerin hayal dünyasında çok değişik bir ta­savvurlara yol açar ve sevgilinin yüzü (yanağı, hadd'i) İskender'e, hiç durmaksızın bu yüzü arzulayan, ona kavuşmak için can atan âşıkın gönlü Ye'cûc'a (tabi gönlün Ye'cûc oluşu sevgilinin bakışıyladır), sevgilinin yüzündeki ayva tüyleri ise sedd-i İskender'e benzetilmektedir. Sevgili bu setle, gözünde bir Ye'cûc olan âşıkın kendisine yaklaşmasını engellemektedir:

Hüsnünde mâni' olmaga cânâ bu dil Ye'cûcına

İskender-i haddün yapar tozdan havâ üstinde sed

                                                                   (Mesîhî)