NÛŞİREVÂN

M.S. 531 ila 579 yılları arasında hükümdârlık yapan, İran'ın Sâsânî sülalesinden, adaletiyle ün salmış bir hükümdârdır. Rivâyetlere göre, Kisra lakabı ilk defa bu ki­şiye verilmiştir. Adaletiyle efsanelere karışmış büyük bir hükümdâr olan Nûşire­vân, hem adaleti hem de yaptırmış olduğu ünlü saraylar ve bu sarayların tâklarıyla meşhur olmuş bir hükümdârdı. Divan şiirinde de daha çok adaletiyle bahis ko­nusu edilirdi. Nûşirevân, Tâk-ı Kisrâ veya Eyvân-ı Kisrâ adıyla anılan ünlü sarayı­nın tâkına bir çan astırmış ve bu çanın ucuna da bir zincir bağlatmıştı. İhtiyacı olan bu zinciri çekerek Nûşirevân haberdar eder ve o da bu kişiyle ilgilenirdi. Bu zinci­re âdalet zinciri denirdi. Şâir aşağıdaki beytinde sevgilinin saçlarını adalet zinciri olarak tasvir eder:

Gözünden güç göricek dil yapışsa nola zülfüne

Ki oldur adl zinciri asılmış tâk-ı Kisrâ'dan

(İbn-i Kemal)

Divan şiirinde Nûşirevân daha çok bu haliyle gerçekleştirdiği adalet anlayışıyla bahis konusu edilirdi. Bazı şâirler tarafından onun adalet anlayışı övülmüştür. Zâtî onu şu övücü sıfatlarla anar:


Nûşirevân ölüp girmiştir ama adı hâlâ bütün canlı­lığıyla yaşamaktadır zira o, adalet ve doğruluk gibi iki ölmez oğul bırakmıştır:

Velî Nûşirevân gitdi cihânda zindedür adı

İki ölmez ogullar idinipdür adli vü dâdı

                                                                (Zâtî)