AŞIK ÖMER GÜLDESTESİ
KOŞMA
Ela gözlerine kurban olduğum
Yüzüne bakmaya doyamadım ben
İbret için gelmiş derler cihana
Noktadır benlerin sayamadım ben

Aşkın ateşidir sînemi yakan
Lûtfuna erer mi cevrini çeken
Kolların boynuma dolanmış iken
Seni öpmelere kıyamadım ben

Terkeyledim ağalarım, beylerim
Bozbulanık seller gibi çağlarım
Anın içün ben ah edip ağlarım
Ayrılık oduna doyamadım ben

Kaldı deli gönül kaldı hep yasta
Mevla''m erdir beni murada kasda
Aşık Ömer eydür sevgili dosta
Allah''ısmarladık diyemedim ben
KOŞMA
Gam yükleri ile yükümüz tuttuk
Hicran katarının kervanıyız biz
Feleğin ağusun aşında bulduk
Mihnet tekkesinin mihmanıyız biz

Hakikat yolunu tutmuş gideriz 
Kemlik edenlere iy''lik ederiz
Hazret-i Hüda''nın emrin tutarız
Rah-ı hakikatın rehvanıyız biz

Ey Ömer aşk ile irfan yoluyuz 
Serv-i tubaların servi dalıyız
Bizi sevenlerin biz de kuluyuz
Sevmiyenin şah ü hakanıyız biz
KOŞMA
Dedim dilber yanakların kızarmış 
Dedi çiçek taktık gül yarasıdır 
Dedim tane tane olmuş benlerin 
Dedi zülfüm değdi tel yarasıdır 

Dedim dilber sana yazıldı kanım 
Dedi niçin dersin benim sultanım 
Dedim kimler sarmış ince miyanın 
Dedi kendin sardın kol yarasıdır 

Dedim bu Ömer'in aklını aldın 
Dedi sevdiğine pişman mı oldun 
Dedim dilber niçin sararıp soldun 
Dedi hep çektiğim dil yarasıdır
KOŞMA
Şita hengâmının şiddeti geçti
Gayrı renge girdi zamane dostum
Bahar demlerinin kokusu düştü
Dağıttı amberin cihana dostum

Eridi karları yeşerdi çöller
Sürüldü zincirin bulandı seller
Şükûfe açılır estikçe yeller
Minnet ne sümbüle reyhana dostum

Der ki Âşık Ömer açıldı güller
Cennet misal oldu sahralar çöller
Seyrü sülûk etti hep ehlidiller
Sen niçin çıkmazsın seyrana dostum
SEMAİ
Gel dilber karar eyle
Yol biter geze geze
Menevşeyi soldurdun
Kâhküle düze düze

Sende mi yarsız kaldın
Aklım başımdan aldın
Beni dertlere saldın
Dal boyun süze süze

Bu yana gel bu yana
Gel güzel girme kana
Ömeri kulun sana
El eder bize bize
SEMAİ
Şu karşıdan gelen dilber
Boyu selvi dala benzer
Yanında bir kızla bile
Gonca açmış güle benzer

Gelinin gözleri bende
Kız cefalar etmez dosta
Gelin şerbet gibi tasta
Kız tabakta bala benzer

Gelin kıza bulur suçu 
Kızın geline yeter gücü
Gelinin ibrişim saçı
Kızın sırma tele benzer

Gelin der adım Huri 
Kız da meleklerin biri
Gelin al çiçekli koru
Kız bahçede güle benzer

Taşlar olsun yapınızda 
Misk ü anber kokunuzda
Aşık Ömer kapınızda
Bir azatsız kula benzer
KOŞMA
Ey şahin bakışlı yükseğe bakma
İndirirler seni kola bir zaman
Sadık âşıkları odlara yakma
Hiç lûtfun olur mu kula bir zaman

Âşıka ettiğin başka fen gibi
Hiç görmedim kalbi âhen sen gibi
Seni aşk oduna yaka ben gibi
Açılan güllerin sola bir zaman

Bir âhu gözlüye gönül veresin
Bakmaya pâyine yüzler süresin
Ettiğin işlere pişman olasın
Herkes ettiğini bula bir zaman

Aşık Ömer eydür ey perî-resmim
Eğrilmiş hilâle döndürdün cismim
Şimdi âr edersin anmağa ismim
Hatırından çıkmaz ola bir zaman
SEMAİ
Salınıp seyran yerine
Çıkan dilber kiminsin sen
Siyah zülfün mah yüzüne
Döken dilber kiminsin sen

Baktım gözüne kaşına 
Benzettim hüma kuşuna
Beni hicran ateşine
Yakan dilber kiminsin sen

Payine yüz süren kullar 
Demadem medhin ederler
Al yanak üstüne güller
Takan dilber kiminsin sen

Seyrana gider bostana 
Bülbül konar gülistana
Bize mestane mestane
Bakan dilber kiminsin sen

Aşık Ömer seyre varma 
Varıp divanına durma
Ela göze siyah sürme
Çeken dilber kiminsin sen
KOŞMA
Güle ah demekle geçti günleri
Sesi çıkmaz oldu bülbül kocaldı
Elbet yaylamıza düşer yolları
İlk bahar peşinden bin gül kocaldı

Bir kara yel kırdı kanadın kolun
Aşıklar beklemez oldu da yolun
Örmez oldu badisebah kâhkülün
Bağrı ota yandı sünbül kocaldı

Bizim beyler kaymak ile bal yerler
Bu Ömeri kula sitem ederler
Bu koca Adile kocadil derler
Dile mana bulman gönül kocaldı