NEF'İ GÜLDESTESİ
BANA TAHİR EFENDİ KELB DEMİŞ
Bana tâhir efendi kelb demiş
İltifâtı bu sözde zâhirdir
Mâlikî mezhebim benim zirâ
İ'tikâdımca kelb tâhirdir
EDERİM BEN
Derdim nice bir sinede pinhan ederim ben
Bir ah ile bu alemi viran ederim ben

Ah ile komam dilleri zülfünde huzura
Cemiyet-i ağyarı perişan ederim ben

Cemiyet-i ağyarı ger etmezse perişan
Çarh-ı feleği aksine gerdan ederim ben

Yar olmayıcak zehr-i sitemdir bana bade
Bilmem nice def-i gam-ı hicran ederim ben

Güya ki olur didelerim maden-i yakut
Her gah ki yad-ı leb-i canan ederim ben

Bu hal ile avarelik el verse bana ger
Baştan başa dünyayı gülistan ederim ben

Nefi gibi yarana dimem dahi nazire
Ya bu gazeli ziver-i divan ederim ben
A KÖPEK
Gürci hınzırı a samsun-ı muazzam a köpek 
Kande sen kande nigehbani-i alem a köpek 

Vay ol devlete kim ola mürebbisi anun 
Bir senin gibideni cehl-i mücessem a köpek 

Ne gune kaldi meded devlet-i Al-i Osman 
Hey yazuk hey ne musibet bu ne matem aköpek 

Ne ihanetdür o sadra bu zamanda ki anun 
Olmaya sahibi bir Asaf-ı kerem a köpek 

Hidmet-i devlete sair vüzeradan göreler 
Bir fürumaye koca ayuyı akdem a köpek 

Bu mahlallerde ki Bagdadı ala şah-ı Acem 
Arz-ı rumu ede teshir Abaza hem a köpek 

Sattınız iki soysuz bir olup hanlığı 
Kimseyietmedünüz bu işe mahrem a köpek 

Paymal eylediniz saltanatın ırzını hem 
Yok yereoldı telef ol kadar adem a köpek 

Hiç hanlık satılır mı hey edebsiz hain 
Tutalım olmamış ol fitne muazzam a köpek 

Sen kadar düşmen-i devlet mi olur a hınzır 
Ne turur saltanatun sahibi bilsem a köpek 

Ehl-i dil düşmeni din yoksulu bir melunsun 
Öldürürlerse eğer can-be-cehennem a köpek 

Böyle kalur mu soysuzlar elinde devlet 
noldu ya gayret-i şahenşeh-i azam a köpek 

Hak götürdü arabı gitti hele dünyadan 
Kim götürse akabince seni bilmem a köpek 

File nacar meger yükledeler tabutunu 
Çekemez cife-i murdarunu adem a köpek 

Filler de çekemezse ne acep laşeni kim 
Var mı bir sencileyin div-i mülahhem a köpek 

Sen soysuz eşek ol Kirliorospu yaraşur 
Bindürüp sırtına teşhir edersem a köpek
GAZEL
Bâde gam verir bize biz âşık-ı dîvâneyiz 
Gelmeden bu bezme câm-ı aşk ile mestâneyiz 

Çekmeziz renc-i humârı ömrümüzde gerçi biz 
Gam değil mahmûr olursak sâkî-i meyhâneyiz 

Âşık-ı yek-reng ü rindân-güşâde-meşrebiz 
Bezm-i hâs-ı vahdete hem bâde hem peymâneyiz 

Hem gülüz hem bülbülüz germiyyet-i aşk ile biz 
Dâğ-ı derde şu'le vü şem'-i gama pervâneyiz 

Rind-i aşkız hâsılı Nef'î-i bî-pervâ gibi 
Âşinâya âşinâ bîgâneye bîgâneyiz
GAZEL
Yazanlar peykerim destimde bir peymâne yazmışlar
Görüp mest-i mey-i aşk olduğum mestâne yazmışlar

Bana teklîf-i zühd etmezdi idrâk olsa zâhitde
Yazıklar kim anı âkil beni dîvâne yazmışlar

Değildir gözlerinde sâye-i müjgânı uşşâkın
Hatın resmin beyâzı dîde-i giryâna yazmışlar

Benim âşık ki rüsvâlıkda tutdu şöhretim şehri
Yazanlar kıssa-i Mecnûn'u hep yabana yazmışlar

Nice zâhirdir ey Nef'î sözünden dildeki sûzun 
Yazınca nüshâ-i şi'rin kalemler yana yazmışlar
MİHRİBÂN OLUR
Gamzen ne dem ki tiğ çekip hûn-feşân olur
Uşşâk-ı dil-figâra ecel mihribân olur

Çeşmin o Kahraman-ı gazab-nâkdir senin
Kim hışmı zâil olsa dahi bî-emân olur

Kim gördü böyle Hindû-yı mest-i kemin-küşâ
Kim bir hadengi âfet-i can-ı cihan olur

Müjgânlarınla seyreden ol ebruvanı der
Birden bu denlü tir nice der-kemân olur

Gamzen suâle başlasa uşşâka her müjen
Gûya lisân-ı hâl ile bir tercemân olur

Gamzen görür itâb ile öldürdüğün bizi
Durmaz girişme dahi ana hem-zebân olur

Bu nâz u nigâh-ı tegâfül ki sende var
Hızr olsa âşıkın sebeb-i terk-i cân olur

Sen böyle nâz u şîve satınca gedâlara
Narh-ı metâ-ı derd ü belâ râygân olur

Yeksân ise yanında seven sevmeyen seni
Hûbâna bu muâmeleden çok ziyân olur

Râzî değilse ger buna nâmûs-ı dilberî
Uşşâka derse böyle ihânet yamân olur

Her nâ-mahâlle ruhsat-ı nezzâre ya neden
Bir gün demez misin ki mahallinde kan olur

Dil bu hevâ ile kafes-i teng-i sînede
Mânend-i mürg-i bâl-şikeste tapân olur

Kim gülşen-i ruhunda vere nağmeye karâr
Tâ ol zamân ki bâğ-ı cihân pür-hazân olur

Fikreyleyince dâm-ı girih-gîr-i zülfünü
Bir hâlet elverir ki kafes gülsitân olur

Zülfün mü ya gezende siyeh mâr-ı hambeham
Kim pâsbân-ı genc-i nihân-ı miyân olur

Yahut hümâ şikâr edici şâhbâzdır
Dâim hevâ-yı sayd ile bî-âşiyân olur

Gâhi halka durur pîç ü tâb ile
Tuğr-yi hükm-i pâdişah-i hüsn ü ân olur

Gâhî ki deste deste yatur yerde gûyiyâ
Çârûb-ı âsîstân-ı memâlik-sitân olur

Ol safder-i yegâne ki tâb-ı mehâbeti
Cevşen-güdâz-ı Tehmeten ü Kahramân olur

Diller döyer mi görmeğe cenk içre nîzesin
Ol dem ki hûn-ı düşmen ucundan revân olur

Saflar düzüp hücûm edicek hayl-i düşmene
Dehşetle âsumân u zemîn pür-figân olur

Oklar sihâm-ı kavs-i kazâdan nişân verir
Peykân-ı tîr ise ecel-i nâgehân olur

Evc-i hevâda sıyt-ı çekâçâk-ı tîğdan
Âvâz-ı ra'd u sâika reh güm-künân olur

Sensin o saf-şiken ki yazılsa menâkıbın
Her muhtasar rivayeti bir dâsitân olur

Hakka benem ol nâdire-perver ki her sözüm
Bir tuhfe gibi elden ele armağân olur
GAZEL
Tûtî-i mu'cize-gûyem ne desem lâf değil 
Çarh ile söyleşemem âyînesi sâf değil 

Ehl-i dildir diyemem sînesi sâf olmayana 
Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil 

Yine endîşe bilir kadr-i dür-i güftârım 
Rûzigâr ise denî dehr ise sarrâf değil 

Girdi miftâh-ı der-i genc-i ma'ânî elime 
Âleme bez-i güher eylesem itlâf değil 

Levh-i mahfûz-ı suhandir dil-i pâk-i Nef'î 
Tab'-ı yârân gibi dükkânçe-i sahhâf değil
BİZE KÂFİR DEMİŞ MÜFTİ EFENDİ
Bize kâfir demiş müfti efendi
Tutalım ben diyen ana müselmân
Varıldıkta yarın rûz-ı cezâya
İkimiz de çıkarız anda yalân