NEŞÂTÎ GÜLDESTESİ
GAZEL
Gitdin ammâ ki kodun hasret ile cânı bile
İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile 

Devr-i meclis bana girdâb-ı belâdır sensiz
Mey-i zehrâb-ı sitem sâgâr-ı gerdânı bile

Bağa sensiz bakamam çeşmîme âteş görünür
Gül-i handânı değil serv-i hırâmânı bile

Sineden derd ile bir âh edeyin kim dönsün
Aksine çarh-ı felek mihr-i dırahşanı bile

Hâr-i firkatinle Neşâtî-i hazînin vâ-hayf
Dâmen-i ülfeti çâk oldu giribânı bile
GAZEL
Zihî safa diyecek âlemin nesin gördük 
Sitemden özge dahî hem-demin nesin gördük 

Humarı derd-i ser ü neşvesi bükâ-engiz 
Bu bezm-gâhda câm-ı Cem'in nesin gördük 

Nişân-ı tîr-i sitem olduğundan özge meğer 
Derûn-i sinede dâğ-ı gamın nesin gördük 

Hemîşe hâl-i ruhun dâmeniyle setr eyler 
Biz ol dü zülf-i ham-ender-hamın nesin gördük 

Neşâtiyâ keder-i keşf-i râzdan gayrı 
Akan bu dîde-i terden demin nesin gördük
GAZEL
Her gâh ki yâd-ı ruh-ı cânân iderin ben 
Künc-i gamı bir demde gül-istân iderin ben 

Bir dem mi geçer dîdelerim olmaya pür-hûn 
Râz-ı dili bilmen nice pinhân iderin ben 

Bu âteş-i hasret ki dil ü sînede vardır 
Bir lâhzada bin âlemi sûzân iderin ben 

Bu âh-ı pey-ender-pey eğer böyle kalursa 
Bir gün feleğin cerhini viran iderin ben 

Rağbet mi var erbâb-ı dile şimdi Neşâtî 
Bî-hûde heman da'vi-i irfan iderin ben
GAZEL
Çeşmin mey-i işveyle mestâne değil mi yâ 
Kasd-ı niğeh-i inektin hep câne değil mi yâ 

Olsa ne aceb âlem evzâına dil-beste 
El-hak heme etvârın rindâne değil mi yâ 

Olsam n'ola aşkınla rüsvâ-yı heme-âlem 
Dil mest-i mahabbet cân dîvâne değil mi yâ 

Ursa ne aceb kendin şem'-i ruhuna bî-bâk 
Dil bezm-i mahabbetde pervane değil mi yâ 

Gamzenden emîn olmak mümkin mi Neşâtî-veş 
Hançer-be-kef-i fitne mestâne değil mi yâ
GAZEL
Bî-safâ-yı aşk olup bî-derd-i yâr olmak da güç 
Bir sitem-ger âfetin cevriyle zâr olmak da güç 

Evc-i istiğnâda pervâz etmedikçe mürg-i dil 
Pâybend-i aşk ile âşüf te-kâr olmak da güç 

Bir nigâh-ı gamzeye takat getürmezken gönül 
Günde bin tîr-i cefâya sîne-dâr olmak da güç 

Va'de-i ferdasına gâhî ederdim i'timâd 
Hayret-âlûd-i belâ-yi intizâr olmak da güç 

Gerçi yok takat Neşâtî seyr-i dîdâr etmeğe 
Gûşe-gîr-i hasret-i dîdâr-ı yâr olmak da güç
GAZEL
Şevkiz ki dem-i bülbül-i şeydâdâ nihânız 
Hûnuz ki dil-i gonce-i hamrâda nihânız 

Biz cism-i nizâr üzre döküp dâne-i eski 
Çun rîşte-i cân gevher-i ma'nâda nihânız 

Olsak n'ola bî-nâm ü nişan şöhre-i âlem 
Biz dil gibi bir turfe muammada nihânız 

Mahrem yine her hâlimize bâd-ı sabâdır 
Dâim şiken-i zülf-i dil-ârâda nihânız 

Hem gül gibi rengînî-i ma'nâ île zahir 
Hem neş'e gibi hâlet-i sahbâda nihânız 

Geh hâme gibi şekve-tırâz-ı gam-ı aşkız 
Geh nâle gibi hâme-i şekvada nihânız 

Etdik o kadar ref'-i taayyün ki Neşâtî 
Âyîne-i pür-tâb-i mücellâda nihânız