ÜMMİ SİNAN GÜLDESTESİ
DOST
Dilerse gözümü giryân iden dost 
Dilerse bağrımı biryân iden dost 
Dilerse hâk ile yeksân iden dost 
Dilerse lûtf ile ihsân iden dost

Dilerse gönlümü handân eyleyen 
Dilerse cânımı cânân eyleyen 
Dilerse sırrımı ayân eyleyen 
Dilerse damlayı ummân iden dost

Dilerse su gibi akıp çağlatan 
Dilerse yel gibi esip söyleten 
Dilerse firkâte salıp ağlatan 
Dilerse vaslını âsân iden dost

Dilerse şâh iken kılan gedâlar 
Dilerse zecr idüp kılan cefâlar 
Dilerse hor iken viren safâlar 
Dilerse kul iken sultan iden dost 

Dilerse deryâlar gibi kaynatan 
Dilerse gemiler gibi oynatan 
Dilerse nâleler virüp inleten 
Dilerse nutkunu pinhân iden dost 

Dilerse gezdiren arş u semâyı 
Dilerse bozduran nâm-ı fenâyı 
Dilerse gezdiren şâl ü kabâyı 
Dilerse cismini uryân iden dost

Dilerse aşkını câna kuran fak 
Dilerse söyleten sırr-ı Enelhak 
Dilerse varımı alıp iden yok 
Dilerse kim Ümmî Sinân iden dost
ERENLERİN SOHBETİ
Erenlerin sohbeti 
Ele giresi değil
İkrar ile gelenler
Mahrum kalası derler

İkrar gerek bir ere 
Göz açıp Didar göre
Sarraf gerek gevhere
Nadan bilesi değil

Bir pınarın başına 
Bir testiyi koysalar
Kırk yıl anda durursa
Kendi dolası değil

Ümmi Sinan yol ayan 
Oluptur belli beyan
Dervişlik yolu heman
Tac u hırkası değil
MEVLA'M AŞKIN MEYDANINA 
Mevla'm aşkın meydanına 
Yanmağa geldik yanmağa
İçüp aşkın şarabına
Kanmağa geldik kanmağa

Bindirdin aşkın atına 
Kandırdın aşk şerbetine
Varup likanın zatına
Kanmağa geldik kanmağa

Okudum aşkın kitabın 
Fethettim Enelhak babın
Senden İrcii hitabın
Öğmeğe geldik öğmeğe

Aşktır sağ eden sayruyu 
Aşktır bir eden ayrıyu
İsm-i Zatınla gayruyu
Yenmeğe geldik yenmeğe

Bekledim aşkın babını 
Gör münkirlerin ta'nını
Evvelden işin sonunu
Sanmağa geldik sanmağa

Ümmi Sinan aşka yardır 
Anın çün gayrıdan durdur
Dü cihan bize ağyardır
Dönmeğe geldik dönmeğe
GÜLDÜR GÜL
Seyrümde bir şehre vardım
Gördüm sarayı güldür gül. 
Sultanumun tacı, tahtı, 
Bağı, duvarı güldür gül.

Gül alurlar, gül satarlar, 
Gülden teraei tartarlar, 
Gülü gül ile tartarlar, 
Çarşı pazarı güldür gül.

Toprağı güldür, taşı gül, 
Kurusu güldür, yaşı gül, 
Has bahçesinün içinde 
Serv ü çınarı güldür gül.

Gülden değirmeni döner, 
Anun ile gül öğünür, 
Akar suyu döner çarkı, 
Bendi pınarı güldür gül.

Al gül ile kırmızı gül, 
Çift yetişmiş bir bağçede, 
Bakışırlar hara karşı, 
Hân ezhârı güldür gül.

Gülden kurulmuş bir çadır, 
içinde nimeti hazır, 
Kapıcısı ilyas Hızır, 
Nâm, şarabı güldür gül.

Ümmî Sinan gel vasf eyle, 
Gül ile bülbül derdini, 
Yine bu garib bülbülün, 
Ah u figanı güldür gül.