YUNUS EMRE'DEN SEÇMELER
ACEP BU BENİM HALİM 

Acep bu benim canım, azat ola mı ya Rab
Yoksa yedi Tamu'da yana kala mı ya Rab

Acep bu benim halim, yer altında ahvalim
Varıp yatacak yerim, akrep dola mı ya Rab

Can hulkuma geldikte, Azrail'i gördükte
Ya canımı aldıkta, asan ola mı ya Rab

Dar oldu bana düzler, gice ile gündüzler
Dünyaya bakan gözler, didar göre mi ya Rab

Allah olucak Kadı, bizden ola mı razı
Görüp Habib'in bizi, şef'i ola mı ya Rab

Yunus kabre vardıkta, Münker Nekir geldikte
Bize sual ettikte, dilim döne mi ya Rab 
BİR BEN VAR BENDEN İÇERU 
Severim ben Seni candan içeru
Yolum vardır bu erkandan içeru

Şeriat, tarikat yoldur varana
Hakikat meyvası andan içeru

Dinin terk edenin küfürdür işi
Ol ne küfürdür, imandan içeru

Beni bende demen, ben de değilim
Bir ben vardır bende, benden içeru

Beni benden alana ermez elim
Kim kadem basa Sultandan içeru

Süleyman kuş dilin bilir dediler
Süleyman var, Süleyman'dan içeru

Tecelliden nasip erdi kimine
Kiminin maksudu bundan içeru

Senin aşkın beni benden alıptır
Ne şirin dert bu, dermandan içeru

Miskin Yunus, gözü tuş oldu Sana
Kapıda bir kuldur, Sultandan içeru 
ŞÖYLE SANIRLAR BENİ 
Sofuyum halk içinde tesbih elimden gitmez
Dilim marifet söyler, gönlüm hiç kabul etmez

Boynumda icazetim, riya ile taatim
Edişem ayruk yerde, gözüm yolum gözetmez

Hoş dervişem sabrım yok, dilimde ezkarım çok
Kulağımdan gireni, hergiz içim işitmez

Görenler elim öper tac ü hırkama bakar
Şöylece sanırlar beni zerrece günah etmez

Taşımda ibadetim, sohbetim hoş taatim
İç pazara gelince, bin yıllık ayyar etmez

Dışım derviş, içim boş, dilim tatlı, sözüm hoş
İlla ben ettiğimi, dinin denşüren etmez

Görenler sofu sanır, selam verir utanır
Anca iş koparaydım, el erüben güç yetmez

Söylersem marifeti saluslanırım kati
Miskinliğe dönmeğe, gönlümden kibir gitmez

Yunus eksikliğini Çalabına arzeyle
Anın keremi çoktur, sen ettiğin ol etmez
NE SÖYLERLER NE BİR HABER VERİRLER
Yalancı dünyaya konup göçenler
Ne söylerler, ne bir haber verirler

Üzerinde, türlü otlar bitenler
Ne söylerler, ne bir haber verirler

Kimisinin üstünde biter otlar
Kiminin başında sıra serviler

Kimi masum, kimi güzel yiğitler
Ne söylerler, ne bir haber verirler

Toprağa gark olmuş nazik tenleri
Söylemeden kalmış, tatlı dilleri

Gelin, duadan unutman bunları
Ne söylerler, ne bir haber verirler

Yunus der ki, gör takdirin işleri
Dökülmüştür kirpikleri kaşları

Başları ucunda hece taşları
Ne söylerler, ne bir haber verirler 

BEN GELMEDİM DAVA İÇİN 

Benim bunda kararım yok, 
Ben bunda gitmeğe geldim 
Bezirganem metaım çok, 
Alana satmağa geldim 

Ben gelmedim dava için, 
Benim işim sevi için 
Dost'un evi gönüllerdir, 
Gönüller yapmağa geldim 

Dost esrüğü deliliğim, 
Aşıklar bilim neliğim 
Denşürüben ikiliğim, 
Birliğe bitmeğe geldim 

Ol hocamdır ben kuluyum, 
Dost bağçesi bülbülüyüm 
Ol hocamın bağçesine, 
Şad olup ötmeğe geldim 

Bunda biliş olan canlar, 
Anda bilişirlermiş 
Bilişüben Hocamla, 
Halim arzetmeğe geldim 

Yunus Emre aşık olmuş, 
Maşuka derdinden ölmüş 
Gerçek erin kapısında, 
Canım arz etmeğe geldim 
BIRAK İKİLİĞİ 
Sen sende iken menzil alınmaz
Bahri olmadan gevher bulunmaz

Er açtı yolu ayan eyledi
Tolun ay doğdu, hergiz tolunmaz

Er manasından, almayan cahil
Taştandır bağrı hergiz delinmez

Er urdu yare, zahmi belirmez
Var! Bu yareme, merhem bulunmaz

Mağripten maşrik erin gözüne
Ayan görüne perde olunmaz

Ko ikiliği, gel birliğe yet
Bir olan canlar ayrı dölenmez

Yunus, ver canını hak yoluna
Can vermeyince canan bulunmaz
MUHAMMED
Canım kurban olsun Senin yoluna
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
Şefaat eyle bu kemter kuluna
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Mümin olanların çoktur cefası
Ahirette olur zevk ü safası
On sekiz bin alemin Mustafa'sı
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Yedi gökleri seyran eyleyen
Kürsi'nin üstünde cevlan eyleyen
Miraçta ümmetini dileyen
Adı güzel, kendi güzel Muhammed

Aşık Yunus n'eder dünyayı Sensiz
Sen Hak Peygambersin şeksiz, gümansız
Sana uymıyanlar gider imansız
Adı güzel, kendi güzel Muhammed
NE GÜLMEN GÜLMEKTİR
Ey aşk eri aç gözünü, yer yüzüne eyle nazar
Gör bu latif çiçekleri, bezenüben geldi geçer

Bunlar böyle bezenüben, Dost'tan yana uzanuben
Bir sor Ahi sen bunlara, kancerudur azm-i sefer

Her bir çiçek bin naz ile, öğer Hakkı nazar ile
Bu kuşlar hoş avaz ile, ol Padişahı zikr eder

Öğer anın kadirliğin, her bir işe hazırlığın
İlle ömrü kasırlığın, anıcağız benzi solar

Rengi döner günden güne, toprağa dökülür gene
İbretdürür anlayana, bu ibreti arif duyar
NE GÜLMEN GÜLMEKTİR
Ne bilmegün bilmekdürür, ne gülmegün gülmekdürür
Son menzilin ölmekdürür, duymadınsa aşktan eser

Ger bu sırrı duyaydın, ya bu gamı yiyeydin
Yerinde eriyeydin, gideydi senden bu kar-ü bar

Bildik gelen geçer imiş, bildik konan göçer imiş
Aşk şarabın içer imiş, bu manadan her kim duyar

Yunus bu sözleri ko gil, kendüzünden elin yu gil
Senden ne gele bir de gil, çün Hak'tan gelir hayr ü şer