ÜSLUP TEKNİKLERİ 
Bir konuyu konuşmaya veya yazmaya başlamadan önce, o konuya hangi anlatım tekniğinin uygulanması gerektiğini belirlemek, ona göre bir anlatım yolu izlemek gerekir. Yahut geçmişte olanları anlatmak, olayları artarda sıralamak istiyorsak ona göre bir anlatım yolu seçilmelidir.

Yaşanan veya yaşanılan yerleri okuyucunun gözünde canlandırmak, onları konuya uygun bir hayal dünyasına taşımak istiyorsak, sanatlı, imalı, çok çok betimlemelere yer veren bir anlatıma başvururuz.
Eğer bir konuda bilgi vermek, ya da o konuyu öğrenme amacı taşıyorsak, bildiklerimizi süssüz, betimlemesiz, doğrudan anlatmaya çalışırız. Verdiğimi bilgilere dinleyici ve okuyucuyu inandırmak istiyorsak, söylediğimiz ve yazdığımız bilgileri kanıtlamaya çalışırız. Kanıtlama, anlattığımız bilgiler çerçevesinde inandırıcı birçok kanıt ortaya koyarak dinleyici ve okuyucunun bize inanmasını sağlamaktır.

Bazen bu anlatım teknikleri karşılıklı olarak da kullanılabilir. Bir yazı içinde hikaye etme, sanatlı anlatma, doğrudan anlatma ve kanıtlama tekniklerine yer verilebilir. Bazen de konuya göre bu tekniklerin bir tanesi seçilir.

Görülüyor ki başlıca anlatım teknikleri dört tanedir:

1. Hikaye yolu ile aniatım.
2. Betimleme yolu ile anlatım.
3. Doğrudan doğruya anlatım.
4. Kanıtlama yolu ile anlatım.

1. Hikâye yolu ile anlatma: Bu tür anlatımda fikir, olaylar yardımıyla anlatılır. Dinleyici ve okuyucular olaylar yoluyla bilgilendirilmeye çalışılır. Bu durumda anlatıma konu olan olay başlı başına bir hikayeyi oluşturur. Bu olaylar yaşanmış olduklarından, olayın anlatımına temel olan zaman, -di’li geçmiş zamandır.

Hikaye zamanının kullanımı, yazarın seçimine göre değişebilir. Bu durumda yazar, hikayeyi ya hakim bakış açısından, ya üçüncü şahsın ağzından, ya da birinci şahsın ağzından yani kendi başından geçmiş gibi anlatır. Eğer olaylar başkalarından duyulmuş gibi, geçmiş zamanın rivayeti kipiyle anlatılırsa, o takdirde anlatılanlar hikaye olmaktan çıkar; masal olur.

2. Betimleme yolu ile anlatım: Betimleme canlı ya da cansız varlıkların dış görünüşünü, iç dünyasını sözcüklerle anlatmaktır. Betimleme tek başına pek kullanılmaz; diğer anlatım teknikleriyle birlikte kullanılır. Betimleme hikâye ve roman türünden eserlerde olaya canlılık kazandırmak, eserin uzamamasını sağlamak, okuyucuyu istenilen düşünce ve hayal ortamına sürüklemek, konuya duyulan merak ve ilgiyi doruğa çıkarmak için başvurulan bir anlatım tekniğidir. Bu betimlemeler gerçekçi oldukları gibi imgeci de olabilirler. Betimlemenin başarısı gözlem gücünün yüksekliğiyle orantılıdır.

Dolaylı anlatımda betimlemenin yanı sıra diğer söz sanatlarına da yer verilir. Ortaya konulmak istenen eserin türüne, sanatçının mizacına ve sanat anlayışına göre sanatlı anlatım yoğunluk kazanır. Özellikle şiir türünden eserlerde sanatlı anlatıma fazla başvurulur.

3. Doğrudan doğruya anlatım: Tanım ve açıklamaya dayanan bir anlatım tekniğidir. Bu tür anlatımda amaç bir bilgiyi, bir fikri, bir haberi ilgililerine doğrudan, kesin ve net şekilde aktarmaktır. 0 yüzden bu tür anlatımda betimlemeyle sanatlı anlatıma pek yer verilmez. Bu tür anlatımda en önemli nokta, anlatılanların düzenli, mantıklı bir sıralamaya konmasıdır.

4. Kanıtlama yoluyla anlatım: Doğrudan anlatımın daha gelişmiş bir şeklidir. Bu tür anlatımda bir kuram ya da kanıtlamaya değer bir görüş, kanıtlar sıralanarak doğrulanmaya çalışılır. Bu durumda önce kuram ya da görüşün sınırları belirlenir. Bu sınırın içine girmeyen, konu dışı hususlara yer vermeye titizlik gösterilir. Görüş ve kuram çözümlenmeye çalışılır. Çözümleme sırasında inandırıcı, inkarı mümkün olmayan kanıtlara yer verilir. Kanıtların sıralanışı mantık çerçevesinde, ya tüme varım, ya tümden gelim yöntemiyle yapılır. Sonuçta kanıtlama için sıralanan bütün bilgiler ve kanıtlar toparlanarak, bir bakıma özetlenerek, son söz yani kuram ve görüş ile ilgili doğru ya da doğrular ortaya konulur. Bu tekniğin en çok kullanıldığı yazı türü eleştiri ve makalelerdir.