Cumhuriyet Dönemi Türk Romanı

Cumhuriyet Döneminde Bireyin İç Dünyasını Esas Alan Roman Anlayışı |

Cumhuriyet Dönemi Türk Romanında Toplumcu Gerçekçi Anlayış |

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında Modernizmi ve Postmodernizmi Esas Alan Roman Anlayışı |


1923-1950 Arası Türk Romanı

        Var olmaya, ayakta durmaya, gelişip serpilmeye çalışan genç bir cumhuriyet, her alanda yapılması gerekenler, aşılacak engeller, yenilecek güçlükler, tamamlanacak eksiklikler ve kıt imkânların olduğu yılların ardından 1939 – 1945 yılları arası altı yıl boyunca dünyayı kasıp kavuran bir savaş, tek partili bir rejimden çok partili, gerçek bir demokrasiye geçiş ihtiyacı ve çabaları, 1923 – 1950 arası edebiyatımızın, romanımızın niteliklerini belirleyen toplumsal çerçeveyi belirler. 

      Cumhuriyetin ilk yıllarında topluma gerçekler aktarılmak istenmiştir.

   Dönemin üç önemli temsilcisi Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Reşat Nuri Güntekin’dir.

      Anadolu’ya ve köye yönelme bilinçli olarak geliştirilmiştir.

       Reşat Nuri, Anadolu’nun bilinmezlik içinde oluşundan etkilenerek Çalıkuşu, Yeşil Gece, Kan Davası, Kavak Yelleri, Acımak gibi Anadolu temalı eserlerini vermiştir.

       Yakup Kadri ve Halide Edip, Anadolu’yu savaş yıllarının koşulları içinde tanımışlardır.

      Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye Halide Edip’in Anadolu’ya açılan eserleridir.

       Zeyno’nun Oğlu adlı eseriyle Doğu Anadolu’ya kadar uzanan Halide Edip Sinekli Bakkal ve Tatarcık’ta töre romanı örneklerini verir.

      Doğal olarak Halide Edip’in eserlerinde güçlü kadın kahramanlar görürüz.

       Yakup Kadri, Anadolu’ya Yaban adlı eseriyle açılır. Millî Mücadele yıllarında köyün ve köylünün durumu bu eserde anlatılır.

       Yakup Kadri’nin romanlarında genellikle toplumun yaşadığı tarihsel evlere ışık tutulur.

       Refik Halit Karay, Aka Gündüz, Peyami Safa, Mehmet Yesari, Esat Mahmut Karakurt, Ercüment Ekrem Talu, Halide Nusret Zorlutuna, Şükûfe Nihal dönemin diğer önemli isimleridir.

       Gözleme dayanan gerçekliğin ardından 1940’lı yıllara doğru toplumsal gerçekçiliğe yönelme başlar.

       Sadri Ertem ve Sabahattin Ali toplumcu gerçekçiliğin bilinçli savunucuları olurlar. Bu özellikleri ile 1950’den sonra yetişen yazarlara öncülük etmişlerdir.

       Sadri Ertem, ilk romanı Çıkrıklar’da ekonomik açmazlara değinirken Sabahattin Ali, Kuyucaklı Yusuf’la kasaba romanının ilk örneğini verir. Bir aşk öyküsü bağlamında kasabanın toplumsal yapısını anlatır.

      Bu dönemde romanımızın değişik konulara girdiği gözlemlenir.

       Memduh Şevket Esendal ilk romanı Miras’la II. Abdülhamit döneminden kesitler verirken Ayaşlı ile Kiracıları’nda 1930’lu yılların Ankara’sını anlatır.

      Mithat Cemal Kuntay tek romanı Üç İstanbul’da Abdülhamit döneminin sonundan II. Meşrutiyet, İttihat ve Terakki ile Mütareke yıllarının İstanbul’unu anlatır.

      Daha çok aşk romanlarıyla tanınan Kerime Nadir ile Mükerrem Kamil Su bu yılların kadın yazarlarıdır.

      Bu yılların romanlarında olayların geçtiği mekanlar, çevre genişletilmiştir.

      Konu ve üslup açısından yeni boyutlar kazanılmış, toplumun her kesiminden yazarlar yetişmiştir.

      İşlenen Başlıca Konular: •      Anadolu ve halkı, •      Maziyle hesaplaşma, geçmişin değerlendirilmesi, •      Millî Mücadele ve devrimlerin halka anlatılıp benimsetilmesi, •      İşçi – işveren ilişkileri, •      Sıradan insanların hikâyeleri, •      Doğu – Batı çatışması, yanlış Batılılaşma algısı, •      Savaş sonrasının getirdiği ahlâk çöküntülerinin öne çıktığı aşk romanları… 

1950-1980 Türk Romanı 

       1950’li yıllarda İkinci Dünya Savaşı’nın çizdiği bir dünya vardır ve bu yıllarda Köy Enstitülerinden yetişen yazarların köy ve kasaba yaşamını yansıttıkları eserler yayımlanmaya başlar.

       Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Talip Apaydın, Fakir Baykurt, Kemal Tahir, Orhan Hançerlioğlu, Tarık Buğra, Oktay Akbal dönemin önde gelen isimleridir.

       1960’lı yıllarda toplumu gerçekçiliğin yanı sıra konularda çeşitlenme ve roman tekniğinde gelişme de gözlemlenir.

       Siyasal, toplumsal ve ekonomik gelişim ve değişimler ve bunların sonuçları, bu yıllarda üzerinde durulan konulardır.

       Hasan İzzettin Dinamo, Yusuf Atılgan, Rıfat Ilgaz, Yaman Koray, Nezihe Meriç, Emine Işınsu, Peride Celal 1960’lı yılların sanatçılarıdır.

      1970 – 1980 arasında roman yazarı sayımızda büyük bir artış gözlemlenir.

      Konular daha da çeşitlenir, toplum sorunlarına eğilişte artış gerçekleşir.

       Köy gerçeğinin yanı sıra 27 Mayıs, 12 Mart gibi siyasi ve toplumsal olaylar ele alınır. Bir diğer konu da Almanya’ya göç ve bu göçün doğurduğu dil sorunları, sıla özlemi, çalışma yaşamının sıkıntıları, uyum sorunlarıdır.

       Abbas Sayar, Erol Toy, Bekir Yıldız, Muzaffer İzgü, Oğuz Atay, Selim İleri, Melih Cevdet, Erdal Öz, Çetin Altan, Oktay Rıfat, Vedat Türkali, Ferit Edgü, Sevgi Soysal, Adalet Ağaoğlu, Pınar Kür 1970 - 1980 yılları arasında ve sonrasında da Türk romanında etkin bir yere sahip yazarlardır.