Milli Edebiyat Dönemi Türk Romanı

Millî Edebiyat Dönemi Romanı

       Millî Edebiyat’ın ana ilkesi olan “halka doğru” ilkesine uygunluk roman türünde de kendini gösterir. 

      Bu dönemde romanın hemen hemen her türü denenmiş, yazılmıştır. Bir çeşitlenme dönemi yaşanmıştır.

       Bütün bir memleket coğrafyası romanlarda mekân olarak tercih edilmiş, her kesimden insan, özellikle köylerde ve taşrada yaşayan insanlarımız romanda işlenmiştir.

       Köy gerçeği daha da ön plana çıkarılmıştır.

       Belirleyici olarak toplumsal sorunların işlenmesinin yanı sıra kadın – erkek ilişkisi, özgürlük övgüsü, çeşitli düşünce akımları, Ulusal Kurtuluş Mücadelemiz, yanlış Batılılaşma, değerlerde yozlaşma gibi konular ele alınmıştır.

       Memleket gerçeklerini yansıtmayı amaçlayan Millî Edebiyat gözlemin gerçekliğinden yararlanmıştır.

       Realizmin ve natüralizmin etkileri görülür.

       Konuşma diliyle ve kısa cümlelerle eserler oluşturulmuştur.

       Genel olarak başarılı eserler verilebilmiştir.

 

Yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889 – 1974)

       Önce Fecriâti’ye, sonra Millî Edebiyatçılara katılmış, Cumhuriyet Dönemi’nde de eserler vermiştir.

       Roman, hikâye, anı, mensur şiir, deneme ve makale türlerinde yazmıştır.

       Çok başarılı gözlem yeteneğiyle güçlü bir realizmi vardır. Tekniği sağlamdır. Karakter canlandırmada çok başarılı olan yazar, tema olarak Türk toplumunun yaşam tarzı ve sorunlarını işler.

       Tanzimat’tan Cumhuriyet’e toplumun değişimleri eserlerinde izlenebilir. Sodom ve Gomore romanı, siyasi ve toplumsal tarihimizi anlatır.

 Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Bazı Eserleri:

 Roman: Kiralık Konak, Nur Baba, Hüküm Gecesi, Sodom ve Gomore, Yaban, Ankara, Bir Sürgün, Panorama I. II., Hep O Şarkı

  Hikâye: Bir Serencam, Milli Savaş Hikâyeleri, Rahmet

  Anı: Anamın Kitabı, Zoraki Diplomat, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Politikada 45 Yıl

  Mensur Şiir: Erenlerin Bağından, Okun Ucundan

Halide Edip Adıvar (1884 – 1964)

        İlk romanlarının konusu aşktır.

        Seviye Talip ve Handan romanlarında kadın psikolojisinin çözümlemelerine girişir.

        Eserlerinde çağdaş kadın tipi ön plandadır.

       Romanlarında gözlem önemlidir. Betimlemeleri realist bir nitelik taşır.

 Vurun Kahpeye

        İstanbul’dan Anadolu’ya tayin olan Aliye’nin işgal altındaki kasabayı kurtarmak için çabalarken, dar görüşlü kimi kasaba insanları tarafından taşlanarak öldürülüşü anlatılır. 

Sinekli Bakkal

        Sinekli Bakkal Mahallesi’nde yaşayan insanlar, aydınlar ve saray çevresi gibi II. Abdülhamit Dönemi’nin toplum kesimleri canlandırılır. 

Tatarcık

        Cumhuriyet’e geçişte eski – yeni çatışmasında, bilginin önemi ve yeninin zaferi anlatılır. 

Mor Salkımlı Ev

        Yazarın çocukluktan 36 yaşına kadar olan öyküsünü anlattığı, anı türündeki eseridir.

 

Türk’ün Ateşle İmtihanı

        Yazarın I. Dünya Savaşı sonrasından Cumhuriyet'in ilanına kadar olan anılarını anlattığı eseridir.

 Reşat Nuri Güntekin (1889 – 1956)

        Millî Edebiyat’tan etkilenen sanatçı, eserlerinin çoğunu Cumhuriyet Dönemi’nde vermiştir.

        Törelerden kaynaklanan batıl inançlar, yanlış Batılılaşma, olumlu ve olumsuz davranış örnekleri başlıca temalarıdır.

        Psikolojik çözümlemelerde, olay anlatımında çok başarılıdır. Realizmin etkisi görülür.

 Çalıkuşu

        Anadolu’nun geri kalmışlığı, yoksulluğu ve bakımsızlığı ortaya konur.

       Türk edebiyatında gerçekçi romana yönelimin ilk örneklerinden biri olan eserin dili ve anlatımı rahattır.

 Yaprak Dökümü

        Ali Rıza Bey adlı dürüst bir memurun yanlış Batılılaşma sonucu ailesinin dağılışı

 anlatılır.

 

Yeşil Gece

        Eserde dinin Anadolu’da nasıl bir sömürü aracı olarak kullanıldığı ortaya konur.

 Reşat Nuri Güntekin’in Bazı Eserleri:

        Roman: Gizli El, Damga, Dudaktan Kalbe, Akşam Güneşi…

        Öykü: Tanrı Misafiri, Sönmüş Yıldızlar

       Oyun: Balıkesir Muhasebecisi, Tanrıdağı Ziyafeti

       Gezi: Anadolu Notları