DRAM TİYATROSUNUN GENEL ÖZELLİKLERİ, TARİHİ GELİŞİMİ VE TEMSİLCİLERİ
Hem komik hem de acıklı olayları günlük hayatta olduğu gibi iç içe anlatan tiyatro türüne “dram” denir. Dram, trajedinin sıkı kurallarını yıkmak amacıyla trajediye bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.

Komediler, hayatın yalnız gülünç; trajediler ise yalnız acıklı yönlerini konu edinmiştir. Oysa hayat; acılarıyla, sevinçleriyle bir bütündür.

19. yüzyılda hayatı bir bütün olarak ele alan bu anlayış Fransa’da dram türünü ortaya çıkarmıştır. Böylece dram sayesinde artık sahnede hayatın hem acıklı hem de gülünç yanları birlikte işlenmeye başlanmıştır.

Dramlar nazım ve nesir olarak yazılabilir. Manzum olanlar, yani şiir şeklinde yazılanlar daha çok operalarda kullanılmıştır.

Dram türünün ilk örneklerini Rönesans’ın yetiştirdiği büyük İngiliz sanatçı Shakespeare (Şekspir) 16. yüzyılda vermiştir. İspanyol sanatçı Lope de Vega da bu türün öncülerindendir. Shakespeare, klasik tiyatronun zaman ve yer birliği kuralını yıkmıştır. Sanatçının şiiri ve düzyazıyı iç içe kullanarak yazdığı oyunlar önce Alman, sonra da Fransız romantiklerini etkilemiş, böylece de dramın temelleri atılmıştır.

Ancak dram türünün kurallarını belirleyen ve ona karakteristik özelliklerini kazandıran Fransız sanatçı Victor Hugo olmuştur.

Hugo, “Cromwel (Kromvel)” adlı eserinde dramın özelliklerini: “Dramın özelliği gerçektir. Gerçek yaratılışta yaşamda olduğu gibi dramda da karşılaşan iki tipin; yüce ile gülüncün birleşmesinden doğar. Doğada olan her şey sanatta da vardır.” sözleriyle açıklamıştır.

Dram, tiyatronun evrimleşerek ulaştığı modern bicimidir. Trajedi ve komedinin özelliklerini karma olarak içerir. Dramda insan hayatının keder, ümit, neşe, şüphe, komiklikler gibi birçok yönleri sahnede canlandırılır.

Dramda klasik tiyatroda yasak olan garip, hayali, sosyal, tarihi ve milli unsurlara bol bol yer verilmiştir. Bu bakımdan dram, klasik tiyatronun sonu ve yeni tiyatro akımlarının başlangıcı olmuştur.

Günümüzde dram hiçbir kurala bağlı değildir. Bu terim artık, konusunu hayattan alan bütün tiyatro eserleri için kullanılmaktadır. “Piyes, melodram, trajikomik, fantezi pastoral, feeri” dramın türleri arasında gösterilebilir.

Dramın temel özellikleri

ü  Dram türü, komedi ve trajedinin karma şekli gibidir.

ü  Konusunu günlük hayattan veya tarihin herhangi bir döneminden alır. Klasik trajedi ve komedideki Eski Yunan mitolojisine yönelik değerler yerine ulusal değerlere yönelme görülür. Konular daha çok Orta Çağ Avrupa’sından alınmıştır.

ü  Hem acıklı hem de komik olaylar aynı oyun içinde bulunur.

ü  Kahramanlar hem soylu kişilerden hem sıradan insanlar arasından seçilir.

ü  Şiir ve düzyazı karışık şekilde bulunur.

ü  Her türlü olay seyircinin gözü önünde canlandırılır.

ü  Perde sayısı yazarın isteğine göre değişir.

ü  Yalın, anlaşılır ve halkın konuştuğu dil kullanılır.

ü  Üç birlik kuralına uyma zorunluluğu yoktur. Dramı, trajedi ve komediden ayıran önemli bir özelliktir bu.

Dram türünde eser vermiş en ünlü sanatçılar:

İngiliz Edebiyatı:

William Shakespeare (1564–1616),

İspanyol Edebiyatı:

Lope de Vega (1562–1635): ,

Alman Edebiyatı:

Herder (1744–1803),

Schiller (1759 – 1805) 

Goethe (1749–1832),

Fransız Edebiyatı:

Victor Hugo (1802–1885)

ÖZET:

Eser        : Hamlet

Yazarı     : William Shakespeare

Türü       : Dram

Hamlet, Danimarka prensidir. Amcası Claidius (Kladyus) ile annesi Gertrude (Gertrut), işbirliği yaparak babasını öldürmüşler, sonra da evlenerek tahta sahip olmuşlardır. Hamlet, bu cinayeti öğrenince öç almaya karar verir. Amacını belli etmemek için deli numarası yapar. Saray Başkanı Polenius (Polonyus)’u, kral sanarak yanlışlıkla öldürür. Hamlet’in gerçekten deli olmadığından ve aslında kendisini öldürmeye çalıştığından şüphelenen kral, Hamlet’i göreve gönderiyormuş gibi görünerek öldürtmek amacıyla İngiltere’ye yollar. Hamlet, durumu yolda öğrenerek kaçar, yeniden Danimarka’ya döner. Polonius’un kızı ve Hamlet’in nişanlısı olan Ophelia (Ofelya), babasının ölümü ve nişanlısının onu terk etmesi üzerine çıldırır, kendini ırmağa atarak intihar eder. Poloniusun oğlu Laertes (Lartes), babasının öcünü almak için Danimarka’ya gelir, bir kılıç yarışmasında ucu zehirli bir kılıçla Hamlet’i yaralayıp öldürmek üzere kralla anlaşır. Yarışma sırasında dediğini yaparsa da oyunun kızıştığı sırada kılıçların değişmesi nedeniyle Hamlet, Laertes’i yaralar. Kraliçe Getrude, hamlet için hazırlanmış olan zehirli şarabı yanlışlıkla içerek ölür. Zehirli kılıçla yaralandığı için öleceğini anlayan Laertes, ger-çekleri Hamlet’e açıklar. Hamlet, zehirli şarabın annesinden artan kısmını krala zorla içirir. Böylece başlıca kahramanlar ölür.