Nigar DUYGU - Şiirler

Ağlarken gülmeyi öğrendim.

Sevmesini öğrendim,

bana sevilmeyi öğretemediler ...

 

Sadakati öğrendim,

ihaneti öğrenemedim.

 

Gönül almayı öğrendim ..

kalp kırmayı öğrenemedim ..

 

Sevmeyi öğrendim ..

el uzatmayı, mutluluğa doğru koşmayı,

bazen sevgiliden sevgi dilenmeyi, el açmayı öğrendim ...

 

Yakama dikdiyim sevgimi,

canım acısa bile koparmayı,

Haqsızlıklara susmayı öğrendim.

 

en büyük haksızlığı sen yaptın bana,

seve seve ayrılmayı,

sevgisiz yaşamayı,

Dikeni okşamayı öğrendim.

 

Yaşarken ölümü,

Sevgiyi öldürmeyi öğrendim.

 

sensizliyi,

Gidene başarı dilemeyi öğrendim.

 

Hayatın siyah yüzüne beyaz, beyaz yüzüne siyah sermeyi,

Layık olmayanı sevmeyi,

Severken ölmeyi,

Ağlarken gülmeyi öğrendim……



Takvimden dökülen yapraklar gibi, aşkım de bitti 

Bu gün sevgimin özgür olduğu yerdeyim.

İçimdeki benden başka sığınacak yerim yok,

kurduğum hayallerimde adalet arıyorum ...

geri dönsəmmi acaba?

yeniden küssemmi sana?

kapıyı vurup gitsemmi bağırarak?

istemeden kalbini kırsammı yeniden ..

ağlasam arkandan ....

sensiz kalamayacığımı anlasam, ve tekrar sana dönsem.

sonra sana sarılıp özür dilesem ...

ve  yüzüne gülümsesem. ? ..

her zaman bu böyle devam etse ...

bebek gibi yanında  çok konuşsam ve hiç  susmasam.

masallarda yaşasam ...

felek rüzgarı esmese, ayırmasa bizi ...

sovurmasa ruhumuzu boşluğa, ne uçuruma, ne  uzağa .......

ama hepsi rüya .......

sen sevgimi harcadın ovcundakı  biriken bozuk paralar gibi ....

Içimde filizlenen sevgimi çürütdün ..

Takvimden dökülen yapraklar gibi, aşkım de bitti,

Sessizce ....

Üzülerek el ele verdiğimiz yokuşları gezdim.

Dilimin ucundasa küf atmış ismin ..

Artık Nigar yok, yabancı bir kadın ..

Parmaklarım arasında yalanına batırılmış sevgin.

Yollar uzun, hayat gergin ...

Yine takvimden bir yaprak indi, aşkım de bitti ..

 İstanbul

Meleklerden en güzeline benziyor İstanbul
İblis'e ..
Melek pislik içindedir ..
Kara yüzlü meleklerin şehri oldu İstanbul!
Meleklerin kanatları yırtık, qarsılmış, ezik, yaralı
Kalpleri Paralanmış,
Yalanlarla dolu.
Her şeyden habersiz oldu İstanbul
soğanla balı bir arada kaynatan şehrim ..
kime inanıyorsun, güzel şehrim,
kendine yoksa gördüklerine?
Içindeki binbir sır, bin dertle gizlice boğuşuyorsun.
Dertli yorgun suskun şehrim ..
Yalanlara harcanan zaman zarfında,
Kirli sular
ında çiçek araya araya
tanıdım sevdim seni, masum İstanbul


Hoşçakal
Yağmur ıslatacak birazdan sokakları,
Ayak izlerini silmeye gelmiş bulutlar,
Kulağımda ise eski melodiler
sustu hayallerim, söylenecek sözüm kalmadı ...
kaybettim içimdeki masum sevinçleri,
kayalıkları çalan denize Küstüm ...
çiçekleri ezen rüzgara, bir de kendime ....
ağlıyorum dünüme,  geçen zamanıma, taviz gitdiklerime ve bu dünyama ...
Ille de bir söz söylemem gerekiyorsa,
"hoşçakal sevgilim yolun açık olsun " ......
ben alışır ım yokluğuna ...
Silerim mesajları, yırtarım resimlerini, gizli tutarım  sevgimi ...
ben seni unutmaya çalışırım .....
ama sen ... ...
sen unutma .....
şiirlerimle hatırla beni, tebessümün olum yüzünde ...
artık sabahları uyandığımda ise sen olmayacaksın,
ürpererek gözlerimi sileceğim ...
elveda söyleyeceğim ardından ....
elveda doğan güneşim, elveda ..
artık sana git diyemem ..... isbatlaya bilemedin sevdigini.
elveda sevgili . hoşcakal.......

İnce kar  yağmış ruhumun derinliklerine
bugün hava soğuk .. üşüyorum ..
pencerem açık, ümitlerim eksik .kalmış.
sen yanımda olsaydın belki  penceremi  kapatıp yanağıma buse kondurar,
gülümseyerek beni izler kalbimi ovundurar ..
belki saatlerce bana izlerdin .....
Şimdi sabahları uyndığımda  , sensizliği yalnızlığım sorcam,
soğuk odamda, yalnizligimi koynuma alıp, geceye sarılıcam,
yüreğimde hıçkırarak bağırıp ..
seni rüyalarımda çağırıcam ..
Hani ne güzel başlamıştı masalımız ..
her şeyde sen ....
yağmur damlasında, sakin bir avuç deniz suyunda, sıcak güneş ışığında, bir de ki gökteki yıldızda,
bu gece denizlerim yelkensiz, misralarım çaresiz, ellerim hissiz, sesim dilsiz ... daha neler neler ......
sahifalarca yazılar yazıp duygularımı haykırsam   fayda vermez,
rüyalarım senden darqın, çağırsam gelmez ..
ince kar yağıyor derinliklerine, sakin sessizce üşüyorum ....
sokakta mutlu sevgililer görünce,
seni anıb geçmişteki günlerime dönüyorum ..

 

Unutamazsın

Unutmazsın, unutamazsın, onu düşünürsün,

Sözlerini, gözlerini,

Sıcaklığını duyarsın, gözlerinden  akan yaşlar sayesinde,

Gülümsemesi gelir gözlerin önüne, yine hatırlarsın eskini,

Unutulur dersin?

Annenisizin  sütünün tadını unuttuğumuz gibi?

Hatırlamaz sın yaşadıklarını, belki hatırlamak istemezsin ...

Uğrunda canımızı feda  ettiğimiz sevgi ve sevgiılini ...

Kalbine kilit takıp, kendine söz verirsin,

Unutursun guya….

Içini eriten sevdiğin gözleri bile

Gelecekle ilgili planlar, hayaller kurmazsın,

Küsersin  yaşadıklarına,

Önünden geçtiğin zaman dönüp ağldığın sokak,

Hatırlatacak onu ..

Yine unutursun diyorsun.

Ama ....

Unutula bilirsin, ama unutmazsın ....

unutmazsın, unutamazsın


 Yağmur  konuşur 

Yine yağmur yağar

süzülür penceremden akar

bazen de Pencereme tık, tık…

benimle konuşmaya çalışır

bana görüşmesinden anlatır

onu özlemle bekleyenine kavuşur

öper toprağını bana öpüşündən anlatır..

hasretle tokalaşan sevgililərdən

bir yerlerde açan çiçekten,

yağmur altında ıslanan küçük kedicikten,

bir gülümseyişden,

bekleyişten,

konuşur.

bir kaçıştan, islanıştan,

skamyada bekleyen tenhalardan,

bir kadından,

ve gözlerden akan  gözyaşalarından,

düşer damla damla yapraklara, otlara

akar süzülür yollara

sokaklarda oluşan göletlerden,

saflığından temizliğinden

avuçlarımda gizlenip bana gizliliyindən,

bir de senden konuşur ....

Şırlayar, akar, susar , yağar .

 


Yağmur yıkasın

Yağmur yıkıyor  gelip geçenleri,
Kalbimize diyenleri, yıkıyor, siliyor.
Yağmur sever sevgimizi
Yağmur sever ikimizi
Iyi bilir kalbimizden geçenleri
Sık sık yağıyor,
Silmek üşüm kalbi kıran ötenleri, geçenleri
Tut elimden ..
bırak koşsun, bırak uçsun, bırak yusun
Yağan yağmur sevgimizi
Varsın görsün kalbimizi