ANLATIM BİÇİMLERİ - Test 1

1.

Çok sıkıldığım bir gündü, hava da oldukça so­ğuktu. Arabamızın hızla çıktığı hafif bir tepeden kenti gördük. Yüksek belediye binasının çatısı, evlerin ve sokakların karmaşası içinde bize gülümsüyordu. Sıcak yaz gecelerini geçirdiğimiz evimiz geldi birden aklıma. Üzüntüm biraz daha arttı. Kenti görür görmez sam yeli gibi üzerime bir bir çullanan anılardan kurtulmak istedim. Tekrar yola koyuldum.

Yukarıdaki parçada aşağıdaki duyulardan hangileriyle ilgili ayrıntılara yer verilmiştir?

A)      Görme-işitme               

B)      Dokunma-işitme

C)      İşitme-koklama             

D)     Görme-dokunma

E)      Dokunma-koklama

2.

İyona bir kızak sürücüsüdür. Kıt kanaat geçinir. Yardımcısı olan oğlu, humma hastalığına yaka­lanır ve ölür. Ama o, kışın dondurucu soğuğun­da çalışmak zorundadır. İçini yakan derdini dökmek için kızağına binen her müşteriye açıl­mak ister. Ancak ölen kendi oğlu, acı da kendi acısı olduğu için anlattıkları müşterilerin bir ku­lağından girer diğer kulağından çıkar. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisinden yararlanılmıştır?

A)      Açıklama                           

B)      Öyküleme

C)      Tanık gösterme                 

D)     Karşılaştırma

E)      Tartışma

3.

Faruk Duman, yüzeyden okumayla başka türlü, derin okumayla başka türlü görünen, okunduk­ça iç anlamlarını kat kat açan, kuşaktaşlarından bambaşka, farklı öyküler yazıyor, ilk kitabı "Seslerde Başka Sesler"de kendine özgü dil ve biçim tutkusuyla şaşırttığı okuru, "Av Dönüşleri" ve "Nar Kitab"nda yaratıcılığını merkezkaç ala­nı içinde tutmayı başardı. O, yarattığı buğulu at­mosferi okura öylesine etkileyici bir biçimde yansıtıyor ki yazar ve okur bu öykülerde kendi gerçekliklerinden apayrı bir yazınsal çekim için­de buluşuyor. Bence bu da onu diğer yazarlar­dan farklı kılıyor.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangileri kullanılmıştır?

A)       Tartışma, karşılaştırma, örnekleme

B)       Öyküleme, tanık gösterme, benzetme

C)       Açıklama, tanık gösterme, örnekleme

D)      Tartışma, benzetme, alıntılama

E)       Açıklama, karşılaştırma, tanımlama

4.

Gökyüzü duru ve aydınlıktı. Korkuyla etrafına bakındı. Ahşap evlerin tahtaları arasından sızan güneş ışıklarında cilveleşen güvercinleri gördü. Kimi kahkahalarla top kovalayan, kimi büyük bir ciddiyetle su birikintilerinde kâğıttan gemiler yüz­dürerek korsancılık oynayan, dizleri yaralı umur­samaz çocuklar arasından geçtikçe, korkusu bu­harlaşıp yok oldu. Yürüdükçe sokakları, tepeyi, tepeye varan patikayı gördü. Deve dişini andıran patika yoldan tepeye çıkmaya koyuldu.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A)       Benzetme sanatına yer verme

B)       Çeşitli duyulara seslenme

C)       Gözlem gücünden yararlanma

D)      Tanık gösterme

E)       Öykülemeye başvurma

5.       

Balkondaki beyaz masanın üstündeki cam ta­bakta üç çeşit meyve var: Üzüm, armut ve şef­tali. Taneleri ince, çekirdeksiz İzmir üzümü, ağ­zımda tatlı bir serinlikle eriyor. Soyulmuş ve di­limlenmiş armuda çelik çatalı batırınca, çıkan sesten armudun çok sulu olduğunu anlıyorum. Sulu olmasına rağmen mayhoş bir tadı var. Sı­ra, dilimlenmiş şeftalilerde. Bir dilim şeftali, kadifemsi bir uyum ve bal tadıyla ağzımda dağılır­ken benim aklım hâlâ üzümlerin hararet dindi­ren serinliğinde.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A)       Açıklama  

B)       Tartışma

C)       Karşılaştırma

D)      Öyküleme

E)       Betimleme

6.       

Bazı eşyalarım vardı, onları önce atmaya kıya-mayıp tavan arasına kaldırdım. Yıllar akıp geç­tikten sonra bir gün, artık hayal meyal hatırladı­ğım ve işime yarayacağına inandığım bir şeyi aramak için paslanmaya yüz tutmuş kilidini aç­tım tavan arasının. Uzun bir ömre ait bütün es­ki eşyalarımı orada buldum; güzel ve çirkin, ne­şeli ve üzgün... Hemen bir şeyi alıp çıkmak için alelacele girdiğim bu yarı aydınlık ve tozlu me­kân, her neye el atsam beni, gülümseyen bir çehreyle karşıladı ve hiç farkına varmadan ben­de uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanı­mı hızla eleyip geçti.

Bu  parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisinde verilenlerden yararlanılmıştır?

A)       Öyküleme - tartışma

B)       Açıklama - betimleme

C)       Öyküleme - betimleme

D)      Betimleme - tartışma

E)       Öyküleme - açıklama

 7.       

Çingenelerin en ünlü müzik grubu Gipsy Kings, Türkiye'ye geliyor. 28 Ağustos'ta İstanbul'da konser verecek olan grup, Flamingo müziğini dünyaya sevdirmesiyle tanınıyor. Fransa'nın güneyindeki Montpellier ve Arles bölgesinde doğan grup üyeleri, Reyes ve Baliarda ailesinin çocuklarıdır. Kurulduğu günden bu yana grup 12 albüm, 2 görsel çalışma ve 32 single çalış­ması yaptı. Grup, tüm dünyada 20 milyonu ge­çen albüm satışı rakamlarıyla benzer türdeki hiçbir grubun yakalayamayacağı bir başarıya ulaştı.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

A)       Özel adlardan yararlanmaya

B)       Nesnel anlatıma

C)       Karşılaştırmalara

D)      Bilgi verici cümlelere

E)       Benzetmeden yararlanmaya

 

8.

Bizde anlam ve özelliği anlaşılmayan mesele­lerden biri, belki de başlıcası eleştiridir. Eleştiri­yi basit bir şeymiş gibi görmek hemen hepimize has bir kusurdur, içimizden biri herhangi bir ko­nuda söz söylediğinde hemen: "Eleştiri yapıyo­rum!" der. Bu anlayış yanlıştır ve düzeltilmesi gerekir. Oysa eleştiri öyle sıradan bir şey değil, sanatkârların en candan yardımcısıdır. Eleştir­men de seçkin bir insandır ve herkesten daha iyi bilir, daha isabetli görüşlere sahiptir. Sanat için, eser için duygularını düşüncelerine feda eder.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A)       Betimleme  

B)       Karşılaştırma

C)       Tartışma  

D)      Öyküleme

E)       Açıklama

9.       

Bayburt'a gidiyoruz. Şair Zihnî'nin memleketine. Yergiye ve yurt sevgisine şairlik yapanın şehri­ne. On sekiz senelik ilk gurbetten sonra "Mevlam izin verdi geldik vatana" diye sevinen ve "Var mı cihanda âdeme vatan gibi" diye yurdunu seven adamdı o. Kıymetli biriydi; fakat hem dürüst hem de sözünü sakınmaz biri olduğu için memleket memleket dolaşmak zorunda kalmıştı.

Bu parçada yazar, düşünceyi geliştirmek için aşağıdakilerden hangisine özellikle baş­vurmuştur?

A)       Alıntı yapma

B)       Tanımlama

C)       Sayısal verilerden yararlanma

D)      Benzetme

E)       Karşılaştırma

10.    

Çiçeği burnunda bir öğretmendim. Anadolu'nun küçük, şirin mi şirin ama ulaşımı zor, kuytu bir ilçesine atanmıştım. Evim bir üzüm bağının or­tasında, ceviz ağaçlarının gölgesindeydi. Belki inanmayacaksınız ama bülbül sesleriyle uyanır­dım. Sabah ezanından önce bülbüllerin şarkıla­rını dinlerdim. Sabah kahvaltıma penceremden uzanarak aldığım salkım salkım üzümlerle baş­lardım.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağı­dakilerden hangisi söylenemez?

A)       Karşılaştırmadan yararlanıldığı

B)       Kişileştirme yapıldığı

C)       Birinci kişinin ağzından anlatıldığı

D)      Öykülemeye başvurulduğu

E)       İkilemelerin kullanıldığı

11.     

Kentleşme uzmanları, bizi biz yapan değerlerin hâlâ yaşadığı ve henüz yozlaşmadığı, kentlileşmediği şehirlerin de olduğunu öğrenmelidir. Si­vas, Erzurum gibi şehirlerimiz öyledir. Şimdiler­de "taşra" diye hafife alınan, fakat özümüzü yansıtan bu şehirlerin şehir planlamacıları tara­fından ıskalanmamasını isterim. Çünkü bu ya­pılmazsa İstanbul'dan başlayan ve özentinin ve teknolojinin etkisiyle hızla Anadolu'yu saran çarpıklaşmanın önüne geçilmeyecektir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin han­gisinde verilenlerden yararlanılmıştır?

A)       Tartışma - örnek verme

B)       Tartışma - betimleme

C)       Açıklama - öyküleme

D)      Öyküleme - karşılaştırma

E)       Betimleme - örnek verme

12.     

Maçka ile Hamsiköy'den sonra dağı tırmanma­ya başladık. Zigana kalın gövdeli; fakat korkunç değil. Tırmanış otuz kilometreyi buluyor; ama tehlikeli değil. Kapalı dağ, insanı kucaklıyor gibi emniyette taşıyor. Dağın sırtında değil karnında dolanıyoruz. Sırtta helezonlaşan yolların bir ta­rafı açık, ufukların derinliğiyle gözümüz kararı­yor. Tepede yürümek uçmak gibi bir şey.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

A)       Öykülüme - tartışma

B)       Öyküleme - betimleme

C)       Betimleme - açıklama

D)      Öyküleme - örnekleme

E)       Betimleme - tanımlama

13.

(I) Öğleyi biraz geçiyordu ki sırttaki yolun doru­ğuna vardım. (II) Ayakta biraz dinlenerek me­raklı ve şaşırmış bakışlarımı arazinin üzerinde gezdirdim. (III) Dallarda oynaşan kuşların cıvıl cıvıl sesleri geldi kulağıma. (IV) Daha sonra fır­tınadan korunan bir kayın ağacının altında öğle yemeğini yemeye başladım. (V) Soframda kara ekmek, sucuk ve peynirden oluşan mütevazı şeyler vardı.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangi­sinde diğerlerinden farklı bir duyuyla ilgili ayrıntılara yer verilmiştir?

A) I.          B)ll.         C) III.        D) IV.        E) V.

14.

Pierre Loti, 1850-1923 yılları arasında yaşamış, Rochefort'ta doğmuş ünlü bir Fransız roman ya­zarıydı. Denizci bir aileden gelen Pierre çocuklu­ğunda Latince, Yunanca ve İngilizceyi öğrenmiş ve 1865'te Deniz Akademisi'ni bitirmişti. Gerçek adı Louis Morie Julien Viaud olan yazara, 1867 yılındaki Okyanusya Seferi sırasında Taitili yerli­ler tarafından Pierre Loti adı verilmiştir. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A)       Tartışma  

B)       Örnekleme

C)       Öyküleme 

D)      Açıklama

E)       Tanık gösterme

15.   

Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı

Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı

Bu gurbetten gurbete giden yolun üstünde

Bu üç mevsimi değişmiş görüyorum üç günde

Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A)       Karşılaştırma 

B)       Tartışma

C)       Örnekleme

D)      Betimleme

E)       Açıklama

16.

Amerika Birleşik Devletleri'ni oluşturan toplum kesimlerinden hiçbiri eskisi kadar okumuyor. NEA'nın yaptığı güvenilir araştırmalar, okuma oranında 1852'den 2002'ye genel olarak yüzde 10'luk bir düşüş olduğunu, bunun da potansiyel okur sayısında 20 milyonluk bir kayba denk düştüğünü ortaya koyuyor. Okuma oranındaki düşüş artarak sürüyor, son on yılda bu düşüş üç katına çıkmış. 18-24 yaş arası grubun oku­ma oranında büyük bir azalma mevcut.

Bu paragrafın anlatımında güdülen amaç aşağıdakilerden hangisidir?

A)       Düşünce ve kanıları değiştirmek

B)       Bir konu hakkında bilgi vermek

C)       Bir olay içinde yaşatmak

D)      Bir varlığı göz önünde canlandırmak

E)       Bir varlıkla ilgili izlenim kazandırmak

17.

(I) Dere boyunca yürüyoruz. (II) İrili ufaklı ren­gârenk taşların üzerinden sekiyoruz. (III) Dere bazı yerlerde iyice daralıyor ve büyük bir kaya­nın üzerinden aşağıya gürül gürül akan şelale­ler oluşturuyor. (IV) Sonra dere yolundan çıkıp ormanın dar patika yollarına sapıyor, devedi-kenlerinden atlaya atlaya dere yolunda ilerliyo­ruz. (V) Akşamleyin eve ulaşıyoruz. Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangile­rinde betimlemeye yer verilmemiştir?

A)       ve II.               

B)       l. ve V.            

C)       ve III.

D)      ve IV.         

E)       ve V.

18.

Babam: "Bu bahçe dedemden kaldı bize. De­dem en zor zamanlarında bile satmaya kıyama­mış burayı. Onun anısına saygı duyarak biz de satamayız." demişti Kızılçabalçık için. İsmi üs­tünde, toprağı kırmızıya çalan renkte ve çamurumsu. Bizimkiler, en verimli toprak bu, diyorlar. Gerçekten de öyle. Geçen yıl Kızılcabalçık'tan tam bir ton fındık topladık. Ondan büyük bahçe­ler, bize fındık vermekte cimrilik ederken Kızılca­balçık bütün cömertliğiyle bize kucak açmıştı.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A)      Karşılaştırmaya başvurulduğu

B)      Dolaylı anlatımdan yararlanıldığı

C)      Karşıt anlamlı sözcük kullanıldığı

D)     Doğanın kişileştirildiği

E)      Değişik yapılı cümleler kullanıldığı

19.

Derenin vadisinden hafif meyiller ve tatlı kavis­lerle iki taraflı ormanların koyuluğu altında, içi­ne güneş inmeyen yeşilliklerin reçineli serinliği­ne gömülerek, daha derinlikteki derenin çağıltı­larını dinleye dinleye gidiyoruz. Bu güzellik biti-vermesin diye otomobilimizi yavaşlatıyor ve ca­mı açıyoruz. Egzoz kokusu ile toprağın ve çiçe-ğinki birbirine karışıyor.

Bu parçada ayrıntıların seçiminde aşağıdaki duyulardan hangisinden yararlanılmamıştır?

A)       Görme  

B)       Koklama         

C)       Tatma

D)      İşitme    

E)       Dokunma

20.     

İşte gerçek yazar... İşte denemenin hası... Oku­yanlar biliyor, daima belli bir düzeyin üstünde kalmayı başardığını. Biraz dingin bir Salah Bir­sel, yeri geldiğinde mistik olabilen Nurullah Ataç ya da daha çağdaş bir Ziya Osman Saba o. Yazarın hası o. Kitaptaki denemelerin çoğu günlük gazetelerde yayımlanan köşe yazıların­dan oluşuyor; ancak yazarımızın anlatımı gün­celin tuzağına düşmekten uzak. Yazılar su gibi ferahlatıcı ve uzun ömürlü.

Bu  parçanın  anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

A)    Karşılaştırmadan yararlanmaya

B)   Özel adlarla anlatımı güçlendirmeye

C)   Çeşitli duyulara seslenmeye

D)   Eksiltili cümlelere

E)   Benzetmeye

21.    

Şehir mimarisinin, toplum kimliğiyle bağlantısı­na kafa yormamıştır. Karmakarışık suratlarında en ufak bir duygu izine rastlanmaz. Ama bu tip­ler sağlıksız kentleşmeye çözüm aramaya kal­kar. İşte bu garip geliyor bana. Güya onlar has­talıklı kentleşmeye ilaç olacaklarmış. Sonuçta onların elinden "sağlam çarpıklıklar(!)" doğuyor. Öylesine sağlam ki bir gün bu beton yığını kent­leri değiştirmek isteyen bir medeniyet kurulur­sa, denizler dolusu molozu dünyanın göğsün­den nasıl kaldıracaklarını aklım almıyor.

Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisine başvurulmuştur?

A)       Açıklama 

B)       Betimleme

C)       Öyküleme   

D)      Tartışma

E)       Örnekleme

22.    

Torosların eteklerinde bir yer... Şırıl şırıl akan dere, derede zıplama yarışı yapan balıklar... Yemyeşil çimenlerin yumuşak ve serin kucağı­na uzanmış piknikçiler... Bulutlara yetişmeye çalışan ince, uzun, yakışıklı ağaç denizi... Dal­dan dala zıplayan sincaplar... Pavarotti'yi kıs­kandıracak bir konsere imza atmakta olan bin-bir renkli kuşlar... Torosların püfür püfür esen yeli ve buram buram çam, iğde, menekşe, süm­bül kokuları...

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A)       Çeşitli duyulara seslenme

B)       Eksiltili cümlelere yer verme

C)       Betimleyici bir yol izleme

D)      Gözlem gücünden yararlanma

E)       Olayları oluş sırasına göre anlatma

TÜRKÇE SORU BANKASI