CÜMLE YORUMU - Test 4

1.    

 I.    Sanat ve bilim, farklı kulvarda koşan ikiz kardeşler gibidir.

II.    Bilim yararlı olanın, sanatsa estetik olanın peşinden koşar.

III.   Sanat; bireyi ve toplumu anlatırken bilim de gerçeği ele alır.

IV.   Sanatın amacı güzel olanın ardından git­mek, biliminse faydalıyı yakalamaktır.

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi­leri anlamca birbirine en yakındır?

A)l.ve ll.           B) I. ve III.        C) II. ve III.        D) II. ve IV.       E) III. ve IV.

2.     

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin en az iki kez yapıldığı kesindir?

A)      Önümüzdeki hafta bize yine uğrayacak.

B)      Bana o konuda bir daha başvuracakmış.

C)      Geçen hafta da beni aramışsın.

D)     Ancak toplantıdan toplantıya görüşebiliyoruz.

E)      Sen de gazetedeki haberi okursun.

3.

Oktay Rıfat bir konuşmasında: "Mağrur kaşları­nı gözlerinin üstüne düşürerek karşısındaki sa­rışın ve çekici kadının yeşil gözlerine derin ku­yular gibi işleyen bakışlarını yöneltti, türünden laf ebelikleri yapmaktan kaçındım." diyor. Bu sözde "Oktay Rıfat'ın" vurgulamak istedi­ği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Özgünlük    B) Nesnellik   C) Etkileyicilik    

D) Yalınlık     E) Evrensellik

4.      

Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlatılan ki­şinin iç dünyasını yansıtır niteliktedir?

A)      Cahit Külebi, pırıl pırıl gözleri, sevimli ba­kışlarıyla her insanı etkileyebilirdi.

B)      Sırtında eski bir ceket, elinde hiçbir zaman bırakmadığı sigarasıyla Necip Fazıl salona girdi.

C)      İçli, duygulu, karşısındakini güldüren, gül­dürürken de düşündürmeyi ihmal etmeyen bir yazardı Rıfat Ilgaz.

D)     Özensiz giyimi, dağınık saçları, kırış kırış olmuş suratıyla bir anda karşımıza çıktı Neyzen Tevfik.

E)      Somurtkan yüzlü, ukala görünümlü bir ya­zar olduğunu düşünüyorum Orhan Pamuk'un.

5.        

(I) Büyük bir merakla konağın odalarından biri­ne girdim. (II) Odada bulunduğumu bildirmek için öksürdüm. (III) Cevap alamayınca yavaşça babama seslendim; ama babamdan hiçbir ses gelmedi. (IV) Odanın raflarındaki sürüyle kitap susuyordu adeta. (V) Bir pencere kanadı rüzgâ­rın çok öfkeli olduğunu fısıldıyordu kulağıma. Bu parçada, numaralanmış yerlerden hangi­sinde "dolaylı anlatım'a başvurulmuştur?

A) I.           B) II.          C)lll.         D) IV.        E) V.

6.       

Bazı TV kanalları ile radyoların, daha kendi ad­larından başlayarak Türkçeye karşı alabildiğine saygısız ve sorumsuz tutumları yürekler acısı. (I) Son yıllarda medyada, TV kanallarında yeni tip sunucular, haber ve spor spikerleri moda ol­du. (II) Oysa sunuculuk ve spikerlikte dili düz­gün ve pürüzsüz kullanma, fiziki güzellikten ön­ce gelir, önce gelmelidir. (III) Dil bilinci ve sev­gisi onlara özellikle kazandırılmalıdır. (IV) Ek­ran sorumluluğu bunu gerektirir. (V) Sunucu adayları öncelikle dili doğru ve düzgün kullan­ma konusunda ciddi bir eğitimden geçirilmelidir; çünkü onlar her gün milyonlara sesleniyor, mil­yonlarla yüz yüze geliyor.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangile­rinde "öneri" söz konusu değildir?

A) l.ve II.           B) I. ve IV.         C) I. ve V.         D) II. ve III.        E) II. ve V.

7.

(I) Bu hayatta onuruyla kaybetmek diye bir kav­ram vardır. (II) Elinden gelen her şeyi yaparsın; ama yine de kaybedersin. (III) Benim hayatım­da bu durum birkaç defa gerçekleşti. (IV) Eşim, mantığıyla hareket eden biri olarak geçen yıl bana: "Yeni kitap projene başlama, başarısız olursun." gibi uyarılarda bulundu. (V) Ama ben eşimi dinlemeyip üzerinde çalıştığım kitabın üs­tesinden hakkıyla geleceğime inandığım için onu yazdım ve yayımladım.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangi­sinde "kişinin kendine duyduğu güven" söz ko­nusudur?

A) I.          B)ll.         C) III.        D) IV.        E)V.

8.     

Olanları bana anlatınca

Bu cümle aşağıdakilerden hangisiyle ta­mamlanırsa "pişmanlık" anlamı kazanır?

A)      ne yapacağımı bilemedim.

B)      çok rahatsız oldum.

C)      daha önce yaptıklarımdan utandım.

D)     ne diyeceğime karar veremedim.

E)      yerin dibine girdim.

9.     

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikinci yargı birinci yargının bir yorumu, açıklayıcısıdır?

A)      Böyle bir şeyin özrü olmaz, kesinlikle bunu kabul edemeyiz.

B)      Çok kârlı bir işe girişmiştik; sonucun bu ka­dar olumlu olacağını beklemiyorduk.

C)      Geçen hafta yaptığımız toplantıya da katıl­madı, mutlaka bu toplantıyı da unutmuştur.

D)     Kapının arkasına saklanmış, içeride konu­şulanlara kulak misafiri olmuştu.

E)      Ne pahasına olursa olsun çocuğumu okula göndereceğim, diyordu.

10.    

(I) Kasabaya inen patikadan yürümeye başla­dım, sonra da demiryolu köprüsünün altından geçtim. (II) Bir müddet mezarlık duvarının ya­nından yürüdüm, mezarlık kapısında yosun bağlamış bir ceviz ağacı, etrafa koyu gölgeler yaymıştı. (III) Mezarlığın ürkütücü kapısı açıktı; içeriden çeşmenin şıpırtılarını duydum. (IV) Mezarlığın hemen bitişiğinde kasabanın oyun ve şenlik yeri olan kocaman bir meydan vardı. (V) Yüzyıllık heybetli kestanelerin gölge­sinde olan bu sessiz meydan adeta unutulmuştu. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinde "gözlem'e yer verilmemiştir?

A) I.          B) II.         C) lll.        D) IV.        E)V.

11.    

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "öngörü" söz konusudur?

A)      Eseri bilimsel teknik terimlerle doldurmanız okuyuşu zorlaştırıyor.

B)      Konularınızı eski zamanlardan seçmeniz okur kitlenizi azaltacaktır.

C)      Sürekli aynı şeyi tekrar ediyorsunuz, bu du­rum okuyucuyu sıkıyor.

D)     Anlatımınız oldukça ağır ve süslü, daha ya­lın yazmalısınız.

E)      Okur kitlesini, kültürsüz insanlar arasında seçiyorsunuz.

12.

(I) Bir yapıtta konu ve biçim, edebiyatın dışında bir amaç için kullanılınca edebiyatın kendisi de kullanılmış olur. (II) Kullanılmış edebiyat, her zaman bir şekilde didaktik, yani öğreticidir. (III) Didaktiktik ise edebiyatın edebiyatlığına kasteden bir zayıflıktır. (IV) Ama bu tür yapıtlar, ya klasikliğin heybetine ya da felsefenin doku­nulmazlığına sığınmışlardır. (V) Onun için biz, onların edebiyat yapıtı olarak düpedüz zayıf ve kötü olduklarını görmeyiz. (VI) Bu tür yapıtlar da zamanla kütüphanelerin tozlu rafları arasın­da unutulup gitmekten kurtulamaz. Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi­si, kendinden sonraki cümlenin nedenidir?

A) I.          B)ll.         C) III.        D) IV.        E)V.

13.    

Aşağıdaki ikili dizelerin hangisinde bir "ya­kınma" vardır?

A)      Yaprak nasıl düşerse akıp kaybolan suya

Ruh da öyle yollanır uyanılmaz uykuya

B)      Bakmışlar solup gitmiş, gül kırıklar içinde

Bülbülünü terk etmiş, hıçkırıklar içinde

C)      Karlı dağlarda çağlayanlar akar

Yayılır ufka bir gümüşten ses

D)     Esen rüzgâr silmez oldu alnımdaki kederi

Neden okşamıyor artık yüzümü saçların

E)      Kılıç gibi denizin bağrına gömülerek

Bir inip bir kalkıyor koskocaman bir kürek

14.    

(I) Acıktığımız zaman yiyeceklerin bulunduğu yere doğru gideriz. (II) Bir şey öğrenmek istiyor­sak, soracak birisini, okuyacak bir sayfayı ya da öğretici bir metni ararız. (III) Onun için de her davranışımız için şu iki soruyu kendimize sor­mayı alışkanlık durumuna getirmeliyiz: (IV) Bu davranışı yapmamın amacı ne olabilir, bu ama­cın temelinde nasıl bir gereksinim olabilir? (V) O zaman davranışlarımızı amaçsız olmak­tan çıkarıp hayatı daha iyi anlayabiliriz. (VI) Ak­si halde, hayatımız boyunca davranışlarımız amaçsız bir biçimde gerçekleşecektir.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin han­gisinde, IV. cümledeki soruların cevapları­nın yararından söz edilmektedir?

A) I.          B)ll.         C) III.        D) IV.        E)V.

15.   

Gerçekte yapmak istemediğimiz bir şey için kırk türlü bahane buluruz da, yapmak istediğimiz bir şey için hiçbir engel tanımayız.

Aşağıdakilerden hangisi bu cümle ile an­lamca çelişir?

A)      Bahaneler, yapılmak istenmeyen işler içindir.

B)      Bir işi yapmanın koşulu, o işi yapmayı ger­çekten istemektir.

C)      Engeller, kararlı bir kimse için hiç önemli değildir.

D)     İnsan ne kadar uğraşırsa uğraşsın, bazı imkânsızları gerçekleştiremez.

E)      İş yapmak istemeyen insanlar, o işi yapma­manın yolunu mutlaka bulurlar.

16.    

(I) Empatik dinleme; kendimizi karşıdakinin ye­rine koyarak dinleme, anlamak için dinleme de­mektir ve iletişimin çok değerli bir anahtar dav­ranışıdır. (II) Empatik dinlemeyi bilen ve uygu­layan birisi, karşısındaki ile iletişim kurmada en önemli basamağı başarıyla çıkmış demektir. (III)  İspanyollar: "Yürekten çıkan söz yüreğe ulaşır, ağızdan çıkan söz kulakta kalır." derler.(IV) İletişim kurmak için mutlaka birbirimizi 'em­patik  dinleme'   ile  dinlemeyi   başarmalıyız. (V) Bunun yolu da karşımızdakini anlamak için dinlemenin içtenliğinden geçer.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangi­sinde "tanım" yapılmıştır?

A) I.          B) II.         C) III.        D) IV.        E)V.

17.    

Aşağıdakilerin hangisinde birinci dize, ikin­ci dizenin nedenidir?

A)      Fani ömür biter, bir uzun sonbahar olur

Yaprak, çiçek, kuşlar ve dağlar tarumar olur

B)      Dağlar gibi yığılmış tarlada ekinler

Sağa sola düştükçe sarı başaklar inler

C)      Her şey güzel; ufuklar, deniz, akşam, su, rüzgâr

Her yerde seni gördüm, gezerken diyar diyar

D)     Gece, bir kartal gibi yüce dağlardan indi

Uzak yakın yollardan son izler de silindi

E)      Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden

Birçok seneler geçti dönen yok seferinden

18.    

Kendimi hafifçe asosyal biri olarak görürüm. (I) Kalabalık ortamlardan, başka insanlarla yüzergezer bağlar kurmaktan sıkılırım. (II) Ama topluluk içindeki halimi görüp "Senden sosyal bir tip görmedim." diyenler öyle çoktur ki, buna da canım sıkılır. (III) Çok ve yoğun iş tempo­sundan ürkerim. (IV) Beni ben yapan, zihnimi her zaman açık tutmamı sağlayan "aylaklık sevgi"me zarar gelsin istemem. (V) Gel gör ki, son zamanlarda karşıma kim çıksa "Nasıl vakit buluyorsun bunca işe?" diye soruyor ya, iyice kafam karışıyor!

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangisi kendinden önceki cümlede geçen bir kavra­mı açıklamaktadır?

A) I.          B) II.         C) III.        D) IV.        E) V.

19.

(I) Üniversite öğrenimim hayli uzun sürdü, yani ipin ucunu biraz kaçırdım. (II) Amerika'da mas-ter yaptım, ardından da doktora. (III) İkisi top­lam sekiz sene sürdü, sonunda üniversiteyi bi­tirdiğimde arkadaşlarım on senelik mimardı. (IV) Artık o saatten sonra mimar olamazdım, öğretim üyeliği de pek cazip gelmedi. (V) Onun için başka alternatifleri düşündüm ve karikatüre başladım.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangi­sinde bir "özeleştiri" söz konusudur?

A) I.          B) II.         C) III.         D) IV.        E)V.

20.

(I) Öykü ve romanlarında ele aldığı konular ve kişiler, toplumun farklı kesimlerindendi. (II) Sı­radan insanların gündelik yaşamları üzerinde durdu. (III) Ev içi yaşam, aile ilişkileri, kahve mahalle ortamı ile köylülük gibi temaları işledi. (IV) Olayları ve kişileri önyargısız, sevecen ve gerçekçi bir yaklaşımla ele aldı. (V) Dilde yalın­lığı, duruluğu benimsedi, konuşma dilini esas alan bir yazı dili kullandı. Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangi­sinde "öznellik" söz konusudur?

A) I.          B)ll.         C) lll.        D) IV.        E)V.

21.

(I) Yazar, "tarih" denen ve çok iyi bilinmeyen bir kıtayı, keşfedip "tanıdık" kılıyor bize. (II) Bu eserinde Osmanlı tarihinin "klasik" olarak nite­lendirilen dönemini ele alıyor. (III) Tarihi yüzey­sel ve yetersiz bakış açılarıyla ele alan sıkıcı yazarlara inat, ayrıntıları bile doyumsuz bir bi­çimde yazıya döküyor. (IV) Anlattıklarının uzun araştırmaların ürünü olduğu, dipnotlardan anla­şılıyor. (V) Kitabın sonundaki "İsimler İndeksi" istediğinize kolayca ulaşmayı sağlıyor. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinde "karşılaştırma'ya yer verilmiştir?

A) I.          B)ll.         C) III.        D) IV.        E)V.

22.  

 Mutluluk, karşımıza çıkmasını beklemekle de­ğil, karşısına çıkmayı bilmekle elde edilir.

Yukarıdaki cümle aşağıdakilerden hangisiy­le anlamca özdeştir?

A)   Mutluluk avucumuza düşmez, onu elde et­mek için çalışmamız gerekir.

B)   Her insan dünyada mutlu olmak için yaşar.

C)   İnsan hayal ettiği müddetçe mutlu olur.

D)   Aslında mutluluk çok uzakta değil yakını­mızdadır.

E)   Mutluluğa giden yolda karşımıza engellerin çıkması bizi yıldırmamalıdır.

23.   

Dosttan beklenen, yanlış hareket ettiğimizde ya­nımızda olmasıdır; hareketimiz doğru iken

Yukarıdaki cümle aşağıdakilerden hangisiy­le sürdürülebilir?

A)   bizi eleştiren çok olur.

B)   herkes yanımızda olur.

C)   kimse sizin doğruluğunuza inanmaz.

D)   yanlış yapmamak önemlidir.

E)   dostlarımız yanımızda olmaz.

24.   

Şiirin düzyazıdan farkı şudur: Az kelimeyle çok şey söylemek.

Yukarıdaki cümlede şiirin hangi özelliği vur­gulanmıştır?

A)      Özlülüğü                                   

B)      Sadeliği

C)      Özgünlüğü                                

D)     Akılcılığı

E)      Evrenselliği


TÜRKÇE SORU BANKASI