CÜMLE YORUMU - Test 7

1.

Sanatçı istese de istemese de yapıtlarında tüm insanlığa yönelmiş bir mesajın sahibi olmalıdır. Bu cümlede, sanatçı ile ilgili olarak vurgula­nan aşağıdakilerden hangisidir?

A) Öznellik     B) Evrensellik      C) İlginçlik      

D) Özgünlük      E) Kalıcılık

2.

Olgun insan, güzel söz söyleyen değil, söyledi­ğini yapan ve yapabileceğini söyleyen insandır. Aşağıdakilerden hangisi anlamca bu cümle­ye en yakındır?

A)       Olgunluk, sözleri kendilerinden önce giden insanlara ait bir özellik değildir.

B)       Düşünceleri ile söyledikleri birbirini tamam­layanlar, hayatta istediklerini elde etmeye en yakın olanlardır.

C)       Yaptıkları ile konuştukları arasında uyum olan kimseler, olgunluğa ulaşmış olanlardır.

D)      Her insanın söyledikleri, ancak kendi dav­ranışlarını bağlamaktadır.               

E)       İnsanların olgun olmalarını sağlayan söz­ler, çoğu zaman uzun tecrübeler sonucun­da söylenmiştir.

3.      

Baksan bir uzaklık var hangi yana

Hangi eşyaya dönsen boş bir ayna

Varmak istediğim uzak limana

Bu gemi beni almadan kalkıyor

Bu dörtlükte yapılan benzetmede, benzeyen ve kendisine benzetilen aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

A)       Liman-gemi                              

B)       Gemi-eşya

C)       Eşya-ayna                               

D)      Liman-eşya

E)       Ayna-gemi

 4.      

Aşağıdakilerin hangisi bir "tanım" cümlesi­dir?

A)   Duygu, bazen sağanak yağmur gibi yağar.

B)   Duygularına hâkim olamayan başarısızdır.

C)   Duygu, insanı insan yapan temel unsurlar­dan biridir.

D)   Duygu, akılla işbirliği yaparsa değerlidir.

E)   Duyguların içtenliği, kişinin davranışlarına yansır.

 5.       

(I) 1973'ten sonra çalışmalarını öykü ve roman­da yoğunlaştırdı. (II) Eserlerinde toplumun çal­kantılı dönemlerini ve bu dönemlerin bireyler üzerindeki etkilerini irdeledi. (III) Eserleri biçim­sel yetkinliğiyle, özellikle ayrıntıları değerlendi-rişiyle, geriye dönüşler iç monologlar gibi değşik tekniklerden yararlanmadaki başarısıyla dik­kat çekti. (IV) Doğa, toplum, zaman ilişkilerinin insanın iç dünyasındaki yansımalarını monolog tekniğiyle düşünce üretebilecek tarafsızlıkla ir­deledi. (V) Değişimler karşısında edebiyatın ya­pısal durumu bakımından da arayışçı davrandı, kendine özgü anlatım biçimleri geliştirdi. Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangisin­de hem içerik hem üsluptan söz edilmiştir?

A) I.           B) II.          C) III.         D) IV.        E)V.

6.

(I) Fransa'nın en çok sevilen serüven yazarla­rından biri olan Jean de la Hire'nin yazdığı "İki Çocuğun Devri Alemi" on kitaptan oluşan bir di­zi. (II) Yazar, dizinin bu ilk kitabında dünya turu­na çıkan iki çocuğun başından geçenleri anlatı­yor. (III) Romanın birbirinden renkli üç kahra­manı var. (IV) Bu muhteşem üçlünün elektrikli motosikletleriyle çıktıkları dünya turundaki ilk durakları Afrika'dır. (V) Kahramanlarımız yolcu­lukları boyunca türlü tehlikelerle karşılaşırlar; ama korkularını yenip tehlikelerin üstesinden gelirler.

Bu parçada numaralanmış yerlerden hangi­lerinde, söz konusu kitabın konusuyla ilgili bilgi verilmemiştir?

A) I. ve ll.         B) I. ve III.        C) II. ve III.    

D) III. ve IV.        E) IV. ve V.

7.     

Milletlerin dilleri üzerinde söz sahibi olacakla­rın; dili, milletten ve milli geçmişten ayrı bir var­lık gibi görmemeleri gerekir.

Aşağıdakilerden hangisi,  bu cümleye an­lamca en yakındır?

A)       Milletlerin geçmişleri, konuştukları dilin de­ğişimlerini gösterme adına yabancı uzman­lara fikir verebilir.

B)       Bir milletin dili hakkında belirleyici Özelliğe sahip olanların, dili yalnızca yaşadıkları dö­nemle sınırlı tutmaları bir yanılgıdır.

C)       Bir dilin gidiş seyrini belirleyecek olanların, gelecek hakkında sağlam öngörülere sahip olması gerekir.

D)      Dille ilgili çalışma yapacak olanların, o dilin kullanım alanlarını iyi bilmeleri şarttır.

E)       Dilin yapısına etki edenler, o dilin konuşul­duğu yerlerin insanını bilmek zorunda de­ğildir.

8.

Türk halk zevki, bir yabancı kelimeyi Türkçeleştirirken ona öyle sihirli bir ses, öyle bir ahenk verir ki kelime, karşıladığı anlamın adeta nota­sı, müziği olur.

Aşağıdakilerden hangisi, bu cümleyle an­lamca aynı doğrultudadır?

A)       Türkçeye giren sözcükler zaman içerisinde kendi olduğundan daha güzel bir sese sa­hip olur.

B)       Başka dillerden Türkçeye alınan sözcükler, kendi anlamsal özelliklerini uzun bir süre geçmeden değiştirir.

C)       Türk halkı, yabancı bir kelimeyi zaman içe­risinde, özümsemeyi başarır.

D)      Türkçeye mal olmuş sözcükler, başka dil­lerde kullanılmaya başlandığında o dili de güzelleştirir.

E)       Türkçedeki güzel bir söyleyişe sahip söz­cükler arasında başka dillerden gelmiş olanlar yoktur.

 9.

(I) Güven duygusu, çocukluğun ilk yıllarında ço­cuğun anne ve babasıyla kurduğu ilişkiler çer­çevesinde oluşmaya başlar. (II) Çocuğun ilk yaşlarda sevgi ihtiyacı, annenin çocuğu kucak­laması, ona ilgi göstermesi, dokunması vb şe­kilde giderilir. (III) Sevgi ihtiyacı giderilmezse ileriki yaşlarda bu, çocukta güvensizlik duygu­sunun oluşmasına sebep olur. (IV) Küçüklü­ğünden beri yalnız yetişen çocuklara bakınca hep karamsar bir yüz ifadesini, başkasından bir şeyler bekleyen, bir bakışı fark edeceksiniz. (V) Biz çocuklarımızın böyle olmasını istemi­yorsak onlara güven duygusunu kazandırmak zorundayız.

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi ikisi "koşul" cümlesi değildir?

A) I. ve ll.          B) I. ve III.         C) I. ve V.     

D) II. ve IV.        E) III. ve V.

10.

(I) Kişinin ne söyleyeceğini ya da neden söyle­yeceğini bildiğimiz konusundaki eski deneyim­lerimiz bizde bir önyargı oluşturmuştur. (II) Bu da, bizim dinlememizi engeller; dinliyormuş gibi yapar ama aslında dinlemeyiz. (III) Bu durum en çok ev içindeki bireylerin birbirleri ile olan ilişkilerinde, işyerlerindeki ilişkilerde, kitle ileti­şim araçlarına karşı olan tutumlarımızda görü­lür. (IV) Bu önyargıların temelindeki önemli yanlış ise, durumun değişmezliğine ilişkin bir genellemedir. (V) "O hep böyle yapar.", "Onun ne diyeceği bellidir." ya da "Şimdi gene şunu isteye­cektir." gibi önyargılı tutumlara dikkat etmeliyiz.

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi­sinde söz konusu önyargıların neyden kay­naklandığı anlatılmaktadır?

A) I.           B) II.          C) III.         D) IV.        E) V.

11.

(I) Benim anlatıcılığımda ait olma, hatta mekân duygusu ağır basar. (II) Bölge veya yerellik ola­rak da algılanmamalı bu. (III) Gezip gördüğüm ya da bir süre yaşamak durumunda olduğum bir yer, bende hemencecik bu duyguyu oluştu­rabilir. (IV) Örneğin Selanik'te bir süre yaşar­ken; kendimi, geçmişimle ve yaşadıklarımla bir anda oraya ait hissettim. (V) Ve bu hissettiklerimi yazarken de hem bunun boyutlarını hem de ne­yin, nereye kadar aitlik taşıdığını görebiliyordum.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangi ikisinde yazar, bulunduğu yerlerin kendisini etkilediğinden söz etmektedir?

A) I. ve ll.          B) I. ve III.        C) II. ve V.       

D) III. ve IV.        E) IV. ve V.

12.    

Aşağıdaki cümlelerin hangisi "dolaylı anlatı­ma" bir örnektir?

A)       Önümüzdeki yıl İstanbul'daki üniversitelerin birinde yardımcı doçent olacağını söyledi.

B)       Kadın, işlerini bitirmeden dışarıya çıkmak istemiyordu.

C)       Çocuk romanlarının bizim edebiyatımızda fazla gelişme göstermediğini biliyorum.

D)      Lokantaya her gelişinde bir tartışma çıkarı­yor, müşterileri huzursuz ediyordu.

E)       Küçük kardeşim: "Ben de sizinle oynamak istiyorum." dedi.

13.    

Aşağıdaki ikili dizelerin hangisinde "amaç -sonuç" ilişkisi vardır?

A)       Bilmem ki ne demeli ne söylemeli

Karanlıklarda yol arayana

B)       Orada belki bir odada

Geçiyor özlenen günler

C)       Tutmak için koştum ay ışıklarına

Dağılıp karıştım ay ışıklarına

D)      Bu hazin yolcuların en küçüğü

Bir zaman baktı o viran kuyuya

E)       Bulamadın dünyada gönle mekân

Nerede bir gül bitse etrafı diken

14.

(I) Karikatür tecrübemden dolayı neyin çizilip çi-zilmeyeceğini biliyorum. (II) Ülkemizde karika­tür çizerken kural ve kanunlarla getirilmiş sınır­lamalar var. (III) Diğer Batı ülkeleriyle mukaye­se edilince Türkiye'de maalesef gereğinden fazla kısıtlama mevcut. (IV) Bunun olmaması ülkemiz için daha doğru ve yararlı olabilirdi ka­rikatür sanatı adına. (V) Umarım gelecekte bu sınırlamaların olmadığı bir ülke olur Türki­ye'miz.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangi­sinde "olumsuz bir eleştiri" söz konusudur?

A) I.          B) II.         C) III.        D) IV.        E)V.

15.

(I) Ruhsal sıkıntıları, bunalımları sayısız şair, ele almıştır. (II) Fakat diğerlerininki genellikle sosyal sebeplere bağlı kalırken Necip Fazıl'ınki bireysel bir içerik taşır. (III) O, örneğine az rast­lanacak kadar üstün bir sezgiye sahip olduğun­dan içinde bulunduğu şartları en vurucu şekilde anlatabilecek sembolleri yakalıyordu. (IV) Keli­meleri kılıktan kılığa sokuyor, onlara güçlerinin yetebileceği kadar anlam yüklüyordu. (V) Öteki şairler, imajları şiirlerini süslemek için kullanır­ken o, onları işlevsel hâle getiriyordu.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin han­gisinde "neden-sonuç" ilişkisi vardır?

A) I.          B) II.         C) III.        D) IV.        E)V.

16.   

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gerçekleş­memiş bir beklenti söz konusudur?

A)       Ev alırken arkadaşımın bana yardım ede­ceğini sanmıştım.

B)       Yönetimin, halkın beklentilerine cevap ver­mesi gerekiyor.

C)       Bu yıl bizim takımın şampiyon olacağını bi­liyorum.

D)      Şirketteki işler istediğimiz gibi gitmiyor.

E)       Dershanede onu beklediğimi söylersen se­vinirim.

17.    

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "karşılaştır­ma" yapılmamıştır?

A)       Okuduğum öyküler içerisinde en başarılısı seninkidir.

B)       Edebiyat insanı ele alır, eleştiri eseri.

C)       Bu konuyu kendi aramızda daha kolay hal­lederiz.

D)      Anlatılanları ciddiye almayan biridir; boşu­na bir şeyler anlatmaya uğraşma.

E)       Bazı romancılar geçmişi anlatmayı sever, ben de geleceği anlatmayı severim.

18.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "bir durum­dan başka bir duruma geçme" söz konusu değildir?

A)       Denemelerdeki soruları iyice zorlaştırdılar.

B)       Fikirleri son günlerde epey değişti.

C)       Özür diledikten sonra sinirleri yatıştı.

D)      Futbolcular sahada sağa sola koşuşturdu.

E)       Askerden geldikten sonra kişiliği gelişti.

19.     

I.    Yazar, okudukça kendini başkalarıyla kıyaslar ve özgürlüğe, yetkinliğe ulaşır.

II.    Sanatsal olgunluğa ulaşmanın yolu sürekli ve bıkmadan okumaktan geçer.

III.   İyi bir yazar için başkalarının ne dediği önemli değildir, önemli olan sadece kendi düşünceleridir.

IV.   Büyük bir yazar olmak, yapılan eleştirilere kulak vermekle mümkündür.

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi­leri anlamca çelişmektedir?

A) I. ve ll.        B) I. ve III.       C) I. ve IV.     

 D) II ve III.         E) III. ve IV.

20.    

Aşağıdaki ikili dizelerin hangisinde "abart­ma" söz konusudur?

A)       Ak Türkçe sesinle güzelleşince

Bir huzur demlenir inceden ince

B)       Bir değil bin ömür geçse aradan

Alırım sesini sazdan, curadan

C)       Servi boyun salındığı yer bizim

Üzüm gözlü, nar dudaklı yâr bizim

D)      Seven adım adım, seven koşarak

Gizli bir menzili bulmaya gider

E)       Bilsen ne haldeyim canım acıyor

Canı candan ayrı tutma ne olur

 21.

(I) Pek çoğumuzun günlük yaşam akışında far­kından olmadan pek çok konuda seçim yaptığı­nı ve karar verdiğini görürüz. (II) Örneğin, güne başlarken kahvaltıda ne yemek istediğimizden tutun da o gün hangi kıyafetinizi giymek istedi­ğinize, hangi komşunuz ya da arkadaşınızla görüşmek istediğinize kadar. (III) Sözü edilen kararların bizim adımıza başkaları tarafından alındığını düşünelim. (IV) Pek çok durumda, bu konulardaki kararların başkaları tarafından alın­masından memnun olmayabiliriz. (V) Ancak, in­san haklarında gelinen nokta, bugün bizleri ya­şam kalitesi, öz girişim, kendi kararlarımızı ken­dimiz verme gibi düşünmeye ve bireylere bu konularda fırsatlar sunmaya götürmüştür.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangi­sinde "varsayım" söz konusudur?

A) I.           B)ll.          C) III.         D) IV.        E)V.

22.

(I) "Anlat İstanbul" baştan sona, tek bir hikâyeyi anlatan, karakterlerin gelişimini izleyeceğimiz iyi bir sinema filmi değil. (II) Film, bir hikâyeden diğerine atlıyor, birbirinden oldukça kopuk beş farklı parçadan oluşuyor. (III) Bu parçaların kendi içlerinde ilgi çeken, oyunculuklar açısın­dan ise başarılı olmuş hikâyeler olduğu muhak­kak. (IV) Hikâyelerin hepsi güzel; masallar, İs­tanbul'un acıklı hikâyelerine iyi uyarlanmış. (V) Eksik olan, filmin baştan sona aynı hikâyeyi anlatan bir sinema filmi olma özelliğinden uzak oluşu.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin han­gileri "Anlat İstanbul" adlı filmle ilgili olumlu eleştiriler içermektedir?

A) I. ve II.               B) II. ve III.           C) II. ve IV.

D) III. ve IV.        E) IV. ve V.


TÜRKÇE SORU BANKASI