CÜMLE YORUMU - Test 8

1.

I. Yazar, kişilerin ruh durumlarını yansıtmak için günlük konuşmalarını olduğu gibi aktar­mış.

II.    Sanatçıya düşen görev, eserin kahraman­larının dizginini elinde tutmak ve onları ken­di fikrine göre yönlendirmektir.

III.   Büyük yazarlar, yarattıkları karakterlerin eserde özgürce hareket etmelerini, davran­malarını ister.

IV.   Birtakım sanatçılar, kalıcılığı sadece gün­cel olanı anlatmakla yakalayacaklarını dü­şünüyor.

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi­leri anlamca çelişmektedir?

A) I. ve II.        B) I. ve lll.         C)l. ve IV.         

D) II. ve III.        E) III. ve IV.

2.      

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "şart" söz konusudur?

A)      Kar yağdığından tüm trafik alt üst oldu.

B)      Yüzme bilmeyenler, karşı kıyıda bekledi.

C)      Maç başlamadan önce kimlik kontrolü yapıldı.

D)     Bu kitabı geri almak üzere sana veriyorum.

E)      Anlaşma için birtakım şartlar öne sürdü.

 3.       

(I) Çevirilerin, şiirin aslında uyandırdığı kendine özgü coşkunun pek azını aktarışı, şiirin temel özelliklerinden biri olarak bilinir. (II) Bir çeviriyi okuduktan sonra şiirin yazıldığı dili öğrenmiş olan herkes söyler bunu. (III) Ölçü yeniden ya­ratılabilir, "duygu" denen şey eksiksiz çevrilebi­lir; ama o çok özel şiirsel coşku kaybolur. (IV) Fitgerald'ın Rubaileri ya da Pope'un İlyada'sı gibi çeviriler, iyi şiir iseler gerçekte yeni­den yaratmalardır da ondan. (V) Yeniden yara­tılan şiirsel coşkunun ise şiirin aslının uyandır­dığına benzerlik taşıdığı durumlar pek enderdir. Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangisin­de yargı gerekçesiyle birlikte verilmektedir?

A)l.           B) II.          C)lll.         D) IV.        E) V.

4.    

 Aşağıdaki ikili dizelerin hangisinde "neden sonuç" ilişkisi vardır?

A)      Ne görsem ötesinde hasret çektiğim diyar Kavuşmak nasıl olmaz, mademki ayrılık var

B)      Esirgedin nazlı hilal kaşını Harap ettin çiçek kokan başını

C)      Güzel şeyler düşünelim diye Yemyeşil oluvermiş ağaçlar

D)     Dalsın yakında gözlerim artık son uykuma Fark etmez anne toprak ölüm maceramızı

E)      Ateş gibi kararıyor, bu içimin alevleri Acı çekiyorum elimden alınmışsın sanki

5.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili bö­lüm çıkarılırsa cümle kanıtlanabilirlik açısın­dan diğerlerinden farklı bir nitelik kazanır?

A)      Halk tiyatrosunun en güzel örneklerinden biri de "Hacivat ile Karagöz"dür.

B)      Bu başarılı yapıtın sanatımıza çok önemli katkıları olacağını düşünüyordum o yıllarda.

C)      Teknolojik alandaki baş döndürücü geliş­meler, yaşamımızı daha kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor.

D)     Onun kadar kılı kırk yararcasına çalışan pek az yazar vardır günümüzün iki yüzlü edebiyat dünyasında.

E)      Yazı sanatı üzerinde düşünmeyi seven okurun coşku duyarak okuyacağı özgün yapıtlardır bunlar.

 6.     

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem olum­lu hem olumsuz yargı birlikte verilmiştir?

A)      Yazılarınızda, dostluktan ve samimiyetten vazgeçemeyeceğinizi söylüyorsunuz.

B)      İyimserlik konusunda yaşlıların, gençler ka­dar iyi olduğu söylenemez.

C)      Eserin son bölümündeki başarılı anlatım, bütün acemiliklerini kapatmış.

D)     Diğerlerinin aksine, o eseri daha çekici ve okunur bulmuşum.

E)      Şiirlerinde aruzu da heceyi de kullanmıştır.

7.

(I) İnsanların her davranışı, farkında olsun ya da olmasın, bir amaca yöneliktir. (II) Kimi za­man bunu fark edemeyiz ve "Neden öyle dav­randığımı bilmiyorum." deriz. (III) Gerçekten de her davranışımızın nedenini bilemeyiz. (IV) An­cak, her davranışımızın bir ya da birden çok ne­deni vardır. (V) Bu nedenlerin altında da gerek­sinmelerimizin güdüsü yatmaktadır. (VI) Bir araca binmek istediğimizde, gözümüzün yolda­ki araçlara ya da duraklara yönelmesi gibi. Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi­si kendinden önceki cümleyi örneklendir­mektedir?

A) II.          B)lll.        C)IV.       D)V.        E) VI.

8.     

Aşağıdaki ikili dizelerin hangisinde "umursa­mama" söz konusudur?

A)   Kirpiğin mızraptır, kaşın tezene Zülüflerin benzer, tele sevdiğim

B)   Kış, baharı kıskanırmış; bize ne Türküle sevdayı hele sevdiğim

C)   Türküleri söndürmesin Yaradan Ne dilersen ondan dile sevdiğim

D)   Durur akan sular türkü denince Yanağın dönüşür güle sevdiğim

E)   Toprağa değende yüzüm türküde Seni bekler ölüm bile sevdiğim

9.

(I) Şiir coşkuyla yazılmaz. (II) Coşkuyla yazıl­mış izlenimi uyandıran şiirler bile hesaplı bir dü­şünce,   hesaplı   bir   duyguyla   yazılmıştır. (III) Gerçek şu ki ozanlar, coşkuyu duygularıyla değil  uslarıyla  kavramak  istemeyi  yeğlerler.

(IV)  En coşkulu şiirler bile, üzerinde kafa yoru­larak hazırlanmıştır. (V) Benim şiirlerimin kimi dizelerindeki korkunç başarısızlık, o şiirleri yaz­dığım zamanki coşkularımın bir sanat eserini yok edecek kadar güçlü oluşundan kaynaklan­maktadır. (VI) Coşku, şiire değil günah çıkart­maya ya da evlenme önerisi yapma gibi yürek hoplatıcı sahnelere yakışır ancak.

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi­leri anlamca birbirine en yakındır?

A) I. ve IV.            B) II. ve IV.            C) II. ve VI.

D) III. ve IV.        E) IV. ve V.

10.

(I) Necip Fazıl'ın bütün yeteneklerini göz önün­de bulundurursak, onun dünyaya şair olarak ayak bastığını görürüz. (II) Bu demektir ki onun ruh dünyası sık sık bombardımana tutuluyordu. (III) Bir de hayatını verdiği bir davası vardı ki bu dava, ona çileli bir hayat sunuyordu. (lV) İçer­den ve dışardan sarsılan bu insanın yetmiş do­kuz yıl ayakta kalması olağanüstü bir durum­dur. (V) Bu ayakta kalışını, inandıklarına ölü­müne sarılmasında aramak gerekir.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangi­sinde Necip Fazıl'ın savunduğu düşünceler nedeniyle zorluklar yaşadığından söz edil­mektedir?

A) I.           B) II.          C) III.         D) IV.        E)V.

11.   

Aşağıdaki dizelerin hangisinde düşsel öğe­lere yer verilmemiştir?

A)    Her sabah salınan dilber

Ateşin bağrımı yıkıp gidiyor

B)   Yaz gelir de Arap atlar yarışır

Bayram gelir kanlı kinli barışır

C)   Kurtlar, böcekler, solucanlar

Sevinçle saldıracak üstümüze

D)   Hüzün ekşi narlarını eşerken

Bir yolcu yaklaştı susuz çeşmeye

E)   Şubat ayı kış yelini kovarken

Cennet dense sana yakışır dağlar

12.   

 I.    Geleceğiniz üzerinde belirleyici olan,  ne yaptığınız değil niçin yaptığınızdır.

II.    Yaptığımız iş değil o işi hangi mantıkla yap­tığımız önemlidir.

III.   Geleceğini kurtarmak isteyen insan, iyiyle kötüyü ayırt etmeyi bilmelidir.

IV.   Bir insanın ne olduğu değil,  ne olacağı önemlidir.

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi­leri anlamca birbirine en yakındır?

A) I. ve ll.               B) I. ve III.           C) II. ve III.

D) II. ve IV.        E) III. ve IV.

13.    

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde önerinin gerekçesi de açıklanmıştır?

Önce düşün, sonra soru sormayı dene.

Soruların akıl dolu ve ilgi çekici olsun.

Sorularını iğnelemek için değil, öğrenmek için sor.

Ucu açık sorular sormamaya gayret et.

Soru sormak bir sanattır, onu iyi öğren.

14.     

(I) Etkin dinleme sadece söylenenleri duymak değil, aynı zamanda bu söylenenleri önemli bulmak, kavramak ve değerlendirmektir. (II) Ay­rıca etkin dinleme aktif bir süreçtir. (III) Etkin dinleme öğretmen-öğrenci ilişkilerini de olumlu yönde etkiler. (IV) Öğretmen genellikle kendini dinleyen ve dinlediğini çeşitli biçimlerde belli eden öğrencilere daha fazla ilgi gösterir ve on­lara dönerek konuşur. (V) Öğretmen, dersi an­latırken dinleyicilere ihtiyaç duyar. (VI) Bu ne­denle, not tutan, dikkatini yoğunlaştıran aktif öğrencilere daha fazla ilgi gösterir. Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi­si, kendinden sonraki cümlenin sebebidir?

A) I.           B) II.          C) III.          D) IV.        E) V.

15.  

 Bir şairle ilgili aşağıdaki açıklamalardan han­gisi, ayraç içindeki özellikle uyuşmamaktadır?

A)      Kaleme aldığı dizelerin her bir sözcüğü, her okuyuşta sizi başka anlamlarla karşılar, (derinlik)

B)      Başkaları kulağı tersinden gösterme gayretindeyken o, anlatmak istediğini en kestirme yoldan okuruna sunmuştur bile. (yalınlık)

C)      Çağlar boyunca binlerce şairin anlattığı aş­kı, onun sözcükleri, sıradanlığın sınırlarını darmadağın ederek gözün görmediği, kula­ğın duymadığı dünyalara götürmüştür, (öz­günlük)

D)     Herkese tanıdık gelen dili ve rahat anlatı­mıyla şiiri, uçsuz bucaksız denizde pupa yelken süzülen bir gemiye benzer, (akıcılık)

E)      Duygularını yansıtırken rol yapmaz; yapmacıklığın sahte dünyasına sapmaz; için­den geldiği gibi yazar, (kalıcılık)

 16.    

Aşağıdaki dizelerin hangisinde bir "istek" söz konusudur?

A)      Doğunca dünyasına Mutluluk saçan bebek

B)      Annesinden sevgiyi Avuçla içen bebek

C)      Öpülüp koklanınca Kendinden geçen bebek

D)     Gül açar gül yüzünde Yüreğinde bin çiçek

E)      Bırakma hiç anneyi Cennete girene dek

 17.     

(I) Gençliğimde İstanbul'da sadece iki köprü bi­liyordum. (II) Üniversiteye veya Süleymaniye Kütüphanesi'ne gitmek için yürüyerek geçtiğim Galata Köprüsü ile Atatürk Köprüsü. (III) Ana­dolu Yakası'na veya şoförlerin dediği gibi "öbür tarafa" geçmek için Karaköy'den veya Kaba­taş'tan bazen de Beşiktaş'tan vapura biniyor­dum. (IV) Vapurların limon, tahta ve katran ka­rışımı kokusunu seviyordum. (V) Bazen de sa­tıcı kadınlar binince yasemin ve lavanta kokusu sarardı ortalığı. (VI) Vapurlardan inince Üskü­dar İskelesi yakınında bir pastanede çay içme­ye otururdum.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin han­gisinde kendinden önceki cümlede belirtilen yargının açıklaması vardır?

A) II.        B)lll.         C)IV.        D)V.          E) VI.

18.     

(I) Borges "Aşkı ilk defa yaşamak, denizi ilk de­fa görmek gibi, Dostoyevski'yi de keşfetmek in­sanın hayatında çok önemli bir tarihtir." diyor. (II) Aslında yeni okunan her Dostoyevski kitabı yeni bir Dostoyevski'yi keşfetmektir. (III) O her eserinde farklı özelliklerle karşımıza çıkar. (IV) Ancak gençlik savurganlığıyla bütün Dostoyevski'leri art arda okuyanlar bunu anlaya­maz. (V) Onlar için Dostoyevski ancak tadımlık olmuştur diyebiliriz.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümleler­den hangileri anlamca birbirine en yakındır?

A) I. ve II.         B) II. ve III.        C) II. ve IV.       

D) III. ve V        E) IV. ve V.

19.

(I) Romanlarıyla peşinden hatırı sayılır bir hay­ran kitlesini sürükleyen Stephen King, beyaz perdenin de unutulmaz yazarlarından. (II) Bol Oscarlı "Yeşil Yol", birer korku klasiği olan "Hayvan Mezarlığı" ve "Ölüm Kitabı" akla ilk ge­lenlerden. (III) Sinemanın en çok kucak açtığı yazarlardan olan King'in kameralarla bu sıkı ilişkisi kitaplarında kullandığı görsel dilden geli­yor. (IV) Bu görsel dili keşfedip onun kitaplarını sinemaya aktaran birbirinden önemli birçok yö­netmen var. (V) Her fırsatta sinemaya düşkün olduğunu söyleyen yazarın bu tutkusu, onu yö­netmenlik hatta oyunculuk yapmaya kadar gö­türmüş bulunuyor.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinde "dolaylı anlatım" söz konusudur?

A) I.           B) II.          C) III.          D) IV.        E) V.

20.

(I) Eleştiri, her çağda tiyatronun aynası olmuş­tur. (II) Zamanın o acımasız değerlendirmesi içinde kötü ve kasıtlı yazılar da yazılmıştır. (III) Ancak bunlar o günün fısıltıları içinde kay­bolmuş ve yalnızca gazete ve dergilerin sarar­mış yaprakları   arasında   küflenip gitmiştir. (IV)  Öte yandan çağın ve tiyatronun fotoğrafını çeken bilgi yüklü, gerçekçi, sağduyulu yazılar her dönemde olmuş ve dönemlerinin tiyatrosu hakkında sonraki kuşaklara ışık tutmuştur. (V) Tiyatronun gelişim tarihi de işte bu yazılarla yücelmiştir.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?

A) I. ve ll.          B) I. ve IV.        C) II. ve III.    

D) III. ve V.         E) IV. ve V.

21.     

I.    Gerçek, onu öğrenen için, onu söyleyenden daha yararlıdır.

ll.   Gerçek olmayan yerde büyüklükten söz edilemez.

III.   Gerçeği arayanlar, tüm insanlığın temsilcisi olur.

IV.   Gerçek gün ışığı gibidir, karanlıkları aydınlatır.

V.    Gerçeğin olduğu alanda sahteye yer yoktur.

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi­leri anlamca birbirine en yakındır?

A) I. ve II.         B) I. ve III.        C) II. ve IV.      

D) III. ve V.       E) IV. ve V.

22.    

Öğretirken keyif de veren bu büyüleyici öykü ki­tabı, yirmi altı ülkede, on yedi dile çevrildi ve

Bu cümlenin sonuna, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olmaz?

A)      yayımlandığı bütün ülkelerde en çok satan­lar listesinin zirvelerinde yer aldı.

B)      düşlerini gerçekleştirmek isteyen yüz bin­lerce okura hem kitap okuma zevki tattırdı hem de rehberlik yaptı.

C)      çevrildiği her dilde okurun olağanüstü ilgi­siyle karşılandı.

D)     her yazarın farklı bir anlatımı olduğunu bir kere daha gösterdi.

E)      kitabın yayımlandığı her ülkede onlarca hayran kulübü oluştu.

23.     

(I) Yazmaya mecbur olmak kepazelik. (II) Pek hoşlanmasam da ekmek parası kazanmak için bunları yazmak zorundayım. (III) Haftada bir te­levizyonda konuşmak zorundayım istemediğim halde. (IV) Şimdi mecbur olduğum için zevk al­madan yazıyorum; ama eskiden gönlümce ya­zardım. (V) Mesela Tahsin Yücel'in "Peygambe­rin Son Beş Günü" eseri için otuz sayfa eleştiri yazdım. (VI) Şimdi hızlı bir çalışma dönemi söz konusu; gene de iki kere okuyorum o kitapları.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangi iki­sinde yazarın, içinde bulunduğu dönemde yaptığı işten memnun olmadığı anlamı yoktur?

A) I. ve ll.        B) II. ve III.      C) III. ve IV.        

D) III. ve V.        E) V. ve VI.


TÜRKÇE SORU BANKASI