PARAGRAFTA YAPI - Test 3

1.

(I) Saz şairlerimizin şiirlerini okumalıyız; ama Divan şiirini de bırakamayız. (II) Bize dilimizi asıl onlar öğretecek, dilimizin tadına asıl onlar erdirecektir. (III) Fuzulî ve Bakî'nin gazellerini okurken Arapça ve Farsça sözlerin altında Türkçenin tatlı sesini duymalıyız. (IV) Eğer duymuyorsak suçu onlarda değil, kendimizde aramalıyız. (V) Divan şairlerimizin Arapça ve Farsçadan aldıkları sözler, onların dillerini Türkçe olmaktan çıkarmamıştır. 

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi­sinin yerine "Gerçek Türkçenin güzelliğini ve gücünü bize bu şiirler yaşatacaktır." cümlesi getirilirse paragrafın anlam bütünlüğü bozulmaz?

A)     I.          B)     II.       C)    III.          D)    IV.      E)     V. 

2.

Kötü bir davranışa kötülükle cevap vermek düş­manlığın artmasına ve sürekli olmasına yol açar. (I) Kötülüğe karşı kötülük içinde olmak, durumu düzeltmez bilakis körükler. (II) Oysa kötülüğe karşı iyilik her iki tarafın da yararına olur. (III) Kanı kan ile temizlemek düşüncesi an­cak ilkel toplumlarda rastlanan bir saçmalıktır. (IV) Bir kişinin öldürülmesine ancak kanunlar karar verir. (V) Ayrıca unutmamalı ki iyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârıdır. 

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi­sinin çıkarılması parçanın anlamında bir da­ralmaya yol açmaz?

A)     I.          B)     II.       C)    III.          D)    IV.      E)     V. 

3.     

Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olamaz?

A)  Atasözü, birtakım genel kuralların öğüt biçi­minde veya hikmetli sözler olarak kalıplaş­mış ifadesidir.

B)  Yüksek medeniyetler, millete ait değerlerin tümünü zaman içinde koruyarak gelecek kuşaklara aktarır.

C) Şiir, görülmez; ancak kalbe doğabilir; kalbi titretir, etkiler.

D) Bu şiir, soyut olanın peşinden koşarken so­mut olanı göstermektedir.

E)   Klasik Türk şiiri, bizim insanımızın ruh dün­yasını yansıtır. 

4.

Bütün büyük sanat eserlerinin anlaşılması ol­dukça güçtür. Eserlerin ruhuna nüfuz edemedi­ği için, okuyucu onları kolay anlaşılır zanneder. Bu gizemli ruhu, çok saygısızca bir yaklaşmaya karşı savunmaya hiç de ihtiyaç yoktur; çünkü—

Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına gö­re aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A)     herkes kendi eserini kendi yaratmak ister.

B)     insan neyi, ne zaman göstereceğini çok iyi bilir.

C) büyük sanat eserleri kendini bu saygısızlı­ğa karşı savunabilir.

D)    insanlar zaten boş şeylerle uğraşmaktadır

E)     herkesin kendine göre bir düşüncesi vardır. 

5.

(I) Her çağın içinde, üzerine tarih kokusu sinmiş kişiler vardır. (II) Bu kişileri, ne o çağdan ne de o çağı bu kişilerden ayırmak mümkündür. (III) Bir de çağları neye göre sınıflandırdığınız önemlidir. (IV) Çağın sevinci yanında üzüntüsü­nü de tadarak yaşar bu insanlar. (V) Yaşadıkla­rı daha sonraki nesillere ders olur. (VI) Bu ders­ler, nesilden nesile bir zincir halinde ulaşırken kültür oluşur.

Bu   parçada   numaralanmış   cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A)     II.          B)     III.      C)    IV.        D)    V.       VI.

6.

(I) Son yıllarda gülmece dergilerinin ulaştığı sa­tış boyutu bu konunun üstünde durup düşün­memizi gerektiriyor. (II) Gülmecenin diğer bir varlık nedeni de gülmeceye olan tepkiselliktir. (III) Ayrıca gülmecenin bağrında taşıdığı kuvvet de inkâr edilmemelidir. (IV) Bunun en önemli nedeni Türk toplumunun kendine özgü koşulla­rıdır. (V) Tüm bu olgular dergi satışlarının patla­masına neden olan etkenlerdir. 

Yukarıda numaralanmış cümlelerle anlamlı bir bütün oluşturabilmek için cümlelerden hangileri yer değiştirmelidir?

A)     I. ve II.             B)     II. ve III.        C)    II. ve IV.

D)    III. ve V.           E)     IV. ve V. 

7.

Şu ana kadar okuduğum kitaplar içerisinde be­ğendiklerim çok olmuştur. Ama bunların içerisin­de "Çalıkuşu" gibisi hiç olmamıştır. "Çalıkuşu", okuduğum diğer romanlardan farklıydı. Beni kendisine o kadar çok çekmişti ki Roman, İs­tanbul'da yetişmiş, gururu için evden kaçıp diyar diyar gezen bir öğretmeni anlatmaktadır. Bu öğ­retmen, o gencecik yaşına rağmen birçok zorlu­ğa katlanmayı bilmiştir.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki cümlelerden hangisi getirilemez?

A)     bir solukta bitirmiştim.

B)     şaşkınlığımdan neye karar vereceğimi bile­memiştim.

C)    üst üste iki kez okumuştum.

D)    etkisinden uzun süre kurtulamamıştım.

E)     gördüğüm herkese okumalarını tavsiye et­miştim. 

8.

Tartışma, ilk olarak "Kitap Haber" dergisinin son sayısında yer alan "Şiir, Bugün" başlıklı so­ruşturmada şairlere konuyla ilgili bir soru yönel-tilmesiyle gündeme gelmişti. Verilen cevaplara bakılırsa şairlerin çoğunluğu şiir eleştirisini ye­tersiz buluyordu. Hatta "Eleştiri, eleştirmenleriy-le beraber öldü." diyerek keskin ve genellemeci yargılarda bulunanlar bile vardı. Şair Bayrıl'a göre ise, "Bizde şiir eleştirisi yaratıcılık ve sez­giden yoksun. Ataç tarzı ve daha çok izlenimci­liğe dayalı bir görünüm arz ediyor. Eleştiri, çağ­daş kuramlardan habersiz yapılıyor." 

Düşüncenin akışına göre bu parçanın ilk cümlesi aşağıdakilerden hangisi olabilir?

A) Eleştirmenlerimizin çağdaş edebiyat ku­ramlarından habersiz olduğu tartışması gündeme geldi yine.

B) Eleştirmenlerin şiir eleştirisinin reklam sek­törünün hizmetkârı olduğu görüşü, yeni bir tartışmayı doğurdu.

C)    Şiirlerimizde sıkça gündeme gelen şiir eleş­tirisi yetersiz mi tartışması edebiyat dergile­ri aracılığıyla yeniden başladı.

D)    Bazı yazarlar "Yasak Meyve" dergisinin son sayısında "Bir eleştirmenin görevi ne olma­lıdır?" sorusuyla tartışma başlattı.

E)  Şiir eleştirisi ulusal nitelikte olmalı düşünce­si tartışmalara yol açtı. 

10.

(I) Güven toplumsal sermayedir. (II) İnsanlar birbirine güvenmek zorundadır. (III) Size duyu­lan güven bir sermayedir, bu sermayeyi iyi kul­lanmak zorundasınız. (IV) Sermaye tükenirse geri dönüşü olmayan birçok şeyi kaybedersiniz ve kendinizi çırılçıplak hissedersiniz. (V) Güve­nilir olmak yaptıklarınızla ilgilidir, yaptıklarınız sonucu size güven duyulur. (VI) Önce kendini­ze güvenin ve bunu her alanda hissettirin, karşınızdakiler bunu hissetmek ister. 

Yukarıdaki paragraf ikiye bölünmek istense, ikinci paragraf numaralanmış cümlelerden hangisiyle başlamalıdır?

A)     II.         B)     III.      C)    IV.       D)    V.       E)     VI.

10.

İkinci Dünya Savaşı bittiği gün, Üçüncü Dünya Savaşı'na hazırlıklar başladı. Yarına güven di­ye bir şey kalmadı. Yarının ne olacağını kesti-remeyince gününü gün etmek, günü gününe yaşamak bir ilke oluverdi. İnsanlar yalnız maddi olarak değil manevi olarak da günü gü­nüne yaşamaya başladılar. Sanat ve edebiyat da elbette bu havanın dışında kalamazdı

Bu paragrafta boş bırakılan yere getirilebile­cek en uygun cümle aşağıdakilerden hangi­sidir?

A)     İnsan hiçbir zaman özgüvenini yitirme hata­sına düşmedi.

B)     İnsanlar için artık yarının herhangi bir anla­mı kalmadı.

C)    Unutmamalıdır ki en kötü ilke, plansızlıktan daima iyidir.

D)  Toplum, nereden geldiği belli olmayan bir bunalım atmosferinin içinde buldu kendini.

E)     Korkunun ecele faydası olmadı ki hiçbir zaman. 

11.

Yazmasam herhalde bunalıma girerdim. Roma­nımı bitirdikten sonra bile uzun süre normal ha­yata dönemiyorum. Romanın etkisi bende fazla oluyor. Hani derler ya çivi çiviyi söker diye. Ben de bir romanın hayal dünyasından kurtulama-mışsam böyle bir durumda tekrar..........

Bu parçanın son cümlesi düşüncenin akışı­na göre aşağıdakilerden hangisiyle tamam­lanabilir?

A)     yeni bir roman yazmaya başlarım.

B)     kendime bir süre yazmama izni veririm.

C)    kalemi elime asla almam.

D)    bunun nedenlerini anlamaya çalışmam.

E)     o romanın gerçekleri yansıtmadığını düşü­nürüm. 

12.     

(I) Eski İstanbul ailelerinde çiçek yetiştirmek bir gelenek gibiydi. (II) Herkes birbirine çiçek tohu­mu hediye ederdi. (III) Pencere önleri saksılarla süslü olurdu. (IV) Ben bütün hayvanları, özellik­le de kuşları çok severim. (V) Evde kuşlarım var: kanarya, muhabbet, cennet... (VI) Bir yere gideceğimiz zaman onları anneme bırakıyorum. 

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense, ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

A)     II.          B)     lll.     C)    IV.       D)    V.       E)     VI. 

13.     

(I) Bilindiği gibi çocuklar çok hızlı büyür. (II) Bu bedensel büyüme ile birlikte çocuğun enerji bi­rikimi de artar ve böylece çocuk, enerjisini bo­şaltacak kaynak arayışına girer. (III) Doğru bir kaynak bulamayan çocuk yanlışı, yani bize taş­kınlık olarak görülen davranışları sergilemeye başlar. (IV) Yapılması gereken, çocuğa enerji­sini boşaltacak doğru kaynaklar sunmaktır. (V) Çocuk bu şekilde enerjisini boşaltırken yap­tığının doğru olmadığının tam olarak bilincinde değildir.

Yukarıdaki paragrafta anlam bütünlüğünün sağlanması için numaralı cümlelerden han­gilerinin yerleri değiştirilmelidir?

A)     I. ve II.             B)     I. ve III.             C)    II. ve V.

D)    III. ve IV.             E)     IV. ve V. 

14.

Elbette şiir topluma bir şeyler vermeli: Acı ise acıyı, sevda ise sevdayı. Toplumsal, tarihi, si­yasi olayların hangi yönü ele alınmışsa şiirde çok iyi istenmelidir. Yazılan şiirin türü ne olursa olsun toplumun ihtiyaçlarını karşılayabilmedir. Aksi takdirde şiirin gür sesini, şairi bile beş da­kika sonra duyamaz.

Yukarıdaki paragrafta yazar hangi soruya cevap vermiştir?

A)     Şiir topluma ve bireye bir şey vermeli mi?

B)     Bir şiirin konusu ne olmalıdır?

C)    Şiirde konular nasıl işlenmelidir?

D)    Bir eserin kalıcılığı neye bağlıdır?

E)     Bir şiirde şair nelere dikkat etmelidir?

 15.    

Romanlarımı ve öykülerimi kaleme alırken an­laşılamamak gibi bir kaygım asla olmadı. Bu kı­sa bir süre sonra yayımlanacak olan ikinci ro­manım ve şu an çalışmakta olduğum ve hayli sarsıcı bir konusu olan üçüncü dosyam için de geçerli. Türk okuru, yazarı ve onun iç dünyası­nı çok iyi anlayabiliyor.

Yukarıdaki paragrafta yazar hangi soruya cevap vermiştir?

A)     Okuyucuların sizi anladığında sevinir misiniz?

B)     Yapıtlarınızda anlaşılamamak gibi bir kor­kunuz oldu mu?

C)    Öykülerinizi yazarken okuyucuyu düşünür müsünüz?

D)    Yapıtlarınızı oluştururken heyecan taşır mı­sınız?

E)     Bize kendiniz hakkında bilgi verir misiniz? 

16.    

Her insan kendine ait özellikleriyle toplumsal hayatın bir köşesinde önemli bir yer tutar. (I) Hepimizin fiziği, kişiliği, zevkleri farklı farklı­dır. (II) İnsanlar, kendine has özellikleriyle birbi­rinden ayrılır. (III) Fakat çoğu insan meslek se­çerken kendisine has özellikleri göz ardı eder. (IV)  İlgi ve yeteneklerinin bilincinde değildir.(V) İlgi ve yetenekler insanların kişilik gelişimin­de en önemli yapı taşlarıdır. (VI) İşte bu bilinç­sizliklerinden dolayı sevmedikleri bir meslekle uğraşmak zorunda kalabilirler.

Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangi­si düşüncenin akışını bozmaktadır?

A)     II.         B)     III.      C)    IV.       D)    V.       E)     VI. 

17.

Şiirlerin bir kitapta toplanması tabi ki gerekli olandır; ancak şiirler belli bir olgunluğa erişme­den okuyucu önüne çıkarılırsa, hele bir de - geriye dönüşü olmayan bir yol olan- kitaba gi­rerse, ham meyvenin dalından koparıldığı an­daki tat okuyucuya ulaşabilir. Kitap çıkarma hu­susunda acele etmemek ve eserlerin olgunluğa ermesini beklemek lazımdır. Aşağıdaki cümlelerden hangisi paragrafın hem başına hem sonuna getirilebilir?

A)     Şiir kitabı sahibi olmak insanları şair yapmaz.

B)     Yetenek olmadan güzel sözler üretmek çok zordur.

C)    Şairin şiirden başka derdi olmamalıdır.

D)    Şiir, şairin dünya görüşünü yansıtır.

E)  Şiirde anlatılanlar mısralara dökülürken et­kileyici bir üslup kullanılmalıdır. 

18. 

(I) Merak insanın doğumunda başlar. (II) Do­ğumdan ölüme kadar geçen zamanda insan her şeyi merak eder. (III) Meraklı olmak, yaşa­mı kolaylaştırdığı gibi zorlaştırır da. (IV) Merak insanın yaşama isteğinin rengidir. (V) Meraklı olmalısınız, merak insanı geliştirir. (VI) Önce kendi yeteneklerinizi merak edin; çünkü merak, yaratıcılık düşünün başlangıcıdır ve bu, ölünce­ye kadar sürer.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinin çıkarılması parçanın anlamında daralmaya neden olmaz?

A)     II.         B)     III.      C)    IV.       D)    V.       VI.

TÜRKÇE SORU BANKASI