PARAGRAFTA YAPI - Test 5

1.     

Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir paragra­fın giriş cümlesi olmaya en uygundur?

A) Amacımıza ulaşmak için işin geri kalan kıs­mını bitirmemiz gerekiyor.

B)     Özetle, sporun temel anlayışını ve tüm ku­rallarını değiştirmeliyiz.

C)    Birçok kişi, Brown'un bir sonraki kitabında aynı başarıyı yakalayıp yakalayamayacağı­nı da konuşuyor.

D)  İletişim, günümüz dünyasının en önemli ko­nularından biridir.

E)     Kitabı okuyup bitirince aklınıza bir soru ta­kılıyor. 

2.       

(I) İnsan  bilinçaltı duygularının etkisindedir.(II)  Bilinçaltı duygular insanın tüm kararlarında etkili olur, onu bilinçaltı duygular yönlendirir. (III) Ancak, yaşam sizin duygularınıza göre de­ğişiklik göstermez. (IV) Duygularımız ne olursa olsun yaşamda değişmeyenler vardır. (V) Karar vermede sizi zorlayan duygularınız elbette ola­caktır. (VI) Ancak doğru karar vermek için duy­gularınızın esiri olmamalısınız.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinin çıkarılması parçanın anlamında daralmaya neden olmaz?

A)     II.          B)     III.      C)    IV.       D)    V.       E)     VI. 

3.       

Düşüncemi anlamak için görüşmeye gelenleri sevmem. Bunlar, hangi meslekten olursa ol­sunlar, büyük ve bereketli düşünceleri olabilen, ama işleri de bunları söylemek olmayan insan­lara yarayabilirler. Biz edebiyatçıların, Bu aracı, dünyanın en iyi niyetlisi de olsa, çoğu za­man düşüncemizi can sıkacak başka kılığa so­kar. Bununla beraber, bilmem neden bu defaki görüşmeci gözüme hoş göründü.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdaki cümlelerden hangisi getirilmelidir?

A)     sağı solu hiç belli olmaz.

B)     halka ulaşmak için bir aracıya hiç de ihtiya­cımız yoktur.

C)    hiçbir yere malzeme olmayacağı kesindir.

D)    değişmeden kaldığını söylemek yalan olur.

E)     her zaman iyi niyeti öne çıkmıştır. 

4.      

Roman okumanın tadına varmış olanlar bilirler, bir romanın insana sunduğu nice olanaklar var­dır. Hiç gitmediğimiz yerlere onların sayesinde gideriz. Hiç duymadığımız kavramları onlarla duyarız. Kitaplar, kendimizi en yalnız hissettiği­miz zamanlarda bize kucak açar. Üstelik onları bir okumayla atacağınızı sanıyorsanız, yanılı­yorsunuz. Onları,

Bu paragrafı en iyi tamamlayan cümle aşğıdakilerden hangisidir?

A) ne kadar iyi anlamış olursanız olun, atmaya asla kıyamazsınız.

B)     kaç kez okursanız okuyun onlardan her okuyuşta farklı bir tat alır, farklı bir anlam çıkarırsınız.

C)  atmak kadar yanlış bir şey yoktur; atacağı­nıza bir kuruma bağışlamak en iyisidir.

D)    bir kez okuyunca zaten anlamışsınızdır de­mektir.

E)     klasik yapan özgün olmalarıdır. 

5.      

(I) Hikâye yazmaya üniversitede öğrencilik yıl­larımda başladım. (II) İlk hikâyem de 1972 yılı­nın şubat ayında Hisar dergisinde yayımlandı(III) Aynı yılın sonunda Hisar'da çıkan hikâyele­rimi "Eğik Ağaçlar" adıyla bir kitapta topladım. (IV)  Nedense hikâyeyi romandan çok severim. (V) Hisar'a her ay bir hikâye vermeye devam et­tim. (VI) Daha sonra Türk Edebiyatı dergisinde yazmaya başladım.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A)     II.         B)     lll.      C)    IV.       D)    V.       E)  VI.

6.

Türk şiirinin son 50 yıllık serüvenine bakmadan önce Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla 1950 arasındaki dönemi kısaca gözden geçirmekte yarar var. 1923'te Türkiye Cumhuriyeti kuruldu­ğu zaman, Türklerin Anadolu'ya geldikleri XI. yüzyıldan XX. yüzyıla kadar yaşayan ve Bi­rine "Halk Şiiri", ötekine "Divan Şiiri" dediğimiz bu iki kolun da kendi geleneklerini oluşturduğu­nu, her çağda o çağa damgasını vurmuş birta­kım ustalar yetiştirdiğini görüyoruz. 

Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getiri­lebilir?

A)     iki koldan ilerleyen bir Türk şiiri vardı.

B)     halkımızın gönlünde taht kuran bir Türk şiiri vardı.

C)    sözlü ve yazılı olarak ikiye ayrılan bir nesir dili vardı.

D)    Divan edebiyatına mahkum olan bir şiir vardı.

E)     iki koldan gelişen bir hikâye edebiyatı vardı. 

7.

(I) Vaktiyle Çinli ve Anadolulu ressamlar kimin daha yetenekli olduğu konusunda iddialaşma­lardı. (II) Bunun üzerine padişah, onları sınav yapmaya karar verdi; büyük bir odayı tam orta-sından perdeyle ayırtıp "Sanatkârlar birbirini görmeden ve birbirinden etkilenmeden rahatça çalışsınlar." diye buyurdu. (III) Vakit gelince pa­dişah kimin daha iyi sanatkâr olduğunu görmek için odaya geldi. (IV) Anadolulu ressamların ça­lıştığı tarafa geçince gördü ki, "bizimkiler" sade­ce duvarı baştan başa cilalayıp parlatmakla ye­tinmişlerdi. (V) Padişah, "Bu ne demek!" diye düşünüyorken ressamlardan biri aradaki perde­yi kaldırdı. (VI) Çinli ressamların yaptığı resim­ler, cilalanmış duvara olduğundan daha güzel ve etkileyici olarak yansımıştı

Düşüncenin akışına göre "Çinli ressamlar kendi duvarlarını öyle eşsiz güzellikte akıl al­maz resimlerle süslemişlerdi ki padişah resim­lere hayran olmuştu." cümlesinin yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangisin­den sonra getirilmesi uygun olur?

A)     II.         B)     III.      C)    IV.       D)    V.       E)     VI. 

8.

Birçok eleştirmenin tersine, ben onun içten ol­duğuna inanıyorum. O da ne yazıyorsa ona ina­nıyor. Benim eleştirdiğim onun dil işçiliği. Renksiz ve beceriksizce tasvir ediyor ayrıca. Aslında tasvir bile etmiyor, sadece söylüyor. Aşktan bahsediyor, ama aşk üzerine yazmıyor. Diyalogları konuşma baloncuğuna sıkışıp kalı­yor. Her şey sıradan, dil yoksul, karakterler ta­sarı halinde...

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getiri­lebilir?

A)    Herkesin işlediği konuları ele alıyor.

B)     Onun biçemi (üslubu) kitaplarının en zayıf yanı.

C)    Roman tekniği birçok yazardan daha iyi.

D)    Sıradan olayları sıra dışı bir anlatımla veriyor.

E) Olayları oluş sırasına göre değil, geriye dö­nüşlerle aktarıyor; bu da eseri akıcı kılıyor. 

9.

  Bu yüzden eski edebiyat ürünlerini incele­me ve onlar üzerinde yorum geliştirme konu­sunda çekingen davranırlar. Bu konularda de­neyim ve akademik kariyer sahibi hocalarımız ise, belki isabetsiz yorumlar geliştirmekten sa­kınarak düşündüklerini pek yazmazlar. Çünkü gerçekten eski edebiyat metinlerimizin her biri kıvrak birer zekânın ürünü olup, çoğu birkaç an­lama gelecek biçimde kaleme alındığından bunlar üzerinde yorum geliştirmek, buzlu bir ze­minde yürümeye benzer. 

Bu parçanın başına düşüncenin akışına gö­re aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A) Eski edebiyatı anlamak ve onun üzerinde kalem oynatmak yazarı yorar.

B) Bizde önüne gelen "Ben araştırmacıyım, ben uzmanım." diyor.

C) Roman yazarları sadece kendi alanını bilir ve bu alanda eserler verir.

D) Müzisyenler, ilgi ve yeteneklerini uzmanlık alanlarıyla sınırlı tutarlar.

E) Bizde eski edebiyat alanında çalışmaya aday araştırmacıların gözü daha lise yılla­rında korkutulmuştur.

10.

Sezai Karakoç der ki: "Klasik şiirle modern şiiri ayıran şey, ilk bakışta göründüğü gibi birinin şe­killi, öbürünün şekilsiz şiir olması değildir. Birinci­de ortak biçimin görünür planda, farklılıkların daha iç planda olması, ikincideyse bunun tam tersine

Bu parça düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanabilir?

A)     şekil özelliklerinin tamamen bir kenara atıl­masıdır.

B)     farklılıkların ortaklığından hareket etmek is­temesidir.

C)    iç plan ile dış planı bir potada eritmesidir.

D)    farklılıkların görünür, ortaklıklarınsa iç plan­da olmasıdır.

E)     modernliğin gerektirdiği bakış açısını yaka­lamasıdır. 

11. 

Ben sanatın bir çaba, bir uğraşma isteği olduğu kanısındayım. Öyle gönülden kopmuş gibi söz­lere aldırmam. Divan şiirinde sevdiğim birçok şiir vardır elbette. Ancak Şimdi kırk beşini, ellisini bulmuş kişiler bile Fuzulî'yi Bakî'yi pek an­lamıyor. Bunun için elbette yeni şiirden yanayım. 

Yukarıda boş bırakılan yere düşüncenin akışı­na göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A)     onlar da bugün için geçerliliğini yitirmiştir.

B)     hepsi söyleyiş güzelliğine sahiptir.

C)    devrinin sorunlarından söz edilmemiştir bu parçalarda.

D)    bunların hepsi sanat için yazılmıştır.

E)     günümüzde varlığını hâlâ sürdürmektedir. 

12.

(I) Şiirde konu bulmak için insanın kendisini sık­masına hiç gerek yoktur. (II) Çünkü şiirde konu aranmaz, aksine konu kişiyi bulur. (III) Çayınızı içerken, sporunuzu yaparken hatta uyurken il­ham perisinin sihirli çubuğunun bir anda size dokunduğunu fark edersiniz. (IV) Hiç bekleme­diğiniz bir anda binlerce konuyla baş başa ka­labilirsiniz. (V) Şiirde imgeleri yerinde kullan­mak çok önemlidir. (VI) Yani bir şiir yazmak için durup düşünmek değil, bizi başka diyarlara gö­türecek o ilham perisini beklemek gerekir.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A)     II.          B)     III.      C)    IV.        D)    V.       E)     VI. 

13.

  Teknoloji artık çok ilerledi. Yararından çok zararıyla geldi. Artık parmaklarımız onun esiri oldu. Yaşamımıza öyle yerleşti ki nerdeyse ar­tık onunla uyur, onunla uyanır hale geldik. Ne­den artık yazıları elimizle yazmıyoruz? Neden artık sevdiklerimizle mektuplaşmıyoruz? Açıçası artık doğal olan hiçbir şey kalmadı. Ayrıca eskilerin yetiştiği gibi sağlıklı yetişemiyor yeni nesil.

Bu parçanın başına getirilebilecek en uygun cümle aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yeni nesil, eskilerin yaşayamadığı birçok güzellikten nasibini alamadı.

B) Eğer teknoloji gelişmeseydi, bugünkü mut­luluğa kavuşamazdık.

C)    İnsanların bilim adamlarından beklediği çok şey var.

D) İnsanların bir zamanlar hayal bile edeme­dikleri teknolojinin içinde yaşıyoruz.

E)   Kimileri bilgisayarın masamıza neden otur­duğunu çok merak ediyor.

14.

(I) Düş dünyasının geniş olmasıyla yaratıcı ol­mak arasında büyük bir paralellik vardır. (II) Ha­yal dünyanız ne kadar büyükse o kadar yaratı­cı olabilirsiniz. (III) Her insanın içinde yaratma gücü ve isteği vardır. (IV) Her insan yeni bir şeyler üretmek ister, ancak herkesin ürettiği farklılık gösterebilir. (V) Çünkü yaratıcılık boyut­larının farklılığı insandan insana değişir. (VI) Ay­rıca her çağın ve dönemin kendine göre bir ya­ratma anlayışı vardır.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinin çıkarılması parçanın anlamında bozulmaya neden olmaz?

A)     II.         B)     III.      C)    IV.       D)    V.       E)     VI. 

15.

(I) Mucitlerin, yaratıcılık konusundaki çalışma­larına bakıldığında düşlerindekileri, hiç bekle­medikleri bir zamanda gerçekleştirdiklerini gö­rürüz. (II) Onlar, düşünce dünyalarında yarat­mak istediklerini hiç ummadıkları bir anda ba­şarmışlardır. (III) Onların hayal dünyaları yarat­mak istedikleri konularla öylesine doludur ki, düşlerinde sadece yaratmak arzulan vardır. (IV) Mucitler, bu yeteneklerini uygun şartlar al­tında kolaylıkla halkla paylaşır. (V) Yaratma gü­düleri bir yaşam tarzına dönüşmüştür. (VI) Ya­ratıcılıktan başka şey düşünemezler, yaratmak için can atarlar, yaratmak onlara yaşama gücü verir.

Bu   parçada   numaralanmış   cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

A)     II.         B)     III.      C)    IV.       D)    V.        E)     VI. 

16. 

....... Günün birinde bir atlet rekor için elli kilomet­relik yolu koşmaya kalkmıştı. Bunun provasını defalarca yapmış. Kafasına koymuştu bir kere, elli kilometrelik yolu belirli bir zamanda koşa­caktı. Bütün hazırlıklar yapılır. Atletin koşacağı gün gelir. Elinde defterleriyle yetkililer atleti beklemektedir. Atlet koşmaya başlar; fakat ak­silik bu ya o gün sis yüzünden bir süre sonra kimse kimseyi göremez hale gelir. Atlet koşma­sına devam eder. Yolun yarısından fazlasını bi­tirdikten sonra yorulur ve koşacak hâli kalmaz. Sis yüzünden daha ne kadar koşacağını da bi­lememektedir. Daha fazla koşamayacağını söyler ve koşusunu yarım bırakır. Sis biraz son­ra çekilir ve bitiş noktası görünür. Bitişe elli met­relik bir mesafe kalmıştır. Bunun üzerine koşu­cu üzülür ve eğer hedefi görseydi koşuyu asla bırakmayacağını söyler.

Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu paragra­fın giriş cümlesi olabilir?

A)Bir koşuya başladıktan sonra yorulursak, o koşuyu bırakmalıyız.

B)İnsanlar basit bir rekor denemesi için çok şeyleri feda edebilirler.

C)İnsanların yükseklerde olma arzusu, onların rekor denemeleri yapmalarına neden olur.

D)Bir şeye ne kadar yakın olursak olalım, he­def çizgisi görünmüyorsa asla başarılı ola­mayız.

E)Bazı doğa olayları insanların başladıkları işte hüsrana uğramalarına neden olur. 

17.   

Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olabilir?

A)Özgüveni oluşturmada aile içi iletişim çok önemlidir.

B)İletişimin en önemli öğelerinden bir diğeri de dinlemektir.

C)Çocukların bu konudaki sorunlarını onları dinleyerek de çözebiliriz.

D) Çocukları sonuna kadar dinlemek de ayrı bir erdemdir.

E) Oysa sadece dinlemek bile çocuğu fazla­sıyla rahatlatacaktır.

TÜRKÇE SORU BANKASI