MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ ROMANCILIĞININ GENEL ÖZELLİKLERİ
Bu dönemde kimi romancılar İstanbul dışındaki toplumsal konuları işlemiş, kimileri toplumun kuşaklar boyu yaşadığı değişiklikleri yansıtmışlardır. Ayrıca toplumsal bir davranış biçimi ya da siyasal bir düşünce olarak milliyetçiliği işleyen yazarlar da bulunmaktadır.

Dönemin önde gelen romancıları Halide Edip, Yakup Kadri, Refik Halit, Aka Gündüz, Reşat Nuri ve Ebubekir Hazım'dır. Bu yazarlar ilk romanlarını Millî Edebiyat döneminde yayımlamakla birlikte, 1923'ten sonra yazdıklarıyla da yazarlık yaşamlarını Cumhuriyet döneminde sürdürmüşlerdir. Bu ünitede 1923 öncesi romanlarını inceleyeceğiz. 1923'ten sonra yayımlananlar ise bir sonraki ünitede ele alınacaktır.

Millî Edebiyat döneminin ilk romancısı Halide Edip Adıvar (1884-1964), en tanınmış yazarlarımızdan biridir. Onun birinci derecedeki roman kişileri hep güçlü kadınlardır. İlk romanı II. Meşrutiyet'in ilânından hemen sonra yayımladığı Seviye Talip (1909)'tir. Onu Handan (1912) ve Son Eseri (1912) izler. Mevlut Hüküm (1919) ilk üç romanı gibi mutsuz evlilik ve aşk öykülerini işlediği bir eserdir. Yeni Turan  (1912) ise Halide Edip'in Türkçülük düşüncesini kendi süzgecinden geçirerek işlediği ilgi çekici bir romandır. Daha önceki romanlarında aşk ve evlilik ilişkileri çerçevesinde önce çıkardığı güçlü kadın kahramanın yerini bu kez düşünce ve eylemleriyle toplumun gelişmesinde büyük bir etkisi olan idealist bir kadın alır.

Halide Edip'in idealindeki Türkiye'yi anlattığı ütopik romanı Yeni Turan'ın başkişisi Kaya, milliyetçi bir aydın kadındır. Kendini "Yeni Turan" idealini geniş kitlelere yayma ve ülke yönetimine egemen duruma getirmeye adamıştır. Bunu yaparken yalnızca çalşıması yetmemiş, ideali için kişisel mutluluğundan vazgeçebilmiştir. Millî Mücadeleye katılmış bir insan olan yazar, savaş sırasından yaşanan kahramanlıkları, direnişleri ve ihanetleri de Ateşten Gömlek'te 1922 ve Vurun Kahpeye'de (1923) anlatmıştır. Yazar bu iki romanıyla bu toprakların ne özveriler sonucunda, nice insanların canları pahasına kazanıldığını gözler önüne sermiştir.

Halide Edip'in Kurtuluş Savaşı'ndaki tanıklığının bir ürünü olan Ateşten Gömlek, Kurtuluş Savaşı üzerine yazılmış ilk romandır.

Başlangıçta üyesi olduğu Fecr-i Ati'nin sanat anlayışına uygun olarak bireyci bir yazar olan Yakup Kadri (1889-1974), daha sonra Millî Edebiyat hareketine katılır. Bundan sonra ülke gerçeklerini gören yazar, toplumun sorunlarını eleştirel bir bakışla işlemeye başlar.

Yakup Kadri ilk romanları Kiralık Konak ve Nur Baba'yı 1922'de yayımlamıştır. Cumhuriyet döneminde yayımladığı öteki romanlarıyla birlikte, âdeta toplumumuzun çağdaşlaşma tarihini yazmıştır.

Kiralık Konak, ilk batılılaşma haraketlerinin başladığı Tanzimat döneminden, Birinci Dünya Savaşının ortalarına dek geçen süreyi kapsar. Yazar bu romanda - ağırlıklı olarak II. Meşrutiyet döneminde - yanlış anlaşılan batılılaşmanın toplumda yarattığı yozlaşmayı, değer kargaşasını; bunların yol açtığı kuşak çatışmasını anlatır. Ayrıca konak yaşamının çöküşünü de göz önüne serer.

Reşat Nuri Güntekin (1889-1956) hem Millî Edebiyat, hem Cumhuriyet döneminin en sevilen yazarlarından biridir.

1912'de bir gazetede tefrika edilen Harebelerin Çiçeği yazarın ilk romanıdır. Ancak kitaplaşması Cumhuriyet döneminde (1953) gerçekleşebilmiştir. Çocukken bir yangında yaralanması yüzünden çok çirkinleşmiş bir insanın yaşamı anlatılır bu romanda.

1920'de tefrika edilen Gizli El ise 1924'te kitaplaşabilmiştir. R. Nuri'nin savaş dönemindeki yolsuzlukları, vurgunculukları anlatmak istediği eser, sansür yüzünden içerikte değişiklikler yapılmış; sonuçta tutarsız ve acemice yazılmış bir romana dönmüştür.

Reşat Nuri'nin ünlü romanı Çalıkuşu (1920) hem yayımlandığı yıllarda, hem de daha sonralara büyük ilgi çekmiş; Türk edebiyatında en çok okunan romanlardan biri olmuştur.

Reşat Nuri bütün eserlerinde konuşma dilinin egemen olduğu yalın bir Türkçe kullanmıştır.

Önce Fecr-i Ati'ye girip, sonra Millî Edebiyat hareketine katılan bir yazar daha var: Refik Halit (1885-1965). Birçok aşk romanı yazmış olan Refik Halit'in yalnızca İstanbul'un İç Yüzü adlı eseri Millî Edebiyat döneminde yayımlanmıştır (1920). Romanda II. Meşrutiyet döneminde yönetimi ele alan İttihat ve Terakki Fırkası üyeleri ile I. Dünya Savaşı sırasında ortaya çıkan savaş zenginleri anlatılır. Bir siyasal yergi olan eser, aynı zamanda o günün yaşayışını, gelenek ve görenekleri de göz önüne serer.

Bir Millî Edebiyat yazarı da kısa süren ömrüne çok sayıda öykü ve iki roman sığdıran Ömer Seyfettin (1884-1920)'dir. İlk romanı Efruz Bey'de yabancı kültürle yozlaşmış, gösteriş meraklısı bir sahte aydını anlatır. Böylece Efruz Bey'in kişiliğinde zamanın sahte aydınlarını eleştirir. İkinci roman, tefrika edilirken bilinmeyen bir nedenle yayımı kesilen Yalnız Efe'dir. Eser halk edebiyatında görülen "devletin sağlayamadığı adaleti getirmek için dağa çıkan eşkıya" konusunun işlenmiş olması bakımından önemlidir. Yalnız Efe'nin başka bir dikkat çekci yönü de kahramanının kız olması ve romanın İzmir'in işgalinden kısa bir süre sonra yayımlanmasıdır.

Millî edebiyat döneminin öteki roman yazarları şunlardır: Aka Gündüz (Kurbağacık), Ebubekir Hazım Tepeyran (Yeni Şeyler: Küçük Paşa), Müfide Ferit (Aydemir, Pervaneler), Halide Nusret Zorlutuna (Küller).

MODERN EDEBİYAT

Milli Edebiyat

Genel Özellikler

Bağımsız Akımlar