KÖROĞLU DESTANI 


Eski devirlerde Çardaklı Çandıbil denilen bir yurt vardır. Bu yurdun sultanı tüm vaktini zevk ve sefa içinde geçirdiğinden halk bundan memnun değildir. Han ölünce, Cığalı Bey, halk tarafından sevildiği   için   yeni   han   seçilir.   Cığalı   Bey'in   üç   oğlu   vardır. Büyüğünün adı Gencim, ortancasının adı Mümin, küçüğünün adı Adı Bey'dir. Cığalı Bey büyük oğlunu evlendirir. Gencim mal mülk yığma sevdasına düşer, çok zengin olur. Ortanca oğlu Mümin hastalıklı ve gözleri şaşı olduğundan evlenemez. Adı Bey ise akıllı, cesur bir koç yiğittir.

Cığalı Bey yaşlanınca hanlığı Adı Bey'e bırakır. Bir gün Adı Bey ava çıkar, üstü keceli bir   bir atlıya rastlar. Atlıyı kovalar, atlı kecebeyi bırakıp kaçar. Kecebeyi açınca içinden güzel bir kız çıkar. Gülendam,  Reyhan  Arap  tarafından  babası  ve  anası  öldürülerek kaçırılan kızdır. Kız, Adı Bey'le gitmek ister. Adı Bey onu alır, abisi Mümin'e nikâhlar. Adı Bey'den memnun olan halk evlenmesini ve kendisinden sonra halkı idare edecek bir oğul sahibi olmasını diler. Adı  Bey  evlendirilir.  Hanımı  gebe  kalır.  Fakat  kadın  çocuğunu doğuramadan ölür. Bir süre sonra da Adı Bey ölür.

Cığalı Bey rüyasında bir oğlunun olduğunu görür; fakat buna bir anlam veremez.  Gencim Bey'in çobanı, mezardan bir çocuğun çıkıp, keçi tarafından emzirildiğini görür. Çoban, olayı Gencim Bey'e anlatır. Gencim, kardeşinin hanımının öldüğünde hamile olduğunu ve çocuğun, kardeşi Adı Bey'in oğlu olduğunu anlar. Cığalı Bey'e haber verilir, çocuk bir tuzak kurularak mezardan çıkarılır, eve götürülür. Adını Rövşen koyarlar. Fakat mezarda doğduğu için Köroğlu (guroğlu)  olarak  da  anılmaya  başlar.  Rövşen  okumaya  verilir,  herkesi
dövdüğü için hocası onu okutamaz. Küçüklükten akranlarına baş olur. Satıcılara ve esnafa nefes aldırmaz.

Bir ulu padişah vardır. Adına Hünkâr Sultan derlermiş. Hünkâr Sultan etrafındaki tüm illere söz geçirir, vergi alır, sadece Türkmen ilinden alamazmış. Adı Bey'in ölümü, Cığalı Bey'in yaşlanması ili zayıf düşürür. Hünkâr Sultan, Türkmen iline savaş açar ve Cığalı Bey ile  ailesini  tutsak  eder.  Cığalı  Bey,  sultanın  seyisi  olur. İşini  iyi yaptığından önce danışman sonra da vezir olur. Fakat diğer vezirlerin kıskançlık ve dedikodusu yüzünden Sultan, ondan eşi bulunmaz bir at bulmasını ister. Uzun uğraşlar sonucu bir at bulunur. Fakat at, Hünkâr Sultan tarafından beğenilmez ve etrafındakilerin kışkırtmaları sonucu Cığalı Bey'in iki gözüne mil çekilir. Sultan tayla birlikte Cığalı Bey'i serbest  bırakır.  Cığalı  Bey,  tayı  eve  getirir,  büyütmeye  başlar. Vezirlerin  kötülemesi  sonunda  Gülendam'ın  eşi  Mümin'in  de  başı kesilir.  Cığalı  Bey,  ailesiyle  göç  etmeye  karar  verir.  Kaçarken padişahın  adamları  tarafından  takip  edilir;  ama  hepsini  atlatmayı başarır. Rövşen ata binmeyi, ok atmayı, kılıç kullanmayı öğrenir.

Reyhan Arap, Gülendam'ın yerini öğrenir, Gülendam'ı tekrar kaçırır. Bu arada Kırat özel olarak büyütülmektedir. Kırat'ta bir takım olağanüstülükler  görülür.  Rövşen'in  nehrin  kıyısında  kaybettiği  at, rüyasında  Hazreti  Ali  tarafından  geri  verilir.  Rövşen'in  dilekte bulunması istenir. O, kendine ve atına yüz yirmi yıllık ömür, düşman eline düştüğünde kurtulmayı ve yetmiş iki dil bilmeyi diler. Dilekleri kabul edilir. Cığalı Bey, Rövşen'i iyi bir yay, ok, mızrak alması için uzak memleketlere gönderir. Rövşen orada karşısına çıkan engelleri aştıktan  sonra  bu  silahların  da  en  iyisine  sahip  olur.  Rövşen, Çandıbil'e  gider,  babasından  kalan  kırk  yiğit  ile  kendi  yiğitlerini yanına alarak, Hünkâr Sultan'ın ordusunu yener, intikamını alır.

Türk Destanları

Alp Er Tunga Destanı
Şu Destanı
Oğuz Kağan Destanı
Bozkurt Destanı
Ergenekon Destanı
Türeyiş Destanı
Göç Destanı
Satuk Buğra Destanı
Manas Destanı
Cengiz Han Destanı
Timur Destanı
Edige Destanı
Battal Gazi Destanı
Danişmend Gazi Destanı
Köroğlu Destanı

Sözlü Dönem

Yazılı Dönem

Uygur Metinleri