İSLAMİYET ÖNCESİ YAZILI DÖNEM TÜRK EDEBİYATI
İslamiyet öncesi yazılı Türk edebiyatı dönemi 8. yüzyıldan -Göktürk Yazıtlarının yazılmasıyla- başlar 10. yüzyıla -Karahanlıların İslamiyet'i kabulü- kadar devam eder. Türklerin en eski yazılı eserleri 6. yüzyıla ait olan Yenisey Yazıtlarıdır. Ancak bunlar belge niteliği taşımamaktadırlar. Çünkü bunların çoğu okunamayacak kadar yıpranmışlardır. Okunabilenlerin mezar taşı olmalarından dolayı pek bir önemi yoktur. Bu bakımdan Türk tarihi ve edebiyatının ilk yazılı ürünü olarak Göktürk Yazıtları kabul edilmektedir. Göktürklerden sonra ise Uygur Türkleri daha çok dini içerikli metinler yazmışlardır. 

Köktürkler, dönemi edebiyatı taşlara yazılan bir edebiyattır. Bu dönemden kalan bengü taşlar Türklerin en eski yazılı belgeleridir. Köl Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk bengü taşları en çok ünlenen bengü taşlar olmuşlardır. Bu taşlarda Kök Türklerin savaşları, komşularıyla ilişkileri, Çin milleti ile münasebetleri ve toplum hayatına dair önemli bilgiler bulmak mümkündür. Yüksek bir milli his ile vücuda getirilen bu bengü taşlar, Türk adının geçtiği en eski Türkçe metinler olması sebebiyle de önemlidirler. Kültür tarihimiz açısından Köktürkler döneminin önemi, onların Türkçenin bilinen en eski yazılı metinlerine sahip olmalarıdır. Köktürklerden kalan Türkçe anıtlar, hanedanın 682'de kurulan ikinci dönemine aittir. 

Kök Türklerden sonra gelen Uygurlar, şehirli bir edebiyat oluşturmuşlardır. Yerleşik hayata geçen ve din değiştiren Uygurlar, Kök Türklerin taşlara yazılı edebiyatlarını kâğıda yazılan bir edebiyata dönüştürmüşlerdir. Daha çok dinî konuların anlatıldığı ve tercüme eserlerden meydana gelen bu dönem edebiyatı zengin bir külliyata sahiptir. Manici ve Budist olmak üzere iki ayrı çevrede gelişen Uygur edebiyatında Altun Yaruk, Sekiz Yükmek, Edgü Ögli Tigin ile Anyıg Ögli Tigin gibi önemli eserler meydana getirilmiştir. Bu dönemde yapılan çevirilerin pek çoğu Çinceden yapılan çevirilerdir.  

Bu dönem yazılı edebiyatın temel özellikleri şöyledir:

 - Bu dönemdeki ürünler Göktürkçe ve Uygurca ile verilmiştir.

 - Hem sade halk diline dayalı bir anlatım, hem de sanatlı bir söylev diliyle yapılan anlatım kullanılmıştır.

 - Hem dini hem de din dışı ürünler verilmiştir.

 -Uygur metinlerinde Çince'nin etkisi vardır. Ancak Göktürk metinlerinde saf Türkçe kullanılmıştır.