GÖKTÜRK KİTABELERİNİN ÖNEMİ

Köktürk kitabeleri Türklerin hacimli ilk yazılı belgeleri olmaları dolayısıyla çok büyük bir öneme sahiptirler. İnsanların kimlik belgeleri olduğu gibi milletlerin de kimlik belgeleri vardır. Bu kitabeler Türklerin kimlik belgeleridir âdeta. Kitabelerin önemini en iyi şekilde kitabeler üzerinde çalışanlar ifade etmişlerdir:  

 

Bu isimlerden biri olan Muharrem Ergin "Orhun Âbideleri" adlı eserinde abideleri şu şekilde değerlendirmiştir:  

 

"Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin... İlk Türk tarihi... Taşlar üzerine yazılmış tarih... Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaşması... Devlet ve milletin karşılıklı vazifeleri... Türk nizamının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün bü­yük vesikası... Türk askerî dehasının, Türk askerlik san'atının esasları... Türk gururunun ilâhî yüksekliği.. Türk feragat ve faziletinin büyük örneği... Türk içtimaî hayatının ulvî tablosu... Türk edebiyatının ilk şaheseri... Türk hitabet san'atının erişilmez şaheseri... Hükümdarâne eda ve ihtişamlı hitap tarzı... Yalın ve keskin üslûbun şaşırtıcı numunesi... Türk milliyetçiliğinin temel kita­bı... Bir kavmi bir millet yapabilecek eser. Asırlar içinden millî istikameti aydınlatan ışık... Türk dilinin mübarek kaynağı... Türk yazı dilinin ilk, fakat harikulâde işlek örneği... Türk yazı dilinin başlangıcını milâdın ilk asırlarına çıkartan delil... Türk ordusunun kuruluşunu en az 1250 sene öteye götüren vesika... Türklüğün en büyük iftihar vesilesi olan eser... İnsanlık âleminin sosyal muhteva bakımından en mânalı mezar taşları... Dünyanın bugün belki de en büyük meselesi olan Çin hakkında 1250 sene evvelki Türk ikazı... " Bengü taşlar üzerinde çalışanlardan biri olan Talat Tekin'in değerlendirmesi de şöyledir:  

 

"Orhon yazıtları yalnızca siyasî ve askerî olayların oluş sırasıyla hikâ­ye edildiği kuru bir harp tarihi değildir. Tam tersine, bu yazıtların özellikle Bilge Kağan’ın beylerine ve halkına seslendiği ve onları Çinlilerin entrikala­rına ve anayurdu bırakıp uzak diyarlara gitmelerinin doğuracağı felâketlere karşı uyardığı bölümleri son derece etkili bir anlatım gücüne ve güzelliğine sahiptir. Bu bakımdan Orhon yazıtlarının Türkçenin en eski ve en güzel hi­tabet örnekleri olduğu söylenebilir."  

 

Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Fuat Köprülü ise,  Köl Tigin ve Bilge Kağan anıtlarını şu şekilde değerlendirmiştir:  

 

"Üslûp bazı yerlerde biraz kuru, muttarit, hatta ekseriyetle 'tahkiye'de dürüst bir mantık tertibinden mahrumdur. Lâkin buna rağmen, bazı parça­larda eda o kadar canlı ve ahenkli, o kadar samimî ve derin tahassüslere mâkestir ki (duygulanmaları yansıtır ki), işte buralarda çok kuvvetli 'maşerî bir lirizm,, 'destanı bir ruh' kendini kuvvetle hissettiriyor; burada, hatta alelâde nakil ve hikâyenin fevkinde (üstünde) 'bediî bir gaye' de takip edil­mektedir: Kısa lâkin kat 'î ve vâzıh cümleler, tasvirlerinde sahtelikten tama­men uzak sade ve kuvvetli bir ifade, birbiriyle ahenktar bir surette telif edil­miş fiiller, arada ifadeyi yeknesaklıktan kurtarmak için fiillerin değiştirilme­si, tekrarlar, hülâsa bütün bu gibi beyan incelikleri, bu kitabeleri alelâde bir lisan ve tarih vesikası şeklinden kurtarıyor... GökTürkçenin bu kadar munta­zam ve güzel, imlâsı mazbut bir nesir lisanı olabilmesi için, herhâlde uzun tekâmül devirleri geçirdiği muhakkaktır. "

 

Nihal Atsız da "Türk Edebiyatı Tarihi"nde Köl Tigin bengü taşını şöyle değerlendirmektedir: “...Bu yazılarda yalan, mübalega, boşuna öğünme yoktur. Türk milletinin bütün ahlâkî safi­yeti, bütün değerleri ve kusurları apaçık göze çarpmaktadır. 

 

İSLAMİYET ÖNCESİ

Göktürk Yazıtları

Uygur Metinleri