UYGUR METİNLERİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ
["3   erdni" (3 cevher)]

Budizm'in  kutsal sözleridir. Bütün Uygur metinleri bu sözlerle başlar.

745 yılında Uygur kağanlığının kurulmasıyla birlikte Köktürkler dönemindeki Bengütaş edebiyatı yerini öncelikle bir tercüme edebiyatına bırakmıştır. Tercüme edebiyatı olarak adlandırdığımız bu edebiyat henüz İslamiyet ile tanışmamış olan Türklerin Maniheizm ve Budizmin etkisinde oluşturdukları bir edebiyattır. 

Türklerde yazılı edebiyatın gelişmeye başladığı bir dönem olan Uygur dönemi edebiyatının temelinde Ötüken’de egemenliklerini devam ettirdikleri dönemde 

Köktürk harfleriyle yazdıkları Uygur yazıtları vardır: Taryat, Tes, Şine-Usu, Somon-Sevrey, Suci, Karabalgasun, Ar Hanin, Gürbelcin, Somon-Tes, Mutrın Temdeg. 

Köktürklerin yıkılışından sonra Orta Asya’da Türk kültür ve edebiyatını geliştirip devam ettiren Uygurlar bir kısım eserlerde Run alfabesi olmak üzere; Brahma, Tibet, Süryani, Soğd, Uygur, Mani alfabelerini kullanmışlardır. 

Uygur edebiyatı manzum ve mensur olmak üzere iki kolda ürünler vermiştir. Uygur edebiyatındaki şiir parçaları Türklerin en eski manzum eserleridir. Uygurlar 762’de Bögü Kağan’ın Mani dinini kabul edişiyle birlikte bu dine girmişler; ancak Maniheizm halk arasında fazla rağbet bulmamıştır. 840 yılındaki göçten önce Doğu 

Uygurlarının bir bölümünün Burkan dinine girdiği düşünülmekle birlikte, Budizm Uygurlar arasında 9. yüzyıldan itibaren yayılmaya başlamıştır. 8.-14. yüzyıllar arasında Uygurların oluşturduğu edebiyat daha çok manzum metinlerden meydana gelmektedir. Bu metinlerin büyük bir çoğunluğu da dini içeriklidir. 

Bu dönem şiirinde Türk atasözleri de kaynak olarak kullanılmıştır. "Kıt'a aliterasyonu", "Altay aliterasyonu" veya “Söz Başı Aliterasyonu” da denilen mısra başı kafiyesi, Mani şiirinin en belirgin özelliğidir. Bu manzum edebiyatı meydana getiren ve adı bugüne kadar ulaşan Uygur şairleri ise şunlardır: Aprınçor Tegin, Pratyaya-şiri, Şıngku Şeli Tutung, Ki-Ki, Asıg Tutung, Çısuya Tutung, Kalım Keyşi, Kül Tarkan, Çu- Çu. 

Uygur Dönemi Türk şiirinde sözlü şiir ürünleri olarak değerlendirebileceğimiz Halk Türküleri ve atasözleri bir takım şiir ve ahenk unsurlarını içermesi bakımından önemlidir. Maniheist ilahiler bu dönem şiirinin bir türüdür. Uygur alfabesinin sırasına göre oluşturulan akrostiş şiir diyebileceğimiz bir çeşit şiir türü bu dönemde görülmektedir. Budizm’e ait dinî masallar Burkancı edebiyatta avadana ve jataka (çatik) isimleri ile yer almıştır. Burkancı şiirin bir başka türü medhiye “övgü” şiirleridir. Burkan edebiyatında medhiye için ögdi, stava terimleri kullanılmıştır. Uygur şiirinde bir de hatimeler (sonlamalar, kolofonlar) bulunur. Bunlar tercüme edilen Budist Uygur metinlerinin sonuna konulan ek bölümlerdir. 

Uygur Maniheist edebiyatının belli başlı eserleri arasında Irk Bitig (Fal Kitabı), Huastuanift, İki Yıltız Nom (İki Kök Kanunu) adlı eserler gelir. 

Burkancılığa ait kutsal kitaplar “Üç sepet” adı altında bir araya toplan­mıştır: Vinayalar, Sûtralar, Abidarmalar. Bunların dışında­ki eserler ise Çatikler (çeşitli dinî hikâyeler) ve bir biyografiden meydana gelir. 


Vinayalar, Burkancı rahip ve rahibelerin hayatını, günlük yaşamlarını düzenleyen kuralları içine alır: Karmavâcana, Pravâranâ, Vinayavibhańga. Uygurcada nom, nom sudur, nom bitig ve sudur (Sûtra) adı verilen mukaddes kitap türünde, târihî Burkan'ın bütün burkanların ver­dikleri veya vermiş olduklarına inanılan 'vaazları' bir araya toplanmıştır: Altun Yaruk (Altın Işık), Sekiz Yükmek (Sekiz Tomar), Kuanşi İm Pusar (Ses İşiten İlâh), İnsadi Sudur, Yitiken Sudur, Kşanti Kilguluk Nom Bitig.
 


Abidarmalar Burkancılığın metafizik yönünü işleyen eserlerdir: Abidarim Kıınlig Koşavarti Şastir. 

Çatik adı verilen parçalar, Buda'nın hayatlarından herhangi birini anlatır. İslâmî edebiyattaki menkıbeleri hatırlatırlar. Çatiklerin bazen mûsikî refakatinde piyes gibi temsil edildikleri tahmin edil­mektedir: Edgü Ögli Tigin ile Ayıg Ögli Tigin (İyi Düşünceli Şehzade ile Kötü Dü­şünceli Şehzade), Şehzade ile Aç Pars Hikâyesi, Çaştani Bey Hikâyesi, Dantipali Bey, Maytrisimit. 

Küentso (Hüen-Tsang) Biyografisi Küentso adlı Çinli bir Burkan rahibinin 630-645 yılları arasında Türkistan üzerinden Hindistan'a yaptığı seyahati anlatır.

 


İSLAMİYET ÖNCESİ

Göktürk Yazıtları