AĞITLARIN ÖZELLİKLERİ
Ağıtları, ölüm ve yas törenlerinde söylenen "lirik türküler" olarak tanımlayabiliriz. Divan şiirindeki karşılığı ise ""mersiye"dir. Ölçü ve uyak düzeni genellikle türkülerde olduğu gibidir.

Konu: Ölüm acısını ve yası anlatır. Dünya halk kültürlerinde ölüm törenleri, daima önemli bir yer tutmuştur.

Orta Asya Türkleri arasında da bu törenlerin önemsendiğini, Göktürkler'de ve Uygurlar'da özel 'ağıtçı-yasçı"ların olduğunu biliyoruz. Günümüzde de hala Anadolu'nun bazı köylerinde ağıt yakan "ağıtçı"lar vardır. Bunlar, ölen insanın sosyal konumuna ve kişisel özelliklerine göre ağıtlar yakarak bunu hüzünlü bir ezgi eşliğinde, yüksek ve acılı bir sesle söylerler. Ağıtçının çevresine toplanan ölünün yakınları da yine yüksek sesle ağlayarak, zaman zaman hep bir ağızdan bu ağıtçıya katılırlar. Konya-Ereğli-Ayrancı'da, varsıl bir bey için, kadın bir ağıtçı tarafından yakılan aşağıdaki ağıt, ağıda konu olan bu beyin psikolojik ve sosyal yapısını, ekonomik gücünü oldukça iyi yansıtmakta, ayrıca seçilen sözcükler, kullanılan ölçü ve kurulan uyak düzeni ağıtçının ustalığını göstermektedir.

Türkçede 7, 8 ve 10 heceli ağıtlar yaygındır. En çok rastlanılanı 8 hecelilerdir. Erkeklerin söylediği ağıtlar varsa da ağıtları daha çok kadınlar söyler. Gösteri bölümüyle tiyatro, söyleniş biçimiyle şiirseldir. Ağıtlar türkü ve destanla yakın ilişki içindedir.

Örnek: - AĞIT -

Atlıyı attan indiren
Mazlumu tahta bindiren
Ahı acıyı dindiren
Helimoğlu'm yatar şimdi

Köylüsünün danışığı
Köyünün bir yakışığı
Bacımın gönül ışığı
Helimoğlu'm yatar şimdi

Ala şahini uçuran
Koç yiğitleri şaşıran
Yolunu dağdan aşıran
Helimoğlu'm yatar şimdi

Tarlaları ıssız kaldı
Ekinleri susuz kaldı
Azrail onu da aldı
Helimoğlu'm yatar şimdi

Bazen de ağıtçılar yaktıkları ağıtları, ölenin ağzından söylenmiş gibi düzenlerler.

Örnek:

Bileydim de Hacılara varmazdım
Tütüncü beyinin kızın almazdım
Gelen belalara karşı durmazdım
Aman doktor söyle ölecek miyim
Ölmeden sılamı görecek miyim

Hacılara vardım ateşim yanar
Üç yüz elli kurşun başımda döner
İllerin dalına bülbüller konar
Söyle doktor söyle ölecek miyim
Ölmeden sılamı görecek miyim

Ankara'dan bindirdiler tirene
Selam söylen eşe dosta yarene
Sağ olup da sılasını görene
Söyle doktor söyle ölecek miyim
Ölmeden sılamı görecek miyim.