ÂŞIK ÜZEYİR
 
Posof'un Aşıküzeyir (Hevat) köyünde dünyaya geliyor. Babası Mevlüt, annesi de Söğütlükaya(Hunemis) köyündendir. Aşık Üzeyir 14 yaşındayken çayırlara su bağlamaya gittiği sırada su kanalının içinde bir elma bulur. Elmayı ısırır ve "Bu yenilir mi?" diyerek atar. Üzerine öyle bir ağırlık çöküyor ki eve geldiğinde bayılıyor. Bütün yöntemleri deniyorlar ama ayıltamıyor. Bir gün sonra kendisine geldiğinde rüyasında Hüsniye'ye aşık olduğunu Tanrı tarafından ona aşıklık yeteneği verildiğini söyler. O gece Hüsnniye de Üzeyir'e aşık olmuştur. Üzeyir büyüdeki içinde yanan ateşte büyümektedir. Nihayet Hüsniye'yi istemeye karar verirler ama, Hüsnü'nün yengesi Kara Gelin çok sert, şerrinden bütün köy halkı korkar ve ona saygı gösterirmiş.Hüsniye Üzeyir'e verme taraftarı değildir. Hüsniye topal kardeşine düşünmektedir.

Kara Gelinde Kobliyanlı'ymış. Kara gelin Hüsniye'yi kardeşine verir. Üzeyir bu acıya dayanamaz ve Batum'a gider. Buradan gemiye bilet alarak İstanbul'a geçer. Burada dolaşırken padişahın adamları Üzeyire rastlar ve Üzeyiri saraya götürürler. Padişah III. Selim'dir. Padişah Aşık Üzeyiri gelen Rum aşığıyla sazla atışır ve Üzeyir Rum aşığını yenilgiye uratır. Aşık Üzeyir padişahın yanında bir süre kaldıktan sonra sıla hasreti nedeniyle memlekitine dönmek için padişahtan izin ister. Padişah Üzeyire ilk başta izin vermez ama gönlü yumuşar Üzeyire izin verir. Aile durumu fakir olan Aşık Üzeyir kendine mahlas olarak Fâkiri mahlasını alır. Aşık Üzeyir 1850'li yıllarda rahmetli olmuştur.