ERCİŞLİ EMRAH
Yaşamı ile ilgi kesin bilgiler yok. Van’ın Erciş ilçesinde doğduğu ve 17’nci yüzyılda yaşadığı biliniyor. Arı bir Türkçe kullandı. İçten ve halk zevkine yakın bir söyleyişi vardır. Yurt sevgisi, aşk, doğa güzelliği, özlem gibi konuları işlediği ve hayatını anlattığı Emrah ile Selvihan adlı halk öyküsüyle ün kazandı. Bu öykü Doğu Anadolu’nun yanısıra Azerbaycan, Türkmenistan ve Ermenistan’da da değişik isimlerle tanınır ve sevilir. Ercişli Emrah’ın en şansız yanı Erzurumlu Emrah ile karıştırılmasıdır. Bazı şiirleri Erzurumlu Emrah’a mal edilmiştir.
 
 
Yüz Bin Mihnet İle Bir Bağ Yetirdim

Yüzbin mihnet ile bir bağ yetirdim
Yemedim meyvesin el aldı gitti
Ağlar gözyaşımı Ceyhun eyledim
Çalkandı dünyayı sel aldı gitti

Yüzbin dert çekmişim bin dahi gerek
Çok ömür ister ki bir dahi görek
Yârim elden aldı o zalim felek
Hoyrat dost bağından gül aldı gitti

Nazlı yâre kem haberim geliptir
Dostlar ağlar düşmanlarım gülüptür
Dediler ki Dertli Emrah oluptur
Kimi kazma kimi bel aldı gitti
 
Katar Katar Olmuş Giden Turnalar

Katar katar olmuş giden turnalar
Sizler bilirsiniz hallerimizi
Sılada sevdiğim öz anam atam
Daha gözlemesin yollarımızı

Pişirir kebabı meze ederler
Artırır az derdim taze ederler
Gündüz akşama dek ceza ederler
Akşam da bağlarlar ellerimizi

Ben de Emrah idim kendi ilime
Şahin kuşu kondururdum koluma
İpek şedde kuşanırdım belime
Şimdi kendir sıkar kollarımızı
 
Yar Senin Elinden Hastayım

Yar senin elinden hastayım hasta
Hastayı görmeye yar safa geldin
Elinden ayvası, koynunda narı
Canımın cananı yar safa geldin

Yar senin kaşların kemenin bendi
Melekler bürümüş, huridir kendi
Bir su ver içeyim, yüreğim yandı
Bulgan dağından kar safa geldi.

Eskiden görürdüm haftada ayda
Artık bundan sonra geldin ne fayda
Azrail göğsümde, canım hayhayda
Gözyaşı dökmeye yar safa geldin.

Emrah'ın sevdiği Selvi sen misin
Sağ eli sinemde gezdiren misin
Ağır cenazemi götüren misin
Namazım kılmaya yar safa geldin
 
Bade İçerler Nazınan

Bade içerler nazınan
Sohbet ederler sazınan
Kırk ince belli kızınan
Selvi han bağdadır bağda

Selvi han bahçaya girdi
Çiçekler selama durdu
Mor menevşe boynuneydi
Gül kızardı hicabından

Ben Emraham düştüm raha
Yüzün çevür gıble gaha
Müjdeler olsun Emrah'a
Selvi han bağdadır bağda
 
Seherde Uğradım Ben Bir Güzele

Seherde uğradım ben bir güzele
Dedim sarhoş musun söyledi yoh yoh
Ağ elleri boğum boğum kınalı
Dedim bayram mıdır söyledi yoh yoh

Dedim ala nedin dedi gözümdür
Dedim şeker nedir dedi sözümdür
Dedim alma nedir dedi (y) üzümdür
Dedim öpeyim mi söyledi yoh yoh

Dedim İnci nedir dedi dişimdir
Dedim kalem nedir dedi kaşımdır
Dedim onbeş nedir dedi yaşımdır
Dedim daha var mı söyledi yoh yoh

Dedim ölüm nedir dedi aynımda
Dedim zulum nedir dedi boynumda
Dedim turunç nedİr dedi koynumda
Dedim ver ağzıma söyledi yoh yoh

Dedim sırma nedir dedi telimdir
Dedim İnce nedir dedi belimdir
Dedim Emrah nedir dedi kulumdur
Dedim satar mısan söyledi yoh yoh
 
Baktım Selvi Bağı Susmuş

Baktım selvi bağı susmuş uyumuş
Otağı yıkılmış bülbülü ağlar
Hoyrat bir yel esmiş silmiş süpürmüş
Nergis boynun bükmüş güller kan ağlar

Ayrıldım Selvi'den hastayım hasta
Başım yastıkdadır kulağım seste
Almışlar kuşumu inler kafeste
Ruhunu yitirmiş bir güzel bağlar

Hem ağlarım hem inlerim yürürüm
Ruhumu ardınca çeker sürürüm
Gece düşte gündüz şurda görürüm
Selvi der de ağaçlar peçeli dağlar

Emrah yar acısı daima canda
Gönül melül mahzun dideler kanda
Şah geldi götürdü sevdası bende
Gönülde ah değil sevdası çağlar