TÜRK HALK KÜLTÜRÜNDE SELAMLAŞMA SÖZLERİ

Selâmlaşma sözleri, bir dilde o dili kullanan kişilerin karşı karşıya geldiklerinde kullandıkları ilk seslenme sözleridir. Selâmlaşma sözleri, kökeni itibarıyla, bir “barış” göndergesidir. Yani, selâmlaşma sözü kullanan ve bunu jest ve mimikleriyle destekleyen kişi, en başta karşıdakine “düşman olmadığını” bildirmektedir. Zaten Arapça bir sözcük olan “selâm” sözcüğü de “esenlik” bildirir. “Esenlik” sözü, bir barış haline işaret ettiği gibi, huzur ve sağlık içinde bulunmayı ifade eder. 

Selâmlaşma sözleri, dinsel göndermesi olanlar ve olmayanlar olarak iki biçimde dile getirilmektedir. Türkçede selâmüaleyküm, esselâmü aleyküm, aleyküm selâm, Allahın selâmı üzerine olsun gibi dinsel kullanımlar yaygındır. Bununla beraber merhaba, sağol, günaydın, n’aber, ne var ne yok gibi laik kullanımlar da yaygın biçimde kullanılır. 

Selâmlama sözleri toplumda cinse, yaşa ve tabakaya dayalı olarak farklılıklar gösterebilir. Geleneksel kesimler ve yaşlılar daha çok dinsel içerikli selâmlama sözlerini yeğlerken, kentli orta sınıflar genellikle laik içerikli olanları kullanırlar. Selâmlaşma sözleri, zaman içinde anlam kaymalarına da uğramışlardır. Örneğin, bir dönem selâm sözcüğü dinsel içeriğinden sıyrılarak eğitimli gençlik kesimleri arasında yaygın bir selâmlaşma kullanımı haline gelmiştir. 

Halk arasında en çok merhaba sözü kullanılır. Merhaba, Arapça bir sözcük olmakla birlikte tamamen Türkçeye mal olmuş ve deyimleşmiştir (merhabalaşmak, merhabası olmamak, merhabamız var gibi...). Bunun yanısıra argo sayılan selâmlaşma kullanımları da mevcuttur. Ne ayak!, n’örüyon gibi... Tasavvufta Allahı selâmlama sözü olarak kullanılan, nefes ve zikirlerde anılan Yâ hû seslenişi de, benzer biçimde, zaman içinde popülerleşerek yaygın kullanıma girmiş ve asıl anlamını kaybederek selâmlaşmada veya konuşma sırasında pekiştirici ya da abartma unsuru haline gelmiştir. 

Selâmlaşmalar esas itibarıyla ilişkileri kuran ilk seslenmeler olduklarından, onların söylenişindeki biçim, vurgu ve heyecan dozu nasıl bir ilişki kurulmak istendiğini veya selâmlaşan kişiler arasındaki ilişkinin niteliğini de belli eder. Bu selâmlaşma tarzı, selâmlaşanlar arasındaki astlık-üstlük ilişkisini, birbirlerine duydukları saygının derecesini de anlatır. Yani selâmlaşmaların toplumsal tabakalaşma bakımından anlamları vardır. Örneğin Türk halk kültüründe büyüğün sorduğu hatır sözü karşısında benzer soruyla cevap verilmesi hoş karşılanmaz. Ayrıca selâm almamak da büyük bir ayıptır.