HALAÇÇANIN ÖZELLİKLERİ VE TARİHİ GELİŞİMİ
Orta İran’da konuşulan bu Türk lehçesi yakın tarihte Alman Türkolog G. Doerfer tarafından keşfedilmiştir (1968). Eski Türkçenin birçok arkaik özelliğini taşıyan özellikli bir Türk lehçesidir ve sahip olduğu dil özellikleri açısından Modern Türk lehçeleri içinde  müstakil bir grup içinde yer alır. Halaççanın bir yazı dili yoktur.

İran (28.000)

Halaçça, İran’da İran dillerinin ve Oğuz Türkçesinin (Horosanca) tesiri altında, bünyesinde arkaik özellikleri taşıyan ve varlığını sürdüren bir Türk topluluğudur. Halaçların ataları olan Argular, ilk merkezi Asya’da 759-780 Mani kaynaklarında zikrediliyor. 8. ve 11.yy arasında Argular Halaç adını kendilerine kazandıran Oğuz Halaçlarıyla yakın yaşıyorlardı. Moğol akınlarıyla İran’a geldiler. İran’da kaynaklarda ilk 1370’te zikredildiler. Bunların bir kısmı Kaşkay’da kaldı, ancak onlar asimile oldular.

İran sahasındaki Türk dilleri arasında ciddi bir etkileşim olmuştur. İran’daki Türk dilleri üzerinde özellikle Alman Türkolog Gerhard Doerfer’in çok önemli saha ve bilimsel çalışmaları vardır. İran’daki farklı kollardan gelen Türk dilleri arasındaki bu etkileşimi şu şekilde dile getirebiliriz: Bölgenin asıl dili Farsça, Azeri, Güney Oğuz, Türkmen, Horosan Türkçesini ve Halaççayı etkilemiştir. Öte yandan Azerbaycan Türkçesi Horosan Türkçesini etkilemiştir. Ayrıca yine Farsça üzerinde de Azericenin etkileri vardır. Önceki dönemlerde Horosan Türkçesinin Özbekçeyi etkilediği bilinmektedir. Aynı şekilde Özbek Oğuz Horosan Türkçesini etkilemiştir. Yine Horosan Türkçesinin Halaçça üzerinde tesirleri vardır.