BATI ORTA TÜRKÇESİ

Batı Türkçesi ve Oğuzca terimleri birbirlerinin yerine kullanılan kavramlar olmuşlardır. Aslında Batı Türkçesi kavramı ile bugünkü tek temsilcisi Çuvaşça olan Bulgar grubu kastedilir.  Bugün için Batı Türkçesi denilince akla Oğuz grubu lehçeleri gelmektedir. Batı Orta Türkçesi terimiyle Volga Bulgarcası ve erken Kıpçakça varyantları anlayan araştırmacılar da olmuştur.   Volga Bulgarcası, Çuvaşçanın öncüsü olarak bilinmektedir. 13. ve 14. yüzyıllardan kalma mezar yazıtları Volga Bulgarcasının dil yadigarlarıdır.

 

Erken Kıpçakça varyantlar hakkındaki bilgiye 11. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar yazılan Arap kaynaklarında yer verilmiştir.   8-11. yüzyıllar döneminde Aral gölünün kuzeyinde ve Sirderya boylarında yaşadıkları düşünülen Oğuzlar, sonraki yüzyıllarda dalgalar hâlinde batıya göçerek Selçuklu devletini kurmuşlardır. Sultan Alparslan ile birlikte Anadolu’nun kapıları Türklere açılmış ve Anadolu’nun Türkleşme süreci başlamıştır. 1071 Malazgirt Savaşı herkesçe bilinen önemli bir tarih ve dönüm noktasıdır. Aslında Türklerin Anadolu’ya bu tarihten daha önce ayak bastıklarını söyleyenler de vardır. Ancak 1071 ve Malazgirt, her şeyi netleştiren bir tarih olmuştur.  

 

Oğuzcanın yazı dili olarak ortaya çıkışı 13. yüzyılda Anadolu’da gerçekleşmiştir. Yine de Oğuzcanın çok daha önceleri geliştiği açıktır. Kaşgarlı Mahmud ünlü eseri Dîvânü Lügati't-Türk’te Oğuzca ile ilgili bilgiler de vermiş; Oğuzcanın bazı özellikleriyle Karahanlı Türkçesinden ve diğer Türk lehçelerinden ayrıldığını belirtmiştir. Kaşgarlı, eserinde 265 kelimeyi Oğuzca olarak kaydetmiştir.  

 

Oğuzcanın yazı dili hâline gelmesi, Selçuklu devletinin kurulmasından sonra mümkün olmuştur. Bunun neticesinde Türkçe 13. yüzyılda doğu ve batı grubu olarak ikiye ayrılmıştır. 11-13. yüzyıllar arasında Karahanlı Türkçesi ile Oğuzca arasında özellikler gösteren karışık dilli eserlere rastlanmıştır. Bundan kasıt eserlerde hem Doğu Türkçelerinden hem de Batı Türkçesinden izlere rastlanmasıdır. Mesela ol- ve bol- fiillerine aynı eserde rastlanabilmiştir. Karışık dilli eserlerdeki bu ikili kullanışa  olga-bolga meselesi denmiştir. Behçetü’l-Hadaik  ve Kısssa-i Yusuf başta olmak üzere çeşitli eserler bu grupta değerlendirilmiştir.  

 

Bugün Oğuzcanın Batı kolunu Gagauzca, Türkiye Türkçesi ve Azeri Türkçesi; doğu kolunu da Horasan Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve Güney Harezm Oğuzcası oluşturmaktadır. Oğuz dilleri arasında Çağatay ve Kıpçak etkilerine en açık Türk dili Türkmence’dir.   1300-1500 yılları arasındaki dönem genellikle Eski Anadolu Türkçesi, Eski Türkiye Türkçesi, Eski Osmanlıca gibi terimlerle adlandırılmıştır. Eski Anadolu Türkçesi de kendi içinde 1. Selçuklular dönemi, 2. Beylikler dönemi, 3. Osmanlılar dönemi gibi üç dönemde ele alınmıştır. Eski Anadolu Türkçesi, araştırmacılara göre başlangıçta Uygur yazı dilinin güçlü etkisi altındaydı. Saf Oğuzca öğeler ancak 15. yüzyıldan itibaren görülmeye başlanmıştır.

 

TÜRK DİLİ TARİHİ