DOĞU ORTAK TÜRKÇESİ

Bu terim üzerinde görüş birliği sağlanmış değildir. Fundamenta adlı eserde Doğu Orta Türkçesi terimi kullanılmıştır. Terimi kabul eden araştırmacılara göre Doğu Türkçesi Kıpçak ve Oğuz grupları yanında yer alan üçüncü büyük daldır. Araştırmacılar Doğu Orta Türkçesini 11. yüzyıldan başlatarak 19. yüzyılın sonuna kadar sürdüğünü düşünmüşlerdir. Bu süreç Karahanlı, Harezm Kıpçak ve Çağatayca dönemlerini içine almaktadır.  

 

1. Karahanlı Türkçesi:  

Türkçe, Arap alfabesi ile yazılmaya başlamıştır. Dile çok sayıda Arapça ve Farsça kelime girmiştir. Balasagunlu Yusuf Has Hâcib tarafından yazılan Kutadgu Bilig ve Kâşgarlı Mahmut’un Dîvânü Lügati't-Türk adlı sözlükleri devrin önemli eserlerinin başında gelmektedir.  

 

Kutadgu Bilig, İslâmî Türk edebiyatının bilinen ilk büyük eseridir. 6645 beyitten oluşan manzum bir siyasetnamedir. 11. yüzyılda Türkçenin bilim dili olarak kullanıldığını gösteren en büyük tanıktır. Eser 1069/1070'te yazılmıştır. Kutadgu Bilig'in bugüne ulaşmış bulunan üç nüshası vardır: Herat, Mısır, Fergana nüshaları. Yusuf Has Hâcib kendi dönemindeki ideal yönetim, toplum ve insan anlayışını eserine yansıtmıştır.  

 

Dîvânü   Lügati't-Türk,   Türkçenin   bilinen   ilk   sözlüğüdür.   Kâşgarlı Mahmud bin Hüseyin bin Muhammed tarafından 1072 Ocağında yazılmaya başlanmış, 1077 Ocağında bitirilmiştir. Dîvânü Lügati't-Türk, Türkçeden Arapçaya bir sözlüktür. Türkçe sözlerin Arapça karşılıkları verildikten sonra mutlaka kelimelerin içinde bulunduğu bir örnek cümle verilir. Dîvânü Lügati't-Türk'ün tek yazması vardır; Ali Emirî Efendi tarafından İstanbul'da Beyazıt Camii yanındaki bir sahafta, 1917 yılında bulunmuştur. Hâlen, Emirî Efendi'nin bağışladığı kitaplarla kurulmuş bulunan, İstanbul'un Fatih semtindeki Millet Kütüphanesi'ndedir.  

 

Yüknekli Edib Ahmed bin Mahmud tarafından tahminen 12. yüzyılda yazılmış Atebetü'l-Hakayık, Ahmet Yesevi’nin Hikmetleri ve Kur’an tercümeleri dönemin diğer eserleri arasında gelir.  

 

2. Harezm-Kıpçak Dönemi (13. -14. yy.)

Harezm-Kıpçakça, Harezm bölgesinde ve Altın Ordu’da kullanılmış olan Karahanlı Türkçesi ile Çağatayca arasında bir geçiş Türkçesi’dir. Dönemin önemli eserleri şunlardır: Zemahşeri’nin Mukaddimetü'1-Edeb’i, Rabguzi’nin Kısasu'l-Enbiya’sı, Kutb’un Hüsrev-ü Şirin’i, Harezmî’nin Muhabbetname’si ve Nehcü'l-Ferâdîs.  

 

3.Çağatayca Dönemi (15. -20. yy.): 

Doğu Orta Türkçe döneminin son evresini oluşturur. Batı Türklüğünün sınırlarını çizen Karadeniz, Kafkas Dağları, Hazar Denizi ve Orta İran'ın kuzey ve doğusunda kalan ve Müslüman olan bütün Kuzey ve Doğu Türklüğü, 15. yüzyıl başlarından 20. yüzyıl başlarına kadar aynı yazı dilini kullanmıştır.  

 

Eckmann’a göre Orta Asya edebî Türk dili şu devirlere ayrılır: 1.Karahanlıca veya Hakaniye Türkçesi (11.-13. yüzyıllar);

2.Harezm Türkçesi (14. yy.);

3.Çağatayca (15. yy.-20. yy. başlangıcı)

Eckmann Çağataycayı da kendi içinde üçe ayırır:

1.Klasik Öncesi Devir

2.Klasik Devir

3.Klasik Sonrası Devir  

 

Bu yazı dilinin en büyük ismi Nevai’dir. Onun dışında Gedai, Şeybani, Babür Şah ve Hüseyin Baykara, Şiban Han gibi isimler de dönemin önemli isimleri arasındadırlar.