Dadaloğlu |Adana| Türkiye Edebiyat Haritası

XVIII-XIX. yy. halk ozanlarındandır. Oğuzların Avşar boyundan olan ozan, 18. yüzyılın son çeyreğinde doğdu. Tam doğum tarihi bilinmiyor. Dadaloğlu'nun Gavurdağı-Kozandağı arasında konup göçen aşiret beylerinden biri olduğu bilinmektedir. Onu Çukurova, Kozan, Binboğa ve Gâvurdağı yöresinde konar-göçer bir halk ozanı da sayabiliriz. Osmanlı Devleti’nin Anadolu Türkmenlerini iskân politikasına tepki olarak doğmuş isyanlarda yer almıştır.

Dadaloğlu'nun şiirleri, yerleşik yaşama geçmek istemeyen Türkmen aşiretlerinin sözlü tarihi sayılır. Kozan Dağları, Binboğa Dağları ve Gâvurdağlarında aynı isimde yerlerin bulunmasıyla her yörede dilden dile aktarılan öykülerin farklı anlatılması türkülerin birbirinden farklı dizeler taşımasına yol açar. Dadaloğlu'nun söyleyişindeki yiğit ve kavgacı anlatım içeriğindeki ağıt ve acı havasını örter: “Sana derim sana Anavarza Kalesi/ Sana konup göçenlerin n’icoldu (...) Yarsuvatta güreş ettim yıkıldım /Dokuzyüz atlıynan harbe dıkıldım /Yüzü burda sekiz yüzü nicoldu.” ;“İndim Kozan’ın düzüne, karı dizleyi dizleyi/ Yaralarım göz göz oldu, cerrah gözleyi gözleyi”.

19. yy. ortalarında yaşama veda etti. Ölüm tarihi tam bilinmiyor.

Şiirlerini kitaplaştırarak basanların başlıcaları: Taha Toros (Dadaloğlu, 1940), M. Zeki Korgunal (Dadaloğlu, 1954), Cahit Öztelli (Köroğlu ve Dadaloğlu, 1954), Haşim Nezihi Okay (Dadaloğlu Hayatı ve Deyişleri 1959). Tahir Kutsi Makal (Dadaloğlu, 1974).