Sürûrî |Adana| Türkiye Edebiyat Haritası

XVIII. yüzyıl divan şairlerindendir. Adı Osman’dır. İlk şiirlerinde "Hüznî" (hüzünlü) takma adını kullanmış, Şeyhülislam Tevfik Efendi’nin tavsiyesi ile “Sürûrî” (mutlu) takma adını almıştır. 1752’de Adana’da doğdu. İstanbul’a geldikten sonra Sümbülzade Vehbi’nin yanında görev almış, o Eski Zağra kadısı iken kâhyalığını da yapmıştır. III. Selim tarafından Yeni Pazar kadılığına getirilmiştir.

Sürûrî, eğlenceli hiciv demek olan “hezeliyat”ı ve düşürdüğü manzum tarihlerle ün kazandı. Arap-Fars alfabesindeki her harfin “ebced hesabı”ndaki sayı karşılıkları toplanırsa tarih mısrasından, hatırlatılmak istenilen olayın hicrî yılı çıkar. Sürûrî düşürdüğü tarihlerde olayın yılını vermekle yetinmemiş sözünü ettiği kişiyi bir-iki dizeyle en iyi şekilde anlatıvermiştir. Sürûrî kendi dönemi olaylar için olduğu kadar kendinden önceki dönemlerdeki olaylar için de tarih düşürdü. Bunu bazen bir şiirin bütün dizeleri birer tarih olacak biçimde yaptı. 

Hiciv ve   hezel türündeki şiirlerinde “Havâyî” takma adını kullanan Sürûrî’nin Divan’ı basıldı. Düştüğü tarihler Ahmet Cevdet Paşa tarafından Sürûrî Mecmuası adlı bir kitapta toplanıp 1883’te yayımlandı. Ebuzziya Tevfik Bey de 1899’da yayımlanan Sürûrî-i Müverrih (tarihçi Sürûrî) adlı kitabına 2000’i bulan tarih düşmelerinden bir bölümünü aldı. Hezeliyatı da “Hezeliyat-ı Sürûri Merhum (Afallahü Anh)” adıyla basıldı.

1814’te İstanbul’da ölen Sürûrî’nin mezarı bilinmiyor.