16. YÜZYILDA TOPLUM VE YÖNETİM

Klasik dönemde Osmanlı yönetimi; saray, merkez, askerî, eyâlet (taşra) teşkilatlarından oluşmaktaydı.  Saray teşkilatının en önemli unsuru tabii ki padişahtı. Osmanlı hükümdarlık anlayışı, İslami anlayışa dayanmakla beraber eski Türk-Oğuz töresinden de ciddi bir şekilde etkilenmiştir. 


II. Mehmed ile birlikte klasik padişah tipi ortaya çıkmıştır. 16.yüzyılda padişahlık müessesi Yavuz Sultan Selim’in Suriye ve Arabistan topraklarını imparatorluk sınırlarına katması, kutsal bölgelerin hâmisi olmasıyla daha da kuvvetlenmiştir. Bu konumu, Kanûnî Sultan Süleyman etkili bir biçimde kullanmıştır. Padişahın dışında saray teşkilatı içinde Haremî, Enderûn ve Birûn’u sayabiliriz. Haremde padişah, valide sultan, padişah eşleri, sultanlar, şehzadeler gibi hizmet alanlar; ustalar, kalfalar, cariyeler gibi hizmet verenler bulunmaktaydı.   


Osmanlı tahtında oturan padişahın, annesi olan valide sultanlara ‘sultan’ denilmesi, 16.yüzyılda Kanûnî’yle başlamıştır. II. Selim’e kadar şehzadelerin tümünün sancak beyi olarak taşraya gönderilmesi kanunken, 1566 yılından sonra sadece en büyük şehzadenin sancağa gönderilme usulü benimsenmiştir. Saray teşkilatı içinde bulunan enderun, medrese dışındaki en önemli ikinci eğitim kurumuydu. Sarayın birinci avlusunda bulunan Birûn halkını da ilmiyeden gelenler, eminler ve diğer hizmet erbabı oluşturmaktaydı. 


Devlet yönetiminin bir diğer önemli unsuru Divân-ı Hümâyun’du. Divân-ı Hümayun vezir-i azam, vezirler, kadı askerler, defterdâr, nişancı ve divana katılan diğer üyelerden teşekkül etmekteydi. 16.yüzyıla kadar Divân-ı Hümâyun’da vezir sayısı üç iken, 16.yüzyılın ikinci yarısından itibaren yediye kadar çıkmıştır. Hatta 1596’da on altı, 1599’da yirmi üç vezir sayısına ulaşıldığı görülür. Divân-ı Hümayun üyelerinden nişancı, en hatırı sayılır konumuna 16.yüzyılda ulaşmıştır.   


Askerî teşkilat ise; kapıkulu askerleri, eyalet askerî teşkilatı ve donanmadan oluşmaktaydı. Osmanlı’nın en güçlü olduğu yüzyıl aynı zamanda bozulmanın da başladığı bir yüzyıldır. Mesela, kapıkulu askerleri içinde acemi ocağına 16.yy’ın başlarından itibaren Anadolu’dan da çocuk toplanmaya başlanması ocağın sisteminin bozulmasına yol açan sebeplerdendir. Osmanlı taşra teşkilatı, eyalet ve imtiyazlı hükümetlerden oluşmaktaydı. Osmanlı taşra yönetimi köy, nahiye, kaza, sancak ve eyalet şeklinde oluşturulmuştu.   



16.yüzyıl Osmanlı toplum yapısı, hem askerlik hizmeti yapan hem de memur statüsünde olan askeri sınıf ve reaya (bütün halk) şeklinde iki grupta toplanmıştır. Reaya sınıfı; vergi veren şehir, kasaba ve köy ahalisiyle göçebe aşiretlerden oluşmaktadır. Şehir ahalisi genellikle ticaret, endüstri ve benzeri işlerle uğraşan ve kazancını bunlardan karşılayan kimselerden meydana gelmişti. Genelde esnaf olan bu kesim, ‘lonca’ adıyla teşkilatlanmıştı. 

16.yüzyıl, Osmanlı şehir nüfusunun yüzde seksen oranında arttığı bir yüzyıldır. Bundan dolayı, lonca ürünleri için pazar büyümüş ve loncaların etkisi artmıştır. Bu yüzyılın sonlarına doğru loncalara yeniçerilerin girmeye başlamasıyla birlikte, lonca teşkilatında bozulma işaretleri belirmiştir. Şehir ahalisinin dışında ikinci üretici sınıf Osmanlı coğrafyasında köylüler yani çiftçilerdir. Şehirli ve köylülerin dışında göçebeler de reaya içinde sayılmaktadır. 16.yüzyıl göçebelerin hukukî nizama girmelerinin hızlandığı bir dönemdir.

KLASİK TÜRK (DİVAN) EDEBİYATI