17. YÜZYILDA TOPLUM VE YÖNETİM

Toplumdaki kişiler ya da zümreler arasındaki karşıtlık olarak tanımlanan çatışma “aynı şeyi elde etmek için farklı birey ya da zümrelerin birbirlerini devre dışı bırakmak veya zayıflatmak amacına yönelik olarak yaptıkları bilinçli mücadeleye” denmiştir. IV. Murad, Sultan İbrahim ve IV. Mehmed devirlerinde ortaya çıkmış olan Kadızâdeliler hareketi, adını IV. Murad döneminin vaizlerinden Kadızâde Mehmed Efendi’den (öl.1045/1635) almıştır. Mehmed Efendi ile dönemin tanınmış Halvetî şeyhlerinden Abdülmecid Sivâsî arasında önce fikrî seviyede başlayan tartışmalar, toplumun sosyal ve dinî hayatı yanında devlet yöneticilerini de etkisi altına almıştır. 

Kadızâdeliler Mehmet Molla (Arab Vaiz ö.1531), Birgivî Mehmed Efendi (ö.1523-1573), Kadızâde Mehmed Efendi (ö.1635), Üstüvânî Mehmet Efendi (öl.1661), Vânî Mehmed Efendi (ö.1685), Vânîzâde Seyyid Ahmed Efendi, Vânîzâde Seyyid Süleyman Efendi’dir. Sivasîler ise, Şemseddin Ahmed Sivasî (ö.1597), Abdülmecid Sivasî Efendi (ö.1639), Abdülahad Nuri Efendi (ö.1651), Niyâzî-i Mısrî (ö.1694)’dir. 

Kadızâdeliler hareketinin İslâmiyet’i Hz. Peygamber devrindeki aslî durumuna döndürme, yani Kur’ân ve sünnet dışında sonradan girmiş her türlü unsur (bid’at) lardan temizleme maksadına yönelmiş bir tasfiye hareketi mahiyeti taşıdığı belirtilmiş, Kadızâdeliler hareketinin 17. yüzyılda ortaya çıkmasının nedeni, siyasî ve içtimaî buhrana bağlanmıştır. 

Kadızâde Mehmed Efendi ile Abdülmecid Sivâsî arasında cereyan eden tartışmaların konuları Kadızâdeliler hareketinin odak noktasını teşkil eder. Bu konular üç kategoride toplanmıştır: 

1. Tasavvufî düşünce ve uygulamalarla ilgili konular: Sûfîlerin semâ ve devrânının câiz olup olmadığı, zikir ve mûsikî konuları...vb. 

2. Dinî inanış ve ibâdetlerle ilgili konular: Ezan, mevlid ve Kur’ân-ı Kerîm’in makamla okunmasının câiz olup olmadığı; Hz. Muhammed ve sahabeye isimleri geçtiği zaman “sallalahu aleyhi vesellem” ve “radıyâllahu anh” demenin meşrû olup olmadığı; Resûl-i Ekrem’in anne ve babasının imanla vefat edip etmediği; Firavun’un imanla ölüp ölmediği; Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin kâfir sayılıp sayılmayacağı; Yezîd’e lânet edilip edilemeyeceği; kabir ziyaretinin câiz olup olmadığı; Regaib, Berat ve Kadir gibi mübarek gecelerde cemaatle nâfile namaz kılınıp kılınamayacağı...vb. 

3. İçtimaî ve siyasî hayatla ilgili meseleler: Tütün ve kahve gibi keyif verici maddelerin kullanılmasının haram olup olmadığı; rüşvet almanın mahiyeti ve hükmü…vb.

KLASİK TÜRK (DİVAN) EDEBİYATI